WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/273 Esas
KARAR NO : 2024/456

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/06/2020
KARAR TARİHİ : 12/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ile davalı arasında 10/02/2019 tarihinde ticari nitelikte web uygulama hizmet sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre davacıya ait olan ... web uygulaması ile uygulamaya erişimi sağlayarak davalı tarafın müşterilerine araç kiralama hizmeti sunmak, programı 7/24 kullanıma hazır halde bulundurmak ve bunun karşılığı olarak uygulamanın kullanımına başlanmasından sonra web uygulama kurulum bedeli olarak 77.000,00 TL + KDV, sınırsız sayıda kullanıcı ile web uygulama ve mobil kullanımı, veri depolama ve yedekleme, 7/24 teknik destek hizmetleri için ise aylık 4.500,00 TL + KDV bedelin ödenmesi hususlarında anlaşmaya vardıkları, davacının sözleşmeye uygun olarak yazılım panelini kurduğu, davalının kullanımına açtığı, kararlaştırılan hizmetleri sunduğu kendi borcunu gereği gibi ifa ettiğini ve davalı tarafa 18/03/2020 tarihli faturayı tanzim ettiği, sözleşmenin 7. Maddesi gereği 30 gün içerisinde fatura bedeli olan 77.000,00 TL'nin davalı tarafından ödenmediği, davalı tarafça ödeme gerçekleşmediğinden TTK 1530/2 maddesi uyarınca davalının temerrüde düştüğü, davacı tarafından ... 6. Noterliği... tarihli ... yevmiye nolu ihtarname çekme zorunluğunun sadır olduğu, davacının çektiği ihtarnameye davalı tarafça ... 16. Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnameyle ödemezlik defi ileri sürüldüğü ve tek taraflı olarak sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, gerekçe olarak müvekkilinin web uygulama yazılımını kurup teslim yapmadıı, borcun gereği gibi ifa edilmediği, makul sürede işin tamamlanamadığı, şirket toplantılarında yazılım ile ilgili eksikleri tespit ettikleri ve davacının bu eksiklikleri gideremediklerini iddia ettiklerini, davalının ihtarnameye bu şekilde cevabının taraflar arasındaki maddi ilişkinin ve bu ilişkiye dayalı davalının ödemesi gereken miktarı ödemedi olduğu, davalının ihtarnameye cevabında belirttiği hususları ispat yüküne girdiği, sözleşme 10/02/2019 tarihinde imzalanmasına rağmen davalının peşinatı ödemediği ve tüm kurulum bedeli olarak 18/03/2019 tarihli faturanın tanzim edilerek davalıya ulaştırıldığı, davalının kendisine ulaşan bu faturaya TTK 21/2 maddesi gereği 8 gün içerisinde bir itirazda bulunmayarak aradaki maddi ilişkiyi ve bu ilişki gereği edimini yerine getirmediği, borcunu ödemediğini kabul etmiş bulunduğu dolayısıyla fatura içeriğine itiraz etmeyen ve tacir olan davalının temerrüde düştükten sonra ve aradan 6 ay gibi bir zaman geçtikten sonra faturadan ve bu faturaya sebep sözleşmeden borçlu olmadığını ileri sürerek sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğu, davalının ihtarnameye cevabının web uygulama sözleşmesi kurum borcunu davacının yerine getirdiği ikrarını da içerdiği, ihtarnamede web uygulama yazılımının hazırlandığının kabul edildiği, ancak bazı eksik ve hataların olduğu belirtilerek bu eksik ve hataların sayıldığı, davacının web uygulama sözleşmesinden kaynaklı iki tür alacağı bulunduğu, yazılım kurulması karşılığında 77.000 TL, yazılım kurulduktan sonra “Sınırsız sayıda kullanıcı ile web uygulama ve mobil kullanımı, veri depolama ve yedekleme, 7/24 teknik destek hizmeti” karşılığında ise aylık 4.500 TL ödenmesi şeklinde olduğu, davalının ihtarnameye cevabında sayıların eksik ve hataların aylık 4.500 TL ücret alacağı hizmetler ile ilgili olduğu, ihtarnameye cevapta belirtilen bu eksik ve hataların hepsinin asılsız ve gerçek dışı olduğu, davalının ihtarnameye cevabında belirttiği eksik ve hatalı işleri sözleşeme gereği yazılı olarak davacıya bildirmesi gerekmekte iken bunu yapmadığı, borcunu ödemesi kendisine ihtar edildiği; eksik ve hatalar olduğunu bildirdiği, sözleşme gereği davacının kurulum bedeli ödenmediği takdirde davalının tüm kullanıcının sisteme erişim yetkilerini kaldırma hakkı olduğu, davacının sözleşme gereği yazılım kurulum borcunu yerine getirdiğini, yazılımı davalının kullanımına hazır hale getirdiğinin taraflar arasındaki elektronik yazışma kayıtları ile sabit olduğu, davacı tarafından yapılan kontrollerde yazılımla ilgili tespit edilen sorunların davalı taraftan kaynaklandığı ve bundan dolayı davacının sorumlu tutulamayacağı, davalı tarafça ihtarnamede belirtilen kar kaybına ilişkin iddiaların da hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ihtarda önce yazılımın kurulmadığı daha sonra eksikliklerin giderilmediğine ilişkin beyanların çelişkili olduğu, sözleşmede müvekkilinin işi bitirmesi için bir süre konulmadığı, ihtarnameye cevabında davacının edimini makul sürede yerine getirmediğini iddia etmesinin dinlenemeyeceği gibi davacının sözleşmenin imzalanmasından sonra hemen işe başladığını ve yazılımı hazırladığı halde davalının ısrarla ödeme yapmak istemeyerek sözleşmeden bedel ödemeden dönmek istediğini, e-posta kayıtlarından davacının sözleşmede kararlaştırılan ön ödeme kendisine yapılmadığı halde sözleşme konusu edimi ifaya başladığı, ancak davalının kendisinden kaynaklı işlemleri uzattığı gibi ödemesin de yapmadığını anlaşıldığı, davacının panel kurulumunu gerçekleştirdiği, kullanım hakkını verdiği, sözleşmeden beklenen faydayı sağlamaya yönelik hizmeti sunduğu, sözleşmede kararlaştırılan bedele hak kazandığı, faturaya itirazın 7 ay sonra gerçekleşmesinin davalı tarafın iddialarında haksız olduğunu gösterdiği, eksikliklerin giderilmesi için sözleşmede belirtilen sürelerin maksimum 1 hafta olduğu, davalının ihtarnamesinde davacının borcunun 1 ay içerisinde tamamlanabilir olacağını belirttiği, tüm bunlar kül olarak değerlendirildiğinde basiretli bir tacirin işlerini yürüteceği bir yazılım için eksiklerin giderilmesi ve yazılımın sağlanabilmesi adına bu kadar beklemenin kötü niyetli olduğunu beyan ederek; 10/02/2019 tarihli web uygulama hizmet sözleşmesinden doğan ... tarih ... sayılı faturada gösterilen 77.000 TL fatura bedelinin, fatura tarihi olan 18/03/2019 dan itibaren ticari faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya dair dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile 10/02/2019 tarihli web uygulama hizmet sözleşmesinden doğan ve sözleşmede her ay kararlaştırılan 4.500TL'nin 30/08/2019 tarihinden sözleşmenin tek taraflı fesih tarihine kadar olan toplam 2 aylık bedeli olan 9.000 TL'nin 30/08/2019 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketin “...” adlı araç kiralama markası ile ... web sitesi üzerinden Türkiye genelinde ve özellikle de havalimanı ofisleri ile merkezi bölgelerde konumlanan şubelerinde tedarikçiler aracılığıyla müşterilere araç kiralama hizmeti sunduğu, müvekkili şirket ile müvekkilinin ... markasına ait web sitesi için davacı ile 10/02/2019 tarihli “Web Uygulama Hizmet Sözleşmesi” imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin ilk kısmında halihazırda var olan ve baştan yaratılmayan tüm telif ve kullanım hakları ile davacıya ait ... programının yazılım sistemine davalı şirkete ait ... adresinin arayüzü açılarak entegre edilmesi davalının ihtiyaçlarına göre geliştirmelerinin davacı tarafından hazırlanması ile buna karşılık ise davalı şirketin ücret ödeme borcunun söz konusu olduğunu, sözleşmede davacıya yüklenen bir diğer edim ise sözleşmenin ilk kısmında taahhüt edilen arayüz açma ve sistem entegrasyon hazırlama işinin eksiksiz kurulumunun sağlanarak teslim edilmesi sonrasında davalı müvekkiline 7/24 teknik destek hizmeti vermesi olduğu, ancak sözleşmeden kaynaklanan birinci kurulum geliştirme edimi hiçbir şekilde tamamlanmadığı ve davacının sunmadığı hizmet nedeniyle ücret kazanamayacağı için teknik destek hizmetine dair borcun davalı için hiçbir şekilde muaccel olmadığı, davacıya ait varolan yazılıma geliştirme yapma ve davalı müvekkili şirket ihtiyaçlarına göre uyarlama işinin davacının kusuru yüzünden ayıplı ve sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceğinin açıkça öngörüldüğü, davalının şirketin birçok kez e-posta yoluyla davacıyı sözleşemeye uygun ifa için yönlendirdiği, ayıp ihbarı niteliğinde olan bu yönlendirmelerde davalı şirketin ayıbın niteliğini ve önemini davacının anlayabileceği şekilde açıkça ifade ettiği, ancak davacı tarafından sözleşmeye uygun şekilde ifanın gerçekleşmediğini, sözleşme konusunu ayıplı olarak kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı bir biçimde kabul etmek zorunda olmayan müvekkili şirketin temerrüde düştüğünü iddiasının tamamen hatalı olduğu, davacının sözleşme konusunu sözleşmeye uygun şekilde teslim ettiği iddiasının gerçek dışı olduğu, davacının teslim borcunu muaccel anı bir vade veya süre olarak sözleşmede kararlaştırılmamışsa da işin tamamlanması gereken sürenin sorunda muaccel olduğu, hali hazırda var olan ve davacıya ait bir yazılım sistemine açılacak ara yüz ile yapılacak entegrasyon süresinin 7 ay almasının teknoloji firması için oldukça uzun bir süre olduğu, davacının sözleşme konusu işi tamamladığı ve teslim iddiasının tamamen asılsız olduğu, davacının söz konusu teslimi tamamladığının iddia edilebilmesi için gerçekten de yazılım geliştirmesini davalı şirketin ihtiyaçları doğrultusunda tamamlayıp davalı şirketin belirtilen internet sitesini, kendi yazılım sistemine aktarması gerektiği, eserin teslim edilmiş olmasının dahi eserin kabulü anlamına gelmeyeceği, kabulün davalı şirketin söz konusu yazılımın sözleşmeye uygun meydana getirildiği ve ayıpsız olduğuna ilişkin irade beyanı olduğu, davacıya karşı işin tamamlandığı ve kabul edildiğinin hiçbir aşamada zikredilmediği, davacının sistem kurulum hizmetine ilişkin edimini ayıplı şekilde teslim etmek istediği, davalı şirketin, kullanamayacağı ve ayrıca hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ayıpları bir bir davacıya bildirerek ihbar külfetini yerine getirdiği, davacının davalı şirketin basiretli bir tacir gibi hareket etmediği iddiaları mahkemenin odak noktasını değiştirme niteliğinde olup davalı şirketin derhal sözleşmeden dönme hakkını kullanma imkanı varken feshi son çare olarak değerlendirip defalarca davacı firmanın sözleşmeye uygun ifası için şans verdiğini, davacının davalı şirkete açtığı ve son kullanıcı test sistemi olarak değerlendirilen sistem ve bu sistemin altyapısına ilişkin yapılan testlerde de çok sayıda ciddi güvenlik ve sistem hataları tespit edildiğini, Müvekkil Şirket'in ...ağında kurulan grup şirketlerin Risk Yönetimi, İç Kontrol ve Uyum Fonksiyonları ile “...” olarak adlandırılan: bilişim alanında çevre ve güvenlik fonksiyonu sağlayan ve şirketlerin iç güvenlik denetiminden sorumlu İç Denetim Servisi olan ... tarafından test edilmesi üzerine hazırlanan 07.09.2019 tarihli rapora göre, sözleşme uyarınca %100 güvenlik oranı ile çalışması gereken sistem güvenliğinin %64 oranında kaldığı ve bu sistemin güvenlik açısından kati surette kabul edilebilir ve kullanılabilir nitelikte olmadığının anlaşıldığı, açıkça davalı şirketin veri güvenliği ve gizliliğine aykırı, kendi global yapısının güvenlik testinin kullanıma imkan vermediği bir arayüzün ayıplı olduğunun izahtan vareste olduğunu, davacının dava dilekçesinde iddia ettiğinin aksine defalarca kez yazılı biçimde uyarıldığı, kendisine gönderilen e-postalarda yapılması gereken işlerin ve yapılan hatalar tek tek ve görsellerle derhal bildirildiği bu nedenle davacının, davalı şirketin eksik ve hataları yazılı olarak bildirim yükümlülüğüne aykırı davranıldığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğu, davalı şirketin üzerine düşen ayıp ihbarını yapma külfetini yerine getirdiği şirketin TBK'nın 475. maddesine istinaden kullanamayacağı ve hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ayıp nedeniyle dönme hakkını kullanarak sözleşmeyi sonlandırdığı, nitekim sözleşmeden dönme hakkının kullanıldığı esnada dahi davacının tam anlamıyla sözleşmeden kaynaklanan ve tam anlamıyla ifa ettiğini iddia ettiği yazılım arayüz geliştirmelerinin, müvekkili şirketin güvenlik düzeyine ve iş akışına uygun olarak tamamlanmadığı, sözleşmenin 7. maddesine göre, öncelikle davalı şirketin ... web uygulamasını kullanmaya başlayacağı ve ancak bu kullanımdan sonra kurulum bedeli olarak 77.000.00 TL + KDV nin fatura karşılığı davacıya ödeneceği ve “Sözleşmenin imzalanması ile Müşteri Proje başlangıcı olarak ....'e 40.000.00 TL Kurulum Bedeli ön ödemesi yapacak ve Kalan 37.000,00 TL'yi sistem kullanılmaya başlandığında ödeyecektir.” şeklinde bir düzenleme ile de ödemenin bir kısmının yine ancak ve ancak sistemin kurulması ve davalı şirket tarafından kullanılması halinde kararlaştırıldığı, davalı şirketin 18.03.2019 tarihli faturaya süresinde itiraz etmemesinin fatura kapsamını ve borçlu olduğunu kabul ettiği veya sözleşme konusunun davacı tarafından gerçekten de ifa edildiği anlamına gelmediği, davacının 77.000 TL bedelli faturaya konu yazılım arayüzü oluşturma edimini ve 7/24 teknik destek hizmetini, sözleşme hükümlerine uygun şekilde ifa ettiğini ispat etmesi gerektiği, davalı şirketin, davacının akdi edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle dönme hakkını kullanarak akdi ilişkiyi sonlandırdığı, davalı şirketin borçlunun sözleşme hükümlerini yerine getirmemesinden dolayı sözleşmeden döndüğü ve sözleşmenin hiç hüküm ifade etmemesi nedeniyle de ciddi anlamda maddi zarara uğradığı, sözleşmeden dönme halinde sözleşme hiç yapılmamış olsaydı uğranmayacak zararın talep edilebileceği, davalı şirketin davacı ile bahse konu sözleşmeyi yapmamış olsaydı bu zararlara uğramış olmayacağı, Yargıtay içtihatlarında da istikrarlı olarak, hem sözleşmenin uygulanacağına güvenilerek yapılan ve malvarlığını eksilten harcama ve giderlerin karşılığının hem de daha elverişli koşullarla sözleşme yapma fırsatının kaçırılması sebebiyle gerçekleşen zararın menfi zarar kapsamında kaldığının vurgulandığı, yine sözleşmenin kurulması için yapılan giderler ve sözleşmeden doğan borçların yerine getirilmesi için yapılan giderlerin de menfi zarar kapsamında kaldığı ve davalı şirketin de davacı ile imzalamış olduğu sözleşmenin uygulanacağına güvenerek hem üçüncü kişilerle daha elverişli şartlarda sözleşme imzalama fırsatını kaçırdığını hem de sözleşmenin uygulanmasına yönelik ciddi masraflar yaptığı, dolayısıyla davalı şirket ciddi anlamda bir zarara uğramış olup bu zararlara ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutularak davanın öncelikle usulden reddine, esastan reddine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, alacak davasıdır.
İhtilaf, davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşme kapsamında davacının davalıya ait ve kurulumunu yaptığı ... web uygulamasının davalının kullanımına sunulup sunulmadığı ve sunuldu ise kurulum bedeli olan 77.000,00 TL alacak ile aylık bakım ücreti (2 aylık) olan 9.000,00 TL'nin tahakkuk edip etmediği noktalarında toplanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Bu kapsamda Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ... ve bilgisayar mühendisi ...'ten alınan 05/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, taraflar arasında imzalanan 10/02/2019 tarihli sözleşme ile Davacı tarafından Davalının kullanımına sunulmak üzere web uygulaması ve android uygulama geliştirilmesi ve davalıya ait internet sitesine entegrasyonunun sağlanması ediminin üstlenilmiş olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye konu hizmet; yazılım geliştirmesine yönelik olduğundan dolayı, Davacının üstlenmiş olduğu edimini yerine getirip getirmediği hususunun, söz konusu yazılımın Davacı tarafından teslim edildiği iddia edilen versiyonu üzerinde yapılacak inceleme ile anlaşılabileceği, buna ilişkin olarak Davacı Vekili tarafından sunulan 24/11/2020 tarihli dilekçede, web programı ile ilgili incelemenin yapılabileceği adresin ...' da olduğu bildirilmiş olduğundan dolayı heyetimiz tarafından sözleşmeye konu yazılım kapsamında Davacı tarafta herhangi bir inceleme gerçekleştirilemediği, Davacı tarafta talimat yoluyla teknik inceleme gerçekleştirilip gerçekleştirilmemesi hususunda değerlendirme takdiri Sayın Mahkemenize ait olacağı, dosyada mevcut belge ve mail kayıtları üzerinde yapılan incelemede; Davacı tarafından birtakım çalışmaların gerçekleştirilmiş olduğu, yapılan çalışmaların sonucunda 28/06/2019 tarihli mail ile davacı tarafından tüm işlerin tamamlandığı ve test yapılabileceği bilgisinin davalıya iletildiği, temmuz 2019 dönemindeki durum itibariyle davaya konu web uygulamasının test aşamasında olduğu, canlı ortamda uygulamaya geçilmediği ve Davalı firmanın müşterilerinin kullanımına sunulmadığının anlaşıldığı, dosyada mevcut bulunan son mail yazışmasının tarihi 09/07/2019 olduğundan bu tarihten sonraki döneme ilişkin net bir değerlendirme yapılabilmesi mümkün olamayacağı, bu tarihten sonra projeye yönelik herhangi bir işleme ilişkin bildirimin dosyada yer almadığı, aynı zamana Davalı tarafından 11/09/2019 tarihli ihtarnamede belirtilen eksiklerin test aşamasında davacıya mail olarak iletilip iletilmediği anlaşılamadığı, dolayısıyla bu hataların giderilmesine ilişkin davacı tarafın bir çalışmasının olup olmadığı değerlendirilemediği, sözleşmede ayrıca Davalının ... tedarikçilerinin android uygulama ile araç teslim alma ve teslim etme işlemlerini telefon veya tablet üzerinden yapabileceği bir uygulamanın kullanıma sunulacağı belirtildiği, ancak bu konuda bir geliştirmeye veya test işlemine ilişkin mail kaydına rastlanmadığı, taraflar arasında imzalanan 10/02/2019 tarihli sözleşmede projenin bitimine ilişkin süre konulmamış olsa dahi temmuz 2019 itibari ile projenin test aşamasında olduğu anlaşıldığından makul olarak kabul edilecek sürenin aşılmış olduğu, sözleşmeye konu olan işin, Davacı tarafından sıfırdan geliştirilecek bir uygulama olmadığı ve Davacı: ait olan ... programının, Davalıya ait ... adresli internet sitesine entegre edilmesi olduğu göz önüne alındığında bu projenin 3 ay içerisinde canlı ortama alınması bekleneceği tespit edilmiştir.
Bilgisayar mühendisi ...'den alınan 24/11/2022 tarihli talimat bilirkişi raporu ile davacı tarafından davalı için yazılım üretildiği, yazılımın davalını kullanımına açıldığı, davalının yazılı kullandığı ve veri ürettiği, davacı tarafından davalı tarafın kullanımına açılan yazılımın sözleşmenin teknik maddelerinin şartlarına ve belirtilen teknik özelliklerine sahip ve kullanıma elverişli olduğu tespit edilmiştir.
Talimat mahkemesince alınan rapor ve mahkememizce alınan kök raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden alından 05/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle heyetimiz tarafından hazırlanan kök rapor sonrasında Davacı tarafta yapılan yerinde inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitlerin 05/09/2022 tarihli kök raporda açıklanan görüş üzerinde herhangi bir değişiklik gerektirecek bir hususu barındırmadığı, sözleşmeye konu web uygulaması hizmetinin test aşamasında olduğu ve canlı kullanıma geçmemiş olduğu, hazırlanacağı belirtilen android uygulamasına ilişkin bir tespit yapılmadığı ve bu hali ile sözleşmeye konu hizmetin hatalardan arınmış hali ile davalı tarafa sunulmuş olduğunun ispata muhtaç olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında alınan raporlar arasında çelişkinin giderilmesi amacıyla talimat mahkemesince ... adresinde keşif yapılmak suretiyle bir yazılım mühendisi, bilgisayar mühendisi ve bir bilgisayar programları konusunda uzman bilirkişi görevlendirilmesini sağlayarak davacı tarafından davalıya yazılım hizmeti sunulup sunulmadığı, sunulan hizmetin sözleşme şartlarına ve kullanıma elverişli teknik özelliklere sahip olup olmadığı konusunda rapor alınmasına, taraflar arasında yapılan sözleşmede belirtilen işin tamamlanıp tamamlanmadığı, ne kadarlık kısmının (yüzde olarak belirtilmek suretiyle ) tamamlandığı, yazılım programının ne kadar sürede canlıya geçtiği ya da geçeceğinin tespiti ile dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşmeler, taraflar arasında yer e mail yazışmaları da dikkate alınarak davacı tarafın yazılım programını sözleşme kapsamında tam ve eksiksiz ifa edip etmediği; eksiklik var ise bunların hangi işler olduğu hususunda inceleme ve tespit yapılmasının istenilmesine karar verildiği;
... Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisi bölümünde ..., ... Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığında Öğretim görevlisi ..., ... Üniversitesi Yazılım Mühendisi ...'dan alınan 11/12/2023 tarihli talimat bilirkişi raporunda özetle davacı firma tarafından davalıya yazılım hizmeti sunulduğu, sunulan hizmetin sözleşme şartlarına ve kullanıma elverişli teknik özelliklere sahip olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmede belirtilen işin %95'lik kısmının tamamlandığı, yazılım programının 2019 yılı Temmuz ayı içinde canlıya alındığı, yazılım programının sözleşme kapsamında tam ve eksiksiz olarak ifa edildiği tespit edilmiştir.
Talimat mahkemesince dinlenen davacı tanığı ... beyanında " Ben şuan ... de yazılım geliştirici olarak çalışmaktayım.Hatırladığım kadarıyla 2018-2019 yıllarında davacı ... otomotivde proje yöneticisi olarak çalışmaktaydım. Benim çalıştığım dönemde davalı şirketle araç kiralama sistemi kurulum üzerine sözleşme imzalanmıştı. Davalı şirket sözleşmeye göre ödemesi gereken avansı ödemedi. Biz şirketin ödemesi bekledik. Hiçbir şeklide ödeme yapılmadı ama biz işlemleri yaptık. Bu kapsamda Yönetim paneli geliştirildi. Kullanım şifresini ve kullanıcı adını davalı şirkete verdik. Davalı şirket bu platform üzerinde araç fiyatlarını belirliyor acenteleri belirliyor. Araç ekleyebiliyordu. Kampanya düzenleyebiliyordu. Yani kendi çalıştığı acentelerine ve tedarikçilerine araç kiralattırmaya ilişkin tüm işlemleri yaptırabiliyordu. Sistemin kuruluşuna ilişkin davalı şirketle sürekli irtibat ilişkisi içindeydik. Bu çerçevede gerek mail gerek yüzyüze toplantılar yapılmıştır. Davalı şirkette yönetici değişti. yönetici değişikliğinden sonra Sistemin Ayıplı olduğuna ilişkin bize bazı geri dönüşler yapılmıştı. Örneğin hata ayıklama ekranından bazı evrakların göründüğünden bahisle bize sistemin ayıplı olduğunu söylediler . Ancak bu husus davalı tarafın sistemin çalışma şekline bilmediğinden kaynaklanmaktadır. Hata ayıklama ekranından bu tarz bilgilerin görünmesi olağandır. Veb uygulama programı bu sistemin müşteri tarafından görülen kısmıdır. Sistem bütün şekilde çalışmaktadır. Veb uygulama programında herhangi bir aksaklık yoktu. Davalı Bu süreç içerisinde veb sitesinin dizaynına ve tasarımına ilişkin bir takım taleplerde bulunuyordu. Davalının bize ilettiği talepleri biz yerine getirip hemen mail atarak yerine getirdiğimiz bilgisini veriyorduk. Davacının sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerine biz gereği gibi yerine getirdik. benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir tanıklık ücreti istemiyorum" dediği; Davalı vekilinin sorusu üzerine tanıktan soruldu: biz hatırladığım kadarıyla 5-6 ayda sözleşme yükümlülüklerini yerine getirdik. Bu süre olağan uygulamaya göre hızlı bir süredir. Davalı tarafla başlarda yapılan görüşmelerde hazırladığımız sistemi kabule yönelik davranışlar sergileyerek İspanya daki şubelerinden alan adı yönlendirmesi için izin alıp sistemimizi kullanacaklardı ancak bu sırada davalı şirketteki yönetimin değişmesi sebebiyle bizi de toplantıya çağırarak sistemi artık kullanmayacaklarını , bizimle çalışmak istemeyeceklerini söylediler. Hatta bize 15.000,00 TL teklifte bulunarak anlaşma sağlamak istediler. Bahsettiğim 5-6 aylık dönemdeki işlemler geliştirme aşamasıydı. Sistem kullanıma girmediği için teknik destek verme aşamasına geçmemiştik. " dediği anlaşılmıştır.
Davacı tanığı ... beyanında "Ben davacı şirkette sistem yönetici olarak 2014 yılından beri halen çalışırım. Davalı şirket ile içerisinde brokerlık acentelik ve araç kampanya gibi bilgilerinin yüklenildiği sistem hazırlanması hususunda anlaşma sağlanmıştı. Biz sözleşmedeki yükümlülükleri yerine getirdik. Aslen panel tarafı için anlaşma sağlanmışsa da veb kısmı içinde çalışmalar yaptık. Sistemi 6 ay kadar sürede hazırlayıp davalı tarafa teslime hazır hale getirdik. Davalı tarafla yapılan sözleşme çerçevesinde bize ön ödeme olarak 40.000,00 TL yapmaları gerekirken herhangi bir ödeme gerçekleştirmedikleri halde biz sistemi hazırlamaya başladık. Dönem dönem mailler üzerinden bir takım taleplerini bize iletiliyorlardı. Bu talepler öncelikle ilk aşamadaki panel sistemi içindi. Daha sonra veb sistemi için taleplerini iletmeye başladılar. Talepler genel olarak yazının boyutuna şekline, sistemin geliştirilmesine ilişkindi. Biz bu talepleri hemen karşılayarak gereğini yerine getiriyorduk. Davalı şirkette yönetici değişikliği olduktan sonra bizim çalışma şeklimiz de değişti. Önceden uyum içinde çalışırken yöneticinin değişmesi akabinde bizimle çalışma istemediler. Bu çerçevede davalı şirketle bir toplantı gerçekleştirdik. Toplantı da bize 15.000,00 TL ödeme yapıp anlaşma sağlamak istediler. Ancak biz bunu kabul etmedik. Zira 15.000,00TL yaptığımız emek ve mesainin karşılığını oluşturmamaktadır. Sözleşmeden kaynaklı borcumuzu tam olarak yerine getirdik. Biz sistemi kullanıma hazır hale getirmiş olmamıza rağmen davalı şirket İspanya dan Domain yönlendirmesi beklediği için sistemi aktif hale getirmemiş daha sonra da yönetici değişikliği akabinde bizimle çalışmak istemedi. Bizim rigorent panel tarafı hale aktif olarak çalışmaktadır. " benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir tanıklık ücreti istemiyorum dedi,
Davalı vekilinin sorusu üzerine tanıktan soruldu: Bizim yukarıda anlattığım çalışmalarımızı sistemi geliştirme aşamasına ilişkin olup teknik destek verme bu aşamada söz konusu değildir. " dediği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede taraflar arasında 10/02/2019 web uygulama hizmet sözleşmesi düzenlendiği; davacının iş bu sözleşme kapsamında davacının davalı şirkete davacıya ait olan ... web uygulaması ile uygulamaya erişimi sağlayarak davalı tarafın müşterilerine araç kiralama hizmeti sunmak, programı 7/24 kullanıma hazır halde bulundurmak ve bunun karşılığı olarak uygulamanın kullanımına başlanmasından sonra web uygulama kurulum bedeli olarak 77.000,00 TL + KDV, sınırsız sayıda kullanıcı ile web uygulama ve mobil kullanımı, veri depolama ve yedekleme, 7/24 teknik destek hizmetleri için ise aylık 4.500,00 TL + KDV bedelin ödenmesi hususlarında anlaştıkları; davacının sözleşmeye uygun edimlerini yerine getirdiği halde davalı tarafa sözleşmeden kaynaklı düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği bu nedenle davacı tarafından ... 6. Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile davalının davaya konu sözleşme kapsamında 77.000,00 TL fatura bedeli ve aylık 4.500 TL ödeme yapılması istendiği; davalı tarafa 28/08/2019 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edildiği; davalı şirket tarafından ... 16. Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinde davalının davacının 1 ay makul süre içerisinde yapılması gereken araç kiralama hizmetini sunamadığı; şirketin araç kiralama hizmetini sunamaması nedeniyle kardan mahrum kaldığı; web sitesindeki hatalar ve sıkıntıların giderilmediği, yazılımda tespit edilen hatalar ve eksikliklerinde giderilmediği ve tespit edilen hataların 13 madde halinde belirtildiği ayrıca yazılımın %64 güvenli olduğu milyonlarca kişinin kişisel bilgilerinin muhafaza edileceği bu sistemin bu hali ile kullanılması mümkün olmayacağından sözleşmedeki eksikliklerin 15 gün içerisinde giderilmediği takdirde sözleşmenin 10. Maddesine göre sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiği; iş bu ihtarnamenin davacı tarafa 16/09/2019 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan son heyet raporu öncesi alınan mahkememiz kök ve ek raporunda yerinde inceleme yapılmadan düzenlenmesi nedeniyle hükme esas alınmamıştır. Talimat mahkemesince alınan gerek ilk bilirkişi raporu gerekse mahkememizce görevlendirilen üç kişilik bilirkişi raporunda davacı firma tarafından davalıya yazılım hizmeti sunulduğu, sunulan hizmetin sözleşme şartlarına ve kullanıma elverişli teknik özelliklere sahip olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmede belirtilen işin %95'lik kısmının tamamlandığı, yazılım programının 2019 yılı Temmuz ayı içinde canlıya alındığı, yazılım programının sözleşme kapsamında tam ve eksiksiz olarak ifa edildiği tespit edilmiştir. Sözleşmenin 2. Maddesinde "web sitesinden ve carringo sistemi içerisindeki ödeme alınabilir" kısmının yerinde yapılan incelemede tespiti yapılamadığı ancak bu özelliğin yazılıma entegre edilebilmesi için POS bilgilerinin davalı firma tarafından davacı firmaya mutlaka verilmesi gerektiği; davalı firma POS bilgilerini davacıya vermediği sürece bu özelliğin aktif edilebilme ihtimali olmadığı tespit edilmekle talimat mahkemesince dinlenen tanık beyanlarının da rapor ile uyumlu olduğu davacı şirket tarafından davalı şirkete sözleşme kapsamında edimlerin tam ve eksiksiz yerine getirildiği; yalnızca Sözleşmenin 2. Maddesinde "web sitesinden ve ... sistemi içerisindeki ödeme alınabilir" kısmının yerinde yapılan incelemede tespiti yapılamadığı ancak bu özelliğin yazılıma entegre edilebilmesi için POS bilgilerinin davalı firma tarafından davacı firmaya mutlaka verilmesi gerektiği; davalı firma POS bilgilerini davacıya vermediği sürece bu özelliğin aktif edilebilme ihtimali olmadığı bu durumun davacıdan değil davalıdan kaynaklı olması nedeniyle %95lik kısmının tamamlandığı, davacı yönünden sözleşme kapsamında edimlerin yerine getirildiği halde davalı tarafından sözleşme kapsamında ödemelerin yapılmadığı anlaşılmakla davacının davalıyı ödeme yapması konusunda ... 6. Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile davalının davaya konu sözleşme kapsamında 77.000,00 TL fatura bedeli ve aylık 4.500 TL ödeme yapılması istendiği ve davalının 18/03/2019 Tarih, ... sayılı faturada gösterilen 77.000-TL fatura bedelinin (ihtarnamenin 28.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve 7 gün sonra 05/09/2019 tarihi itibarile temerrüde düşürülmesi nedeniyle) 05/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Dava dilekçesinde 10/02/2019 tarihli web uygulama hizmet sözleşmesinden doğan ve sözleşmede her ay kararlaştırılan 4.500TL'nin 30/08/2019 tarihinden sözleşmenin tek taraflı fesih tarihine kadar olan toplam 2 aylık bedeli olan 9.000 TL'nin 30/08/2019 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği; davalı tarafından ... 16. Noterliği ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinde davalının davacının 1 ay makul süre içerisinde yapılması gereken araç kiralama hizmetini sunamadığı; şirketin araç kiralama hizmetini sunamaması nedeniyle kardan mahrum kaldığı; web sitesindeki hatalar ve sıkıntıların giderilmediği, yazılımda tespit edilen hatalar ve eksikliklerinde giderilmediği ve tespit edilen hataların 13 madde halinde belirtildiği ayrıca yazılımın %64 güvenli olduğu milyonlarca kişinin kişisel bilgilerinin muhafaza edileceği bu sistemin bu hali ile kullanılması mümkün olmayacağından sözleşmedeki eksikliklerin 15 gün içerisinde giderilmediği takdirde sözleşmenin 10. Maddesine göre sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiği; iş bu ihtarnamenin davacı tarafa 16/09/2019 tarihinde ihtarnamenin tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Sözleşme kapsamında davacının her ayın sonunda o ayın ücretine hak kazanacağından sözleşmenin feshine kadar olan Temmuz ve Ağustos aylarına ait toplam 9.000 TL ücrete davacının Ağustos ayının son günü olan 31.08.2019 itibariyle hak kazanacağı anlaşılmakla 10.02.2019 tarihli Web Uygulama Hizmet Sözleşmesinden doğan 2 aylık bedeli olan 9.000-TL'nin 31.08.2019 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KABULÜ İLE;
1- ... Tarihli Web Uygulama Hizmet Sözleşmesinden doğan ve... Tarih, ... sayılı faturada gösterilen 77.000-TL fatura bedelinin 05/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- 10.02.2019 tarihli Web Uygulama Hizmet Sözleşmesinden doğan 2 aylık bedeli olan 9.000-TL'nin 31.08.2019 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 5.874,66 TL maktu karar harcının, peşin yatırılan 1.468,67 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 4.405,99 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktarın üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 12.227,95 TL yargılama gideri, 1.468,67 TL peşin harç, 54,40 TL başvuru harcı toplamı 13.751,02 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/06/2024

KATİP
¸e-imzalıdır

HAKİM
¸e-imzalıdır