WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/419 Esas
KARAR NO : 2024/398

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/05/2018
KARAR TARİHİ : 29/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yıllardır süre gelen cari hesap ilişkisi olduğunu, 2018 yılı Şubat ayında davalının cari hesabının 19.126,14 TL bakiye verdiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davalı ile davacı arasında bir ticari ilişki olmadığını, davalı tarafından imzalanan bir sevk irsaliyesi ve tebliğ edilen bir fatura olmadığını, davalını işletmesini 28/07/2016 tarihinde kapattığını, vergi kaydının da kapatıldığını, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, davanın kabulü halinde temerrüt olmadığı için davacının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunabileceğini, bu nedenle davanın reddi ile davacı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır.
Dava dosyasına celbedilen ... 37. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı/borçlu aleyhine 02/02/2018 tarihinde ilamsız yolla cari hesaba dayalı olarak, 19.126,14 TL asıl alacağı talep etttiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı/borçlunun süresinde olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve süresinde olarak işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
İhtilaf, davacı alacaklının davalıdan takip sebebi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti için takip dayanağı cari hesabın incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkündür.
Mahkememizin 17/04/2019 tarih 2018/479 Esas ve 2019/321 Karar sayılı kararı ile;
''Dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde mali müşavir ... alınan 26/03/2019 tarihli bilirkişi raporu ile; davacının ibraz edilen 2015 - 2016 yıllarına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterinin açılış ve kapanış tasdiklerini haiz, ihtiva ettikleri kayıtların birbiriyle uyumlu, kayıtlarda silinti ve kazıntı olmaması nedeniyle davacı defterlerinin davacı lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, davalının ise ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği için incelenemediği, davacının incelenen defter ve belgeleri kapsamında taraflar arasında elektrik malzemesi satışına ilişkin ticari ilişkinin 10/09/2015 - 20/01/2016 tarihlerinde devam ettiği, davacı defter ve kayıtları itibariyle takip tarihi olan 08/02/2018 tarihi itibariyle davalının cari hesap bakiyesinin 19.126,14 TL olduğu, davacı defterlerine kayıtlı faturalar itibariyle teslim ve tesellümlerin açıkça görüldüğü, davalının ise herhangi bir itiraz ve iadesine ilişkin kayda ve belgeye rastlanmadığı, takip öncesi davalı borçlu temerrüde düşürülmediği için davalının takip tarihinde temerrüde düşürüldüğü, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi kapsamında avans faizi uygulanabileceği tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması ve takip konusu alacağın davacı defter - kayıtları ve bilirkişi raporu ile ispat edilmiş olması nedeniyle davanın kabulü ile davalının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının 19.126,14 TL bakımından iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlarla devamına, İİK m.67/2 kapsamında 3.825,22 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' şeklinde karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurmaları neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 07.04.2022 tarih 2019/2358 Esas ve 2022/458 Karar sayılı ilamı ile ''Davalı takip borçlusu gerek takibe itirazında gerekse davaya cevabında davacıya borcu bulunmadığını, alacağa dayanak malların tesliminin kanıtlanması gerektiğini ileri sürmüş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının ticari defter kayıtlarını sunmadığı, davacının davalıya kestiği faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının bu faturalara itiraz ve iade ettiğine dair bilgi belge bulunmadığı, buna göre fatura münderecatının kesinleştiği, davacının kendi kayıtlarında görüldüğü üzere takip talebindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olduğu tespitine yer verilmiş, mahkemece de bu rapora itibar edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak hâkim, taraflara duruşmalarda hazır bulunmak, iddia ve savunmalarını bildirmek için imkân vermeli, tarafları usulüne uygun bir biçimde duruşmaya davet etmelidir. Fakat tarafların kendilerine tanınan bu imkâna rağmen duruşmaya gelmek zorunlulukları yoktur. Hukuk davalarında duruşmaya gelmemenin müeyyidesi, dava dosyasının işlemden kaldırılması veya yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilmesidir.
Dava ile ilgili olan kişilerin davaya ilişkin bir işlemi öğrenebilmesi için tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin muhataba bildirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde tarafların hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanmış olur.
Diğer taraftan HMK'nın 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukuki dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukuki dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır (Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2016/2354-24522 E.K.sayılı emsal kararı)
Somut olayda, davalı vekilince duruşmanın talik edildiği 17.04.2019 tarihinden bir gün önce 16.04.2019 tarihinde UYAP'tan gönderdiği mazeret dilekçesi bulunduğu, ancak mazeret dilekçesinin içeriğinin bu dosya ile uyumlu olmamakla birlikte, bu dosya üzerinden oluşturularak UYAP'a kaydedildiği, mahkemece karar verildiği anlaşılan 17.04.2019 tarihli duruşma zabtının incelenmesinde, davalı vekilinin mazeret dilekçesi verdiğine dair bir tespit yapılmadığı gibi, mazeretin reddedildiğine dair ara karar da oluşturulmadığı, bu surette davalı vekilinin mazereti değerlendirilmeksizin yargılamaya devamla hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Yine Bilirkişi raporunun her ne kadar karar celsesi olan 17.04.2019 tarihli duruşma tutanağında davalıya 27.03.2019 tarihinde e tebligat yoluyla tebliğ edildiği belirtilmiş ise de, UYAP'ta yapılan denetimde bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edildiği görülememiştir. Kaldı ki raporun UYAP sistemine kayıt tarihi 27.03.2019 tarihli olup, aynı tarihte tebliğ edilmesi de zaten mümkün değildir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince gerek davalı vekilinin mazereti hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin gerekse bilirkişi raporu davalı vekiline tebliğ olunmaksızın ve rapora beyan ve itiraz olanağı tanınmaksızın yargılamaya devamla hüküm kurulması, davalı yanın hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğurmuş olacaktır.
Buna göre ilk derece mahkemesince davanın görülüp sonuçlandırılabilmesi için gerekli usuli koşullar ve temel hak niteliğindeki adil yargılanma hakkının koşulları sağlanmadan hüküm verildiğinden; davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca kaldırılmasına'' şeklinde karar verilmiştir.
Bozma sonrası mahkememizin mahkememizin işbu dosyasından alınan 18/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporu ile Sayın mahkemenin 09.11.2022 tarihli ara kararına rağmen davalının davacı ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmaması nedeni ile takibe konu miktarı ile ilgili olarak ticari defter ve kayıtlarında bu ürünlerin girişi ile ilgili iz veya kayıtların yer almaması nedeni ile defterleri ibraz etmekten imtina etmesi nedeni ile incelenemediğini, 26.03.2019 tarihli kök raporda da belirtildiği üzere davacının ticari defter ve dayanağı belgelerin tetkikinde yanlar arasındaki ticari ilişki 10.09.2015 tarihinde başlamış 20.01.2016 tarihine kadar devem etmiş olduğunu, davalının iş bırakma tarihi ise 28.06.2016 olduğu, 26.03.2019 tarihli kök raporda herhangi bir değişiklik bahis konusu olmadığı davacının 20.01.2016 tarih itibari ile cari hesaptan kaynaklanan alacak miktarı 19.126,14 TL olup 08.02.2018 takip tarihi itibari ile ve halen iş bu miktar ödenmediği görüldüğü, davacının BK.117 madde hükmü uyarınca temerrüt ihtarı bulunmaması nedeni ile asıl alacak miktarı için 08.02.2018 takip tarihinden itibaren infaz tarihine kadar 3095 sayılı yasa uyarınca TCMB belirlenen değişen oranlardaki yasal faiz oranlarından faiz talep edebileceği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davalı taraf davacı taraf ile herhangi bir ticari ilişki içerisinde bulunmadığından bahisle takibe konu cari hesap alacağına itiraz etmiş ise de dosya kapsamında davalının imza inkarında bulunduğu sevk irsaliyesinin dosyaya ibraz edilememesi nedeniyle davalının imza incelemesi yapılamamıştır. Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davalı taraf bozma ilamı öncesi ve sonrasında ticari defter ibrazında bulunamamıştır. Dosya kapsamında bozma ilamı öncesi ve sonrası alınan bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Davacı tarafın defterlerinde davalının kayıtlı olduğu ve takibe konu cari hesap alacak kaleminin 20.01.2016 tarih itibari ile cari hesaptan kaynaklanan alacak miktarı 19.126,14 TL olduğu ve takip tarihi itibariyle herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı taraf davacı ile arasında ticari ilişki bulunmadığını iddia etmiş ise de davacı taraf defterlerinde ticari ilişkinin 10.09.2015 tarihinde başlayıp 20.01.2016 tarihine kadar devam ettiği, davalının 28.06.2016 tarihinde işi bıraktığı anlaşılmakla taraflar arasında takibe konu cari hesap alacağının ispatlandığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, davalının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının 19.126,14 TL bakımından iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlarla devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan ve takibe konu alacak miktarı ile aynı olan likit alacak yönünden davalının %20 oranında İİK m.67/2 kapsamında 3.825,22 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE,
2-Davalının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağa yönelik itirazının 19.126,14 TL bakımından iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlarla DEVAMINA,
3-İİK m.67/2 kapsamında 3.825,22 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.306,51 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 231,00 TL harcın mahsubu ile noksan 1.075,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 1.295,00 TL yargılama gideri ile 231,00 TL peşin harç 35,90 TL başvurma harcı toplamı 1.561,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.29/05/2024

KATİP ...
¸e-imzalıdır

HAKİM ...
¸e-imzalıdır

Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 231,00 TL
Karar Harcı : 1.306,51 TL
Noksan Harç : 1.075,51 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 1.295,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 2.650,00 TL
Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 1.100,00 TL
Posta Giderleri : 402,25 TL