T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/327
KARAR NO : 2024/490
DAVA : Alacak (Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2016
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli 2016/565 Esas, 2019/173 Karar sayılı görevsizlik kararı ile İstanbul 3. Tüketici Mahkemesine tevzi edilen davanın 2019/232 Esas 2020/73 Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiş ve yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının sermaye piyasası kurul tarafından ... nolu yetki belgesi ile faaliyet gösteren aracı kurum olduğunu müvekkili ile davalı aracı kurum arasında 04.12.2014 tarihinde ... numaralı Bireysel Yurtdışı Türev Araçların Alım Satımına Aracılık işlemleri çerçeve sözleşmesi ve Bireysel Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesinin imzalandığını, 08.12.2014 tarihinden itibaren kullanıcı adı ... olan müşteri paneli giriş yetkisiyle ... nolu profesyonel ... yatırım hesabında ... işlem platformu kullanarak kaldıraçlı alım satım işlemleri yapan finansal yatırımcı olduğunu, 06.01.2016 tarihinde müvekkilinin piyasada oluşan fırsatı değerlendirerek yatırım hesabında 839.158,16 TL karlı Kaldıraçlı Alım Satım İşlemi gerçekleştirdiğini, gerçekleştirilen bu işlemlere dair davacı aracı kurum tarafından müvekkiline gün sonu işlem sonuç raporunun (....) gönderildiğini, müvekkilinin 07.01.2016 tarihinde... nezdindedeki nakit hesabından müşteri paneli aracılığıyla 800.000 TL'lik para çekme talebinde bulunduğunu, bu talebin davalı kurum tarafından yerine getirilmediğini, davalı tarafından telefonla yapılan görüşmede talebin onay aşamasında olduğunun söylenmesine rağmen sonraki görüşmelerde 06.01.2016 tarihindeki işlemlerde teknik bir hata olduğu ve bu hatanın düzeltilmesi gerektiğinin söylendiği, aynı gün gönderilen e-mail'de 06.01.2016 tarihinde yapılan işlemlerin yüksek hatalı fiyat gerekçesiyle geri çekileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin hesaplarının bu mailden sonra 08.01.2016 saat 21:00'a kadar herhangi bir bildirim ve gerekçe sunulmadan bloke edildiğini, müvekkilinin hesabına erişmesine izin verilmediğini, 08.01.2016 tarihinde e-mail adresine gelen günsonu raporunda 826.237,50 TL para çekilişi işlemi yapıldığı, bu aşamadan sonra davalıya ... 15. Noterliğinin ...tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilerek hesaptaki nakit paranın kim tarafından hangi tarihti çekildiği, e şekilde kullanıldığı, 826.327,50 TL'nin hesaba iade edilmesi gerektiğinin ihtar edildiği, davalıya ihtarnamenin tebliğinden itibaren üç günlük süre verildiği, davalınını temerrüte düştüğü, davalı tarafından keşide edilen ... 19. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile işlemlerin uluslararası piyasalarda geçerli fiyatlardan farklı olduğunun, ekonomik temeli olmayan bu fiyatlardan koruma amaçlı işlemleri likidite sağlayıcı kuruluşlar gerçekleştirmenin mümkün olmadığının bu nedenle işlemlerin iptal edildiğinin ihtar edildiğini, davalının mevzuata ve sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sermaye piyasası kurumuna şikayet başvurusunda bulunduğunu, 05.06.2016 tarihi itibarıyla yürürlüğe gireceği bildirilen ... Türkiye düzenlemelerinin bazı hükümlerinin müşteri aleyhinde değiştirildiği tespit edildiğinden ve ... 15. Noterliğince keşide edilen ... tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamenin davalı tarafından cevap verilmemesi üzerine SPK'ya 29.06.2016 tarihinde başvuru yapıldığını, müvekkilinin merkezi kayıt kuruluşundan hesaplarını kontrol ettiği sırada davalı tarafından müvekkilinin yazılı onayı olmadan 08.08.2016 tarihinde müvekkili adına ... nolu ... hesabı açıldığının tespit edildiğini, telefon görüşmelerinde bu hesabın dava konusu ... nolu hesaba bağlı bir hesap olduğunun söylendiğini, davalı tarafından bu yeni hesabın kapatılması için dava konusu edilen alacağın da ibra edilmesinin talep edildiğinin, son olarak davalı aracı kurumun müvekkilinden 02.11.2016 tarihli mail ile uygunluk testi talep ettiğinin, bu testin dayanağı olan sermaye piyasası kurulu III/ 39.1 sayılı tebliğ hükümlerini gerekçe gösterdiğini, bu tebliğin 17.12.2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, sözleşme tarihinin ise 04.12.2014 tarihi olduğunu, 04.12.2014 tarihinden beri istenmemiş olan uygunluk testinin yıllar sonra istenmesinin davalının sözleşmeye aykırı uygulamalarına gerekçe üretme çabası olarak yorumlandığını, müvekkilinin davalı aracı kurum nezdindeki hesabının profesyonel hesap olduğunu, bu hesabın sıradan hesaplardan farklı özellikler taşıdığını, 01.06.2015 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren ve işlem tarihi olan 06.01.2016 tarihinde yürürlükte bulunan ... Tarafından verilecek mülkiyet haklarına ilişkin alım satım emirlerinin gerçekleştirilmesi ile mülkiyet hakkı ve nakit hesaplarının tutulması hizmetlerine ilişkin düzenlemelerin profesyonel hesap işleyişi ve özelliklerinin açıklanması gerektiğini, düzenlemelerde yer alan 1,6,9,4ve 5.madde hükümlerine göre profesyonel yatırım hesabının pro enstrümanlar adı verilen finansal araçlar üzerinde işlem yapmaya olanak veren ve bu işlemlerin sonuçlandırma fiyatı her zaman piyasa fiyatı olan hesap türü olduğunu, düzenlemelerde yer verilen fiyat hatasıyla ilgili hükümlerin profesyonel hesapta uygulanmayacağını, davalının müvekkilin işlemlerini iptal etmesindeki gerekçelerinin çelişkili olduğunu, müvekkilinin para çekme talebinden sonra öncelikle teknik hata iddiasının sırayla yüksek hatalı fiyat ve koruma pozisyonlarının iptal olması gerekçelerinin öne sürüldüğü, dürüstlük ilkesinin ihlal edildiği, sözleşmelerin ayrılmaz bir parçası sayılan 06 revizyon nolu ... düzenlemelerinin yatırım hesabı başlıklı 4.maddesinde nakit hesaptan para çekme talebinin hangi sürede gerçekleştirileceğinin ve hangi durumlarda reddedileceğinin belirlendiğini, para çekme talebinin reddedilmesinin üç madde ile sınırlandırıldığını, bu maddeler arasında müşteri ile uyuşmazlık yaşanması gerekçesinin bulunmadığını, davalı eyleminin sözleşmeye aykırı olduğunu, müvekkilinin işlemlerinin gerçekleştiği tarihten sonra getirilen 05.06.2016 tarihli düzenlemelerin 4.21.maddesinin müvekkiline uygulamayacağını, düzenlemelerde müvekkili aleyhine yapılan bu değişikliğin müvekkiline uygulanamayacağını, değişiklik ile taraflar arasında işlem veya talimattan doğan bir uyuşmazlık bulunması halinde para çekme talimatının reddedilebileceğine yer verildiğini, işlem tarihinde anılan düzenlemenin yürürlükte olmadığını, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, davalının 07.01.2016 tarihindeki e-mail ile "işlemlerin yüksek hatalı fiyatlardan gerçekleştirildiğini ve bu nedenle işlemlerin düzenlemelerin 16.maddesi kapsamında geri çekileceğinin bildirildiğini, Sermaye Piyasası Kurulunun gerçekleşmiş müşteri emirlerinin iptalini düzenleyen III/37.1 nolu tebliğin 29.maddesinde ve çerçeve sözleşmenin E maddesinde işlemlerin geri çekilmesine dair bir düzenleme getirilmemiş olduğu, düzenlemelerin bu konudaki 16.maddesi hükümlerinin sermaye piyasası mevduatına ve çerçeve sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğini, düzenlemelerin pro enstrümanlarla işlem yapan profesyonel hesapları ilgilendiren piyasa fiyatı başlıklı 6.13,14 ve 15.maddeleri ile davalının çıkarıp yürürlüğe koyduğu düzenlemeler kapsamındaki müşteri emirlerinin uygulanma politikasının 4.3, 4.4., 5.2.8.maddelerinden anlaşılacağı üzere profesyonel hesapta her işlem emrinin piyasadaki en iyi fiyat baz alınarak gerçekleştirileceği, fiyat hatası ile ilgili 16.3.-16.9 hükümlerinin 6.15.maddesi gereği profesyonel hesaplar için uygulanmayacağı bu sebeple 06.01.2016 tarihinde gerçekleşen işlemlerin sözleşme ve düzenlemelere tamamen uygun olduğunu, davalının ... 19. Noterliği aracılığıyla keşide ettiği ihtarname içeriğinin dikkate alınamayacağını, likidite sağlayıcı nezdinde koruma amaçlı işlemlerin iptal olması halinde davalının bu durumu düzenlemelerin 6.14.maddesine göre iki gün içerisinde müvekkiline bildirmek zorunda olduğunu, işlemlerin üzerinden aylar geçmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığını, davalının likidite sağlayıcısının ... Türkiye ile doğrudan ortaklık ilişkisi bulunduğundan bu belgenin hukuken geçerliliğinin sorgulanması gerektiğini, davalının ihtarnamede belirttiği iddiaların sermaye piyasası mevzuatına çerçeve sözleşmelere ve düzenlemelere aykırı olduğunu, davalının ihtarnamede belirtilen iddialarından hatalı fiyat olgusunu düzenlemelerin 6. Ve müşteri emirleri uygulama politikasının 5.2.8.maddeleri kapsamında profesyonel hesap kullanıcısı yatırımcılar için hüküm ifade etmeyeceğinin daha önce açıklandığı, ekonomik temeli olmayan fiyat uluslar arası piyasalarda geçerli fiyatlardan farklı fiyatlar iddialarının basiretli tacir sorumluluğu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin hesabından haksız olarak çekilen paranın iadesinin gerektiği, işlemin hukuka aykırı olduğunun uzman bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalının işlem iptali değil muhasebede ters kayıt şeklinde kapatma yaptığının tespit edildiği, davalı eyleminin idare para cezası gerektirdiğini ve suç teşkil ettiğini, şimdilik 150.000 TL'nin 06.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin ...- Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ... hesap nolu müşterisi olduğunu taraflar arasında 04.12.2014 tarihli bireysel kaldıraçlı alım satım işlemleri çerçeve sözleşmesi ve bireysel yurtdışı türev araçların alım satımına aracılık çerçeve sözleşmesi ile risk bildirim formu akdedildiğini, taraflar arasında karşılıklı keşide edilen ihtarnamelerin dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkili şirkete ait işlem platformlarında davacının işlem yaptığı ... Enstrümanında piyasa dışı fiyatlarla gerçekleşen işlemlerle sonuçlanan yüksek hatalı fiyatlar oluşması sebebiyle müvekkili şirket tarafından davacının birden fazla işleminde yüksek hatalı fiyatların bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin yerleşik uygulaması çerçevesinde müşteri işlemleri ve buna bağlı Hedge işlemlerinin incelemeye alındığını, dava konusu tarih ve zaman aralığında sadece ... Enstrümanında hatalı fiyatlama gerçekleştiğini, davacının işlem yaptığı diğer enstrümanlarda işlemlerin doğru fiyattan gerçekleştiğini, doğru fiyat üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde davacının işlemlerinin zararla sonuçlandığını, söz konusu zaman aralığında hatalı fiyatlardan müvekkili şirkete iletilen başka bir müşteri emri bulunmadığını, anılan tarihte hatalı fiyat nedeniyle reddedilen ve iptal edilen başka bir müşteri işleminin söz konusu olmadığını, müvekkili şirket tarafından dava konusu zaman aralığında gerçekleştirilen tüm işlemlere ilişkin incelemenin genişletilmesi neticesinde davacının işlem gerçekleştirdiği sunucu ve hesap türünde ... enstrümanında hatalı fiyattan kaynaklanan ...durumunun oluşuğunun ortaya çıktığını, 04.12.2014 tarihli çerçeve sözleşmenin eki niteliğindeki düzenlemelerde yar alan tanım uyarınca spreadın belirli bir finansal aracın alış ve satış fiyatı arasındaki farkı ifade ettiğini, hatalı fiyattan kaynaklanan bildirim nedeniyle bu farkın eksi olarak gerçekleştiğini, davacının bu durumu fark etmesinden sonra önce küçük miktarlı işlemler açtığını, kötü niyetli olarak sistemde meydana gelen bu açığın kendisine menfaat sağlayacağını anladıktan sonra lot miktarını arttırdığını, hatalı fiyattan işlem gerçekleştirildiği için davacının hangi nitelikte emir verdiği fark etmeksizin pozisyon açıldığı anda kar elde ettiğini, kaldıraçlı işlemin müvekkili şirketin yurtdışında yerleşik likidite sağlayıcı finansal kuruluştan aldığı ve uluslararası piyasalarda geçerli potasyonlardan gerçekleştirilmesi gerektiği, davacı tarafından verilen ... işlem emirlerinin tamamının uluslararası piyasalarda geçerli olan fiyatlardan tamamen farklı fiyatlar üzerinden verildiği, sistemde eksi spread oluşmasına sebebiyet veren teknik hatanın fark edilip düzeltilmesinden sonra müvekkili şirketin likidite sağlayıcından bu işlemlerin incelemeye alındığı bilgisinin müvekkiline bildirilmesinin, müvekkili şirketin davacından aldığı emirlerle gerçekleştirilen işlemlerle ilgili koruma amaçlı işlemlerin likidite sağlayıcı kuruluşla yapılamaması nedeniyle davacının yüksek hatalı fiyatlar üzerinden gerçekleştirdiği işlemleri iptal ettiğini, davacı emirlerinin uluslararası piyasalarda geçerli fiyatı içermediğinden bu fiyatlardan koruma amaçlı işlemleri likidite sağlayıcı kuruluşla gerçekleştirmenin mümkün olmadığı, bu sebeple işlemlerin iptalinin gerektiği, mevzuata uygun olduğunu, dava konusu işlem tarihleri dışında müvekkili şirketin işlem platformunda bu şeklide bir durumun oluşmadığını, hatalı fiyat kapsamında iptal edilen işlem özetlerinin tablo halinde dilekçede sunulduğunu, davacının kendisine günlük olarak ulaşan ekstreleri saklamadığını, davacının talebi üzerine müvekkili tarafından yeniden davacı iletildiğini, bilgilendirmelerin eksiksiz olarak yapıldığı, hatalı gerçekleşen davacı işlemleri ve müvekkili şirketin koruma amaçlı işlemlerinin (hedge) özetinin tablo halinde sunulduğunu, hatalı fiyat üzerinden 06.01.2016 tarihinde gerçekleştirilen işlemlerin işlem tarihinde yürürlükte bulunan sermaye piyasası kurulunun III/37.1 sayılı tebliğine ve çerçeve sözleşmeye uygun biçimde bildirildiğini uygulamada forex olarak adlandırılan bir ülke para birimi satılıp başka ülke para birimi alınarak işlem yapılan uluslararası piyasa işlemi olduğu, esası itibarıyla yabancı para birimleri arasında alım ve satımı ifade eden bu işlemin kaldıraçlı olarak anılmasının nedeninin müşterinin hesabındaki nakdin belli bir tutar katı kadar işlem yapmasına imkan sağladığı, aracı kurumların müşterilerine sağladığı fiyatları, yurtdışında yerleşik banka ve aracı kurumlardan alarak müşterilerine aktardıklarını, Türkiye'de kaldıraçlı işlem yapmaya yetkili aracı kurumun döviz kotasyonlarını aldığı banka veya aracı kurumun, likidite sağlayıcı olarak adlandırıldığını dolayısıyla aracı kurumun likidite sağlayıcıdan aldığı fiyatları müşteriye aktararak Yurtdışı piyasalarda geçerli fiyatlardan işlem yapılmasına aracılık ettiğini, bunun sonucu olarak kaldıraçlı işlemlerin uluslararası piyasalarda geçerli fiyatlardan gerçekleştirilmesi gerektiğini, aracı kurumların müşteriyle yapılan işlemlerden doğan risklerini dengeleyebilmek için genellikle yurtdışında yerleşik bir finansal kuruluşla koruma amaçlı işlem (Hedging) yaptıklarını aracı kurumun Türkiye'de yaptığı alış işlemini yurtdışında yerleşik fianansal kuruluşla yapacağı satış işlemini ya da satış işlemini, alış işlemiyle dengeleyerek piyasadaki fiyat riskini giderdiği ve kendisini korumaya aldığını, koruma amaçlı işlemlerin de piyasalarda geçerli fiyatlar üzerinden yapıldığını, koruma amaçlı işlemlerin de sigorta işlemlerindeki reasüransa benzer işlemlerinin bulunduğunu, işlem tarihinde yürürlükte bulunan Sermaye Piyasası Kurulu tebliğine göre aracı kurumun yaptığı koruma amaçlı işlemin iptal edilmiş olmasının aracı kurum olan davalıya davacının yaptığı işlemi iptal ete hakkı verdiği, davacının işlem emirlerinin uluslararası piyasalarda geçerli fiyatlardan verilmediği, bu sebeple müvekkili şirketin koruma amaçlı işlem yaptığı ve söz konusu işlemlerin iptalı yoluna gittiği, davacının 06.01.2016 tarihinde hatalı fiyat üzerinden gerçekleşen işlemlerden kazandığı parayla başka enstrümanlarda işlem yapmaya devam ettiği ve ertesi gün sabahında gerçekleştirmiş olduğu işlemlerden sonra 800.000 TL para çekim talimatı ilettiği, müvekkili tarafından yapılan incelemede fiyatlandırmanın doğru olduğu periyot ve enstrümanlarda davacının gerçekleştirdiği işlemlerde zarar ettiği, ve hakkaniyet kapsamında tüm işlemlerinin iptal edilmesinin doğru olacağına karar verildiği, 07.01.2016 tarihinde pozisyon numaraları bildirilen işlemlerinin geri çekileceğinin davacıya sözlü ve yazılı olarak bildirildiğini, müvekkili şirketin koruma amaçlı işlemlerinin likidite sağlayıcı tarafından iptal edildiğini, müvekkilinin davacıdan aldığı emirlerle ilgili koruma amaçlı işlemleri likidite sağlayıcı kuruluşla yapabilmek için emirleri bu kuruluşa gönderdiğini, likidite sağlayıcının işlemlerin geçersiz fiyattan yapılması nedeniyle koruma amaçlı işlemleri iptal ettiğini, iptal edilen işlemlerde verilen emirlerin hiçbirinin uluslararası piyasalarda geçerli fiyatı içermediği, kaldıraçlı işlemin tamamlayıcısı olan koruma amaçlı işlemin likidite sağlayıcı tarafından iptal edilmesi sebebiyle Türkiye'de davacıyla yapılan kaldıraçlı işlemlerin de iptalinin gerektiği, müvekkili şirket nezdindeki tüm müşteri emirlerinin likidite sağlayıcısı nezdinde müvekkiline ait koruma hesabında hedge edildiğini, türkiye'de faaliyet göstermekte olan bir çok aracı kurumdan farklı olarak müvekkili şirket nezdinde hedging uygulaması yapıldığını, koruma amaçlı işlemin iptal edilmesi halinde kaldıraçlı işlerin de iptalinin gerektiği, Sermaye Piyasası Kurulunun III/37.1 sayılı tebliğinin emir iptalini düzenleyen ve "kaldıraçlı İşlemlerde Emir İptali" başlıklı 29/c maddesinde müşteri emrinin alınması sonrasında aracı kurumun söz konusu emre ilişkin olarak başka bir kuruluş nezdinde korunma amaçlı olarak almış olduğu pozisyonun karşı tarafça iptal edilmesi veya fiyatının değiştirilmesi durumunda emir iptali veya fiyat değişikliği yapılabilir. Bir emir iptali veya fiyat değişikliği gerçekleştirilmesi halinde ise ilgili müşterilere gerekçesiyle birlikte en seri iletişim aracıyla bildirim yapılır" şeklinde düzenleme bulunduğu, bu maddeyle müşteriyle yapılan kaldıraçlı işlemle aracı kurumun başka bir finansal kuruluşla yaptığı koruma amaçlı işlemin riskin dengelenmesi için bir bütün halinde değerlendirildiğini, koruma amaçlı işlemin iptal edilmesinin aracı kurumu riske karşı korumasız bırakacağından kaldıraçlı işleminde iptaline olanak tanıdığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin E maddesinde emirler ve emirlerin değiştirilmesine ilişkin hususların düzenlendiği, 08.01.2016 tarihinde davacı tarafından hatalı fiyat üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin iptal edildiği, düzeltilmesi gereken işlem sayısının 800 civarında olması ve davacının bu sırada hem kendisini hem de müvekkilini zarara uğratacak sorunlara yol açılmaması için davacının bu periyotta işlem yapmasının engellendiği, davacının sistemdeki hatalı fiyatlandırmadan yararlanarak seri şekilde işlem hacimlerini yükselttiği, bunlardan elde ettiği kazanç ile doğru fiyatlar üzerinden gerçekleştirdiği işlemlerde zarar ettiği, davacının hesap bakiyesinin 925,39 TL olduğu, ilk işlemini 0,1 lot ile 17:37.15'te yapmaya başladığı, sistemdeki hatalı fiyatlandırmadan dolayı pozisyon açıldığı anda kar elde ettiği, sistemdeki hata düzeltilinceye kadar işlem hacimlerini yükselterek haksız kazanç elde ettiğini, elde ettiği haksız kazanç ile farklı enstrümanlarda doğru fiyatlara yüksek hacimli işlemler yaparak zarar ettiği, müvekkilinin bu işlemlerden kaynaklı zararlı üstlenerek, işlemlerin tamamını iptal ettiği, piyasalarda aşırı dalgalanmaların yaşanmadığı zaman aralığında 925 TL'lik bakiyenin bir kaç saat içinde 800.000 TL üzerine çıkmasının hatalı fiyat olmaması durumunda mümkün olmadığını, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığı, 826.237,50TL'nin iptal işlemlerinin toplamı olduğunu, davacıya her bir iptal işleminin açıklamasında hangi pozisyonun iptal edildiğinin açık bir şekilde belirtildiğini, davacı adına xstation hesabının açılmasına ilişkin bilgilendirme formunun davacıya 21/30.07.2016 tarihinde iletildiğini, davacı hesabının profesyonel hesap olduğunun bu hesap kapsamında işlem yapan yatırımların SPK'nın III/39.1 tebliği kapsamında tanımlanan profesyonel müşteri kategorisine girmediği, dolayısıyla davacının genel müşteri sınıfında yer aldığını, genel müşterilen açısından öngörülen uygunluk testinin talep edilmesinin müvekkilinin mevzuat açısından tabi olduğu yükümlülüklerini yerine getirmesi anlamına geldiğini, müvekkili işlemlerinin suç veya idari para cezası gerektirmediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan uzman raporunu mahkemeyi yanıltma amacı taşıdığını, müvekkili tarafından yapılan işlemlerde hukuki aykırılık bulunmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını iddia ve talep etmiştir.
Davacı tarafından sunulan ve... imzalı uzman mütalaasında özetle ve sonuç olarak; davacının, davalı nezdinde ... numaralı ... hesabında kaldıraçlı alım satım işlemleri sonucu 07.01.2016 tarihinde kesinleşen 826.237,50 TL ana para ve raporun düzenlenme tarihi itibariyle yasal faiziyle birlikte toplam 895.709,40 TL alacağı bulunduğunu, davalı yöneticileri ve işleri gerçekleştiren çalışanları hakkında Sermaye Piyasası Kanunu ve Türk Ceza Kanunu 158/1-f maddesine aykırılık sebebiyle soruşturma başlatılması için suç duyurusunda bulunulması gerektiğine ilişkin görüş belirtildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili 15.11.2022 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile cevap dilekçesini ve savunmalarını kısmen ıslah ettiklerini, iş bu dosyaya sunulan uzman görüşü yazarı tarafından başka bir yargılama içerisinde sunulmuş bilirkişi raporunun dosyaya ibraz edildiğini, müvekkili şirketin haklılığının emsal dosyada açıkça ortaya konulduğunu, SPK Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile yan hizmetlere ilişkin esaslar hakkında tebliğin 29/c maddesi ile müşteri emrinin alınması sonrasında aracı kurumun söz konusu emre ilişkin başka bir kuruluş nezdinde korunma amaçlı olarak almış olduğu pozisyonun karşı tarafça iptal edilmesi veya fiyatının değiştirilmesi durumunda emir iptali veya fiyat değişikliği yapılabildiğinin belirtildiğini, iptal edilen işlemlerin tamamının piyasa fiyatından farklı fiyatlar olduğunu, işlemlerin karsız ve zararsız şekilde iptal edildiği ve bu yönde emsal dosyada rapor düzenlendiğini, iki dosya konusu olayda da tüketiciler tarafından verilen emirlerin piyasa dışı fiyatlanması sonucu koruma amaçlı işlemin likidite sağlayıcı tarafından iptal edilmesi sebebiyle tüketici işlemlerinin iptal edilmesi gerektiğinin açıkça ortaya konulduğunu, uzman raporu yazarı ...'ın da bilirkişi olduğu raporda bu durumun belirtildiğini, davanın reddine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir.
Davacı vekili 12.07.2019 tarihinde sunduğu, 10.07.2019 tarihli dilekçesi ile dava değerini 826.237,50 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir.
Sermaye Piyasası Kuruluna müzekkere yazılarak davacının yapmış olduğu 11.02.2016 tarihli şikayete ilişkin bilgi ve belgeler ile uzman raporu ve kurul kararı dosya içine celp edilmiştir. Davacı tarafından , davalı şirketçe gerçekleştirilen işlemlerle ilgili Sermaye Piyasası Kuruluna şikayet dilekçesi sunulduğu, şikayetle ilgili Sermaye Piyasası Kurulunun 02.03.2018 tarihli 9 sayılı toplantısında; davacının gerçekleştirdiği işlemlerin işlem tarihinde yürürlükte bulunan Yatırım Hizmetleri Tebliğinin (III/37.1) sayılı tebliğin 29.maddesini 1.fıkrasının c bendine uygun olarak likidite sağlayıcı tarafından fiyatların hatalı olması gerekçesiyle iptal edilmesi nedeniyle aracı kurumun da davacının gerçekleştirmiş olduğu işlemleri iptal etme hakkını haiz olduğu göz önüne alınarak iptal edilen işlemlere ilişkin Sermaye Piyasası Mevzuatına aykırı bir husus bulunmaması nedeniyle şirket hakkında herhangi bir idari işlem tesis edilmemesine, Yatırım Hizmetleri Tebliğinin 23 ve 35. maddeleri uyarınca fiyat verme esnasında oluşabilecek hataların gözetebilecek bilgi işlem alt yapısı ve risk yönetim sistemini kurması ve sistemsel hatalara çözüm yolları geliştirmiş olması beklenen aracı kurumun risk ölçüm yöntemleri ve modelini oluşturmaması sebebiyle şirket hakkında 26.049 TL idari para cezası uygulanmasına, şirket ile yatırımcı arasında imzalanmış çerçeve sözleşmede kaldıraç oranının belirlenmemiş olması sebebiyle Yatırım Hizmetleri Tebliğinin 27.maddesine aykırılık teşkil eden durumla ilgili şikayet bulunmaması ve benzer aykırılıkla ilgili daha önce iki kez idari para cezası uygulanmış olması sebebiyle herhangi bir yaptırım uygulanmamasına karar verildiğinin davalı şirkete Sermaye Piyasası Kurulunun 08.03.2018 tarihli yazısı ile bildirildiği hususları, davalı tarafından sunulan ve davacı tarafından inkar edilmeyen yazışma örneğinden anlaşılmıştır.
... 14. İdare Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının dosyası celp edilmiş, tetkikinden; davacı tarafından Sermaye Piyasası Kurulu tarafından davalı hakkında idari işlem tesis edilmemesine dair işlemin iptali istemiyle dava açıldığı, ... 14. İdare Mahkemesi tarafından aracı kurumun , davacının işlemleri sonrasında koruma amaçlı pozisyon aldığı, likidite sağlayıcının söz konusu işlemleri iptal ettiği, III/37.1 sayılı Tebliğin ilgili dönemde yürürlükte olan haliyle aracı kuruma tanınan imkan çerçevesinde emir iptalinin gerçekleştiği, sermaye piyasası mevzuatına aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından 06.01.2016 tarihinde gerçekleştirilen 805 adet işlemle ilgili likidite sağlayıcı dava dışı ... tarafından işlemlerin hangi tarihte iptal edildiğinin bildirilmesi için ...A.Ş.'ye müzekkere yazılmış 24.02.2023 tarihli müzekkere cevabında; ... işlemlerinde üye aracı kurumların müşteri emirlerini platforma ileterek işlem gerçekleştirdiklerini ayrıca bir likidite sağlayıcısı ile çalıştıklarını, davalı aracı kurumun ise tasfiye halinde olduğu, iştiraki olan... Şirketinin likidite sağlayıcısı olduğunu ancak ... Bankın üyesi olan ... A.Ş. dışında muhatabının bulunmadığını, aracı kuruma ilişkin işlem hareketlerinin gönderilebildiğinin bildirildiği, Sermaye Piyasası Kuruluna yazılan aynı müzekkereye verilen 04.04.2023 tarihli cevabi yazıda ise de kurula iletilen şikayet kapsamında yapılan inceleme sonucu hazırlanmış 01.02.2018 tarih ve ... sayılı raporda yer alan tespitlerin sunulduğunu, raporda iptal edilen işlemlerle ilgili aracı kurumun korunma pozisyonları aldığı işlemlerin likidite sağlayıcı şirket tarafından iptal edildiği, yatırımcı hesabında 08.01.2016 tarihi itibarıyla düzeltme işlemlerinin yapılmaya başlandığı, aracı kurumun tam korunma çalıştığının tespit edildiğini, müzekkereye aracı kurumun profesyonel (...) hesap olarak yatırımcılara sunduğu hesap türünün Yatırım Hizmetleri Tebliği kapsamında yer alan profesyonel müşteri kapsamında olmadığı, bununla birlikte söz konusu şikayete ilişkin işlemlerin gerçekleştiği 06.01.2016 tarihinde profesyonel müşteri ile genel müşteri arasında ayrıma gidilecek şekilde tebliğ güncellemesi yapılmadığı, Yatırım Hizmetleri Tebliğinin 14.01.2016 tarihinde güncellenen tebliğ kapsamında söz konusu işlem iptallerinin sadece profesyonel müşteriler için gerçekleştirilebileceği şeklinde değiştirildiği bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki yazışma ve ... kayıtları dosya içine celp edildikten sonra davacının, dava tarihi itibarıyla talep edebileceği alacak miktarının tespiti için dosya Sermaye Piyasası Mevzuatına vakıf bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş, 21.09.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; ses kayıtlarının olduğu cd incelendiğinde taraflar arasındaki ihtilafın nedeninin taraflarca tartışıldığı ve aracı kurum temsilcisinin hatalı fiyattan dolayı yatırımcı işlemlerinin yatırımcı lehine aracı kurum aleyhine olduğunu, buna sistem kaynaklı teknik hatanın sebebiyet verdiğinin belirtildiğini, telefon kayıtlarında iptal gerekçesi olarak düzenlemelerin 16.maddesinin 4.ve 10.maddelerine atıf yapıldığının, bu nedenle yatırımcı hesabında bulunan 800.000 TL'nin çekilemeyeceğinin davacıya bildirildiğini, hatalı fiyat kavramı üzerinden değerlendirildiğinde taraflar arasındaki sözleşmede hatalı fiyat tanımının yapılmadığını, sözleşmenin 16.maddesinin 4.fıkrasında aracı kurumun fiyatları istediği zaman farklı şekilde ele alabileceği, müşteri itiraz ettiğinde ise farklı kuruluşların fiyatlarına bakılabileceğinin ifade edildiği, bu hususun yatırım işlemleri tebliğinin 26.maddesinin 5.fıkrasına uygun düşmediği, ses kayıtlarında aracı kurum yetkilisi tarafından belirtiler diğer önemli bir hususun fiyatların sistem tarafından teknik bir hatadan kaynaklı oluştuğu, sistem kaynaklı hataların finansal piyasalarda operasyonel risk içerisinde değerlendirildiği, operasyonel risk kavramının sermaye piyasası mevzuatında aracı kurumlarda uygulanacak iç denetim sistemine ilişkin esaslar hakkındaki tebliğin 11/a maddesinde geçtiği ancak tanımının yapılmadığı, 2.mevzuat niteliğindeki bankaların sermaye yeterliliğinin ölçülmesine ve değerlendirilmesine ilişkin yönetmelikteki tanımının yetersiz veya başarısız iç süreçler, insanlar ve sistemlerden ya da harici olaylardan kaynaklanan ve yasal riski de kapsayan zarar etme olasılığı şeklinde olduğunu, bu kapsamda davalının gerekli risk kontrollerini yakmakla yükümlü olduğunu, likidite sağlayıcısı şirketin davalının hakim ortaklık ilişkisi içinde olduğu, ... şirketine ait olduğu, sonuç olarak yatırım kuruluşları finansal piyasaları düzenleyen ve denetleyen kurumların verdiği yetkiyle imtiyazlı olarak faaliyette bulunan ticari işletmeler olduğunu, yatırım kuruluşlarının faaliyetleri hakkında tebliğin 24.maddesi gereği basiretli tacir gibi davranmaları gerektiği, bu kapsamda aracı kurumun müşterilerinin finansal varlıklar üzerinde yaptığı işlemlerde kendi karına müşteri zararına olan işlemlerin piyasa fiyatlarına bağlamasının, kendi zararına müşteri karına olan işlemlerin ise hatalı işlem olarak iptal edilmesinin mesleki dikkat ve özeni göstermediğine, gerekli önlemleri almadığına kanıt olduğunu bu sebeple talep edilen alacak miktarı 826.237,50 TL'nin aracı kuruma tevdi mazbatasının düzenlendiği 22.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tazmini gerektiği yönünde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmıştır.
Tarafların bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmesi için dosya yeniden önceki bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından sunulan 26.05.2022 havale tarihli raporda özetle; hatalı fiyat nedeniyle kaldıraçlı işlemlerde emir iptalinin hangi durumlarda dikkate alınacağının Yatırım Hizmetleri Tebliğinin 29.maddesinde detaylı şekilde açıklandığını, anılan maddede kaldıraçlı işlemlerde müşteri lehine emir iptal edilmesinin maddenin ruhunda hakim unsuru olduğunun, anılan maddede 14.01.2016 tarihinde yapılan değişiklikle genel müşteri aleyhine olacak emir iptalini düzenlemeden kaldırdığını, davalı tarafından dikkat edilmesi gereken hususun işlem tarihinde geçerli olan 1.fıkranın c bendinde "müşteri emrinin alınması sonrasında aracı kurumun söz konusu emre ilişkin olarak başka bir kuruluş nezdinde korunma amaçlı olarak almış olduğu pozisyonun karşı tarafça iptal edilmesi veya fiyatının değiştirilmesi durumunda emir iptali veya fiyat değişikliği yapılabileceğinin belirtildiğini, korunma amaçlı pozisyonun tebliğde tanımlanmadığını, tebliğ hükümlerinden sigorta sektöründe olduğu gibi bir sigorta şirketinin taşımış olduğu riskleri reasürans şirketine devrederek kendini korumaya alması şeklinde ifade edilebileceği, dava konusu hatalı fiyatların operasyonel risk kapsamında aracı kurumca yönetilmesi gerektiği ve karşı tarafça emir iptal edilse dahi bunun bu dava üzerinde müşteriye yansıtılamayacağına kanaat getirildiği, Sermaye Piyasası Kurulunun 08.03.2018 tarihli kararının idari bir görüş olduğunu, alacak davası yönünden bağlayıcı olmadığı yönünde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmıştır.
İşlemlerin hangi tarihte iptal edildiği konusunda dosyaya ibraz edilen kayıtlar incelenerek taraf itirazları değerlendirilip koruma amaçlı işlem iptal tarihlerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı hususunda rapor düzenlenmesi için dosya son bilirkişi heyetine bilişim alanında uzman bilirkişi dahil edilmek suretiyle tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince sunulan 20.11.2023 tarihli raporda özetle; kök ve ek raporda yer alan görüşlerde değişiklik olmadığı, davalı şirket tarafından iptal işlemlerinin 08.01.2016 tarihi 16:11.22 ve 08.01.2016 tarihi 16:11.22 arasında yapıldığı, davalı şirket nezdindeki verilerin hükme esas alınamayacağı, mevcut verilerin ve kayıtların dava konusuna ilişkin davalı şirket açısından kesin ve net sonuçlar çıkarılmasına olanak tanımadığı, raporun davalı şirketin sunduğu verilerin yetersizliği ve eksiklikleri ortaya koyduğu yönünde görüş ve kanaat belirtildiği anlaşılmıştır.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde,
Dava, davacı tarafından yapılan kaldıraçlı işlemler neticesinde hesabında bulunması gereken miktarın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında "..." başlıklı ... sözleşme nolu, 28.07.2013 yayın tarihli sözleşme ile 01.12.2014 tarihli "Yatırım Danışmanlığı Sözleşmesi" başlıklı sözleşme ve eklerinin düzenlenip imzalandığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar arasında "..." başlıklı sözleşmenin, "Emirler ve Emirlerin Değiştirilmesi" başlıklı E maddesinde:
Emirlerin ne şekilde yapılacağı, "Düzenlemeler"de düzenlenmiştir.
Müşterinin ...'ye ilettiği ve gerçekleşmiş müşteri emirleri kural olarak iptal edilmez veya değiştirilemez ancak:
a-itiraz üzerine müşteri lehine bir iyileştirme yapılması amacıyla,
b-elektronik işlem platformunda meydana gelen teknik bir sorun nedeniyle ortaya çıkan müşteri mağduriyetinin giderilmesi amacıyla ve
c-müşteri emrinin alınması sonrasında ...'nin söz konusu emre ilişkin olarak başka bir kuruluş nezdinde korunma amaçlı olarak almış olduğu pozisyonun karşı tarafça iptal edilmesi veya fiyatının değiştirilmesi durumlarında emir iptali ve fiyat değişikliği yapılabilir. Ayrıca telefonla gerçekleştirilen emirlerin muhasebeleştirilmesi sırasında oluşabilecek hataların düzeltilmesi yapılabilir." şeklinde kararlaştırıldığı görülmüştür.
Davalı aracı kurumun bilgi işlem alt yapısındaki eksiklik nedeniyle alım satım fiyatının piyasa fiyatından farklı olarak negatife düşmesi, davacının işlem yaptığı enstrümandaki fiyatların uluslararası piyasalarda geçerli fiyat olmaması halinde davacının yatırım yaptığı alım satım fiyatının esas alınıp alınamayacağı, sözleşmenin E maddesi kapsamında likidite sağlayıcının pozisyonu iptal etmesi sebebiyle davacının işlem emrinin iptal edilip edilemeyeceği, likidite sağlayıcının davalı aracı kurumun hakim ortağı olmasının taraflar arasındaki sözleşmenin E maddesinin uygulanmasına engel olup olmayacağı, tarafların dürüstlük kuralına aykırı hareket edip etmedikleri hususunda ihtilaf bulunduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında akdedilen Bireysel Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri Çerçeve Sözleşmesinin E maddesi kapsamında; likidite sağlayıcının pozisyonu iptal etmesi sebebiyle aracı kurum olan davalının, davacı müşteri emrini iptal yetkisinin bulunduğu, davalı tarafından iptal edilen işlemlerin yalnız kâr edilen işlemler olmadığı , davacı tarafından zarar edilen işlemlerin de iptal edilmiş olduğu , davalının sözleşmenin E maddesini uygulamasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmadığı, aksinin davacı tarafından ispat edilemediği, aracı kurumun, davacının işlemleri sonrası koruma amaçlı pozisyon almış olduğunun ve tam korunma ile çalıştığının SPK cevabi yazısı ı ile mahkememize bildirildiği, uluslararası piyasalardan farklı fiyattaki alış işlemine ilişkin davacı işlem emirlerinin makul süre içinde 08.01.2016 tarihinde davalı tarafından iptal edildiği, likidite sağlayıcı tarafından koruma amaçlı işlemlerin iptal edildiğinin davacıya ... 19.Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile makul süre içinde bildirildiği,aracı kurumun emir iptaline ilişkin işlemlerinin sermaye piyasası mevzuatına aykırı olmadığı dikkate alınarak davacının iptal edilen kaldıraçlı işleme ilişkin kârı talep edemeyeceği kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Peşin yatırılan 2.561,63 TL harçtan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsil edilmesi gereken 427,60 TL maktu harcın mahsubu ile bakiye 2.134,03 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 11.548,45 TL olmak üzere toplam 13.682,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına
4-Davalı tarafından yapılan 7.500 TL bilirkişi masrafı 368 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 7.868 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 120.886.13 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ... ile davalı vekili ...'ın yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/06/2024
BAŞKAN ...
ÜYE ...
ÜYE ...
KATİP ...
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!