WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/444 Esas
KARAR NO : 2024/460

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/01/2015
KARAR TARİHİ : 12/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile sigortalı ... A.Ş. (...) arasında düzenlenen ... sayılı poliçe ile sigortalıya ait hasarlar ve bu hasarlar neticesinde doğan zararların teminat altına alındığı, 24.10.2012 tarihinde yapılan çalışma esnasında ...adresinde sigortalıya ait boru hattına zarar verildiği, meydana gelen hasar neticesinde sigortalıya 10.217,67 TL tutarında sigorta tazminatı ödendiği, ödenen tazminat bedelinin zarar veren davalıdan tahsilinin sağlanması amacıyla 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı, davalının itirazı neticesinde takibin durduğu, bu nedenle davanın kabulüne, borçluların haksız itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA/
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73. Maddesi çerçevesinde işbu rücu davasında zamanaşımı süresi geçtiğinden, davanın esasa girmeden reddinin gerektiği, davalı şirketin arıza bakım onarım işlerini yüklenici firmalara anahtar teslimi yolu ile devretmiş olduğu, bir hasar söz konusu ise bunun sorumlusunun dava dışı yüklenici firma olduğu bu nedenle davanın husumetten reddinin gerektiği, dava konusu olayın meydana geldiği bölgedeki arıza bakım onarım kazı çalışmalarının tamamının istisna akdi kapsamında ... Ltd. Şti'ye devredildiği bu nedenle davalı şirketin yasa ve içtihatlar doğrultusunda sorumlu tutulmaması gerektiği, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmemesi durumunda davacı tarafın meydana gelen hasara davalı şirketin olumlu ya da olumsuz bir davranışının neden olduğu yani illiyet bağını ispat etmesi gerektiği, dava konusu olayda davacı tarafın kusurlu olup olmadığının tespitinin önem arz ettiği zira davacı ...'a ait boruların hiçbir koruma tedbiri alınmadan teknik şartnameye açıkça uymadan döşendiğinden emniyet mesafelerine uymadan birbirine yakın tesisler nedeniyle hasarın meydana geldiği bu durumda tesisin sahibi olarak Borçlar Kanunu m.58 hükmü gereği tüm sorumluluğun davacıya ait olduğu, davacı tarafın Kuvvetli Akım Yönetmeliği m.58/b-15'deki hususlara riayet edip etmediğinin araştırılması gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen faizin de yasal olmadığı; reddi gerektiği neticeten davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... adına dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir usule uygun tebligat yapıldığı ancak davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili, davacı sigorta şirketi ile ... arasında akdedilen sigorta sözleşmesi nedeni ile düzenlenen ... sayılı sigorta poliçesi ile sigortalısını İstanbul sınırları içinde yer alan boru hatları, servis kutuları ve sair tüm yeraltı ve yer üstü varlıklarına verilen hasarların sigorta güvencesine alındığı, 24.12.2012 tarihinde davalı şirket tarafından diğer davalıya taşere edilen çalışma neticesinde sigortalılarına ait “...” adresindeki boru hattına zara verildiğini, meydana gelen hasar nedeni ile sigortalılarına 10.217.67 TL hasar bedeli ödendiği bu nedenle TTK m. 1472 kapsamında sigortalının haklarına halef oldukları, ödemiş oldukları tazminatın tahsili için ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinde takip başlattıkları, davalı borçluların takibe itirazları nedeni ile takibin durdurulmasına kara verildiği davalıların itirazlarında haksız olmaları nedeni ile itirazlarının iptalini talep ettiği anlaşılmıştır.
Dava dosyasına celp edilen ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı/borçlular aleyhine 17/2/2014 tarihinde, ilamsız yolla, 24.12.2012 tarihinde “...” adresinde sigortalıya ait boru hattına verilen zararın rücu suretiyle tahsili için 10.217,67 TL asıl alacak, 1.179,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.396,76 TL'nin takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %9 yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine davalı/borçluların süresinde olarak yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve süresinde olarak işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
İhtilaf, davacı alacaklının davalılardan takip sebebi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak takibe konu alacağın sebebi ve meydana gelen zara miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkeme 6100 sayılı HMK m.266 gereği talep halinde veya re’sen keşif ve bilirkişi deliline başvurabilir.
Mahkememizin 11/03/2020 tarih 2018/1011 E. ve 2020/165 K. sayılı kararı ile ''Yargılama neticesinde mahkememizin 23.12.205 tarih 2015/63 E. Ve 2015/783 K. Sayılı kararı ile sübut bulmayan davanın kısmin kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafın kara aleyhine temyiz kanu yoluna başvurması neticesinde Yargıtay 11. HD. 14.05.2018 tarih 2016/11345 E. Ve 2018/3534 K. Sayılı kararı ile mahkememizin kararını “Dava sigorta teminatı nedeni ile ödenen hasar tazminatının tahsiline ilişkin icra takiben yönelik itirazın iptali işlemine ilişkin olup mahkemece davanı kabulüne kara verilmiştir. Ancak davalı ... vekili olayın vukuuna dava dışı sigortalı şirketin yönetmeliğe aykırı olarak kendisine ait yer altı kablolarına yakın olarak boru döşemiş olmasının yol açtığını ileri sürmüştür. Mahkemece davalını bu savunması üzerinde durulmamış yapılan bilirkişi incelemesinde de bu hususa dair değerlendirme yapılmamıştır. Davalının bu savunmasının ispatlanması halinde 818 sayılı borçlar kanunun 44. (6098 sayılı TBK. m. 52) maddesinin uygulanmasını gerekip gerekmeyeceği mahkemenin takdirinde olup anılan huşularda yeniden değerlendirme yapılarak sonucuna göre kara verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne kara verilmesi doğru görülmemiş kararın davalı ... yararına bozulmasını gerektirmiştir.” şeklindeki gerekçe ile bozmuştur.
Bozma akabinde iş bu dosya üzerinden kayıt gören davada mahkememizin 6.3.2019 tarihli ara kararı ile bozmaya uyulmuştur. Bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 7.5.2019 tarihinde keşif icrasına kara verilmiş ve bilirkişilerce mahallinde inceleme yapıldıktan sonra bilirkişilere raporları tanzim ve ibraz için 30 günlük süre verilmiştir. Bilirkişilerce tanzim edilen 13.7.2019 tarihli rapor ile “Mahal yerinde gerek davacı sigortalının döşediği doğal gaçz boruları ve gerekse de davalını döşediği yeraltı kablolarının arasındaki gerek mesafenin ve gerekse de döşeme şeklinin yönetmeliklere uygun olup olmadığını tespitinin gerektiği ve bu nedenle mahal yerinin açılması gerektiği” tespit edilmiştir. Bu nedenle 20.11.2019 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile davacı tarafa 20.01.2020 tarihinde saat 10.00 itibariyle kazıcı temin etmesi için kesin süre verilmesine temin edip bu yerin kazılmasını sağlamadığı takdirde zara miktarını ispattan vazgeçtiği davacı vekilen ihtar edilmiştir. Bu ara karar kapsamında bilirkişiler 20.01.2020 tarihinde saat 10.00’da hazırken kalem görevlisi Alparslan Dülger tarafından davacı vekiline telefon ile ulaşılarak kazıcı temin edip etmediklerini sorulması üzerine temin edemeyeceklerini beyan etmesi üzerine durum aynı tarihli tutanak ile kayıt altına alınmıştır. 11.3.2020 tarihli duruşmada davacı vekili kazıcı temin etmemiş olmalarını sorulması üzerine, davacı vekili “Hasarın 2012 yılında meydana gelmiş olması karşısında yapılacak kazının zararın tespitine etkisi olmayacağı nedeniyle kazıcı temin edilmemiştir..” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Herhangi bir vakıadan kendisi lehine hak çıkaran taraf o vakıanın gerçek olduğunu ispat yükü altındadır. İspat faaliyete kapsamında bu yükümünü ifa için gerekli masrafları yatırmak ve ispat araçlarını temin etmekle bu yükümünü ifa etmiş olur. Ancak re’en araştırma durumu hariç taraflar bu yükümlülüklerini ifa edip etmemekte serbesttirler. Bu kapsamda davacı taraf zararın davalını tarafın yaptığı kazıdan kaynaklandığını, yeraltı borularının döşenmesi konusunda kendisine kusur atfedilemeyeceğini ve zara miktarını ispat yükü altındadır. Bu da bilirkişi raporu ile belirtildiği üzere yerin açılması ile ispat edilebilecek bir durumdur. Bu kapsamda davacı tarafın doğrudan kazıcı temin etmesi veya kazıcı temin etmek için dava dosyasına masrafını yatırması gerekir. Buna rağmen zarar miktarı ispat edilemediğinde yani fiili imkansızlık ortaya çıktığında mahkeme 818 sayılı TBK. m. 44 kapsamında takdiren zara miktarını tespiti konusunda karar verebilir. Ancak taraflar bu kapsamda ispat yüklerini ifa etmeden mahkeme m. 44 anlamında takdiren zarar tespitinde bulunamaz. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında Yargıtay bozma ilamında da bozma sebebi olarak dile getirildiği üzere davacı taraf yeri açtırmak sureti ile zararın kazıdan kaynaklandığını ve kendisine ait boruların usulüne uygun döşendiğini ispat yükü altındadır. Bunun için mahkemece belirlenen gün ve sasate kazıcı temin etmesi veya masrafını yatırması gerekir. Ancak mahkemeni ara kararına rağmen kazıcı temin edilmediği gibi 11.3.2020 tarihli duruşmada “Harın 2012 yılında meydana gelmiş olması karşısında yapılacak kazının zararın tespitine etkisi olmayacağı nedeniyle kazıcı temin edilmemiştir..” şeklinde beyanda bulunulmuştur. Oysa delilerin serbestçe takdiri yetkisi mahkemeye aittir. Davalı tarafın verilen süreye rağmen kazıcı temin etmemiş olmaları ve duruşmadaki beyanları ispat külfetinden zımni feragat niteliğinde olduğundan'' sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin işbu karara ilişkin temyiz kanun yoluna başvurması sonrası Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 24/01/2022 tarih 2020/7671 Esas 20222/575 Karar sayılı ilamı ile ''Dava, sigorta teminatı nedeniyle ödenen hasar tazminatının rücuen tahsiline ilişkin icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, hasarın meydana gelmesinde davacının sigortalısına ait doğalgaz borularının yanlış döşendiği yönündeki davalıya ait savunmasının araştırılması için hasarın meydana geldiği sokakta keşif gün ve saatinde kazıcı temin etmesi için davacıya ihtarlı süre verilmesine rağmen davacı taraf kazıcı temin etmediğinden hasar miktarını ispat külfetini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Haksız fiil nedeniyle tazminat istemli davalarda; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. (6098 sayılı TBK'nın 50.) maddesi uyarınca zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. (6098 sayılı TBK'nın 52.) maddesi kapsamındaki zararın indirilmesini veya kaldırılmasını gerektiren nedenlerin bulunduğunu ispat yükü ise, bu savunmaları yapan zarar verene aittir.
Somut olayda; davanın kabulüne dair karar, temyiz eden davalı vekilinin sair temyiz istemleri Dairemizce reddedilerek, davalı vekilinin, olayın vukuna dava dışı sigortalı şirketin yönetmeliğe aykırı olarak davalıya ait yeraltı kablolarına yakın olarak boru döşemiş olmasının yol açtığı savunmasının ispatlanması halinde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. (6098 sayılı TBK md. 52) maddesinin uygulanması gerekip gerekmeyeceğinin mahkemece takdir edilmesi için bu savunmalarının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararının kapsam ve şekline göre davacı-zarar görenin zararı ve zarar verenin kusurunu ispatladığı hususları davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu durumda, mahkemece bozma kapsamındaki 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. (6098 sayılı TBK md. 52) maddesine yönelik incelemede ispat yükünün davalı zarar veren üzerinde olduğu kabul edilerek yargılama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de; mahkemece, keşif yapılabilmesi için ilgili tarafa keşif gün ve saatinde kazıcı hazır etmesi için meşruhatlı ihtarda bulunulmuş ise de, iddia ve savunma vakılarını ispat için keşif yapılması gereken hallerde, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesindeki ''Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır.'' hükmü gereğince taraflar yalnızca keşfin yapılması için gerekli olan masrafları yatırmakla mükellef tutulabilir. Bu durumda, mahkemece ispat yükü kendisine düşen tarafa kazıcı temini dahil keşif masraflarını avans olarak yatırması için meşruhatlı ihtar yapılarak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir. Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile, mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına'' şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı sigorta şirketi tarafından ... için "sınai- ticari yangın sigorta poliçesi"nin 31.12.2011- 31.12.2012 tarihlerini kapsayacak şekilde düzenlendiği anlaşılmıştır. Davaya konu hasar tespit tutanağı incelendiğinde 24/10/2012 tarihinde saat 02:12'de ... adresinde ihbar üzerine yapılan incelemede "... tarafından üstünden geçiş yapılarak yer altı elektrik kablolarının ark yapmasından dolayı hasar verilip gaz çıkış olmuştur.Toprak altı sızan gaz binanın atık su kanalından binaya sızıp alevli parlama ile yaralanmaya sebep olmuştur.3 adet polietilen vana kapatılıp gerekli müdahale yapıldı." hasarın nedeni elektrik olarak gösterildiği; hasar neden olan firma davalı ... adına davalı (müteveffa) ... tarafından tutanağın imzalandığı anlaşılmıştır. ... tarafından düzenlenen hasar onarım giderleri belgesinde malzeme, personel, araç, gaz ve acil kazı ve diğer giderlerin toplam 10.217,67 TL olduğu tespit edilmiştir.
Bozma öncesi alınan 12/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle, 31.12.2012 tarihli hasar onarım giderleri belgesinde belirlenmiş bulunan KDV hariç toplam 10.217,67 TL tutarındaki hasar bedelinin kadri maruf olduğu tespit edilmiştir.
Bozma ilamı doğrultusunda 22/09/2023 tarihinde mahallinde bilirkişiler eşliğinde keşfin icra edildiği; mahkeme gözleminde "... kesişiminde yer alan yol ağzında ... elektrik direğinin bulunduğu kesimin karşı tarafında kepçe vasıtasıyla yol kazıldı, gözüken topraklı alanda belediye personeli tarafından kürekle kazı çalışması yapıldı, ilk olarak çıkan toprak harcından sonra elektrik kablolarının geçtiği siyah boruların görüldüğü, bir müddet daha yan tarafı kazıldıktan sonra ...'a ait doğalgaz borusu görüldü, bilirkişiler tarafından gerekli fotoğraflamalar incelemeler ve ölçümler yapıldı, bu aşamada kazıya son verildi, ... Belediyesi personeli taraıfndan kazılan yolun kapatılması için işlemlere başlanıldığı anlaşıldı." tespit edilmiştir.
Keşifte ... personeli ...'in olay gününe ilişkin görgü ve bilgisini olduğunu beyan etmek ile tanık olarak alınan beyanında "Olay günü kazanın meydana geldiği yerin ... kesişiminde ... elektrik direğinin bulunduğu alanın önünde meydana geldiği, olay günü gerçekleşen patlamadan sonra tamirat yapıldı, doğalaz kumu ile dolgu yapılarak üzerine de ikaz işaret bandı çekilerek tranşe kapatıldı, sonrasında ... için herhangi bir işlem yapılmadı, ancak kazı yapıldıktan bir müddet sonra ...!ın tekrar noktayı açtığını anladık, çünkü ikaz işaret bandımız yerinde yoktu, ...!ın kabloları yaklaşık 45 cm yukarı çekilerek doğalgaz borusunda uzaklaştırıldığı gördüm, ayrıca olayın meydana geldiği gün çekilen fotoğrafları ... Şebeke Şefi olan ... tarafından almış bulunmaktayım, bilirkişilere bu fotoğrafları teslim ediyorum," dediği görülmüştür.
Bozma sonrası mahkememizin işbu dosyasında yapılan yargılamada alınan 04.02.2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile mahal yerinde, davacı sigortalısının 2006 yılında doğal gaz borularının üstüne sonradan davalının kablolarının döşendiği, Yönetmelik gereği yeraltında döşenen elektrik kablolarının doğal gaz borularına mesafesinin en az 60 cm olması gerektiği ancak yapılan gözlemde söz konusu mesafenin olmadığı, davalının yeraltı kablolarının gerek ... Şartnamesine ve gerekse de elektrik kuvvetli akım tesislerinin ivarındaki tesislere olan en küçük yaklaşım mesafelerinde belirtilen, ”... yeraltında döşenen elektrik kablolarının doğal gaz borularına mesafesinin en az 60 cm olması...” gerektiği hususuna uyulmadığı bu nedenle hasarın oluşmasında davalının %100 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davacı, davalılardan .. 33. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası10.217,67 TL asıl alacak ve 1.179,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 11.396,76 TL talebinin olduğu, yapılan hesaplamalarda oluşan hasar tutarının 8.125,17 TL ve 957,65 TL yasal faiz tutarı ilavesiyle toplam 9.082,82 TL hesaplandığı, davacının, davalıdan toplamda 9.082,82 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
...'a yazılan müzekkere cevabında doğalgaz borularının 2006 yılında yapıldığı anlaşılmıştır. Keşfen yapılan incelemede ve alınan 04.02.2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile dinlenen tanık, olaya ait hasar tutanak ve belgeleri ile boruların yapım tarihi de dikkate alındığında mahal yerinde, davacı sigortalısının 2006 yılında doğal gaz borularının üstüne sonradan davalının kablolarının döşendiği, Yönetmelik gereği yeraltında döşenen elektrik kablolarının doğal gaz borularına mesafesinin en az 60 cm olması gerektiği ancak yapılan gözlemde söz konusu mesafenin olmadığı, davalının yeraltı kablolarının gerek ... Şartnamesine ve gerekse de elektrik kuvvetli akım tesislerinin ivarındaki tesislere olan en küçük yaklaşım mesafelerinde belirtilen," yeraltında döşenen elektrik kablolarının doğal gaz borularına mesafesinin en az 60 cm olması" gerektiği hususuna uyulmadığı bu nedenle hasarın oluşmasında davalının %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Dava dışı sigortalı şirketin yönetmeliğe aykırı olarak davalıya ait yeraltı kablolarına yakın olarak boru döşemiş olmasının yol açtığı savunmasının ispatlanmadığı anlaşılmakla 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44. (6098 sayılı TBK md. 52) maddesinin uygulanması gerekmemektedir.
Bozma ilamı doğrultusunda keşfin icra edilerek 24/10/2012 tarihinde saat 02:12'de ... adresinde meydana gelen hasara davacı sigortalısının 2006 yılında doğal gaz borularının üstüne sonradan davalının kablolarının döşendiği, Yönetmelik gereği yeraltında döşenen elektrik kablolarının doğal gaz borularına mesafesinin en az 60 cm olması gerektiği ancak yapılan gözlemde söz konusu mesafenin olmadığı, davalının yeraltı kablolarının gerek ... Şartnamesine ve gerekse de elektrik kuvvetli akım tesislerinin ivarındaki tesislere olan en küçük yaklaşım mesafelerinde belirtilen," yeraltında döşenen elektrik kablolarının doğal gaz borularına mesafesinin en az 60 cm olması" gerektiği hususuna uyulmadığı davalının tam kusuru ile zararın meydana geldiği, davacının sigortalısı olan ... tarafından kusurlu bir eylemin bulunmadığı bu nedenle davacının davaya konu hasarı davalı şirketten ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında talep edebileceği anlaşılmıştır. Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda hesaplanan denetime elverişli olan hasar tutarının 8.125,17 TL olduğu tespit edilmiştir. İcra dosyasında yer alan işlemiş faiz yönünden davalı şirketin takip öncesi temerrüde düşürüldüğüne dair dosyada delil bulunmadığından işlemiş faiz yönünden talebin reddine karar verilmiştir. Takip talebi ve dava dilekçesinde yer alan yasal faiz talebi dikkate alınarak davacının Davalı ... A.Ş. aleyhine açtığı davasının kısmen kabulü ile; davalı tarafın ... 33 İcra Dairesi’nin ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 8.125,17 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren işbu asıl alacağa değişen oranlarda yasal faiz (Yıllık %9 u aşmamak üzere) uygulanmak suretiyle takibin devamına; fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın (ölü) davalı ...'ün yalnızca ... adına hasar tespit tutanağını imzaladığı anlaşılmakla davalı şirketin söz konusu hasardan asıl sorumlu olduğu, davalının hasarın meydana gelmesinde herhangi bir kusur ve illiyet bağı olmadığından iş bu davalı yönünden zararın talep edilemeyeceği anlaşılmakla pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı tarafın (ölü) davalı ... mirasçılarına karşı itirazın iptali davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
2-Davacının Davalı ... A.Ş. Aleyhine açtığı davasının KISMEN KABULÜ ile; davalı tarafın ... 33 İcra Dairesi’nin ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 8.125,17 TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takip tarihinden itibaren işbu asıl alacağa değişen oranlarda Yasal faiz (Yıllık %9 u aşmamak üzere) uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
3-Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 555,03 TL karar harcının, peşin yatırılan 174,50 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 380,53 TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktarın üzerinden hesaplanan 8.125,17 TL vekalet ücretinin Davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı ... A.Ş. lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktarın üzerinden hesaplanan 3.271,59 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
7-Davalı müteveffa ... mirasçıları lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 11.396,76 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı müteveffa ... mirasçılarına verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan toplam 10.655,20 TL yargılama giderinden davanın kabul ret miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 7.572,29 TL yargılama gideri, 174,50 TL peşin harç, 27,70 TL başvuru harcı toplamı 7.774,49 TL'nin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine temyiz dilekçesi sunulmak ve temyiz başvurma ve karar harcı ile temyiz gider avansı yatırılmak suretiyle, Yargıtay İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların Yargıtay kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/06/2024

KATİP
¸e-imzalıdır

HAKİM
¸e-imzalıdır