T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/470 Esas
KARAR NO : 2024/104
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 17/07/2023
KARAR TARİHİ : 20/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/01/2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca arkadan çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle ... plaka sayılı aracın içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'ın yaralandığını, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmayan aracın ... Hesabı'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ...'ın, söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nden 13/04/2023 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %7 oranında malul kaldığını, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; 500,00- TL sürekli iş göremezlik , 250,00-TL Tedavi Gideri, 250,00 TL Geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu kaza nedeniyle davacının tedavi gideri zararlarının tazmini amacıyla müvekkili kurum ... Hesabı’na başvurduğunu ve kurum nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, müvekkili ... Hesabı tarafından maluliyet tespiti için medikal firmadan rapor tanzimi talep edilmişse de birtakım belgeler eksik olduğundan ilgili tespitlerin yapılamadığını, eksik evraklar tamamlanmaksızın müvekkili kuruma yapılan müracaatın geçerli olmayacağını, davacının soruşturma dosyası kapsamında verdiği ifadesinde zarara sebep olan sürücüden şikayetçi olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında ve her durumda kaza tarihinde geçerli zorunlu sigorta poliçesinin teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, dosyada mübrez kaza tespit tutanağındaki ve soruşturma ile kovuşturma dosyasında tespit edilen kusur oranlarının hukuk yargılaması bakımından bağlayıcı olmayıp kusur oranının tespiti gerektiğini, söz konusu kaza sebebiyle kazaya neden olan olguların belirlenmesi için denetime elverişli, çelişkiye mahal vermeyecek şekilde bir adli trafik bilirkişi heyeti raporu alınması gerektiğini, davacı yanın sunmuş olduğu maluliyet raporunda belirtilen oran,süre ve tutarların fahiş olduğunu, davacının şikâyetleri dikkate alınarak, trafik kazasına bağlı yaralanması nedeni ile malul kalıp kalmadığının, maluliyet oranının, tedavilerinin sona ereceği tarihin kesin olarak belirlenebilir duruma geldiği konusunda rapor alınmasını ve raporda özellikle illiyet bağının belirtilmesi gerektiğini, kişi adına talepte bulunan veli ya da vasilerin kişinin velisi ya da vasisi olduğunu gösterir belgeyi ibraz etmeleri gerektiğini, erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda “Engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa raporun süreli olarak verilmesi gerektiğini . Devamlı engellilik raporu verilmeden önce hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir.” düzenlemesinin yer aldığını, bu kapsamda iyileşmenin sona erdiğinin kesin tespiti sonrasında 1 yıl geçmesi ile mağdurun fonksiyon kaybında herhangi bir düzelmenin olmadığı halinin kesin tespiti ile raporun sürekli olarak tanziminin gerektiğini, ancak raporda bu hususa ilişkin bir tespit bulunmadığını, neticede hem müvekkili kuruma başvuru hem de işbu dava aşamasında sunulan ve zorunlu evraklardan olan Kurul Raporu geçerli olmadığından, dolayısı ile ortada usulüne uygun bir başvurudan bahsedilemeyeceğinden, davanın “dava şartı” yokluğundan usulden reddini, usule ilişkin itirazlarının kabulüne, davacının tüm taleplerinin reddine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 13/02/2024 tarihli dilekçesi ile ; davacının aynı kaza talebine ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu ...sayılı dosyalardan başvuru yaptığını, ilgili dosyaların derdest olduğunu, dava konusunda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanarak daha önce dava açılmış ise aynı uyuşmazlıkla ilgili yeni bir dava konusu yapılamayacağını belirtmiştir.
GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık, 29/01/2022 tarihinde, dava dışı sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacı sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeni ile davacının bedensel zararlarının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafından ... hesabına 05/05/2023 tarihli başvuru dilekçesi ile, ... Üniversitesi Adli Tıp Polikliniği tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda başvuru yapıldığı, davalı kurum tarafından 03/06/2023 tarihli medikal firmadan rapor tanzimi istenilmesi sonucu, davacının geçirdiği trafik kazasının ardından "burun kemiği kırığına" yönelik yapılmış olması gereken cerrahi medikal tetkik ve tedavilere ilişklin tüm tıbbi belge ve raporların, İlgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma dosyası, güncel SGK Hizmet Dökümü ve SGK'dan geçici iş görmezlik ödemesi alıp almadığına dair eksik evrakların tamamlanması hususunda davacıya 05/06/2023 tarihinde mail gönderildiği, işbu davanın ise, eksiklikler tamamlanmadan 17/07/2023 tarihinde açıldığı görülmüştür.
2918 Sayılı yasanın 97 maddesi (Değişik madde: 14/04/2016-6704 S.K. 5. Mad.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklindedir.
Bu madde hükümüne göre davacının trafik kazası nedeni ile tazminat davası açmadan önce sigorta şirketine yazılı olarak başvuru zorunluluğu bulunmaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlarının Tazminat ve giderlerin ödenmesi başlıklı B2 maddesinde "(Değişik paragraf:RG-2/8/2016-29789) 2.1. Sigortacı; hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde tazminatı hak sahibine öder. Sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden ya da başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen belgenin sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar. Sigortacı hak sahibinden münhasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebilir." hükümüne yer verilmiştir.
2918 Sayılı yasanın 97 maddesi (Değişik madde: 14/04/2016-6704 S.K. 5. Mad.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekliliğine ilişkin şartın dava şartı olduğu noktasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından söz konusu dava şartı sonradan giderilebilir bir dava şartı olarak kabul edilmiş ise de; 6704 sayılı yasanın 5 maddesi ile değiştirilen 2918 sayılı yasanın 97 maddesinin gerekçeleri; "Alt komisyonun değişiklik gerekçesi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda değişiklik yapılması suretiyle, trafik kazalarında zarar görenlerin daha hızlı ve eksiksiz tazminat alabilmesi ve yargı üzerinde oluşan yükün hafifletilebilmesini teminen zarar görenlerin sigorta şirketine başvurmasının ardından, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun tahkime ilişkin başvuru şekli ve süresinin dikkate alınmasını öngören bir düzenleme Tasarıya yeni çerçeve 6 ncı madde olarak eklenmiştir." Plan ve bütçe komisyonun değişiklik gerekçesi Çerçeve madde 6 alt komisyon metninin çerçeve 6. maddesi; "Zorunlu trafik sigortası uyuşmazlıklarının daha hızlı çözülmesi için zarar görenin öncelikli olarak ilgili sigorta kuruluşuna başvurması, sorunun çözülemediği hallerde dava açması ya da sigortacılık mevzuatı uyarınca tahkime başvurmasına imkân sağlayacak şekilde değiştirilmesi suretiyle kabul edilmiştir" şeklinde açıklanmıştır
Tasarı yasalaşmadan önce TBMM Genel Kurul görüşmeleri sırasında iki adet önerge verilmiştir. Önergelerden birisi tüm madde metininin tasarıdan çıkartılmasına ilişkin olup bu önerge hakkında yapılan görüşmeler sırasında söz konusu tasarı ile dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru şartı getirilmiş olmasının mağduriyet yaratacağı, düzenleme ile zararın tazmini için sigorta şirketine başvuru yapılmaması halinde dava yoluna gidilemeyeceğinin kabul edileceğini bunun doğru olmadığını mağdurların sigorta şirketinin insafına terk edileceği yönünde eleştiriler getirilmiş ve değişlik önergesi sunulmuş ancak söz konusu önerge red edilmiştir. Yine aynı madde de yer alan dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılması ve 15 gün beklenmesi gerektiği şeklindeki hükümde yer alan 15 günlük sürenin 7 güne indirilmesi teklif edilmiş bu teklif de red edilmiştir.
Tüm açıklamalara göre yasa koyucunun gerekçesi ve TBMM Genel Kurulunda yapılan değişliklik önergeleri ile bu önergeler hakkında yapılan görüşmeler neticesinde önergelerin reddine karar verilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde söz konusu kanun maddesinde getirilen dava açılmadan önce Sigorta şirketine başvuru yapılması gerekliliğine ilişkin koşul ön dava şartı niteliğinde olup dava açılmadan önce yerine getirilmesi gereken bir koşuldur.
Bu şart yerine getirilmeden dava açılmış ise dava ön şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Söz konusu değişlik ile getirilen dava ön şartının dava açıldıktan sonra giderilebilecek nitelikte olması halinde yasa koyucu tarafından bu şekilde bir düzenleme yapılmasına gerek olmazdı zira madde metninin değişlikten önceki halinde mağdurun dava açmadan önce sigorta şirketine başvurma imkanı olduğu gibi doğrudan dava açma imkanı da bulunmaktadır. Yasa koyucu bilinçli olarak zarar görenlerin daha hızlı ve eksiksiz tazminat alabilmesi ve yargı üzerinde oluşan yükün hafifletilebilmesi amacı ile söz konusu değişliği yapmıştır.
Bu nedenle mağdurun doğrudan doğruya dava açması ve dava açtıktan sonra yargılama aşamasında sigorta şirketine başvuru yapmış olması ve bu şekilde dava şartının sonradan giderilebilir dava şartı olarak kabulü Yasa Koyucunun değişlik ile getirmek istediği asıl amacına aykırıdır. Son olarak, söz konusu dava şartının mahkemeye erişim hakkının bu kapsamda adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olup Anayasa Mahkemesi...esas ve... karar sayılı ilamında; " Davanın esası hakkında karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan koşullar şeklinde tanımlanabilecek olan dava şartları, yargılama usulü kanunlarında genel nitelikte dava şartları şeklinde düzenlendiği gibi diğer kanunlarda özel nitelikte dava şartı şeklinde de düzenlenebilmektedir. İtiraz konusu kural uyarınca dava yoluna başvurulmadan önce ilgili sigorta şirketine yazlı başvuruda bulunulmuş olması koşulu da özel nitelikte dava şartıdır. Dolayısıyla dava açılmadan önce yazılı başvuruda bulunulmuş olması, açılacak davada mahkemenin uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapabilmesi için zorunludur. Bu zorunluluğun yerine getirilmemesi hâlinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilecektir. Bu suretle dava açılmadan önce zarar görenin ilgili sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmasının öngörülmesinin taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargıya başvurulmadan çözümüne imkân tanıması ve böylece gerek zarar görenin tazminat alacağına kısa sürede kavuşmasına gerekse yargının iş yükünün azalmasına hizmet edebileceği gözetildiğinde kuralın bu yönüyle kamu yararını sağlama amacına ulaşılması bakımından elverişli olduğu açıktır. Hukuki uyuşmazlıkların yargıya başvurulmadan önce çözümüne imkân tanımak suretiyle hem uyuşmazlıkların kısa süre içinde giderilmesini hem de yargının iş yükünün azalmasını temin etmek biçimindeki amaçların dava açılmadan önce ilgili sigorta şirketine başvurulması zorunluluğundan daha hafif bir tedbirle gerçekleştirilebileceği, dolayısıyla sınırlamanın gerekli olmadığı da söylenemez. Diğer yandan kural zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmuş olması koşulunu öngörmekte ise de; Kanun’un 97. maddesinin ikinci cümlesinde sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde zarar görenin dava açabileceği veya tahkime başvurabileceği açıkça düzenlenmiştir. Kaldı ki kural işletene karşı herhangi bir başvuru yapılmış olmasına veya dava açılmış olmasına dahi gerek olmaksızın doğrudan sigorta şirketine başvuru yapılmasına imkân tanımaktadır. Bu yönleriyle kuralın kişilere aşırı bir külfet yüklediğinden de söz edilemez. &79. Bu itibarla Kanun’da sınırlama aracının sınırlama amacına uygun ve orantılı şekilde kullanılmasını sağlayacak yasal güvencelere yer verildiği ve amaç ile araç arasında makul bir dengenin gözetildiği anlaşıldığından kural mahkemeye erişim hakkına orantısız, dolayısıyla ölçüsüz bir sınırlama da getirmemektedir. " gerekçesi ile sigorta şirketine karşı dava açılmadan önce usulüne uygun şekilde sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması halinde davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilebileceği, bu durumun davacı açısından aşırı bir külfet getirmediği, adil yargılanma hakkının hak arama özgürlüğünün ihlali niteliğinde olmadığı da kabul edilmiştir. ( Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 20/12/2021 Tarih, 2020/2015 Esas, 2021/2121 Karar )
Tüm bu nedenlerle davalı sigorta şirketine karşı dava açılmadan önce mutlaka surette usulüne uygun şekilde bir başvuru yapılması gerekmekte, bu başvuru şartı yerine getirilmemiş olması halinde mahkemece işin esasına girilmeden HMK 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Dava şartları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinde düzenlenmiştir. Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
Bu açıklamalara göre eldeki dosyaya baktığımızda; davacının 29/01/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile yaralanmasına bağlı olarak geçici iş görmezlik, kalıcı iş göremezlik ve tedavi giderleri tazminatı isteminde bulunmuş, ancak dava açılmadan önce davalı ... hesabına uğramış olduğu zarar nedeni ile maddi tazminatın ödenmesi için gerekli olan tüm belgeler ile eksiksiz olarak başvuru yapılması gerekliliği yasa koyucu tarafından dava şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şart yerine getirilmeden dava açılmış ise dava ön şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda dava tarihinin 17/07/2023 olduğu davacı tarafından davalı ... Hesabına yapılan başvuru tarihi 05/05/2023 olsa da, cevap dilekçesi ekinde davalı kurum tarafından sunulan delillerin incelenmesinde, davacının geçirdiği trafik kazasının ardından "burun kemiği kırığına" yönelik yapılmış olması gereken cerrahi medikal tetkik ve tedavilere ilişkin tüm tıbbi belge ve raporların, İlgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma dosyası, güncel SGK Hizmet Dökümü ve SGK'dan geçici iş görmezlik ödemesi alıp almadığına dair eksik evrakların tamamlanması hususunda davacıya 05/06/2023 tarihinde mail gönderildiği, davacı tarafından dava açmadan önce davalıya usulüne uygun şekilde tüm evraklar ile eksiksiz bir biçimde başvuru yapılmadığı, anlaşılmakla dava ön şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacının davasının 6704 sayılı yasanın 5 maddesi ile değişik 2918 sayılı yasanın 97. Maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince 427,60 TL maktu karar harcının, peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmsine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/02/2024
Katip
E-İMZA
Hakim
E-İMZA
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!