T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/574
KARAR NO : 2024/316
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 05/09/2023
KARAR TARİHİ : 10/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davalı ile taşımacılık konusunda hizmet akdi yaptığını, 2023 Mart ayında verilen servis taşımacılığı karşılığında 30.03.2023 tarihli 7.592,00 TL ve 30.03.2023 tarihli 25.070,00 TL tutarlı faturaların davalı adına düzenlendiğini, faturalara itiraz edilmediğini ancak ödeme de yapılmadığını, bu nedenle davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sebebi izah edilemez bir şekilde fazla ve ek fatura düzenlediğini, faturanın neye göre hesaplandığının anlaşılamadığı, davacıya herhangi bir borç bulunmadığını, davacının ...taşımacılığını da üstlendiğini, işi bir anda bırakmasıyla müvekkili sözleşmesinin de feshedildiğini, bu nedenle ... yıllık 500.000 TL zarar oluştuğunu, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının alacaklı olduğunun ortaya çıkması durumunda ilgili tutarı takas mahsubu talep ettiklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... 36. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,
2-... gelen davacı ile davalı arasında taşımaya ilişkin düzenlenmiş sözleşmelerin örneği,
3-Bilirkişi raporu,
4-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası, davalı ile yapılan taşıma sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itiraz davasıdır.
Davacı vekili, davacının davalı şirket ile taşıma sözleşmesi imzalandığını, 2023 yılı Mart ayına ait bedelin ödenmediğini ileri sürerek davanın kabulüne talep etmiştir
Dosyaya celp edilen dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... 36. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasında 30.03.2023 tarih ve 7.592,00 TL ile 30.03.2023 tarih ve 25.070,00 TL bedelli 1 adet faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından icra takibine süresi içinde itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce 15.12.2023 tarihli celsenin 4 numaralı ara kararı ile taraf vekillerine bilirkişi incelemesi için Mahkememizce re'sen belirlenen 08.01.2024 tarihinde müvekkillerinin ticari defterlerini dosyaya sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içinde defterlerin ibraz edilmemesinin sonuçları taraf vekillerine ayrı ayrı usulüne uygun olarak ihtar edilmiştir.
Uyuşmazlığa ilişkin bir taşıma uzmanı ve bir mali müşavir bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetince dosyaya sunulan 26.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini dosyaya sunmadığı, davalının ise 2023 yılı defterlerine ait sadece e-beratların ibraz edildiği, 2023 yılı ticari defterleri ile harita niteliğindeki cari hesap ekstresinin ibraz edilmemesi nedeniyle 20.04.2023 takip tarihi itibariyle davalı nezdinde davacı
bakiyesinin tespit edilemediği, paylaşılan fatura ödeme dekontlarının davacı ticari defterlerinde kayıtlı bulunup bulunmadığı ve ticari defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulup tutulmadığı hususunun tespit edilemediği, bu minvalde davalı ticari defterlerinin delil kabiliyeti ile ilgili nihai değerlendirmenin Mahkememize ait olduğu, dosyada mübrez faturalara göre davacının davalı adına 30.06.2022 ile 31.01.2023 arası dönemde toplamda 238.502,44 TL tutarlı fatura düzenlediği, bunun karşılığında davalının davacıya 29.07.2022 ile 16.03.2023 tarihleri arası dönemde 255.027,97 TL tutarlı banka havalesi yoluyla ödeme gerçekleştirdiği, ayrıca davacı adına 10.000,00 TL tutarlı cezai işlem ve Mart ayına dair fatura düzenlendiği, faturanın davacıya gönderildiğini gösterir ekran çıktısının ibraz edildiği ancak söz konusu faturanın 8 günlük süre içerisinde itiraza uğrayıp uğramadığının dosya kapsamından tespit edilemediği davacı ile davalı arasında öğrenci ve personel servis taşımacılığına dayalı ticari ilişkinin olduğu, davacı taraf davalı taraf adına Mart 2023 döneminde sorunsuz ve tam aylık taşıma hizmeti verdiğini iddia ederek bir adet öğrenci ve bir adet personel taşıma faturası düzenlediği, davalı tarafça dava dosyasına sunulan çetelerden davacı tarafın Mart ayı boyunca tam hizmet vermediği kanaatine ulaşıldığı, taraflar arasında devam eden taşımacılık hizmetinin bitiş tarihine ilişkin olarak taraflarca dava dosyasına herhangi bir belge sunulmadığından, davacı tarafın davalı taraf adına mart 2023 döneminde kaç gün hizmet verdiğinin tespit edilemediği, bu nedenle davacı tarafın davalı tarafa Mart 2023 döneminde tam ay boyunca servis taşıma hizmeti verip vermediğinin takdirinin Mahkememize ait olduğu bildirilmiştir.
Uyuşmazlık: davacı tarafından tanzim edilen icra takibine dayanak hizmetin verildiğine ilişkin tek başınayeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümüne geçmeden önce konuya ilişkin yasal düzenlemelerin incelenmesinde fayda bulunmaktadır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) ispat yükü başlıklı 190. maddesinde;
“(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklinde düzenleme getirilmiş iken, senetle ispat zorunluluğunu düzenleyen 200. maddede;
“(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
(2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir." hükmüne yer vermiştir.
Aynı Kanun’nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222. maddesi;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” şeklindedir.
İcra takibinin ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi ise;
“(1)Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.
(2)Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
(3)Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır..” amir hükmünü içermektedir.
Fatura, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) ’nda tanımlanmamıştır.
Vergi Usul Kanunu’nun 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" şeklinde tanımlanmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, öncelikle dava konusu icra takibine dayanak fatura içeriğinde belirtilen hizmetin davacı tarafından davalıya verildiğinin ispatlanması gerektiği, davacı tarafından bu hizmetin davalıya sunulduğuna ilişkin dosyaya bir delil sunulmadığı, her ne kadar davalı tarafa ait bir kısım ticari kayıt ve belgeler dosyaya sunulmamış ise de, bu durumunun yukarıda ifade edilen ispat yükümlülüğünü değiştirmeyeceği nazara alınarak davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 394,48 TL harçtan mahsubu ile bakiye 33,12 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/05/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç : 394,48 TL
Karar Harcı : 427,60 TL
Noksan Harç : 33,12 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 6.000,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 00,00 TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 5.000,00 TL
Posta Giderleri : 168,75 TL
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!