T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/154
KARAR NO : 2024/289
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 11/01/2019
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; müflis şirketten 2.056.000.000 TL alacaklı olduğunu, 15/401/2019 tarihin de yapılacak olan olağanüstü alacaklılar toplantısına katılması yönünde karar verilmesini, iflas müdürlüğü tarafından yasalara aykırı olarak reddedilen alacağı olan 2.056.000.000 TL.'nin faizi ile birlikte, iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
Uyuşmazlık konusu hususlarda rapor tanzim edilmesi için dosya şirketler hukukunda uzman bilirkişi ile yeminli mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişilere müflis şirketin 2016, 2017, 2018 yılları ticari defterleri ile pay defterlerinde yerinde inceleme yetkisi verilmiş, bilirkişilerce düzenlenen 27.10.2022 havale tarihli raporda özetle,
''... müflis şirketin ticari defterlerinin bulunduğu davalı ... 3. İflas Müdürlüğü'nde ve müflis şirketin Ortaklık Pay Defteri ve Yönetim Kurulu Karar Defterinin bulunduğu müflis şirket merkezinde 21.10.2022 tarihinde yapmış olduğu incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda;
a) Müflis şirketin 2016 ve 2017 yılları ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerine ilişkin noter onaylarının yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yaptırıldığı, 2018 yılına ait envanter defterinin yazdırılmadığı, defterin herhangi bir kayıt ve işlemi içermediği, 2018 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, bu kapsamda, müflis şirketin 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin delil niteliği taşıması konusunda takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, bu defterlerin HMK md. 222 uyarınca kendi lehlerine ve aleyhlerine delil teşkil eder nitelikte oldukları görülmüş olup, müflis şirketin 2018 yılına ait ticari defterlerinin delil niteliği taşıması konusunda ise takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
b) Müflis şirketin ticari defterlerine göre davacının müflis şirketten alacaklı olduğunu gösteren herhangi bir kayıt ve belgenin bulunmadığı, davacının da ödemelerini elden yaptığını dava dilekçesinde ifade ettiği,
c) Müflis şirket yetkilisinin de kabul ettiği üzere 04/04/2016 tarihli sözleşmenin davacı ile müflis şirket arasında imzalandığı, sözleşmeyi müflis şirket adına imzalayan kişilerin müflis şirketi temsil ve ilzama yetkili oldukları ve taraflar arasında imzalanan bu sözleşme kapsamında davacının müflis şirkete ortak olduğu,
d) Davacının iflas tarihi itibarı ile 45.000,00 TL sermaye tutarıyla müflis şirkette % 5 oranında pay sahibi olduğu,
e) Ticari defterlerde görülmemekle birlikte, davacının iddiası ve müflis şirket yetkilisinin beyanı çerçevesinde; davacının müflis şirketten 2.056.000,00 TL tutarında alacaklı olduğu, müflis şirket yetkilisinin davacının bu tutarda alacaklı olduğunu davalı ... 3. İflas İdaresine bildirdiği, bahsi geçen ikrar dışında müflis şirketin incelenen defterlerinde, varlığı iddia edilen alacak hakkında herhangi bir açıklama veya kayda rastlanmadığından, davacının alacak iddiasının ispata muhtaç olduğu' ' yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.
Bilirkişi raporundan müflis şirketin yevmiye defterlerinde alacak-borç kaydının olup olmadığı, şirketin ortaklara borçlar hesabında kayıt bulunup bulunmadığı anlaşılmadığından müflis şirketin 2016, 2017 2018 yılları ticari defterleri ... 3. İflas Müdürlüğünde ...günü saat 10:00-17:00 arasında incelenerek davacının alacağının müflis defterlerine kayıtlı olup olmadığı konusunda ek rapor tanzim edilmesi için dosyanın önceki bilirkişilere tevdine, inceleme gün ve saatinin ... 3. İflas Müdürlüğü'ne bildirilmesine, defterlerinin ibraz edilip edilmediği hususunda yalnızca ... 3. İFlas Müdürlüğü kayıtları dikkate alınarak tutanak tutulmasına, bu şekilde hazırlanacak raporun ibraz edilmesi için dosya yeniden önceki heyete tevdi edilmiş, bilirkişiler ... ve ... tarafından sunulan 21.03.2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle,
''Mahkemenin ara kararı uyarınca Heyetimiz Üyesi ... tarafından 13.03.2023 tarihinde müflis şirketin 2016, 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerinin bulunduğu davalı ... 3. İflas Müdürlüğü'nde yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde;
a) Müflis şirketin ticari defterlerine göre davacının müflis şirketten alacaklı olduğunu gösteren herhangi bir kayıt ve belgenin bulunmadığı, davacının da ödemelerini elden yaptığını dava dilekçesinde ifade ettiği,
b) Davacının müflis şirkette % 5 oranında ortaklığının bulunduğu,
c) Müflis şirketin ticari defterlerinde ortaklara borçlar hesabında davacı ...'a ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı,
d) Müflis şirketin ticari defterlerinde davacı ...'a ait alacak - borç kaydının bulunmadığı'' yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, müflis şirket ile akdedilen 04.04.2016 tarihli sözleşmeden kaynaklanıp şirkete ödendiği belirtilen sermaye ve kâr payı ile şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmasından kaynaklanan huzur hakkının ve şirkete borç olarak verilen nakitlerin iflas masasına kaydedilmesi istemine ilişkindir.
İflas masasının safi (net) mevcudu (masaya giren mal, alacak ve haklar), "alacakların ödenmesine tahsis olunur" (İİK m.184,I,c.1). Buradaki "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflas alacaklarıdır." İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilirken (masaya yazdırılabilirken), müflisin iflas açılmasından sonra doğan alacakları, iflas alacağı olmadığından, iflas masasından talep edilemez.
Bu nedenle, iflas masasından istenen bir alacağın, iflas alacağı mı, yoksa masa alacağı mı olduğunu belirlemenin büyük önemi vardır. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır.
İİK'nın 235. maddesine göre, kural olarak sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde ticaret mahkemesine dava açabilirler. Ancak aynı Kanun'un 223. maddesi hükmüne göre alacaklı tebligata elverişli adresini bildirip kararın tebliği için avans yatırmışsa 15 günlük dava açma süresi, kararın tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Davacı tarafından ... 3. İflas Müdürlüğüne (... iflas dosyasında) yapılan yazılı başvuru ile 04.04.2016 tarihli sözleşmeden kaynaklı 176.384,54 TL ile yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklı huzur hakkı alacağı 150.000 TL, destek olarak şirkete ödenen 125.000 TL ve nakit olarak verilen 20.615,46'nin iflas masasına davacı alacağı olarak kaydedilmesi talebinde bulunulduğu, iflas idaresi tarafından alacağın sıra cetveline kaydedilmesi talebinin reddine karar verildiği, davacı tarafından başvuru sırasında tebliğ masrafını depo etmiş olduğu, iflas müdürlüğünce verilen ''ret'' kararının davacıya 24/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, sıra cetvelinin ... tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, davanın 15 günlük hakdüşürücü süre içinde 11/02/2019 tarihinde ikame edildiği tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı gerçek kişi ile müflis şirket arasında 04/04/2016 tarihli sözleşmenin düzenlenip düzenlenmediği, 04/04/2016 tarihli sözleşmede ...A.Ş.'nin kendi paylarını iktisap etmiş durumda olup olmadığı, sözleşme ve iflas tarihi itibarı ile sözleşme konusu devrin ifasının imkansız olup olmadığı, 04/04/2016 tarihli sözleşmenin taraflar arasında düzenlenmiş olması halinde davacının müflis şirkete ne kadar ödeme yaptığı, davacının iflas tarihi itibarı ile müflis şirkette pay sahibi olup olmadığı, davacının masaya kaydı gereken alacağı olup olmadığı konularında toplanmıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere İİK. 232. maddesi uyarınca, alacakların kaydı için muayyen müracaat müddeti geçtikten sonra ve iflas idaresinin seçilmesinden itibaren en geç iki ay içinde iflas idaresi tarafından alacakların sırasını gösteren bir sıra cetveli yapılıp iflas idaresi bu iki aylık süre içinde alacaklıların alacakları ve varsa istihkak iddiası bulunan malları hakkındaki kararları verir. Daha sonra ise alacaklılar ikinci alacaklılar toplantısına çağırır. İkinci alacaklılar toplantısına alacağı kısmen veya tamamen kabul edilen gerçek alacaklılar katılır. İflas kararının kesinleşmesiyle birlikte borçlunun alacaklıları hakkında karar vermek evvela iflas idaresinin görevi ve sorumluluğunda olup borçlu şirketin yetkililerinin alacağın varlığı yönündeki beyanı davacının alacağının varlığının ispatı için gerekli ve yeterli değildir.
Yine 6102 Sayılı TTK'nın 394. maddesi uyarınca esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenebilir. Davacı, müflis şirketin iflas tarihinden önceki yönetim kurulu üyeliği görevi nedeni ile kendisine ''huzur hakkı'' ödeneceği hususunun kararlaştırıldığını ispat edemediğinden bu kısımlara yönelik talebin de reddine karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davacı her ne kadar şirketle sözleşme yaptığını ve şirkete ödenen 1.400.000 TL ile sözleşme tarihinden sözleşmenin yapıldığı yıl sonuna kadar aylık 12.000 TL'nin masaya kaydını talep etmiş ise de dosya içine celp edilen sicil kayıtları, müflis kayıtlarında yapılan inceleme ve davacı tarafından aslı sunulan sözleşmenin birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının 04.04.2016 tarihli sözleşmeden sonra pay sahibi olarak 20.09.2016 tarihli genel kurul toplantısına katıldığı, 04.04.2016 tarihli sözleşme konusu bedelin şirkete sermaye olarak verilemesinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Ortakların payları için ödedikleri bedeller ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından, ortaklığın iflası haline pay sahipleri kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Yine TTK. 480/3. maddesinde pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına ilişkin hakları saklıdır, hükmüne yer verilmiş olup ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK. 196. maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Açıklanan nedenlerle davacının 04.04.2016 tarihli sözleşme kapsamında ödenmesi kararlaştırılan sermaye bedeli 1.400.000 TL yönünden iflas masasına alacak kaydı mümkün olmadığından, bu kısım yönünden de talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından aslı dosyaya sunulan 04.04.2016 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde 2016 yılı sonuna kadar davacıya aylık 12.000 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından kendisine ilk 3 ay için ödeme yapıldığı 15.12.2022 tarihli dilekçe ekinde belirtilmiş ise de davacı tarafından sunulan muavin defter kaydında davacıya 30.06.2016, 31.07.2016, 31.08.2016, 30.09.2016, 31.10.2016, 31.11.2016, 31.12.2016 tarihlerinde 12.000 TL tutarlı ödemeler yapıldığı anlaşılmakla davacının bakiye alacağını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 427,60 TL olduğundan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 10 günlük süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/05/2024
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!