WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İSTANBUL 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/611
KARAR NO : 2024/114

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (6098 sayılı TBK 555 m. vd Havaleden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/09/2023
KARAR TARİHİ : 22/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali( 6098 sayılı TBK 555 m. vd Havaleden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı iddiası; müvekkili ...'ın (T.C. vatandaşlığı öncesi ... ismine sahiptir) aslen İran vatandaşı olup icra takibi açıldığı aşamada geçici kimlik numarasına sahip olduğunu, ...'nun Türkiye'de oturma izni olan Türkiye'de yatırımları bulunan ve vatandaş olmak için bekleyen kanunlara ve yasalara saygılı biri iken davaya konu ihtilaflar meydana geldiğini, hali hazırda müvekkilinin T.C. vatandaşı olduğunu, müvekkilinin ilk olarak amacı doğrultusunda mülk alarak vatandaşlık başvurusu yapmaya çalıştığını, bu kapsamda davalı ...'nin şirket yetkilisi ...; "benim Van'da bir yerim var onu sana satarım, şirketim ...'ya parayı gönder, tapuyu üzerine geçiririz, sen de rahatça vatandaş olursun, hem...'a da yakın" diyerek müvekkilini kandırdığını, müvekkilinin karşı yanın telkinlerine aldandığını ve bu nedenle gayrimenkulün kendisine devri için davalının şirketi olan ... (... Vd - ...) hesabına para gönderdiğini, müvekkilinin davalının hileli davranışları üzerine davalılara ve davalıların yetkilisi ve hissedarı olduğu şirketlerine toplam 13.647.955,43 TL - 195.000,00 USD - 165.000,00 Euro (bugünkü güncel kurla toplam yaklaşık 24.000.000,00 TL [yirmidört milyon Türk Lirası]) gönderdiğini, iş bu itirazın iptali davasına konu icra takibinin de bu ödemelerden birine yönelik olduğunu, müvekkilinin karşı yandan gerek vatandaşlık için kendisine verilecek Van'daki gayrimenkulün verilmemesi gerekse de şirket hissesi devredileceği vaadiyle yapmış olduğu yaklaşık 24 milyon Türk Lirasına kavuşmak için yasal icra takipleri başlattığını, müvekkilinin hesabından ...'nin hesabına 505.000,00 TL ve 30.000,00 USD para gönderildiğini, bu paraların karşı yanın müvekkiline şirket hissesi vereceğini söyleyerek kandırması sonrası meydana geldiğini, müvekkilinin dolandırıldığını anladığını ve bu konuda Savcılık şikayeti yaptığını ve alacağının tahsili için icra takibi başlattığını, davalının sebepsiz olarak zenginleştiğini, müvekkiline parasını iade etmeyeceğini ve hisse devrini yapmayacağı açık olan davalıya karşı hukuka uygun yasal takip başlatıldığını, müvekkili tarafından, müvekkiline ait olan ... Bankası Müşteri Numarası: ... Iban No: ...olan hesabından ve ... (dolar hesabı) hesabından, ... hesaplarına 505.000,00 TL ve 30.000,00 USD tutarında para gönderdiğini, karşı yanın müvekkilinin alacağına ulaşmasını engellemek için icra takibine tamamen kötü niyetli ve haksız olarak itiraz ettiğini, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, müvekkili ile karşı yan arasındaki icra takibinde alacağın gerçek miktarı belli sabit ve borçlu tarafından da kolayla belirlenebilir nitelikte olduğunu, karşı yanın tamamen haksız ve mesnetsiz şekilde kötü niyetli olarak takibi durdurduğunu, icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, karşı yanın yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, hiçbir hukuki ve makul sebebe dayanmayan itiraz olduğunu, müvekkili tarafından takiple talep edilen bedelin belirli kesin ve net olmasına rağmen karşı yanın hiçbir makul ve hukuki sebebe dayanmayan itiraz nedeniyle icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerden dolayı ve re sen dikkate alınacak sebeplerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulü ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptalini, ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının kaldığı yerden devamını, borçlunun takip konusu borcu mevduata uygulanacak en yüksek reeskont avaans faizi ile ödemeyi, borçlunun kötüniyetli ve haksız itirazından dolayı likit olan asıl alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunması; davacının iddialarının adi alacak - borç ilişkisi kapsamındaki inanç temeline dayandığının görüldüğü, bu kapsamda işin esasına girilmeksizin yetkili Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davacının henüz 20'li yaşlarının başında tek başına ekonomik bir bağımsızlığı olmayan, müvekkili şirket hissedarı ve yetkilisi dava dışı ...'ı yaklaşık 24 milyon Türk Lirası dolandırarak kendisine mülk edinmeye çalışan bir şüpheli olduğunu, davacı tarafça dava dilekçesinde bahsedilen ...'da mukim taşınmazın alımı sürecinin de yine esasında dava dışı ...'ın davacıya olan yardımlarından birisi olduğunu, ...'ın davacıya güven duymasını takiben davacının müvekkili şirket ve ...'ın diğer şirketlerinin birçok getir-götür işlerini ve yasal mercilerdeki işlemlerini görmeye başladığını, bu güven ilişkisinin bir uzantısı olarak da ...'ın davacıya Türk vatandaşlığı alması için yardımcı olmak istediğini, davacının iddia edilenin aksine oldukça genç yaşta ve kendisine mülk edinmek vasıtası ile vatandaşlık başvurusunda bulunabilecek bir edinime sahip olmayan bir kişiy olduğunu, bu kapsamda ...'ın hissedarı olduğu müvekkili şirkete ait...'da bulunan .... 1458 ada ve 6 parselde mukim taşınmazın tapuda satışını göstererek vatandaşlık işlemlerinin başlatılmasına destek olmak istediğini, bu kapsamda dava dilekçesinde belirtilen tutarların da aslında yine müvekkili şirket tarafından davacıya verildiğini ve sonrasında ilgili tutarların davacı tarafça müvekkili şirket banka hesaplarına taşınmaz satış bedeli olarak transfer edildiğini, yani ortada davacıya ait herhangi bir para aidiyeti olmadığı gibi müvekkili şirketin kendisine verdiği tutarların tekrardan müvekkili şirket banka hesaplarına nakledildiğini, ilgili ödemelerin müvekkili şirket banka hesaplarından elden çekilerek davacıya teslim edilen tutarların tekrardan müvekkili şirket banka hesaplarına dönmesinden başka bir gerçeklik barındırmadığını, davacı tarafın dilekçesinde yer verdiği şirket ortaklığı beklentisinin ise hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını, davacının, 01/01/2022'den iş bu dava tarihine kadar USD/EURO/TL cinsinde... BANKASI A.Ş. bankasındaki tüm hesap dökümlerinin celbini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerden dolayı; davacı tarafın davasını görevsiz mahkemede ikame etmiş olması nedeniyle dava dosyasının işin esasına girilmeksizin bu davada görevli olan yetkili Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini, göreve ilişkin taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddi ile, kötü niyetli olarak müvekkili şirket aleyhinde icra takibi ikame eden davacı aleyhinde dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, yabancı para cinsinden alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacı gerçek kişi tarafından davalı şirket adına havale edilen takip konusu paraların davalı şirket sermayesinde pay sahibi olmak amacıyla gönderilip gönderilmediği, takip konusu edilen bedellerin davacıya davalı tarafından elden teslim edilip edilmediği, davacı tarafından davalıya havale edilen 505.000,00 TL ve 30.000 USD'nin gerçekte davalı tarafından davacıya verilmiş paralarla yapılıp yapılmadığı, davacının ekonomik durumunun yetersiz olmasının, taraflar arasında vekalet ilişkisi bulunmasının, davalı şirketin yetkilisinin şirket hesaplarında havale tarihlerine yakın tarihlerde ve havale miktarlarına yakın tutarlarda para çekilmesinin, davacı tarafından davalıya gönderilen paranın kaynağının açıklanamamasının, ispat külfetinin yer değiştirmesi için yeterli sayılıp sayılamayacağı, mahkememizin görevli olup olmadığı, özel dava şartlarının mevcut olup olmadığı konularından ibarettir.
... 5. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden davalı aleyhine 516.264,79 TL ile 30.532,60 USD alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip talebi ve ödeme emrinde 30.532,60 USD alacağın TL karşılığının gösterilmemiş olduğu, süresinde takibe itiraz edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle özel dava şartları kapsamında usulüne uygun şekilde başlatılmış bir icra takibi olup olmadığının incelenmesi bu amaçla takip talebinde yabancı paranın Türk Lirası karşılığının gösterilmesinin zorunlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur.
Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2021/2153 Esas ve 2021/1638 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk Parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına ilişkin talebini belirtmesi esasının getirildiği ifade edilmiştir.
Somut olayda ise takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Ancak, yabancı para alacağın karşılığı Türk Lirası’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasanın emredici hükmüdür. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece re’sen gözönüne alınması gerekir (HGK’nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E, 1999/301 K. sayılı kararı).
İtirazın iptali talepli bu davada usulüne uygun bir icra takibinin bulunması özel dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Bu sebeple, davalı hakkında açılan iş bu dava yönünden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/2. maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve HMK'nın 115/2. Maddesinde de, mahkemece giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Usulüne uygun bir icra takibinin bulunması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, HMK'nın 115/1. Maddesine göre ise, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın kendiliğinden araştırır. Takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 427,60-TL olduğundan peşin alınan 15.705,45-TL'den maktu harcın mahsubu ile bakiye 15.277,85-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 10 günlük süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/02/2024

BAŞKAN ...

ÜYE ...

ÜYE ...

KATİP ...