T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/515 Esas
KARAR NO : 2024/426
DAVA : Alacak (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/08/2023
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...’nin 37 yıllık eşi müteveffa ..., 19.04.2022 tarihinde vefat ettiği; murisin geriye kalan mirasçıları davacı ... ve murisin ilk evliliğinden olan kızı ... olduğu; davacının bilgisi dışında çok sayıda mal varlığının diğer mirasçı ... adına murisin sağlığında kayıt ve tescil ile devredildiğini öğrendiği; müteveffanın sağlığında, davacıdan mal kaçırma girişimleri ve eylemleri nedeniyle taraflar arasında tereke tespiti (... 23 Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Tereke sayılı dosyası ile derdesttir), muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil ve tenkis (... 30 Asliye Hukuk Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası ile derdesttir) ve mal rejiminin tasfiyesi (... 14 Aile Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile derdesttir) davalarının halen derdest olduğu; murisin ...’de bulunan ... ve dava konusu olan ...Cad, 144 Pafta, 994 Ada, 52 Parselde kayıtlı bulunan ...’in 1/8 hisse oranı ile malik olduğu; davacının murisi ..., vefatından önce davacıya miras yoluyla intikal edecek olan işbu Otel’in gelirinden/hasılatından mahrum bırakmak sadece murisin önceki evliliğinden olan kızı ...’i yararlandırmak amacıyla Otel’in işletmesini devrettiği öğrenildiği; davacının murisi ...’nin arsa sahibi olduğu ...Mah, 144 Pafta, 994 Ada, 52 Parsel üzerindeki 3.347 m2 büyüklüğündeki arsa üzerinde hasılat paylaşımı esaslarına göre bir gayrimenkul projesinin inşasına başlandığı; yüklenici firmanın ... A.Ş. olduğu; yüklenici ...A.Ş ile arsa sahibi ...’nin 21.06.2017 tarihinde yapmış oldukları Paylaşım Protokolü’ne göre işletmeyi/hasılatı %50-50 olacak şekilde paylaştığı; ..., ileride olası bir miras paylaşımında davacıyı bertaraf edebilmek amacıyla Otel’i gelirinden davacıyı mahrum bırakmak için 09.01.2021 tarihinde ... A.Ş ile birlikte bir İşletme Sözleşmesi akdederek Otel’in işletmesini kurucusu ve ortağı olduğu davalı Şirket ...A.Ş.’ye 3 yıllığına (09.01.2024 tarihine kadar) devrettiği; ...A.Ş’nin kurucu ortakları ve eski yönetim kurulu;...;... ve ...’den (murisin önceki evliliğinden olan kızı) oluşmakta iken, 26.06.2020 tarihinde Şirket’in ... isimli kişiye devredildiği; 09.01.2021 tarihli İşletme Sözleşmesinin 3 yıllık yapılmış olmasına rağmen, işbu sözleşmenin akdedilmesinin hemen akabinde 05.05.2021 tarihinde işletmeyi alan murisin ortağı olduğu ....A.Ş. yeni bir Alt İşletme Sözleşmesi ile Otel’in işletmesini ...Ltd, Şti’ye devredilerek Otel’in işletmesi murisin vefatından kısa süre evvel murisin uhdesinden çıkartıldığı; ...’in işletmesinin devredildiği 09.01.2021 tarihli sözleşmedeki imzanın muris ...’ye ait olmadığının tespiti amacıyla imza incelemesi yapılmasını, davacının tapuda ... Cad, 144 Pafta, 994 Ada, 52 Parselde kayıtlı bulunan ...’in tapu kaydını iktisap tarihi olan 19.04.2022 tarihinden itibaren elde edilmiş olan hasılatın bilirkişi marifetiyle tespit edilerek davacının sahip olduğu oran doğrultusunda yasal faizi ile birlikte tespit edilerek davacıya ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalılara duruşma gün ve saatini bildirir usule uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, alacak davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının ...’in hissedarı olması nedeniyle davalı şirkete iktisap tarihinden itibaren elde edilen hasılatı talep edip edemeyeceği talep edebiliyorsa miktarının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede ... 144 pafta 994 ada 52 parselde yer alan taşınmazın davalı ... Şti. bir kısım bağımsız bölümün maliki olduğu, davacının gerçek kişi olduğu ve iş bu taşınmaza ilişkin muris ...'nin vefatı nedeniyle mirasçısı sıfatıyla hissesi oranında sahip olduğu; davacı vekili murisin alt işletme sözleşmesi kapsamında davacının tapuda maliki olduğu hissesi oranında otelin gelirini talep ettiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Davacının gerçek kişi olması, davanın davacının mirasçı olması nedeniyle hissedarı olduğu otelin gelirini miras payı oranında talep ettiği; davacının gerçek kişi tacir olmaması ve davaya konu işin ticari iş olmadığı anlaşılmakla davanın nispi ticari dava olmadığından mahkememizin görevli olmadığı tespit edilmiştir. Davanın niteliği gereği Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gereken davalardan olduğundan davacının davasının görev-dava şartı yokluğundan-usulden reddine, Mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacının Davasının Görev-Dava Şartı Yokluğundan-USULDEN REDDİNE,
2-)Mahkememizin görevsizliğine,
3-)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulması halinde, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4-)HMK 331/2 md. gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-)Süresi içinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/06/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!