WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

İSTANBUL 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/612 Esas
KARAR NO : 2024/88

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 27/07/2022
KARAR TARİHİ : 13/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... sayılı kararı ile ...Bankası A.Ş hakkında iflas kararı verildiği, ... 1.İflas Müdürlüğünün ... iflas dosyası ile tasfiye işlemleri yapıldığı, müvekkili şahsın ... hisse senetleri mevcut olduğu, hisse senetlerinden doğan alacağın iflas masasına kaydedilmesi için iflas müdürlüğüne başvuru yapıldığı, iflas müdürlüğünün müvekkili şahsın alacağının olmaması ve talebin hisse senetlerine dayalı olması nedeniyle reddine karar verdiği, müvekkili şahsın borsada işlem gören bu hisse senedi nedeniyle alacaklı olduğu, tasfiye sonunda ... Bankası A.Ş nin malvarlıkları borçlarını karşılayacak olması nedeniyle de müvekili şahsa ödeme yapılması gerektiği, ...'nın kapatılması sonucunda hisse değerinin azalması veya sıfırlanması müvekkilinin kontrolünde olan bir durum olmadığı, müvekkiline hisse senedinin değerini bankadan çekebilme imkanı hiç verilmediği, müvekkilinin yaptığı yatırımı alamamasının mülkiyet hakkını ihlal ettiği, aynı zamanda hakkaniyet ilkesine uygun olmadığı, bankayı devletin kapattığı ve müvekkiline de hiçbir zaman yatırımını çekme imkanı tanınmadığı, olayda müvekkilinin devlete karşı son derece zayıf bir konumda kaldığı, 2015 yılındaki 90.000 hisse senedinin Euro ve Dolar bazındaki değerinin 16.000 Euro üzerinde olduğu, fazlasına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, adli yardım talebinin ve davanın kabulüyle, müvekkili şahsın alacağının iflas masasına kaydedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...(...), 29 Mayıs 2015 tarihinde ... karar numarasıyla alınan ve ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen kararı ile ...Bankası A.Ş’nin (“...”) kontrolüne el koymuş ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 71’inci maddesi uyarınca ...’nın yönetim ve denetimini ...’na (...) devrettiği, ...tarih ve ... sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan; ...’nın ...tarih ve ... sayılı Kararı ile ...’nin ... tarih ve ... sayılı yazısında yer alan talebi üzerine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. Maddesinin son fıkrası hükmü çerçevesinde ...’nın faaliyet izninin kaldırılmasına karar verildiği, ... tarafından açılan ve ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...E. sayılı dosyasıyla işlem gören iflas davasında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 106. maddesi uyarınca ...’nın iflasına, iflasın 16.11.2017 tarih ve saat 15.28 itibariyle açılmasına, iflas tasfiyesinin ... tarafından yerine getirilmesine karar verilmiş ve karar temyiz incelemesi sonucunda kesinleştiği, ...’nın tasfiyesinin ... 1 İflas Müdürlüğü'nün... İflas sayılı dosyası üzerinden devam ettiği, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu madde 106/3 düzenlemesi doğrultusunda..., ... tarafından iflas dairesi, alacaklılar toplantısı ve iflas idaresi görev ve yetkileri kullanılarak tasfiye edilmekte olduğu, ... hakkındaki iflas kararı kesinleşmiş olduğundan tasfiyeyle sınırlı olmak üzere faaliyetlerini sürdürmekte ve tüzel kişiliği de devam etmekte olduğu, tasfiye sürecinin ... tarafından önerilen ve İcra Mahkemesince belirlenen 3 kişilik İflas İdare Heyeti tarafından yürütülmekte olduğu, şirket ortaklarının payları için ödediği hisseler ortaklığın sermayesini oluşturduğundan, hisse senedi sahipleri kural olarak iflas masası alacaklısı olamayacakları ve hisse senedi değerinin karşılığını iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyecekleri, "Sunulu evrak ve müflis Banka kayıtları değerlendirilerek Müflis bankadan alacağının olmaması ve talebin hisse senedine dayalı olması nedeniyle" müvekkili iflas idaresi tarafından reddine karar verildiği, davacı tarafın müflis bankadan alacağının bulunmaması ve davacı tarafın alacak kayıt talebinin hisse senedine dayanması sebebi ile alacak kayıt talebinin reddine karar verildiği, anonim şirkette ortakların payları için ödenen hisseler ortaklığın sermayesini oluşturduğu, sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından hisse senedi sahipleri kural olarak iflas masası alacaklısı olamayacakları ve hisse senedinin karşılığını iflas masasına kaydettiremeyecekleri davacının dava konusu ettiği alacak kayıt talebinin hisse senedine dayanması ve davacının müflis bankadan alacağı olmaması sebebiyle işbu alacak kayıt talebinin kabulü mümkün olmadığından öncelikle davanın (İİK.m.235'deki hak düşürücü sürede açılmamış ise) dava şartı yokluğundan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE /
Dava konusu uyuşmazlık, davacının iflas tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti ve kayıt kabul istemine ilişkindir.
Mahkememizin 09.09.2022 tarihli ara kararı ile davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkememizce, davacıların iflas masasına başvuru dilekçesi ve ekleri, başvuruya ilişkin iflas idare memurlarının kararı, sıra cetveli, tebligat belgesi ve sıra cetvelinin ilanına ilişkin gazete suretleri celp edilip incelenmiştir. ... 1. İflas Müdürlüğü'nün ... iflas dosyasından alınan yazı cevabında, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sırasında açılan davada 16/11/2017 tarihli ...Esas,... Karar sayılı karar ile ... sayılı Bankacılık Kanununun 106'ncı maddesi uyarınca müflis ... Bankası A.Ş'nin iflasına karar verildiği, düzenlenen sıra cetvelinin ...tarihli ... ve ... tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmiş olduğu, davacının dava konusu alacak kayıt başvurularının ... kayıt numarasına alındığı, kayıt başvurusunun reddine ilişkin kararın davacı vekiline 07/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat masrafı yatırıldığından davacı vekili tarafından tebliğ açılma tarihinin 5 gün sonrasına denk gelen 12/07/2022 tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde İİK. Md. 235'e göre kayıt kabul davasının açılmış olduğu görülmüştür.
İstanbul BAM 45. HD 2023/1146 Esas 2023/932 Karar sayılı ilamında " Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin Anonim Şirketler hakkında verdiği aşağıdaki kararına göre; "...davacının anonim ortaklıktaki payı hisse senedine bağlanmıştır. Ortakların payları için ödediği hisseler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından, ortaklığın iflâsı halinde hisse senedi sahipleri kural olarak iflâs alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, hisse senedinin değerini iflâs masasına alacak olarak kaydettiremezler (Pekcanıtez, Hakan; Anonim Ortaklıkların İflâsı, Ankara 1991, sh. 68; Atalay, Oğuz; Anonim Ortaklıkların İflâsı, İzmir 1996, sh. 204). Hisse Senedi sahipleri kanununda yazılı şartların bulunması halinde kâr payı, hazırlık dönemi faizi, yan edim yükümlülüklerinin karşılıkları ve sermaye azaltılmasında iadesine karar verilmiş, sermaye pay miktarı için doğmuş alacaklarını iflâs masasına alacak olarak yazdırabilirler.
Davacı ise, ...hisse senetlerinin bedelinin iflâs masasına kaydını talep ettiğinden, davacının iflâs masasına kaydı gereken alacağı bulunmamaktadır. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan ve İİK.nun 196. maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde, hisse senedi sahiplerine ödeme yapılması mümkündür." (Yargıtay 19.HD., 10.6.1996, E.1996/2968, K.1996/4360 - YKD., Ocak 1997/1, s.81-82 ; Doç. Dr. Timuçin MUŞUL, Gerekçeli - Notlu - İçtihatlı İcra ve İflâs kanunu ve İlgili Mevzuat, 3. Baskı, İstanbul-2004, s.615).
Bu hükümlerden ve yargı kararından anlaşılacağı üzere; davacı, hisse senedinin değerini iflâs masasına alacak olarak kaydettiremeyeceğinden; mahkemece bu gerekçelerle davanın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır."
6102 sayılı TTK'nın 379-389. maddelerinde, belli istisnalar dışında şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği öngörülmüş, buna paralel olarak TTK'nın 480/3. maddesinde ise, "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına ilişkin hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle, anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira, ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196. maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkün olup, TTK'nın 480/3 ve 379. maddeleri uyarınca, ortakların hisse bedelini geri istemeleri mümkün olmadığı gibi, anonim şirketlerin de kendi hisse senetlerini geri alabilmeleri mümkün olmadığından hisse senedi bedelinin iflas masasına kayıt talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, istikrar kazanmış Yargıtay ve BAM İçtihatları, TTK ve İİK hükümleri uyarınca, anonim şirketlerde hisse senedi bedellerinin, müflis şirketten iflas tarihi itibari ile alacaklı olan üçüncü kişilerin alacaklarını kaydettirmesi için İİK hükümlerine göre oluşturulan iflas sıra cetveline kaydının hukuken mümkün olmadığı dolayısı ile hisse senedi bedeli alacağı ile ilgili davacının, müflis banka iflas tasfiyesi sonunda iflas masasından dava konusu hisse senedine dayalı haklarını talep hakkı saklı kalmak kaydı ile, davacınını sıra cetveline kayıt kabul talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının, müflis banka iflas tasfiyesi sonunda iflas masasından dava konusu hisse senedine dayalı haklarını talep hakkı saklı kalmak kaydı ile, davacınını sıra cetveline kayıt kabul talebinin REDDİNE,
2-Davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiş olmakla davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiş olmakla yargılama giderleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı tarafından yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 13/02/2024

Katip

Hakim