T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/656 Esas
KARAR NO : 2024/134
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2018
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA/
Davacı - karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 21/06/2017 tarihli "Yazılım Satış Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşmeye göre davalının müvekkilinin bilgisayarlarına sözleşmede belirtilen modülleri/ yazılımları yükleyeceğini ve tüm modüllerin birbirine entegre bir şekilde çalışmasını sağlayacağını, yazılım/ modüllerin müvekkili şirketin bilgisayarlarına yüklendiğini ancak sözleşme kapsamına ve amacına göre çalışmadığını, söz konusu yazılımın müvekkili şirket bilgisayarlarında kullanılıp kullanılmadığının tespiti amacıyla ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D. İş sayılı dosyasından tespit yaptırıldığını ve iş bu tespit ile programın/ yazılımın sözleşme, davalının tanıtım ilke ve politikalarına uygun bir şekilde çalışmadığının, ayıplı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davalıya ... 1. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek program kurulum bedeli olan 136.000,00 TL ve programın/ yazılımın kurulması için ödenen 45.000,00 TL alt yapı bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı - karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın davacıya bir işletmede mevcut olabileceğin ötesinde ek bir alt yapı, ek donanım ya da ek harcamalar yapma konusunda bir şart sunmadığını, davacının müvekkili şirketin istekleri dışında yaptırmış olduğu alt yapı sisteminin bedelini iş bu davada istemesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dışı 3. kişiye yaptırmış olduğu ve ödediği 45.000,00 TL'nin kendilerinden istenmesinin mantığa ve hukuka aykırı olduğunu, müşteri memnuniyeti kapsamında müvekkilinin elinden gelen çabayı sarfettiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasından alınan delil tespitine itiraz ettiklerini ve iş bu davada delil olarak kullanılmasına muvafakat etmediklerin, davacının iddialarının soyut ve gerçek dışı olduğunu, davacının, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshettiğini, sunulan hizmetin ayıplı olduğunu iddia ederek icra takibi başlattığını, müvekkilinin haklı itirazına rağmen iş bu davayı açtığını, tüm bunların davacının iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVA/
Davalı - karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde özetle; sözleşme uyarınca davacı - karşı davalıya 8 tam gün şeklinde eğitim verileceğinin kararlaştırıldığını, bu eğitimlerin gün ve zamanlarının davacı - karşı davalı ile birlikte belirlenmiş günlerde mesai saatleri içerisinde sözleşmeye uygun ve hatta sözleşmedeki sayılardan fazla şekilde yapıldığını, müvekkilinin tüm edimleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen davacı - karşı davalı tarafından ödenmesi gereken 24.480,00 TL ile sözleşmede kararlaştırılan 20/12/2017 keşide tarihli 6.500,00 EURO + KDV tutarındaki çeki sözleşme imzası ile müvekkiline teslim etmemesi üzerine davacı - karşı davalıya ... 40. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, müvekkilinin tüm çabalarına rağmen davacı - karşı davalının edimlerini yerine getirmemesi üzerine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı - karşı davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davacı - karşı davalının itirazının haksız olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davacı - karşı davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davacı - karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; asıl davadaki dava dilekçesi içeriğinin aynı zamanda davalı - karşı davacının karşı davasına cevap niteliğinde olduğunu, bu nedenle karşı davaya cevap olarak asıl davanın dava dilekçesindeki ayıplı hizmet iddiasını talep ettiklerini, bu nedenle karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Esas dava ve karşı dava, İİK m.67'de düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Esas davaya dayanak olmak üzere dava dosyasına celp edilen ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı/ borçlu aleyhine, 17/04/2018 tarihinde ilamsız yolla, ... 1. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu evrakı üzerinden keşide edilen ihtarname, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları üzerinden alınan bilirkişi raporlarına dayalı olarak, 136.000,00 TL asıl alacak, 938,96 TL işlemiş faiz, 45.000,00 TL asıl alacak, 310,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 182.249,64 TL'nin takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etttiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı/ borçlunun süresinde olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve süresinde olarak işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
Karşı davaya dayanak olmak üzere dava dosyasına celp edilen ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı - karşı davacı alacaklının, davacı - karşı davalı/ borçlu aleyhine, 06/04/2018 tarihinde ilamsız yolla, 24.480,00 TL miktarlı ve 08/02/2018 tarihli cari hesap, 6.500,00 EURO miktarlı ve 08/02/2018 tarihli alacak, 5.803,20 TL miktarlı ve 08/02/2018 tarihli KDV alacağına dayalı olarak, 24.480,00 TL cari hesap, 366,19 TL işlemiş faiz, 6.500,00 EURO asıl alacak, 24,43 EURO işlemiş faiz, 5.803,20 TL asıl alaca ve 86,81 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.736,20 TL ve 6.524,43 EURO alacağın TL cinsi asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,75 avans faizi ile EURO cinsi asıl alacağa ise takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar işleyecek EURO cinsinden mevduata bankalarca uygulanan yılık %2.45 faizi ile birlikte tahsilini talep etttiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davacı - karşı davalı/ borçlunun süresinde olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve süresinde olarak işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
İhtilaf, esas davada davacı - karşı davalı alacaklının davalı - karşı davacıdan takip sebebi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacı - karşı davalıda, karşı davada ise davalı - karşı davacı alacaklının davacı - karşı davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı konularından kaynaklanmaktadır.
Mahkememizin 30/09/2020 tarih 2018/438 Esas 2020/399 Karar sayılı gerekçeli kararı ile: ''17/09/2018 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı gereği ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat neticesinde 21/12/2018 tarihinde yapılan keşif neticesinde bilgisayar mühendisi bilirkişi ..., inşaat mühendisi bilirkişi ... ve mali müşavir bilirkişi ...'tan alınan 17/01/2019 tarihli bilirkişi raporu ile; davalı - karşı davacı tarafından geliştirilen ... programının inşaat, taahhüt ve proje yönetim firmalarının iş süreçlerini yönetmek için geliştirilmiş bir yazılım olduğu, bu kapsamda inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir kuruluşun iş geliştirme ve teklif hazırlık süreçlerinden başlayarak planlama, uygulama ve tüm finansal işleyişin bu yazılım sayesinde yapılabileceği ve web tabanlı olmayan ... yazılımın gereksinimleri karşıladığı fakat davacı - karşı davalı firmanın bu yazılımı kullanırken hız itibariyle web tabanlı programla kıyaslaması ve aynı hızı sağlayamaması nedeniyle memnuniyetsizlik yaşadığı, fakat programın uygulanabilir olduğu, kusur olarak ifade edilen hususların esasen programın detaylarında mevcut olduğu, sonuç olarak davalı - karşı davacı ...Ltd. Şti'nin ... yazılımı sözleşmede yazan maddeleri karşıladığından dolayı ayıplı yazılım niteliğinde olmadığı ve davacı - karşı davalı .... Ltd. Şti'nin elektronik ortamda tutulan defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı - karşı davalı ...Ltd. Şti ile davalı - karşı davacı ... Ltd. Şti arasında 21/06/2017 tarihli Yazılım Hizmet Sözleşmesi'nin imzalandığı, sözleşme bedelinin 40.500,00 EURO + KDV olduğu, davacı - karşı davalı defterleri itibariyle... Ltd. şti'nin 24.480,00 TL borcu bulunduğu tespit edilmiştir.
Talimat yoluyla davacı - karşı davalının defterlerinin incelenmiş olması ve davalı - karşı davacının defterlerinin incelenmesi için mali müşavir bilirkişi ...'den alınan 01/08/2019 ibraz tarihli bilirkişi raporu ile; davalı - karşı davacının defter ve belgelerinin açılış ve kapanış tasdiklerini haiz olduğu, taraflar arasında 160.480,00 TL bedelli 5 adet fatura düzenlenmiş olduğu, 136.000,00 TL'nin tahsil edilmiş olduğu, bakiye 24.480,00 TL alacak olduğu tespit edilmiştir.
Bu rapora yönelik itirazlar neticesinde ... Üniversitesi Yazılım Müh. Böl. Öğr. Gör. ...'nın bilirkişi heyetine eklenmek kaydıyla bu bilirkişi ve mali müşavir bilirkişi ...'den alınan 09/06/2020 ibraz tarihli bilirkişi raporu ile; ... yazılımın kusurlu/ ayıplı/ eksik bir yazılım olmadığı ve davalı - karşı davacının davacı - karşı davalıdan 24.480,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporları ile taraflar arasındaki hukuki ilişkiye konu yazılım programının davalı - karşı davacı tarafından teslim edildiği, yazılım programının kusursuz bir şekilde çalışır vaziyette olduğu, bu kapsamda davacı - karşı davalının bu yazılım programının ayıplı olduğunu ispat edemediği, buna mukabil davacı - karşı davalının kendi defterleri ile de sabit olduğu üzere yazılım programı ile davacı - karşı davalının davalı - karşı davacıya 24.480,00 TL borçlu olduğu sabit olduğundan esas davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile; davacı - karşı davalı/ borçlunun ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına konu borca yönelik itirazının 24.480,00 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, İİK m.67/2 kapsamında 4.896,00 TL tazminatın davacı - karşı davalıdan tahsili ile davalı - karşı davacıya verilmesine'' şeklinde hüküm kurulmuştur.
Taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurması sonucuİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. HD 27/09/2023 tarih 2021/405 Esas 2023/992 Karar sayılı ilam ile ''Taraf vekillerince mahkeme kararına karşı hem usulü yönden hem de esasa ilişkin olarak istinaf kanun yoluna başvurulduğundan öncelikle davalı-karşı davacı vekilinin usüli itirazlarının değerlendirilmesi gerekmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. Maddesine göre "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." hükmü düzenlenmiştir.
HMK'nın 297. Maddesine göre ise, hükmün tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi ve hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.04.2016 tarih ve 2014/11-638 esas, 2016/501 karar sayılı kararında da mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği vurgulanmıştır.
Öte yandan mahkemelerin, başvurucuların önemli bazı iddialarına yanıt vermemiş olması, kişinin iddialarının incelenmesi hakkının yanında, adil yargılanma hakkının önemli gerekliliklerinden biri olan mahkemelerin kararı gerekçelendirme yükümlülüğü ile de ilişkilidir. Zira bir muhakemede usule ilişkin koruma sağlayan adil yargılanma hakkının önemli unsurlarından biri olan gerekçeli karar hakkı da kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır.
Nitekim Anayasa Mahkemesi birçok kararında, Anayasa'nın, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılmasını ifade eden 141. Maddesinin, adil yargılanma hakkının kapsamının belirlenmesinde gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir (bkz. B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 49).
Ayrıca yargılamaya hakim olan ilkelerden sayılan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Taleple Bağlılık İlkesi'' başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ''Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Tüm bu kanun maddeleri ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı-karşı davada davacı vekilince karşı davada davalı yanca ödenmesi gereken 24.480,00 TL cari hesap alacağı ile sözleşmede kararlaştırılan 6.500,00 Euro+KDV tutarındaki çek bedeli için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiş, mahkemece hükme esas alınan ve yazılım mühendisi ... ile mali müşavir ... tarafından hazırlanan 09/06/2020 tarihli bilirkişi kurul raporunda; sözleşmeden kaynaklı 6.500,00 Euro + KDV alacağı konusundaki yorum ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunun belirtiltiği ve mahkemece karşı davanın kısmen kabulü ile; davacı-karşı davalının ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu borca yönelik itirazının 24.480,00 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, İİK'nın 67/2.maddesi kapsamında 4.896,00 TL tazminatın davacı - karşı davalıdan tahsili ile davalı - karşı davacıya verilmesine karar verildiği, fazlaya ilişkin talep içerisinde faiz talebi yanında talep edilen 6.500,00 Euro+ KDV isteminin dahil olup olmadığının belirli olmadığı gibi, gerekçeli kararda karşı davacının bu talebi hakkında her hangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu konuda iddia ve savunmadan birinin diğerine üstün tutulma sebebinin açıklanmadığı, bu durumun da yukarıda açıklanan HMK'nın 26. ve 297.maddeleri ile Anayasa ve Yargıtay kararlarına aykırılık oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile ona koşut düzenleme içeren HMK’nın 26. ve 297. maddelerindeki hükümler gözetilmek suretiyle, tarafların tüm taleplerini kapsayacak şekilde hüküm tesis etmekten ibarettir.'' şeklindeki gerekçe ile kararının kaldırılmasına dair hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Bozma ilamı sonrası mahkememizin işbu dosyasında yapılan yargılama sonunda asıl dava yönünden taraflar arasında 21/06/2017 tarihinde yazılım satış sözleşmesi imzalandığı; sözleşme içeriğinde davalı tarafından "..." isimli "Kurumsal Yönetim Yazılımı"nın davacının bilgileri ile yapılandırılarak, yapılandırma ile oluşacak sürümün bir kopyasının kullanım hakkının davacıya verileceğinin kararlaştırıldığı; davacı vekilinin asıl davada yazılım/ modüllerin müvekkili şirketin bilgisayarlarına yüklendiğini ancak sözleşme kapsamına ve amacına göre çalışmadığını, söz konusu yazılımın müvekkili şirket bilgisayarlarında kullanılıp kullanılmadığının tespiti amacıyla ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D. İş sayılı dosyasından tespit yaptırıldığını ve iş bu tespit ile programın/ yazılımın sözleşme, davalının tanıtım ilke ve politikalarına uygun bir şekilde çalışmadığının, ayıplı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle sözleşme kapsamında program kurulum bedeli olarak ödenen 136.000,00 TL ile ayıptan kaynaklı dava dışı ... firmasına ödenen 45.000,00 TL'nin işlemiş faizi ile birlikte talep edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede 01/07/2017- 01/11/2017 tarihleri arasında yazılımın yüklenmesine hazırlık, kurulum ve eğitim sürecinin yer aldığı; 01/11/2017- 01/07/2018 tarihleri arasında yazılım ile ilgili hizmet ve destek sağlanacağı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesine istinaden davalıya ödenen 136.000 TL bedel ile eksik- ayıplı iş yapılması nedeniyle bu işi dava dışı ... firmasına yaptırması nedeniyle ödenen 45.000,00 TL'nin tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında bozma ilamı öncesinde talimat mahkemesi aracılığıyla alınan 17/01/2018 tarihli ilk bilirkişi raporunda sözleşmede belirtilen maddelerin hepsinin uygulanabilir olduğu, var olmadığı söylenen çoğu detayın programda olduğu; modüler arasındaki geçiş, veri girişindeki beklemelerin web tabanlı olmayan programların ortak sorunu olduğu ancak sözleşmede web tabanlı olacağı yönünde taahhüt olmadığından Yapıtaşı Yazılımın kusuru olarak değerlendirilemeyeceği davacının 24.480,00 TL borcu bulunduğu kanaatine varılmıştır. Taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede düzenlenen 01/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda da davalı karşı davacının, davacı karşı davalıdan 24.480,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporuna itiraz üzerinde dosyanın yazılım mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda da "...kusurlu, ayıplı ve kesik bir yazılım olmadığı; taraf defterlerinde yapılann inceleme ve talimat mahkemesince alınan raporda da davalı karşı davacının, davacı karşı davalıdan 24.480,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Asıl dava yönünden davacı, sözleşme kapsamında yazılımın şirket bilgisayarlarına yüklendiği ancak sözleşmenin kapsam ve amacına uygun çalışmadığını beyan ettiği davalı yazılım şirketinin web sayfasında yer alan tanıtıma dayanarak ilgili vaatleri yerine getirmediğinden bahisle iş bu davayı açmış ise de taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında sözleşmenin hangi ediminin eksik ya da ayıplı meydana getirdiği hususunu ispatlayamamıştır. Taraflar arasında imzalanan 21/06/2017 tarihli yazılım satış sözleşmesi kapsamında davalı tarafın sözleşme edimlerini yerine getirdiği ilgili yazılım programını davacı tarafa teslim ettiği; tarafların sözleşmede yer alan ve açıklanan maddeler ile bağlı olduğu; web sayfasında yer alan vaatlerin sözleşme ilişki içerisinde açıkça yer almadığı anlaşılmıştır. Bozma ilamı öncesinde talimat mahkemesi aracılığıyla alınan 17/01/2018 tarihli ilk bilirkişi raporunda sözleşmede belirtilen maddelerin hepsinin uygulanabilir olduğu; var olmadığı söylenen çoğu detayın programda olduğu; modüler arasındaki geçiş, veri girişindeki beklemelerin web tabanlı olmayan programların ortak sorunu olduğu ancak sözleşmede web tabanlı olacağı yönünde taahhüt olmadığından Yapıtaşı Yazılımın kusuru olarak değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiği sonrasında taraf itirazı üzerine dosyanın yazılım mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda da "...kusurlu, ayıplı ve kesik bir yazılım olmadığı" hususunun tespit edildiği bozma öncesi alınan tüm raporlarda davalının yazılım sözleşmesini sözleşmeye uygun yerine getirdiği davacının yazılım programının ayıplı olduğunu ispat edemediği ve davacı tarafın sözleşme kapsamında davalının eksik yerine getirdiği edimleri ispatlayamadığından sözleşme kapsamında ödediği 136.000 TL bedel ile dava dışı şirkete yaptığı 45.000 TL bedeli tahsil edemeyeceğinden asıl dava yönünden; asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl dava yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin bulunduğu ancak davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede ise davalı karşı dava davacısının sözleşme uyarınca davacı - karşı davalıya 8 tam gün şeklinde eğitim verileceğinin kararlaştırıldığını, bu eğitimlerin gün ve zamanlarının davacı - karşı davalı ile birlikte belirlenmiş günlerde mesai saatleri içerisinde sözleşmeye uygun ve hatta sözleşmedeki sayılardan fazla şekilde yapıldığını, müvekkilinin tüm edimleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen davacı - karşı davalı tarafından ödenmesi gereken 24.480,00 TL ile sözleşmede kararlaştırılan 20/12/2017 keşide tarihli 6.500,00 EURO + KDV tutarındaki çeki sözleşme imzası ile müvekkiline teslim etmemesi üzerine davacı - karşı davalıya ... 40. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini ve ödeme yapılmaması üzerine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı anlaşılmakla dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında davalı karşı davacının sözleşme kapsamında davacıya tüm edimleri yerine getirdiği ve ... Yazılımın kusurlu, ayıplı ve kesik bir yazılım olmadığı anlaşılmakla sözleşme kapsamında taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede davalı karşı davacının, davacı karşı davalıdan 24.480,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Karşı dava kapsamında ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına konu borca yönelik itirazının 24.480,00 TL asıl alacak ve 366,19 TL işlemiş faiz yönünden iptali gerektiği davacı- karşı davalının borcunun bulunduğu defter incelemesi ile anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında 6. Maddede yer alan hizmet bedelinde yer alan 6.ödeme olan 20/12/2017 tarihli 6.500 Euro + KDV'nin Bakırköy 40. Noterliği'nin 01/02/2018 tarih ve 3222 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de talep edildiği anlaşılmakla davalı- karşı davacının, davacı- karşı davalıya sözleşme kapsamında tüm edimleri yerine getirdiğinden sözleşmede 6. Maddede yer alan hizmet bedelinde yer alan 6.ödeme olan 20/12/2017 tarihli 6.500 Euro + KDV'nin de davacı- karşı davalı tarafından, davalı- karşı davacıya ödenmesi gerektiği anlaşılmakla 6.500,00 Euro asıl alacak ve 24,43 Euro işlemiş faiz yönünden de davacı- karşı davalı borçlunun itirazının iptali gerekmiştir. Takip talepnamesinde yer alan 5.803,20 TL (86,81 TL işlemiş faiz) yönünden tarafların ticari defterlerinde 24.480,00 TL dışında alacak kaydı bulunmadığından ve sözleşme kapsamında da iş bu alacak kalemi davalı - karşı davacı tarafından ispatlamadığından iş bu alacak kalemi yönünden yapılan itirazın iptali talebinin "fazlaya ilişkin kısmın reddine" karar vermek gerekmiştir. Davacı- karşı davalının ticari defterlerinde yer alan 24.480,00 TL asıl alacak ve sözleşmede kararlaştırılan 6.500,00 Euro asıl alacak ve 24,43 Euro işlemiş faiz yönünden de takibe itiraz etmesinin haksız olduğu; iş bu alacak kalemleri yönünden alacak likit olduğundan 24.480,00 TL asıl alacak ve 6.500,00 Euro asıl alacak (kur değeri 4,96 TL olarak 6.500,00* 4,96 TL= 32.240,00 TL) olmak üzere toplam 56.720,00 TL'nin %20 'si olan 11.344,00 TL'nin İİK m.67/2 kapsamında 11.344,00 TL tazminatın davacı - karşı davalıdan tahsili ile davalı - karşı davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
1-Asıl davanın REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
KARŞI DAVA YÖNÜNDEN;
1-Karşı davanın KISMEN KABULÜ İLE;
Davacı - karşı davalı/ borçlunun ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına konu borca yönelik itirazının 24.480,00 TL asıl alacak ve 366,19 TL işlemiş faiz yönünden; 6.500,00 Euro asıl alacak ve 24,43 Euro işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin iş bu alacak miktarları üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla DEVAMINA,
2-Fazlaya ilişkin kısmın REDDİNE,
3-İİK m.67/2 kapsamında 11.344,00 TL tazminatın davacı - karşı davalıdan tahsili ile davalı - karşı davacıya VERİLMESİNE,
Esas dava yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının, peşin yatırılan 2.201,12 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.773,52 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde halinde davacıya iadesine,
Davalı - karşı davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 29.159,94 TL nispi ücretinin davacı - karşı davalıdan tahsili ile davalı - karşı davacıya verilmesine,
Davacı - karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı - karşı davalı üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Karşı dava yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 4.071,31 TL nispi karar harcının, peşin yatırılan 762,20 TL karşı dava harcından mahsubu ile noksan kalan 3.309,11 TL harcın davacı - karşı davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davalı - karşı davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 39.467,54 TL vekalet ücretinin davacı - karşı davalıdan tahsili ile davalı - karşı davacıya verilmesine,
Davacı - karşı davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 5.890,01 TL nispi vekalet ücretinin davalı - karşı davacıdan tahsili ile davacı - karşı davalıya verilmesine,
Davalı - karşı davacı tarafından yapılan toplam 1.691,20 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 1.597,47 TL yargılama gideri ile 762,20 TL karşı dava harcı ve 35,90 TL başvuru harcı toplamı 2.395,57 TL'nin davacı - karşı davalıdan tahsili ile davalı - karşı davacıya verilmesine, bakiye kısmın davalı - karşı davacı üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/03/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!