T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/608
KARAR NO : 2024/115
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Havaleden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/09/2023
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali ( (Havaleden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı iddiası; müvekkili şahıs ...'ın aslen İran vatandaşı olup, 2020 yılında Türkiye'ye turist vizesi olarak geldiğini, oturma izni de aldığını, oturum izninden ziyade Türkiye'de yatırım yapmak olduğunu, babası ... 'un maddi ve manevi desteği ile ticaret yapmak istediğini, 1 yılın ardından babasından aldığı paralarla mülk satın alarak vatandaş olmak için çabaladığını, bu sebeple İran'dan arkadaşı olan iş bu davada davalı olan ... ŞİRKETİ'nin şirket yetkilisi ... ile görüşme sağladığını, mülk satın almak istediğini ve babasının bağlantılarıyla Türkiye'de ticaret yapmak istediğini, akabinde ...'ın Van ili Tuşba ilçesinde mülk sahibi olduğunu, ona satabileceğini belirttiğini, İran'a yakın olmasının da avantajlı olduğunu, müvekkili şahsın da bu sebeple şirketin vergi numarası; ... olan hesabına; 10/12/2021 tarihinde ... belge numaralı dekontla 100.000,00 Euro, 15/12/2021 tarihinde ... belge numaralı dekontla 65.000,00 Euro, 15/12/2021 tarihinde belge no: ... dekontla 85.000,00 Dolar gönderdiğini, açıklama kısmına da "... İlçesi ... İlçesi ... Mah. 1458 ada ve 6 parsel fabrika ve arsa hisse ödemesi vatandaşlık" şeklinde yazıldığını, müvekkili şahsın yaklaşık 24 milyon Türk Lirası dolandırıldığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Haz. numaralı dosyası ile dolandırıcılık suçundan yapmış olduğu şikayetin olduğu, müvekkili şahsın bu aşamadan sonra alacaklarına ulaşmak için davalı yana icra takipleri başlatarak yaptığı ödemeleri tahsil etme çabasına girdiğini, müvekkili şahıs alacağını tahsil etmek için ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının bulunduğunu, müvekkili şahsın gönderdiği paralarla ... ŞİRKETİ'nin sebepsiz şekilde zenginleştiğini, davanın kabulünü ve borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı Savunması; davacı tarafın iddialarının herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmediğini, davacı şahsın açmış olduğu iş bu davanın işin esasına girilmeksizin yetkili Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davacının ekonomik bağımsızlığı olmayan bir şahıs olduğunu, müvekkili şirket hissedarı olduğunu, ... 'ı yaklaşık 24 milyon Türk Lirası dolandırarak mülk edinmeye çalışan bir şüpheli olduğunu, davacının babasının İran'da işçi olarak çalıştığını ve emekli olduğunu herhangi bir kayda değer mal varlığına sahip olmayan bir kişi olduğunu, bu kapsamda eski tanışıklıklarına istinaden ...'tan oğluna iş bulmasını ve ona sahip çıkmasını istediğini, akabinde şirket hissedarı olduğu birden fazla şirketi örgütlü dolandırarak önce kayıplara karıştığını, sonrasında Savcılık soruşturma dosyaları ve icra takipleri ile davalar ile aklama çabası içine girdiğini, gerçeğe uymayan icra takipleri başlattığını, bu kapsamda ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma sayılı dosyalarının iş bu dava dosyası içinde celp edilmesini, ilgili dosyalar celp edildiğinde dava hakkında savcılık makamı nezdinde alınan ifadesi üzerine tutuklama ile sulh ceza hakimliğine sevki yapıldığını, sulh ceza hakimliği tarafından yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol tedbiri uygulamak şartıyla serbest bırakıldığını, davacının babasının işçi emeklisi olduğunu, karşı yana para gönderecek bir mal varlığına sahip olmadığını, davalı müvekkilin davacıya duyduğu güven neticesinde müvekkil şirkete ait ...'da bulunan ... 1458 ada ve 6 parselde mukim taşınmazın tapuda satışını göstererek vatandaşlık işlemlerinin başlatılması için destek olduğunu, bu kapsamda dava dilekçesinde bulunan tutarların şirket banka hesaplarından taşınmaz satış bedeli olarak satış bedeli transfer edildiğini, 25/11/2021 tarihinde davacı tarafından müvekkili şahıs adına 35.000 Dolar alındığını, müvekkile ait... Bankası A.Ş ... hesap numaralı dolar hesabın 09/12/2021 tarihinde 40.000 Dolar meblağ çekildiğini, akabinde 15/12/2023 tarihinde 100.000 Dolar davacı tarafından hesaba yatırıldığını, 26/11/2021 tarihinde ilgili hesaba 100.000 Euro tutarında para geldiğini ve 06/12/2021 tarihinde müvekkili şirket SGK'lı çalışanlarından... tarafından bu tutarın nakit olarak çekildiğini, akabinde 10/12/2021 tarihinde müvekkili şirket banka hesabına davacı tarafından 100.000 Euro tutarında havale gerçekleştiğini, 13/12/2021 tarihinde müvekkili şirket hissedarı ... 'ın oğlu ... 'a yazılı talimata binaen 65.000 Euro ödendiğini ve yine akabinde 15/12/2021 tarihinde davacı tarafından 65.000 Euro müvekkili şirket banka hesaplarına taşınmaz satış bedeli açıklamasıyla girildiğini, ...'daki arazinin vatandaşlık alımına uygun olmadığının yetkililer tarafından bildirilmesi üzerine davacının vatandaşlık süreci için başka alternatifler araştırıldığını, taşınmazın satış bedeli olarak ödenen tutarın da zaten davacıya ait olmadığını, müvekkili şirketin nakit edinimi olduğunu, sonraki süreçlerde nakit desteği ile davacı adına ... sitesindeki 1 adet taşınmaz dairenin 3/4 hissesi satın alındığını, bu şekilde vatandaşlık hissesi tesis edildiğini, bu taşınmaz hissesinin 1/4 'ü ise ...' ın oğlu ... olduğunu , ...'a ... 23. Noterliğin'den ... tarih ve ... yevmiye numaralı sınırsız yetki içeren vekaletname de verdiğini, davacının tek amacının yasal olarak kendisini aklama çabası olduğunu, halihazırda şüphelisi olduğu Savcılık soruşturma dosyasında Savcılık makamı tarafından hakkında tutuklama talep edildiğini, sulh ceza hakimliğine sevki yapıldığını, bunun üzerine ilgili hakimlikçe davacı hakkında yurt dışı çıkış yasağı getirilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verildiğini, göreve ilişkin talebinin kabul edilmemesi halinde davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddini, kötü niyetli olarak müvekkil şirket aleyhinde icra takibi ikame eden davacı aleyhinde dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere "kötü niyet tazminatına" hükmedilmesini, yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, yabancı para cinsinden alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, davacı gerçek kişi tarafından davalı şirket adına havale edilen takip konusu paraların taşınmaz satın almak amacıyla gönderilip gönderilmediği, TC vatandaşlığı ve taşınmaz mal edinmek amacıyla gönderildiği iddia edilen takip konusu miktarların davalı tarafından davalıya nakit-elden teslim edilip edilmediği, havalelerin gerçekte davalı tarafından davacıya verilmiş paralarla yapılıp yapılmadığı, davacının ekonomik durumunun yetersiz olmasının, taraflar arasında vekalet ilişkisi bulunmasının, davalı şirketin yetkilisi tarafından havale tarihlerine yakın tarihlerde şirket hesaplarından yakın miktarlarda para çekilmesinin, davacı tarafından havale konusu paranın kaynağının açıklanamamasının ispat külfetinin yer değiştirmesi için yeterli sayılıp sayılamayacağı, mahkememizin görevli olup olmadığı, özel dava şartlarının eksik olup olmadığı konularında toplanmış olup dava şartlarının öncelikle tetkik edilmesi gerekmiştir.
6102 sayılı TTK 4.maddesi uyarınca bir tarafın ticari işletmesi ile ilgili havale hukuki sebebine dayanılarak ikame edilen bu davada mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla görev itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.
... 37. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden; davalı aleyhine toplam 189.046,03 Euro alacağın tahsili için takip başlatıldığı, takip talebi ve ödeme emrinde 189.046,03 Euro alacağın Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olduğu, davalı tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Öncelikle özel dava şartları kapsamında usulüne uygun şekilde başlatılmış bir icra takibi olup olmadığının incelenmesi bu amaçla takip talebinde yabancı paranın Türk Lirası karşılığının gösterilmesinin zorunlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 4949 sayılı Kanunun 12. Maddesi ile değiştirilen 58/3. Maddesinde, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 2021/2153 Esas ve 2021/1638 Karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere anılan değişikliğin gerekçesinde, yapılan yeni düzenlemede alacaklının yabancı para alacağının Türk Parası karşılığını takip talebinde göstermesi yanında bu alacağının hangi tarihteki kur üzerinden tahsilini istiyorsa bunu da açıkça göstermesi ve yine yabancı para alacağına ilişkin faiz alacağına dair talebini belirtmesi esası getirildiği ifade edilmiştir.
Somut olayda ise takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Ancak, yabancı para alacağın karşılığı Türk Lirası’nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasanın emredici hükmüdür. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkemece re’sen gözönüne alınması gerekir (HGK’nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E, 1999/301 K. sayılı kararı).
İtirazın iptali talepli bu davada usulüne uygun bir icra takibinin bulunması özel dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Bu sebeple, davalı hakkında açılan iş bu dava yönünden "usulüne uygun bir icra takibinin bulunması" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 114/2. maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve HMK'nın 115/2. Maddesinde de, mahkemece giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Usulüne uygun bir icra takibinin bulunması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, HMK'nın 115/1. Maddesine göre ise, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın kendiliğinden araştırır. Takip talebi ve ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 114/2 ve HMK'nın 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 427,60-TL olduğundan peşin alınan 78.991,96-TL'den maktu harcın mahsubu ile bakiye 78.564,36-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/02/2024
BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!