WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/686
KARAR NO : 2024/313

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/02/2020
KARAR TARİHİ : 10/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun bir dönemdir devam eden yetkili servis sözleşmesi uyarınca, devam eden ticari bir ilişki bulunduğunu, Yetkili servis sözleşmesinin her 5 yılda bir yenilenmek suretiyle devam ettiğini, en son sözleşme yenilenmesi ile 05.03.2014 tarihinde taraflar arasındaki akdedildiğini, davalı şirketin ... 34. Noterliği’nin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarı ile sözleşmeyi yenilemek istemediğini ve 05.03.2019 tarihi itibariyle sözleşmenin yürürlükten kalkacağını bildirdiğini, Taraflar arasındaki akdedilen sözleşmenin 13. Maddesinde “ ancak uzayan dönemlerde birlikte işbu sözleşme imza tarihinden itibaren hiçbir şekilde 5 yıldan fazla bir süre yürürlükte kalmayacağını, 5 yıllık sürenin sonunda hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın kendiliğinden yürürlükten kalkacağı hükmü yer aldığını, taraflar arasındaki yetkili servis sözleşmelerinin yıllarca bu hükme rağmen devam edip, müvekkili şirketin sözleşme hükümlerine aykırı hiçbir fiili veya akdi davranışı olmamasına rağmen, en son sözleşme döneminde makul bir süre hususuna uyulmadan sözleşmenin feshi iradesi iyiniyetli veya sözleşmeye uygun bir davranış olarak nitelendirilemeyeceğini, Çünkü, 13.2 hükmü olmasına rağmen, her 5 yılda bir sözleşmenin uzun süredir devam ettirilmek suretiyle, taraflar arasında ticari bir teamül oluşturulduğunu, müvekkilinin bu teamüle uygun olarak sözleşmenin 05.03.2019 tarihinden sonra da devam edeceği inancı ile yetkili servis olarak yatırımlarına devam ettiğini, hatta davalı şirketin yönlendirmesi ve hatta zorlama uygulamaları ile de ... Markası yönünden ciddi mali külfet altına girecek yatırımlar yaptığını belirterek davalı şirketin taraflar arasında 25 yıldır devam eden servis sözleşmesinin devam edeceği yönünde müvekkili şirket nezdinde oluşturduğu güven ve taraflar arasında oluşan ticari teamül gereği müvekkilinin şirketin sözleşmenin davalı yan tarafından tek taraflı feshi neticesinde uğramış olduğu maddi ve manevi zararları talep etme hakkı hukuka uygun olduğundan, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile Haklı davalarının kabulü ile 4.106,65 TL cari hesap alacaklarının tahsiline, yine davalı şirketin haksız bir şekilde sözleşmeyi feshi nedeniyle 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 24.106,65 TL alacağın davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin yenilenmeme isteminde sözleşmeye aykırı bir husus olmadığını, davacının talep dayanaklarının anlaşılamamakta olup, açıklattırılmasını, davacının tazminat taleplerinin yersiz olduğunu, maddi tazminat koşullarının oluşmadığını, hukuka aykırı bir fiil bulunmadığını, zarar unsuru oluşmadığını, müvekkilinin bir kusuru olmadığını, illiyet bağı bulunmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek Evvelemirde İstanbul Merkez Mahkemelerinin yetkili olması sebebi ile davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddini, davanın esastan reddini savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen ...nin ticaret sicil kayıtları,
2-Bilirkişi kök ve ek raporu,
3-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası, taraflar arasında imzalanan 05.03.2014 tarihli yetkili servis sözleşmesinin davalı tarafından süresinin uzatılmaması nedenine dayanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı, davalı ile 24 yıldır devam eden sözleşmesel ilişkilerinin olduğunu, davalının yetkili servisliğini yaptığını, en son olarak 05.03.2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, her ne kadar sözleşmenim 13. Maddesinde sözleşmenin 5 yıl sonunda herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın sona ereceği bildirilmiş olsa da, aynı hüküm daha önceki sözleşmelere olsa dahi sözleşme süresinin her defasında uzatıldığını, bu nedenle davacı yetkili serviste sözleşmenin süresinin uzatılacağına yönelik bir güven oluştuğunu, bu nedenle davalının yaptığı feshin haksız olduğunu, sözleşmenin devam edeceğine dair güven oluştuğundan meydana gelen maddi ve manevi zararların tazminini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin belirli süreli olduğunu herhangi bir ihbara gerek olmadan sözleşmenin sona ereceğinin davacı tarafından bilindiğini, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunmuştur.
Mahkememiz dosyası ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı yetkisizlik kararı ile Mahkememize gönderilmiştir.
Dosyaya sunulan 05.03.2014 tarihli sözleşmenin incelenmesinde, taraflar arasında "Yetkili Servis Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmenin 1. Maddesine göre sözleşmenin konusunun davacı servis şirketi tarafından davalı şirkete ait markanın ününe yakışır bir şekilde, sözleşmede belirlenen sistem dahilinde davalı tarafından dağıtımı yapılan ürünlerin yedek parçalarının aksesuar ve donanımlarının satışı ile bu ürünlere satış sonrası servis ve diğer hizmetlerin sağlanması olduğu, 2. Maddesine göre davalının, davacı dışındaki şirketlerin ürünlerinin yedek parçasının satışı ve satış sonrası servis işini yapmayacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 13. Maddesine göre ise sözleşmenin süresinin 1 yıl geçerli olduğu, taraflardan herhangi birinin diğer tarafa sözleşme süresinin bitiminden 1 ay önceden ulaşması kaydıyla noter aracılığı ile bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshetmedikçe sözleşmenin her yıl 1 yıl süre ile yenilenmiş sayılacağı ve sözleşmenin imza tarihinden itibaren hiçbir şekilde 5 yıldan fazla bir süre ile yürürlükte kalmayacağı kararlaştırılmıştır.
Davalı tarafından ... 34. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya tebliğ edilen ihtarname ile 05.03.2019 tarihi itibariyle sözleşmenin sona ereceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığa ilişkin bir mali müşavir, bir makine mühendisi ve bir borçlar hukuku uzmanından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden uyuşmazlığa ilişkin rapor ve itirazları karşılar mahiyette ek rapor alınmıştır.
Maddi tazminat talebi yönünden;
Sözleşmenin taraflarının tacir olduğu dolayısı ile sözleşme hükümlerinin anlam ve sonuçlarını bilerek / isteyerek sözleşmeleri imzaladıklarının kabulü gerektiği, sözleşme hükümleri ahlaka ve emredici hukuk kurallarına aykırılık içermediği sürece geçerli olup taraflarını bağlayacaktir. Somut olayda taraflar arasındaki imzalanan sözleşme hukuken geçerli olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın tarafların iradesini yansıtan sözleşme hükümlerine göre çözülmesi gerekecektir.
Dosyada mübrez sözleşmenin bir yıllık süreli olduğu ve taraflarca sözleşme bitiminden önce uzatılmasının yazılı olarak taraflarca kararlaştırılmadığı sürece kendiliğinden sona ereceği hükmü altına alındığı gibi, sözleşmenin imza tarihinden itibaren hiçbir şekilde 5 yıldan fazla bir süre ile yürürlükte kalmayacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmede bu hükümler dışında davalının, sözleşmelerin koşullu ya da koşulsuz uzatılacağına ya da yenileneceğine dair doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir tahaahüdüne yer verilmemiştir. Bu bağlamda somut olayda bir yıl süreli olarak düzenlenip imzalanan sözleşmenin peşpeşe ve fiilen uzun süre devam etmesi hali, sözleşmelerin hukuken uzun süreli tek sözleşme veya belirsiz süreli sözleşmeye dönüştüğü sonucunu doğurmayacaktır.
Davacının sözleşme hükümleri haricinde, davalının sözleşmelerin uzun süre yenilenip devam ettirileceğine dair güven oluşturduğu iddiası ise soyut ve ispata muhtaç olup davacı bu iddiasını yasal ve inandırıcı deliller ile kanıtlayamamıştır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi 2018/1568 Esas 2021/780 Karar )
Manevi tazminat talebi yönünden;
6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 58/1.fıkraya göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Tüzel kişinin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer alır. Ticari şeref ve haysiyetin çiğnenmesi, onun ekonomik yaşam içindeki yerini ve durumunu sarsabilir. Ekonomik itibar da tüzel kişinin şeref ve haysiyetinin bir görüntüsüdür. Tüzel kişinin ekonomik faaliyetleri de toplum tarafından değerlendirilmektedir. Tüzel kişinin kişilik haklarından olan onur ve saygınlığı onun korunan değerlerinin başında gelir. Gerçek kişilere özgü olanlar dışında kalan kişilik haklarında tüzel kişilerin de manevi zarara uğrayabileceğini ve bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunabileceğini kabul edilmektedir. ( İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2021/1675 Esas 2024/867 Karar)
Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin süresinin davalı tarafından uzatılmaması nedeniyle davacının kişilik haklarından olan onur ve saygınlığına yönelik bir eylem bulunmadığı, davacı tarafından aksi yönde bir delil sunulamadığı anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 411,69 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 15,91‬ TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/05/2024

KATİP ...
¸e-imzalıdır

HAKİM ...
¸e-imzalıdır

Harç/ Masraf Dökümü
Peşin Harç : 411,69 TL
Karar Harcı : 427,60 TL
Noksan Harç : 15,91 TL

Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 5.529‬,00 TL

Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 150,00 TL

Yargılama Gideri Detayları
Bilirkişi Ücreti : 4.800,00 TL
Posta Giderleri : 276,25‬ TL