T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/318 Esas
KARAR NO : 2024/276
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 10/05/2023
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işletmesine 28/02/2023 tarihinde davalı kurum görevlileri tarafından elektrik dağıtım sistemine müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilerek tutanak tutulduğunu, tutulan bu tutanağın usul ve yasaya uygun bir şekilde müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin 02/03/2023 düzenleme ve 13/03/2023 son ödeme tarihli ... Fatura seri numaralı 276.617,63 TL fahiş miktarlı fatura müvekkile gönderildiğini, davalı kurum görevlilerinin kaçak enerji sarfı yönündeki iddia ve tespitlerinin mesnetsiz olduğunu, bina girişinde tesisli bulunan ortak saat hattı dışında müvekkilinin işletmesine giren başka bir hat bulunmadığını, davalı kurum görevlilerinin gerçekte var olmayan bu detayı ve tespiti neye göre belirlediğini ve neye dayandırdığının anlaşılamadığını, davalı yanın yapmış olduğu tespitlerinin ve iddialarının tespiti ile yükümlü olduklarını, arabuluculuğa başvurduklarını ve anlaşmanın sağlanamadığını, bu nedenlerle dava ikame etmek zorunda kaldıklarını, müvekkilinin işletmesinde yapılan elektrik kesintisi sonucu müvekkilinin zarara uğradığını, vuku bulan ve devamında vuku bulacak zararın önlenmesi için elektrik kesintisinin durdurulması yönünde tedbir kararının ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D. İş sayılı dosyasında kabul edildiğini, davalı kurumun yönetmelik, elektrik enerjisi düzenleme kurul kararı ve yargıtay içtihatları göz önüne alınmadan usule ve hukuka ayrı bir şekilde işlem yapıldığını, davalı kurum çalışanları tarafından hazırlandığı iddia edilen ve herhangi bir şekilde müvekkile tebliğ edilmediğini, davalı yanca yapılan bu işlem esnasında orada bulunan şirket yetkilisinin ve tanıklarının dinlenmesini, ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D.İş dosyasından verilen tedbir kararının menfi tespit davasının sonuna kadar devamına, davanın kabulü ile davalı yana borçlu bulunmadığının tespitine ve yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbirin, bir tür hukuki koruma ; uyuşmazlık öncesinde veya uyuşmazlık süresince talep sahibinin talep ettiği hakkın ileride açacağı veya devam eden bir davanın sonunda elde etmesinin sağlanması amacıyla geliştirilmiş olan bir hukuki güvence sistemi olduğunu, bu güvencenin karşı tarafın hakkını sınırlandıran bir koruma olduğundan bir talep üzerine yerine getirilecek bir koruma sisteminin olmaması gerektiğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulunun da somut olayda gerçekleşmemiş olduğunu, 28/02/2023 tarihinde müvekkili şirket ekiplerince dava konusu mahalde yapılan kontrolde... 'ın ... seri ... sözleşmesiz sayaçtan enerji kullandığı tespit edilerek ... seri numaralı zabtın düzenlendiğini, zabıt ile kayıtsız sayaçtan geçen 31140 kWh tüketim ... seri fatura karşılığı kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, ... seri ... kayıtsız sayacın süzme olmadığını, 17/03/2023 tarihli çevre araştırması ve ekip görüşünün olduğunu, kaçak elektrik kullanıldığına dair video kayıtlarının mevcut olduğunu ve bunun ispat edildiğini, davacının kaçak kullanım ile hem tüketici hem de müvekkil şirketi maddi zarara uğrattığını, aynı zamanda çevresinde kendisiyle aynı trafo ve kablo üzerinden enerji alan diğer tüketicilerin sağlıklı enerji kullanımı hakkını engellediğini, tedbirin %15 teminat karşılığında verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın ticari işletme faaliyetlerine devam ettiğini ve davacı tarafın tedbir uygulanırken şirketinin iflasının istemesi ticari faaliyetlerini kapatması ihtimalinin düşünülmediği, ihtiyati tedbir hükmünün doğmuş ve doğacak borçlara ilişkin olarak elektriğin kesilmemesi şeklinde verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu , verilen ihtiyati tedbir kararının ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçmekte olduğunu, ihtiyati tedbir kararının meydana getirebileceği sonuçların mahkemece hiçbir suretle değerlendirilmediğini, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, bu talebin reddi halinde elektriğin kesilmememsi ve uyuşmazlık konusu dışında kalan doğacak alacakları da kapsayan ihtiyati tedbir kararının değiştirilerek dava konusu alacaklı sınırlanmasını ve ayrıca tedbirin devamına karar verilmesi halinde karşı tarafın ticari faaliyetlerini hala sürdürdüğünü ve bu sebeple ödeme kuvvetinin bulunduğunu, dava sürecinde borçtan kurtulmak adına bu kurumdan yararlandığını ve ticari faaliyetlerini sonlandırma ihtimalini göz önünde bulundurarak, müvekkil şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'nün teminat olarak depo edilmesini ve her koşulda aleyhimize hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasına karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlığın, 02/03/2023 düzenleme ve 13/03/2023 son ödeme tarihli 193.500,00 TL bakiye alacak iddiasına konu fatura yönünden davacının, davalı kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit talepli dava olduğu anlaşılmıştır.
Davacının kullanımında bulunan ... hesap numaralı ... adresli tüketim noktasında kurulu bulunan sayaçta davalı kurum tarafından 28/02/2023 tarihinde yapılan kontrollerde "ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale edilerek enerji kullanıldığı" hususunun tespit edilmesinin üzerine ... seri numaralı usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağının düzenlendiği, ilgili tutanağın düzenlenmesinden sonra kaçak elektrik kullanımının gerçekleştiği dönemde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri 42.1/a uyarınca hesaplama yapılarak mevzuat hükümleri çerçevesinde davacı adına işbu zapta istinaden tespit esnasındaki yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği 13/03/2023 son ödeme tarihli, 31140 kWh karşılığı 276.617,63 TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturasının düzenlendiği, davacı tarafından 89.700,00 TL davalı kuruma ödeme yapıldığı, bakiye miktar yönünden ise eldeki menfi tespit talepli davanın açıldığı görülmüştür.
Davaya konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağında davacıya ait ... adresinde Ütü Paketleme işinin yapıldığı yer aldığı anlaşılmıştır.
Davacının gerçek kişi olması nedeniyle tacir olup olmadığı hususunda mahkememizce yapılan araştırmada davacının ticaret sicil müdürlüğünde kaydının bulunmadığı görülmüştür.
... Vergi Dairesi Müdürlüğü2nün 12/12/2023 tarihli cevabi yazısında, davacının 18/03/2014 tarihinde yetki alanında bulunan ... adresinde, Dış Giyim Eşyalarının Toptan Ticareti faaliyeti ile iştigal ettiği ve mükellefiyet kaydının 31/07/2014 tarihi itibariyle Terk olduğu, davacının kazancının şahsi ticari kazanç olduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu tespit edilmiştir.
Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece res'en gözetilir.
Bilindiği üzere, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır.
Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanun'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Tüm dosya kapsamında davanın mutlak ticari davalardan olmadığı; davacının tacir olmadığı, esnaf olduğu ve davacının kazancının şahsi ticari kazanç olduğu görülmekle davanın nispi ticari dava özelliğine de sahip olmadığı anlaşılmakla mahkememizde açılan iş bu menfi tespit davasında mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan-usulden reddine; mahkememizin görevsizliğine, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulması halinde, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-)Davanın DAVA ŞARTI-GÖREV YÖNÜNDEN USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-)Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakiben 2 hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-)Süresi içerisinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-)HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değrlendirilmesine,
5-)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde görevli mahkemeye başvurulmadığı takdirde harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda ek karar yazılmasına,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/04/2024
Katip
E-İMZA
Hakim
E-İMZA
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!