T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/683
KARAR NO : 2024/97
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2023
KARAR TARİHİ : 16/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının yanında 01.01.2017 işe giriş 01.01.2023 işten çıkış tarihi ile işçi olarak aldığını, aralarında herhangi bir ticari iş olmadığını, müvekkilin işten çıkışından sonra aralarında işçi alacakları konusunda görüşmeler olduğunu, davalı müvekkilinin işçi alacağı olan ödemeler konusunda süre talep ettiğini, ancak davalının 01.03.2023 tarihinde açmış olduğu icra takibinin kesinleştiğini, kesinleşme akabinde müvekkilinin ...bank Hesabına 89/1 haciz işlendiğinde ilgili icra takibinden bilgi sahibi olduğunu, yetkisiz ... İcra Dairelerinde açılan ... 20 İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyasında müvekkiline tebliğ edilen ödeme emrinin eki icra takibi dayanağı bulunmadığını, ancak davalı yanın alacak sebebi olarak 01.01.2008 ile 31.12.2018 yılları arasında bulunan muavin defter kayıtlarından doğan alacak 128.876,57 TL olarak açıklama yaptığını, dava konusu icra takibinin kesinleşmesi sonucu müvekkiline ait banka hesabında 101.130,00 TL bloke olduğunu, henüz icra dairesine para aktarılamadığını, ancak dava açma ve inceleme, tensip oluşturma süreçleri düşünüldüğünde paranın icra dairesine gönderilerek dosyaya yatırılmasının an meselesi olduğunu, ... 20 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbiren durdurulmasına. dosya hesabı üzerinden müvekkilinin ... Hesabına hesabı üzerinden ilgili icra takibi uyarınca bloke konulan 101.130,00 TL'nin davalı alacaklıya dava sonuna kadar ödenmemesi için tedbir uygulanmasına, ayrıca bu tahsilat dışında kalan icra kalan tüm borcun dava sonuçlanıncaya kadar mahkeme veznesine yatırmak kaydı ile ... plaka sayılı araç üzerindeki yakalama şerhinin kaldırılarak müvekkiline iadesine, davanın kabulü ile müvekkilinin davalı alacaklıya herhangi bir borcu olmadığının tespitine, ilgili icra takibi uyarınca müvekkilinden tahsil edilen 101.130,00TL nin müvekkile ödenmesine karar verilmesine, ... 20 icra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin iptaline, kötü niyetli davalıdan icra dosya kapak hesabı toplamının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının arasında ticari iş olduğu yevmiye defterleri ve muhasebe kayıtlarında çıkacak ayrıca sair tüm deliller ile anlaşılacağını, gerek ...Şti ve gerekse ... Ltd. ayrıca da müvekkili ve davacı arasında da ticari ilişki mevcut olduğunu, talep edilen tarafların ticari defterleri incelendiğinde aralarında iş yapıldığını, kötü niyetli davacı müvekkilinin sosyal hayatlarında alacağını bildirmesine karşın çeşitli bahaneler öne sürerek sürekli olarak ödemelerinin ertelendiğini, müvekkili içinden çıkılmayacak derecede maddi zarara soktuğunu, müvekkilin alacağı işçi-işveren ilişkisinden değil, bu ilişkiden önce aralarında gerçekleşmiş olan ticaret ve faturalara ilişkin olduğunu, bu sebeple davacının hem ıslah talebi hem de ikame etmiş olduğu davanın da kötü niyetli olduğunu, her ne kadar müvekkilinin tacir olmadığını iddia etse de davacı yanın ticaret sicili defter kayıtları incelendiğinde limited şirket müdürü olduğunu, bu limited şirketler'den kendi adına kazanç elde eden kişinin tacir olmadığını ileri sürmediğini, icra dosyası da incelendiğinde bahse konu icra takibi açılalı 7 ay olmasına karşın davacı tarafın bu süreçte davasını açmadığını, hayatın olağan akışına göre bu durum bile kötü niyetli davacının müvekkili alacağına kavuşturmamak maksadıyla hareket ettiğini, öncelikle müvekkili ile davacı yanın ticari defterleri incelenip aralarındaki ticari ilişkinin tespit edilmesini talep etmek zaruri ve hasıl olduğunu, akabinde de bilirkişi incelemeleri ile davacının, müvekkile olan borcunun ortaya çıkacağını, davacı yanın kanuna ve hukuka aykırı kötü niyetli davasının reddine, cevap dilekçesinde belirtmiş oldukları hususların kabulüne, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... 20. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,
2-İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığından gelen ...'ya ait yıllık beyanname, vergi levhası ve sicil bilgisi,
3-İstanbul Gelir İdaresi Başkanlığından gelen ...'e ait gelir vergisi beyannamesi, vergi levhası ve sicil bilgisi, işe başlama ve terk yazısı, şube kaydı,
4-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası icra takibine karşı menfi tespit davasıdır.
6102 sayılı TTK'nın 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünden düzenleme olması gerekmektedir. Anılan kanunun 5.maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunun şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olup, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemesince re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (6102 sayılı TTK m. 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir (6102 sayılı TTK m. 11/2).
Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir (6102 sayılı TTK m. 12/1). Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır (6102 sayılı TTK m. 12/2). Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur (6102 sayılı TTK m. 12/3).
İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 . maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır. Ancak, tacirlere özgü 20 ve 53 üncü maddeler ile Türk Medenî Kanununun 950 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü bunlara da uygulanır (6102 sayılı TTK m. 15).
5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler, olarak tanımlanmıştır.
TTK 24 ve devamı maddelerde düzenlenen ticaret siciline ilişkin hükümler tacir sıfatını taşımanın tescile bağlı olmadığı üstelik bu sıfatı taşımanın sonucu ve gereği olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle esnaf boyutunu aşan ticari işletme işleten kimsenin ticaret siciline kaydını yaptırmamış olması, tacir olmadığını göstermediğinden esnaf sayılmasını gerektirmez (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2016/5851 Esas, 2018/552 Karar)
Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir. Buna göre;
a) Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 1 ve 3 no'lu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar;
b) Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci maddede belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 maddesinde öngörülen Bakanlar Kurulu (Cumhurbaşkanı) kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden ilgili Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekecektir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4614 Esas, 2017/6953 Karar).
Davalının bağlı olduğu vergi müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davalının işletme hesabına göre defter tuttuğu bildirilmiş, yazı ekinde gönderilen vergi beyannamelerinde göre davalının karının bulunmadığı, zarar beyan ettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; Dava davacının muavin kayıtlarından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatına icra takibine karşı menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı TTK.nun 16/2 maddesi uyarınca tacir olmadığı gibi uyuşmazlık mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. (Yargıtay 20.HD 2016/3005 Esas 2016/5831 Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının tacir değil esnaf olduğu anlaşılmakla davacının davasının Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-)Davacı vekilinin davasının Mahkememizin görevsizliği sebebiyle dava şartı yokluğundan REDDİNE,
2-)Kararın kesinleşmesi halinde iki haftalık kesin süre içerisinde İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-)Süresi içerisinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-)HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değrlendirilmesine,
5-)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde görevli mahkemeye başvurulmadığı takdirde harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda ek karar yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/02/2024
KATİP ...
¸e-imzalıdır
HAKİM ...
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!