WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İSTANBUL 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/575 Esas
KARAR NO : 2024/430

DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 06/09/2023
KARAR TARİHİ : 05/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26.07.2021 tarihinde davacı ...'e ait ticari bir araç olan ... plakalı araç ile davalı ...'a ait olan ve davalı ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın çarpışması sonucu davcaı ...'in aracı hasar gördüğü; davalı ve davacıya ait aracın ticari maksatla kullanılıyor olması nedeniyle davanın Ticaret Mahkeme' sinde açıldığı; uzman bilirkişiler tarafından tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırılmak ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla iş bu belirsiz alacak davasında şimdilik 100,00 TL' nin kazanç kaybı tazminatı olarak kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalılara usule uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermedikleri anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazanç kaybına ilişkin tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacıya ait ... plakalı ticari araç ile davalı ...'a ait davalı ...'ın kullanımında olan ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacıya ait araçta meydan gelen kazanç kaybının talep edildiği anlaşılmıştır.
Davacının ve davalı ...'ın ...'na kayıtlı olduğu; vergi dairesi müzekkere cevabında davacının ve davalı ...'ın basit usulde mükellef olduğu tespit edilmiştir.
TTK m.4/1 uyarınca bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı gerçek kişi tarafından davalı araç maliki ve sürücüsüne karşı haksız fiilden kaynaklı tazminat davasının mahkememize hitaben açıldığı; dava konusunun haksız fiilden kaynaklı olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı; davanın taraflarının gerçek kişi olduğu ve davanın tarafları arasında sigorta şirketinin yer almadığı anlaşılmıştır.
5362 sayılı yasadaki düzenleme ile esnaf ve tacir ayrımında başka ölçütlere yer verilmiş olup kamyonculuk, otomobilcilik ve şoförlük yapanların da ekonomik sermayesi, kazancının tacir sanayici niteliğini aşmaması ve vergilendirme gibi ölçütler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekecektir. 507 sayılı yasa döneminde esnaf sayılan kamyoncu, taksici, dolmuşçu gibi kişilerin de bu yeni ölçütler çerçevesinde esnaf sayılma ihtimali ortaya çıkmaktadır. Ekonomik faaliyetini daha çok bedeni çalışmasına dayandıran düşük gelirli taksi ve minibüs işletmesi sahiplerinin esnaf olarak değerlendirilmesinin daha doğru olacağını belirtmek gerekir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi' nin 30/12/2020 tarih 2020/3505 Esas, 2020/1002 Karar sayılı ilamı.)
Davacı ve davalı ...'ın tacir olmadığı, esnaf olduğu davaya konu olayın ticari ilişkiden kaynaklı olmadığı; haksız fiilden kaynaklı olması nedeniyle davanın nispi ya da mutlak ticari dava kapsamında olmadığı anlaşılmakla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın HMK 114/1-c ve 115/2.maddeleri uyarınca görev yönünden USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli olan İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK’nun 331 mad. uyarınca Harç, yargılama gideri ve gider avansının görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde talep üzerine harç yargılama gideri ve gider avansı konusunda mahkememizce karar oluşturulmasına,
4-HMK 20.maddesi gereğince; karar tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtaratına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/06/2024

KATİP ...
¸e-imzalıdır

HAKİM ...
¸e-imzalıdır