WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İSTANBUL 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/484
KARAR NO : 2024/34

DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/07/2021
KARAR TARİHİ : 25/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve somut olayın şartlarına aykırı olarak davalı tarafından müvekkili aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, müvekkilinin haksız ve kötü niyetli takiplere sehven itiraz etmemiş/hatalı itirazda bulunmuş olması sebebiyle bahse konu takiplerin kesinleştiğini, başlatılan takibe konu talepler bakımından müvekkilinin borcu bulunmadığının tespiti amacıyla huzurdaki menfi tespit davasını ikame etmek zorunluluğunun doğduğunu, takiplerin İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi kapsamında teminatsız durdurulmasını, davalının 120 gün vadeli çekler ile ödenmesi gereken bakiye ücretini talep etmediğini, uzun zaman boyunca sessiz kaldığını, müvekkilinin davalı yan ile temasa geçerek sözleşmeye uygun olarak ilgili çeklerin teslim alınmasını birden çok kez bildirdiğini, müvekkili ifaya hazır olmasına rağmen davalının haksız olarak ilgili çekleri teslim almayı reddettiğini, bilahare müvekkilinin ... 2. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile bakiye sözleşme bedeline karşılık gelen ve 651.318,00 TL tutarındaki ... çeki ile 187.307,80 TL tutarındaki 120 gün vadeli çekin davalı tarafından teslim alınmaması halinde tevdi yeri tayini için yasal yollara başvuracağını davalıya ihtar etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin ... çekleri ve banka çeklerinin tevdii amacıyla ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyası ile yaptığı başvuru alacaklı temerrüdünün gerçekleşip gerçeklemediği hususunun yargılama ile belirleneceği gerekçesiyle hatalı olarak reddedildiğini, davalı ...'nin ... çekleri bakımından alacaklı temerrüdüne düştüğünü, sözleşme dönemi boyunca iç sahada oynanan müsabakalarda oluşan güvenlik zafiyetleri nedeniyle ...'ye ... ve ... tarafından kesilen para cezalarının davalı ...'nin ücret alacağından mahsubu amacıyla müvekkili ... A.Ş. tarafından gönderilen 13 Aralık 2017 tarihli 132.242,50 TL tutarındaki faturanın, davalı ... tarafından 25 Aralık 2017 tarihli ihtarname ile haksız ve kötü niyetli olarak iade edildiğini, 132.242,50 TL'lik ceza tutarının davalının ... Esas sayılı takibe konu alacağından mahsup edilmesi gerektiği hususunda duraksama bulunmadığını, Mahkeme aksi kanaatte ise mahkemece belirlenecek teminat mukabilinde ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ...Esas sayılı takipleri hakkında İİK 72 maddesi kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ilgili takibe konu alacaklar bakımından konulan hacizlerin kaldırılmasına, davalının müvekkilinden ... E. sayılı takibe konu para ve buna bağlı faiz alacağının bulunmadığının tespitine, takibin iptaline ve icranın eski haline iadesine karar verilmesini, davalının ...Esas sayılı takibe konu para ve buna bağlı faiz alacağının yeniden hesaplanarak tespitine, işbu fazladan talep edilen kısmın iptaline ve bu kısım bakımından icranın eski haline iadesine karar verilmesini, davalı yanın müvekkilinden talep edilen fazladan alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin 5. maddesi uyarınca ...A.Ş.'nin ilgili sözleşmede kararlaştırılan borcunu ifa etmemiş olması nedeniyle aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ...E. ve ... Esas sıralarına kayıtlı olmak üzere icra takibinin başlatılmış bulunduğunu, davacı tarafın menfi tespit davası ikame ederek hukukun bütün mekanizmalarını kullanarak borcunu inkâr etme yoluna gittiğini, bu şekilde de ifadan da kaçınmakta olup müvekkilinin mağduriyetini kat be kat arttırdığını, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına bu davanın açılması ve ihtiyati tedbir verilmesinin akabinde ödeme yapıldığını, davacı tarafın ödeme gücü bulunmasına karşın bugüne değin bir ödeme yapmadığını, mahkemece verilen tedbir kararı neticesinde ise dosyaya ödeme sağlandığını, bu durum dahi davacının kötüniyetle hareket ettiğinin ispatı niteliğinde olduğunu, davacının mahkeme nezdinde ikame edilen menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığını tespiti olduğunu, bu bağlamda davacının hukuki menfaatinin bulunmadığını, ... koşulunun sözleşmenin tamamına yönelik olmadığını, ... koşulunun mevzubahis edilmesinin kötüniyet teşkil ettiğini, somut olayda alacaklı temerrüdünün koşullarının oluşmamış olduğunu, gereği gibi yapılmayan veya geç yapılan ifaya alacaklının zorlanamayacağını aksine geç ifa nedeniyle borçlu temerrüdünün koşullarının. meydana geldiğini, borçlu temerrüdünün sonuçları gereğince ... çeklerinin nakit karşılığının istenebildiğini, taraflar arasında imza altına alınan sözleşmenin 5. maddesinde belirtilen ödeme koşullarına davacı tarafından uyulmadığını, gerekçelerini ayrıntılı olarak açıkladığı üzere haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan, uzunca bir süre icra dosyasında ödeme yapmayan borçlu/davacı aleyhine, müvekkilin alacağını geç tahsil etmiş olmasından kaynaklı uğradığı zarar göz önünde bulundurularak takip konusu bedelin %20'sinden az olmayacak tazminata hükmedilmesini, vekalet ücreti dahil her türlü yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini savunmuştur.
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak alacak miktarı tespit edildikten sonra ... 6. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesinin davalıya tebliğ tarihinden itibaren takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarı da hesaplanıp takip tarihi itibariyle davalı alacağından mahsup edilebilecek alacak miktarının tenzili ile davalının takip ve dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarının hesaplanarak rapor alınmas için dosyanın 1 finans uzmanı, 1 yeminli mali müşavir ve 1 nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdiine karar verilmiş ve bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından dosyaya sunulan 29/08/2022 tarihli kök raporda özetle; davacı ve davalı şirketlerin dosya kapsamındaki ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğunu, elektronik olarak tutulan yevmiye ve kebir defterlerinin açılış ve kapanış onayları yerine geçen e-defter beratlarının yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak oluşturulduğunu, bu kapsamda, tarafların ticari defterlerinin delil niteliği taşıması konusunda takdir Mahkemeye ait olmak üzere bu defterlerin HMK md. 222 uyarınca kendi lehlerine ve aleyhlerine delil teşkil eder nitelikte olduklarını, davacı tarafından düzenlenen ceza yansıtma faturaları incelendiğinde cezaların güvenlik ihlali sebebi ile kesilmediğinin görüldüğünü (132.242,50 TL), bu tutarın davalı alacağından mahsup edilebilecek bir alacak olarak değerlendirilmemesi gerektiği , bu kapsamda davalının takip tarihi ve dava tarihi itbariyle 838.625,80 TL tutarında asıl alacağının bulunduğunu, ancak ceza yansıtma faturası bedelinin (132.242,50 TL) davalı alacağından mahsup edilebilecek bir tutar olarak değerlendirilmesi halinde ise; davalının takip tarihi ve dava tarihi itibariyle 706.383,31 TL tutarında asıl alacağının bulunduğunu, davalının davacıdan olan 838.625,80 TL asıl alacağı için 21.11.2017 tarihinden takip tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiz tutarının 281.888,92 TL olduğu ve işlemiş faiz ile birlikte davalının dava tarihi itibariyle davacıdan olan toplam alacağının 1.120.514,72 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş ve kanaat belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizin 29/12/2022 tarihli duruşması ara kararı ile -önceki bilirkişi heyetine sektör bilirkişisi dahil edilerek taraf itirazlarının değerlendirilmesi ve her bir icra dosyası yönünden işlemiş faiz hesabının takip ve dava tarihi itibari ile ayrı ayrı yapılması, takip ve dava tarihi itibari ile varsa davacının borçlu olduğu miktarın belirlenerek rapor düzenlenilmesi istenilmiş, bilirkişiler ..., ..., ... ve heyete yeni eklenen sektör bilirkişisi ... tarafından dosyaya sunulan 05/10/2023 tarihli ek raporda özetle; davacı tarafından düzenlenen ceza yansıtma faturaları incelendiğinde cezaların güvenlik ihlali sebebi ile kesilmediği (132.242,50 TL), heyetce bu tutarın davalı alacağından mahsup edilebilecek bir alacak olarak değerlendirilmediği , bu kapsamda davalının takip tarihi ve dava tarihi itibariyle 838.625,80 TL tutarında asıl alacağının bulunduğu, davalının davacıdan olan asıl alacak miktarı 838.625,80 TL için heyet tarafından hesaplanan işlemiş faizlerle birlikte; takip tarihi itibariyle davacının borçlu olduğu miktarın 1.120.844,90 TL olduğu, dava tarihi itibariyle davacının borçlu olduğu miktarın 1.310.236,34 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacının ... çeki ile ödeme yapacağının kararlaştırıldığı ve güvenlik zaafiyeti nedeni ile davacıya tahakkuk ettirilen para cezalarının davalı alacağından mahsup edilmesi gerektiği iddiasıyla her iki icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dosya içine celp edilen ... 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasının tetkikinden davalı tarafından davacı aleyhine 187.307,80 TL asıl alacak ve 79.908,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 267.216,39 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, takip sebebi olarak sözleşme alacağı ifadesine yer verildiği, ödeme emrinin ... A.Ş.'ye 02.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından borca süresinde itiraz edildiğine dair dosya içerisine herhangi bir belge sunulmadığı anlaşılmıştır.
... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden davalı tarafından davacı aleyhine 651.318,00 TL asıl alacak 278.210,92 TL işlemiş faiz olmak üzere 929.528,92 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, takip sebebi olarak sözleşme alacağı ifadesine yer verildiği, ...A.Ş. tarafından takibe süresinde kısmi itirazda bulunduğu itiraz dilekçesinde; alacaklıya borçlu olduğu asıl alacak bedelinin 519.075,51 TL olduğu, ana para tutarının 132.242,49 TL'lik kısmına itiraz edildiği, ayrıca işlemiş faizin 56.487,46 TL'lik kısmına itiraz edildiği belirtilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen ve davalıya güvenlik hizmeti sunulmasına konu olan 01.09.2014 tarihli sözleşme ile 12.11.2015 ve 099.07.2015 tarihli ek sözleşme kapsamında sunulduğu ihtilafsız olan güvenlik hizmet bedelinin ödenmeyen kısmının sözleşmenin 5. maddesi kapsamında ... çeki ile ödenmesinin talep edilip edilemeyeceği, alacaklı temerrüdü koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, davacı tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde alacağın bir kısmının ikrar edilip edilmediği, davalının davacıyı usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüp düşürmediği, davacının takip tarihi itibariyle davalının alacaklı olduğu kısımdan davacı aleyhine ... ve ... tarafından düzenlenen para cezalarının mahsubunu talep edilip edemeyeceği konularında toplanmıştır.
Taraflar arasında akdedilen 01.09.2014 tarihli sözleşme ve 09.07.2015 tarihli ek sözleşmenin ücret başlıklı 5.maddesinde; ... tarafından güvenlik hizmeti verilmesi talep edilen her bir müsabaka için ayrı ayrı olmak üzere ... adına yürütülen söz konusu geçici güvenlik hizmeti için personele ait yemek, yol ve mesuliyet ücretleri şirket tarafından karşılanmak üzere hizmet bedelinin kişi başına 113,50 TL + kdv olarak kararlaştırıldığı, tarafların şirketin ...'ye vereceği güvenlik hizmetinin bedelinin %20'sini ...'nin daha evvel yaptığı ... işlemlerinden almış olduğu ... çeklerinin verilmesiyle ödeneceği, kalan bakiyenin %75'i peşin, %25'i ise ...'nin takdir hakkı doğrultusunda 120 gün vadeli çekle veya peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ...'nin şirketin sözleşme konusu iş ve eylemlerini gereği gibi yerine getirmemesi ve güvenlik zafiyetini neden olarak sahaya seyirci inmesi ve merdiven boşluklarının boş bırakılmasının sağlanamaması nedenleriyle veya sair şekilde güvenlik hizmetleriyle bağlantılı olarak kamu idaresi veya spor federasyonları tarafından para cezası ile cezalandırılması halinde kesinleşen para cezası ve masraflarının şirkete ait olacağı ve ...'nin bu bedelleri fatura bedelinden mahsup etme hakkına sahip olduğu kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Paranın değişim aracı olarak kullanılmasına gerek olmaksızın mal veya hizmetlerin birbirleriyle değiştirilmesi esasına dayanan ve uluslararası ticarette de karşılıklı ticaret türlerinden biri olarak önemli yer tutan ... sözleşmesi, bir ... organizatörü ile üye firma arasında yapılan üyelik sözleşmesinde belirlenen esaslar çerçevesinde, üyeler arasında gerçekleştirilen ... işlemlerini konu edinen sözleşmedir. ... sözleşmesinin temelini, paranın henüz icad edilmemiş olduğu ilk çağlardan itibaren, fertlerin ihtiyaç duydukları mal veya hizmetleri temin etmek için kullandıkları trampa sözleşmesi oluşturur. Malın mal ile değiştirilmesini öngören ve tarafların birbirlerine karşı ifa etmekle yükümlü oldukları edaların eşit ya da yakın değerde olmalarını gerektiren bu sözleşme tipi, paranın bir değişim aracı olarak kullanılmaya başlanmasından sonra eski önemini kaybetmiş ise de ekonomilerdeki istikrarsızlıklar, piyasalardaki likidite darlığı, para değerindeki dalgalanma ve düşüşler ve yüksek enflasyon oranlan sebebiyle paranın güvenilmez bir ödeme aracı haline gelmesi gibi sebeplere bağlı olarak gerek iç gerekse uluslararası ticarette yeniden ve yaygın şekilde kullanılmaya başlanmıştır. ... sözleşmesinin bu yeni biçimi, klasik ... sözleşmesinden farklı olarak iki değil üç taraflıdır. ... organizatörü ile yaptıkları sözleşme gereğince, sahip oldukları mal veya hizmetleri oluşturulan ortak pazara arz eden üyeler, işlem konusu mal veya hizmetlerinin bedelini nakit olarak ve derhal istememeyi kabul ederler. ... organizatörü, sistemde gerçekleştirilen her işlemin ardından, üyelik sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte her üye adına açılmış olan ... hesaplarına alacak ve borç kaydı düşmekle yükümlüdür. Ortak pazara mal veya hizmet arzında bulunan üye, kendi malı için henüz bir talep söz konusu olmasa bile diğer üyelerle işlem yapabileceğinden, bir tür kredi kullanma imkanına da sahip olmaktadır, işlemin bu şekilde çok taraflı (multilateral) hale getirilmesi, arz edeni karşı tarafın mal veya hizmetini almak mecburiyetinden de kurtararak üyeye ihtiyaç duyduğu mal veya hizmeti seçme özgürlüğü sağlamıştır. ... sözleşmesinin hukuki niteliğinin tespitinde taraflar arasındaki hukuki ilişkilerin iki ayrı sözleşmeden kaynaklandığı hususu dikkate alınmalıdır. Bu iki sözleşmeden ilkini teşkil eden ve ... organizatörü ile üye arasında kurularak üyenin ... sistemine katılmasını sağlayan üyelik sözleşmesinin, Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiş sözleşme tiplerinden biri olan vekalet sözleşmesi hakkındaki hükümlere tabi tutulabilecek bir işgörme sözleşmesi olduğu söylenebilir. Bu sözleşmeye dayalı olarak üyelerin kendi aralarında gerçekleştirecekleri münferit sözleşmeler ise esasen kanunda düzenlenmiş ya da düzenlenmemiş herhangi bir sözleşme tipine dahil olabilir. Ancak üyelik sözleşmesinde yer alan ve ödemelerin ... yöntemiyle yapılmasını öngören kayda bağlı olarak taraflar arasındaki alacak ve borçlar doğrudan doğruya ... hesabı ilişkisi içinde doğacağından, kendisini oluşturan esas unsur hangi sözleşmeye ait olursa olsun münferit sözleşme bir isimsiz sözleşme olarak ortaya çıkacaktır. (Prof. Ayşe Dilşad Keskin ,... Sözleşmesi, 2004)
Davalının, ... çeklerinin nakit karşılığını talep edebilmesi için davacıyı ... çeklerinin teslimi bakımından temerrüde düşürmeli veya davacının ... çeki ile ödeme yapılacağı yönündeki savunması TMK 2.maddesine aykırı olmalıdır.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmede davalı şirketin davacıya vereceği güvenlik hizmetinin bedelinin %20'sini davacının daha evvel yaptığı ... işlemlerinden almış olduğu ... çeklerinin verilmesiyle ödeneceği, kalan bakiyenin %75'i peşin, %25'i ise davacının takdir hakkı doğrultusunda 120 gün vadeli çekle veya peşin olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafından güvenlik hizmetinin sunulduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından davalıya keşide edilen 09/11/2017 tarihli ihtarname ile ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde sözleşmenin 5.maddesi kapsamında 651.318-TL ... çeki ile 187.307,80 TL tutarlı çeklerin teslim alınması hususunun ihtar edildiği, davalı tarafından ihtarnameye karşı keşide edilen 17/11/2017 tarihli ihtarname ile ... çeki ile ödeme yapılmasına ilişkin makul sürenin geçtiği, alacakların nakden ödenmesi hususunun bildirildiği, davacı tarafından ... çeklerinin davalıya teslimi için tevdi mahalli tayini için 20/12/2017 tarihli talebi ile ilgili ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Değişik iş sayılı dosyasında 22/12/2017 tarihli kararla talebinin reddine karar verildiği, davalı tarafından bu kez davacı tarafından ihtarnamede belirtilen 651.318-TL ve 187.307,80 TL tutarlı alacaklar ve bu alacaklara işlemiş faizlerin tahsili için 27/11/2019 ve 26/11/2019 tarihlerinde takip başlatıldığı, davalı tarafından sunulan takibe itiraz dilekçesinde borcun açıkça kabul edilen kısmı yönünden ... çeki ile ödeneceğinin de iddia edilmediği, 09/11/2017 tarihinden takip ve dava tarihine kadar geçen süre nazara alındığında davacının ... çeki ile ödeme yapılması gerektiği yönündeki talebinin TMK 2.maddesine aykırı olduğu gibi davacının, ... çeklerinin davalıya teslimi bakımından ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik iş sayılı dosyasında verilen karar tarihi 22/12/2017 itibari ile temerrüde düştüğü, 05/10/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının takip tarihi itibari ile davalı alacağından mahsup edilebilecek alacağının da bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının işlemiş faiz dahil olmak üzere toplam 1.120.844,90 TL borçlu olduğu, dava tarihi itibariyle davacının borçlu olduğu miktarın 1.310.236,34 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının REDDİNE,
2-Mahkememizce verilen 04/08/2021 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına,
İİK 72/4 maddesi uyarınca alacağın %20'si oranında 239.349,06 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 427,60 TL'den peşin alınan 20.437,42 TL'den 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.009,82 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 161.641,98 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/01/2024

BAŞKAN ...

ÜYE ...

ÜYE ...

KATİP ...