WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İSTANBUL 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/309 Esas
KARAR NO : 2024/179

DAVA : Haksız rekabetten kaynaklı Tazminat
DAVA TARİHİ : 09/06/2015
KARAR TARİHİ : 20/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ... A.Ş müşterisi ... sigorta işlemlerinin yapılmasında 2004 yılından itibaren brokerlik hizmetinin verildiğini,2008-2009 yılı sigorta programının yenilenmesi sürecindede Mayıs 2008 tarihinden- Haziran 2008 tarihine kadar yoğun bir çalışma ile sigorta programının davacı tarafından oluşturulduğnu, bu süreçte sigorta yaptırılacak olan ... ve sigortalayacak olan ... Sigorta A.Ş ile defalarca görüşüldüğünü ve programın tüm ayrıntılarının netleştirildiğini, ...'in sigorta programının yenilenmesi ve yeni dönem poliçe şartlarının oluşturması için gerekli tüm işlemlerin tamamlandıktan sonra sigortayı yapacak olan ... ve onun acentesi sıfatı ile hareket eden ... Bankası ... Şubesi'nin haksız rekabetten oluşan eylemleri ile devre dışı bırakıldığı, davacının tüm gelirini brokerlik hizmetinden kazandığını, brokerin brokerlik faaliyeti karşılığı elde edeceği komisyon dışında başka bir gelirinin olmadığını, 2004 yılından itibaren ...'e brokerlik hizmeti verdiklerini, ... firmasının bir tekstil kuruluşu olduğunu ve bünyesinde bir çok şirketin bulunduğunu ve bu şirketin sigorta programını tüm ayrıntıları ile ... tarafından hazırlandığını, sigorta programının ilk defa 2004 yılında ...'in oluşturduğunu, sigorta programının yenilenmesi için çalışmalara o yılın Mayıs ayında başlanılıp çalışmalarını Ağustos ayı içinde sonuçlandırıldığını, ...'in her yıl yaptığı gibi sigorta programlarını yenilemek üzere son 3 dönemdir sigorta programlarını yaptığı ... ile yenileme için görüşmelere başladığını, 2008-2009 yılı sigorta programının hazırlanmasının 4 ay sürdüğünü, programın yenilenmesi için tüm işlemleri tamamladığını, tüm işlemlerin tamamlanması sonrası ...'in devre dışı bırakıldığını, poliçelerin yenilenmesi döneminde davalılardan ... ile çalışılıp ...'nın para ve ... Bankası ... Şubesi'nin de acentesi sıfatı ile prim kazanmasının sağlandığını, bu kazancın davalılara yetmemiş olduğunu ve 2008 yılına ait tüm işlemlerin tamamlanması sonrası ... tarafından arandıklarını ve ... Bankası ile kredi ilişkilerinin bozulacağı tehdidinin ima edildiğini ve 2008 yılı dönemine ait sigorta programının ... Bankası ... Şubesi acenteliği tarafından yapılmasının belirtildiği, davalıların ortak hareket etmesi ile ...'in ... ile çalışmaktan vazgeçtiğini, eylemin haksız rekabet oluşturduğunu ve ...'e ait bilgilerin haksız ve hukuka aykırı kullanıldığını, haksız rekabette bulunduklarını, Sigortacılık Kanunu'nun 32/5 maddesi uyarınca kişilerin sigorta şirketini seçme hakkının sınırlandırılamayacağını, ..'in emeğinin hiçe sayıldığını, oluşturduğu programın acenteye aktarıldığını, sigorta programı için ... tarafından sigortacı ...'ya ödenmesi gereken tutarın 619.545 Usd olduğunu, ... ve ... bu primin 506.545 usd ... portajından geçecek şekilde 113.000 Usd ise geçmiş yıllarda olduğu gibi acente sıfatıyla ... Bankası ... Şubesi portajından geçecek şekilde yapılması kararlaştırıldığı bu yolla ... Bankası ... Şubesi'nin acente sıfatıyla işlemde yer alması önceli dönemlerde yapılan bir uygulama olduğu; ...'in ... Bankası ile kredi ilişkisi içerisinde yer aldığından sigorta brokerlığı hizmetinin küçük bir parçasında yer almasına ses çıkarılmadığı ve acente olarak katıldığı için prime hak kazandığı, emeğinin haksız şekilde kullanılması nedeniyle ...'in çok ciddi zarara uğradığı; ...'in ...'nden destek alarak oluşan haksız durumun giderilmesinin talep edildiği; ... tarafından davacıya 19.11.2008 tarihinde ödenen 20.000 USD nin geçmiş yıllardaki emeklerine karşılık teşekkür mahiyetinde olduğunu belirttiklerini, ...'in emeğinin karşılığının ödenmediğini, ödenmesi gereken komisyon tutarının 123.000 USD olduğu, hakedilen komisyonun ödenmesi gerektiğini, ...'in elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına hükmedilmesi gerektiğini belirterek neticeten davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun saptanmasına, davacıya ait sigorta programının oluşturulmasına ilişkin bilgi ve belgelerin kullanılması başta olmak üzere haksız rekabetin menine, davacının zararın karşılanması amacıyla 50.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 60.000 TL'nin 20.11.2008 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının daha önceki yıllarda ...'in brokeri olması 2008 yılı içinde broker olduğunu göstermediği, davacının brokerlık ilişkisini ispatlaması gerektiği; davacı tarafından davalılara para kazandırıldığı iddialarını kabul etmediklerini, görevini gereği gibi yapmayan brokerin ücreti hak kazanmayacağını, davacı tarafından ...'in ... Bankası ... Şubesi'nin baskısının olduğunu ve bu nedenle davacı ile çalışmaktan vazgeçtiğini bildirdiğini belirtmiş ise de müvekkiline yönelik herhangi bir isnat bulunmadığını, sigorta şirketlerinin broker ile görüşmeleri ve sözleşme imzalamalarının brokerin müşteri tarafından atanmış olmasına bağlı olduğunu, davacının kendisini vekil eden ... tarafından vekilliğinin kaldırılmış olup müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, haksız rekabete dayalı taleplerin bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde talep edilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacıya verilen yetkinin geri alınmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacı ile ... arasındaki brokerlik ilişkisinin sona ermesinden sonra ...'in portföyünün %35 oranında...tarafından sigortalanması nedeniyle ... Sigorta'nın gelir kaybına uğradığını, bu kaybın bile davacı ile ... arasındaki brokerlik ilişkisinin sona ermesinde dahil olmadığını ispatladığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacının ücret alabilmesi için gerekli şartların oluşmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının daha önceki yıllarda ....'in brokeri olması 2008 yılı içinde broker olduğunu göstermediği, davacının brokerlık ilişkisini ispatlaması gerektiği; davacının banka açısından tek iddiasının ... Şubesi aracılığı ile dava dışı şirkete 2008 yılı yenileme döneminde sigorta programının ... Şubesi aracılığı ile yapılması ve davacı şirketi devreden çıkarmaları aksi halde banka ile kredi ilişkilerinin kesileceği tehdidinin ima edildiğini, bu iddianın dışında tüm iddia ve dayanaklarının diğer davalıya yönelik olduğunu,bu iddianın soyut iddia olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından hazırlanan program hiçbir zaman bankaya ibraz edilmediği; 2009 yılı yenileme döneminde ...'in tüm sigorta poliçelerinin ... Sigorta tarafından yapıldığını,davacının bir iddiasının da kendisi tarafından hazırlanan sigorta programının kullanılması olduğunu, bankaya herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini, davacının ücret isteme hakkının bulunmadığını, broker ile müşterisi arasındaki brokerlik ilişkisinin vekalet ilişkisi şartlarının ağır bastığı ... bir sözleşme olduğunu, bu sözleşme ile broker müşterisinin vekili olarak sigorta şirketleri ile görüşmeler yapmakta iken en uygun poliçelerden 3 tanesinin müşteriye sunarak müşterinin en uygun sözleşmeyi imzalamasına aracılık ettiğini,davanın zamanaşımına uğradığını, bankanın pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, bankaya isnat edilen eylemle ilgili somut bir delil sunulmaması ve eylemin haksız rekabet oluşturduğu somut olarak kanıtlanamadığından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, davacı şirketin davalıların haksız rekabet hükümlerine aykırı davranmalarından dolayı elde edemediği maddi tazminat ile manevi tazminatın davalılardan tahsiline ilişkindir.
... 39.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2012 tarih ... Esas ...Karar sayılı kararı ile; Davacı ve davalılar vekili beyanları,dosyaya sunulan deliller,inceleme sonrası ibraz edilen bilirkişi ve tüm dosya kapsamına göre;Davacı şirketin brokerlik hizmetinden gelirini kazanıp dava dışı ... firmasına 2004 yılından itibaren brokerlik hizmeti verdiği ve... sigorta programını tüm ayrıntıları ile ... tarafından hazırlanıp 2008-2009 yılı sigorta programınında tamamlanmasının ardından davacı firmanın davalıların dava dışı şirketin ... Bankası ile kredi ilişkilerininde bozulacağı tehdidini ima ederek bu eylemleri ile haksız rekabet oluşturmalarından dolayı elde edemediği 50.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu,davalılar vekilince zaman aşımı ve husumet itirazında bulunulup herhangi bir haksız eylemlerinin bulunmadığının ve brokerin müşteri tarafından atanmış olup brokerlik ilişkisinin dava dışı şirket tarafından sona erdirildiği ve kendilerinin bunda herhangi bir kusur ve eylemlerinin bulunmadığını,ayrıca ... portföyünün %35 inin ... sigorta tarafından sigortalanmış olup ... sigortanın gelir kaybına uğradığının belirtildiği ve mahkememizce de yapılan inceleme sonrasında, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda davalıların dava dışı ... Şirketler Grubunun sigorta işlemleri için birlikte ve danışıklı hareket ederek davacı nezdinde haksız rekabet oluşturmak suretiyle talep olunan zarara neden olduklarına dair somut bir tespit olmadığı belirtilmekle davacı tarafından aracılık işleminin haksız rekabet dolayısıyla son bulması nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu taraflar arasındaki ilişkinin sigortacılık kanununda düzenlenen Brokerlik sözleşmesinden kaynaklandığı, dava dışı şirketin yazılı olarak iş ilişkisinin sona erdirildiği, yetkinin bu şirket tarafından alınıp ayrıca uyuşmazlık öncesi dönemde de davacının dava dışı ... grubunun sigortacılık işlemlerini tek Broker olarak gerçekleştirmediğinin anlaşıldığı, ayrıca davacı şirket tarafından davalıların baskısı ile dava dışı şirketin iş ilişkilerini sona erdirdiği belirtilmiş ise de buna dair mahkememizde hiç bir şekilde kanaat oluşmadığı davalıların dava dışı ... grubunun davacı ile iş ilişkilerini sona erdirmede haksız rekabet teşkil edebilecek eylemlerinin bulunmadığı nedenle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin işbu kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 19/09/2014 tarih 2013/7526 E. - 2014/14130 K. sayılı kararı ile mahkemece, davacı vekilinin anılan iddiaları doğrultusunda dayandığı tanık delili dahil tüm delilleri değerlendirilerek davacı ile dava dışı ... arasındaki brokerlik hizmetinin davalıların hüsniyet kaidelerine aykırı eylemleri nedeniyle sonlandırılıp sonlandırılmadığı ve davacının kendisi tarafından oluşturulan sigorta dosyasının hüsnüniyet kaiadelerine aykırı olarak davalılarda kullanılıp kullanılmadığı hususunun davalı ... Sigorta ve ... A.Ş. Tarafından davacı şirkete yapılan ödeme de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirilerek, gerektiğinde ek rapor ya da yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar veirlmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğrul görülmemiş ve bozmayı gerektirdiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yasaya ve usule uygun Bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş;
Bozma sonrası mahkememizin 2015/629 Esas sayılı dosyasında verilen 30/11/2016 tarihli karar ile; Davacı tarafın talebinin Haksız Rekabetten kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat talebine ilişkin olduğu; Yargıtay Bozma ilamında da belirtildiği gibi Davacı tarafın davasını iki noktaya dayandırıldığı, Bunlardan ilkinin dava dışı ... Şirketler Grubuna 2004 yılından beri verdiği sigorta brokerliği hizmeti çerçevesinde daha önceki yıllarda olduğu üzere 2008-2009 yılı sigorta programının yenilenmesi sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar 4 aylık yoğun bir çalışma ile sigorta programı oluşturulup, sigorta poliçelerinin yenilenmesi için davalı ... Sigorta ve ...A.Ş. ve ... firması ile görüşülmesinden sonraki aşamada davalı şirketlerin yetkililerinin dava dışı ... Firması yetkilisini “kredi kullanamama” tehdidi ile hüsnüniyet kaidelerine aykırı şekilde etkileyerek davacı ile ... arasındaki sözleşmenin sonlandırılmasına neden olunduğu iddiası olduğu; İkinci dayanak noktasının ise davacının 4 yıllık birikim ve sonrasında 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile oluşturulan sigorta dosyasının davacıdan izin alınmadan haksız surette davalı ... Sigorta ve ...A.Ş. tarafından diğer davalı....Şubesi’ne verilip söz konusu dosyanın ... Firmasına ait poliçelerin hazırlanmasında kullanılmasıdır. Yargıtay Bozma ilamı doğrultusunda davacı tarafa dinletmek istedikleri tanıklarının isim ve adreslerini bildirmek üzere 2 haftalık süre verilmiş; bir sonra ki celse de davacı vekilinin tanıklarının zarar görecekleri endişesi ile tanıklık yapmak istemediklerini beyan ettiği ve bilirkişi incelemesi yapılması talebinde bulunduğu görülmüş; davacı vekilinin iddiaları doğrultusunda tüm delilleri değerlendirilerek davacı ile dava dışı ... arasındaki brokerlik hizmetinin davalıların hüsnüniyet kaidelerine aykırı eylemleri nedeniyle sonlandırılıp sonlandırılmadığı ve davacının kendisi tarafından oluşturulan sigorta dosyasının hüsnüniyet kaidelerine aykırı olarak davalılarca kullanılıp kullanılmadığı hususunun davalı ... Sigorta ve ...A.Ş. tarafından davacı şirkete yapılan ödeme de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirilerek rapor düzenlenmesi sağlanmış Düzenlenen 19/10/2016 Tarihli rapor ile '' Davacının kendisi tarafından oluşturulan sigorta dosyasının hüsniyet kaidelerine aykırı olarak davalılarca kullanıldığı hususu ile davalı sigorta şirketi ile ... Sigorta A.Ş.' nin banka acentesi konumunda ki ... Şubesi dolayısıyla ...Bankası A.Ş.' nin dava dışı ... Şirketler gurubunun sigorta işlemleri için birlikte ve danışıklı hareket ederek davacı ... Sigorta ve ...A.Ş.nezninde ki haksız rekabet oluşturmak suretiyle talep olunan zarara neden olduklarına dair somut bir tespitinin yapılamadığı anlaşılmakla Mahkememizce de dosya kapsamında davacı tarafın iddiasını kanıtlar somut delil elde edilemediğinden davacı tarafın sübut bulmayan davasının reddi yönünde karar verilmiştir.
Mahkememizin 30/11/2016 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararının davacı vekilinin temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23/01/2019 tarihli 2017/3089 Esas ve 2019/677 Karar sayılı ilamı ile; dava dışı ... Şirketinin ticari defterleri incelenerek davacıya yapılan 20.000 USD tutarındaki ödemenin nedeni ve bu ödemenin şirket kayıtlarında nasıl muhasebeleştirildiğinin incelenmesi, Rekabet Kurulca TTK'da yer alan haksız rekabet hükümlerine yönelik bir inceleme yapılmadığı dikkate alınarak dava dışı şirkete ait 15.08.2008 - 15.08.2009 tarihlerini kapsayan yeni sigorta dönemi için hazırlanmış somut poliçe örneklerinin getirtilerek ve gerekirse yerine inceleme yapılarak davacı iş mahsulü olan sigorta programının davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, programın ne kadar sürede hazırlanabileceğinin.... sorulması ve bu hususta bir uzmanın da aralarında bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazları karşılanmadan, eksik inceleme ile düzenlendiği anlaşılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve bozma ilamına uyulmasına da rağmen ilam gereği yerine getirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiş olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası mahkememizin işbu sayılı dosyasında sigorta ve taşıma hukuku bilirkişisi ..., mali müşavir bilirkişi ..., bankacı bilirkişi ..., akademisyen bilirkişiler ..., ...ve Dr. Öğretim Üyesi ...'ten oluşan bilirkişi heyetinden alınan 22/11/2021 tarihli bilirkişi raporu ile; davacı brokerin dava dışı ...'den yetki belgesi alarak sigorta sözleşmelerinin kurulmasına aracılık ettiği, bu kapsamda Ağustos 2018'de sigorta poliçelerinin yenilenmesine aracılık çalışmalarını gerçekleştirdiği, bu çalışmalar kapsamında ... için sigorta şirketinden ''kuver'' de aldığı, kuver döneminde akdedilen sigorta komisyonunu şüphesiz davacıya ait olduğu, kuver sonrası sözleşmede ise dava dışı ...'in dışlandığı, davalı sigorta şirketi ile davalı acentesi arasında akdedildiği, bu durumun davacı brokerin ücret alacağını/komisyonunu alamamasına sebep olduğu, Brokerin bütün hazırlık çalışmalarını yaptığı hallerde, sözleşmede aracılık yetkisinin kaldırılmasının onun ücret/komisyon alacağını etkilemeyeceği, bunun öğretideki görüşler ve yargı kararları ile sabit olduğu, sigorta şirketinin sigorta sözleşmelerinin görüşmelerine başlandığı için sözleşme kapsamında brokerin sözleşme dışına itilmesinden sorumlu olacağı, acente bankanın ise TTK m. 18 kapsamında bir başkasının hazırlık evraklarına dayanarak sigorta sözleşmesi yapmasının hukuka aykırı olacağı, haksız fiil temelinde sorumlu olduğu, bu kapsamda davalıların sigorta brokerinin komisyonundan sorumluluklarının müteselsil olduğu, Sigorta uygulamasında brokerin genel itibariyle komisyonu sigortacıdan aldığı, ...'in defterlerine ulaşılması için çok gayret edildiği, ancak ulaşılamadığı, bu nedenle bu defter incelemesinin ve davacıya ödenen 20.000 USD'nin ödenmesinin hangi sebebe dayanıldığının tespit edilemediği, ancak muhtemeldir ki, brokerin her iki taraftan da komisyon istediği, ...'in ödemesinin ise diğer davalılardan ödeme talep etmeye engel olmadığı, bu nedenle sayın mahkemenin de bunları sabit görmesi halinde brokerin komisyonuna karşılık tazminat talep edebileceği tespit edilmiştir.
Taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazları sonucu alınan 05/12/2011 tarihli bilirkişi ek raporu ile; davacı vekili ile ticari defter kayıtların incelenmesi ile ilgili olarak bu süreçte müteaddit defalar görüşüldüğünü, kendisi müvekkili ile görüştüğünü, eksi yıllar olması sebebi ile kayıtlara ulaşılmaya çalışıldığı belirtilerek süre talep edildiği, ancak rapor tarihine kadar herhangi bir kayıt ve belge sunulmadığından davacı kayıtları üzerinden bir inceleme yapılamadığını, davacı ve davalı tarafların rapora beyan ve itirazları somut olmayan bir takım hususların ileri sürülmesi suretiyle yapıldığını, mahkeme dosyasında mübrez bir kök raporundan sonrada itirazlarını haklı gösterecek maddi delillerin dosyaya dilekçeleri ekinde sunulmadığı görülmekle belirtilen müşterek raporda değişiklik yapılmasını gerektirecek bir durumun tespit olunmadığını beyan etmişlerdir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı ... Sigorta ve ...A.Ş tarafından dava dışı ... Şirketine sigorta işlemlerinin yapılmasında 2004 yılından itibaren 28/05/2004 tarihli tek yetkili broker olarak brokerlık yetkilendirme belgesine istinaden brokerlik hizmeti vermeye başladığı; sigorta yaptırılacak olan dava dışı ... ve sigortalayacak olan davalı ... Sigorta A.Ş ile görüşülerek sigorta programının oluşturulduğu; 2008-2009 yılı için yeniden görüşmelere başlandığı, dava dışı ... adına Mayıs- Ağustos aylarında davalı ... Sigorta ile görüşmelerin yapıldığı; Mayıs 2008 tarihinden- Haziran 2008 tarihine kadar sigorta programının davacı tarafından oluşturulduğu, dosyaya mübrez e-mailler incelendiğinde 19/08/2008 tarihinde revize e-maillerin bulunduğu davalı ... Sigorta tarafından nihai plasman emri verildiği; poliçeler düzenlenene kadar kuver mektubu aldığı ve davadışı ...'e sigorta poliçesinin yenilendiği bilgisinin verildiği; dosya kapsamına yansıyan davalıların tehdit ile dava dışı ... firmasının davacıdan ayrılarak davalı ... Şubesi ile sigorta poliçesi imzalandığı ispatlanamamıştır. Nitekim davalı ... ile dava dışı ... firması davacının da yer aldığı sigorta poliçelerinin bir kısmında önceki yıllarda da yer aldığı ilk kez iş bu dava kapsamında bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı ... Sigorta vekili 24/05/2020 tarihli beyan dilekçesinde 15 ve 19 Ağustos'ta yer alan yazışmalarda davacının yetkisinin olmadığını bilmediği yazışmalar olduğundan bahisle davacı lehine delil olmayacağını beyan etmiş ise de kuver sürecinde birlikte hareket edilmesi ve davacı şirketten sonra ... Bankası ile poliçelerin yapıldığı da dikkate alındığında davalının iş bu iddiasına itibar edilmemiştir.
22/08/2018 tarihinde dava dışı ... firması tarafından davacının brokerlık yetkilerinin elinden alındığı oysa 19/08/2008 tarihinde revize e-maillerin bulunduğu 2008-2009 yılına ait poliçeler üzerinde çalışıldığı, davalı ...'nın partaj yani acente kodu değişikliği yaparak davacıya ait poliçeleri kullandığı anlaşılmıştır. Davacının kuver döneminde hazırlık tasarımında kullandığı tasarımı kullandığı, davalı ...'nın kendisine ait olmayan kuver dönemi hazırlık tasarımını kullanmaması gerektiği anlaşılmıştır. Basiretli tacir olarak kendi düzenlemediği sigorta dökumanları üzerinden davadışı .... firması ile poliçe düzenleme - yenileme işlemlerini yapmaması gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından Davalı ... Sigorta'ya 20/11/2008 tarihinde davaya konu 2008- 2009 yılı poliçe yenilemelerine aracılık etmesi nedeniyle 123.000 dolar komisyon alacağının ... 35. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname talep edildiği; Davalı ... Sigorta tarafından davacıya ... tarihinde ... 7. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesinde ise davadışı ...'nun talebi üzerine ... Bankası ... Şubesi aracılığıyla gerçekleştiğinden davacının komisyon hakkı doğmadığı;19/11/2008 tarihinde davacıya geçmiş yıllarındaki emeklerine karşılık teşekkür ödemesi olarak 20.000 dolar ödeme yapıldığı davacıya borcunun olmadığını ihtar ettiği görülmüştür.
Davalı ... Sigorta tarafından davacıya 19/11/2008 tarihinde geçmiş yıllarındaki emeklerine karşılık teşekkür ödemesi olarak 20.000 dolar ödeme yaptığını beyan etmiş ise de davacının 22/08/2008 itibariyle son bulan brokerlık hizmetinden sonra yapılan ödeme nedeniyle iş bu ödemenin önceki yıllara ait ödeme olduğu iddiası hayatın olağan akışına aykırı kalmaktadır. Basiretli tacir olmanın getirdiği yükümlülük kapsamında bu hususun incelenmesi gerekmektedir.
... 39.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya kapsamında alınan 09/07/2012 havale tarihli bilirkişi raporunda neticeten davalı şirketlerin davadışı ...'nun sigorta işlemleri için birlikte danışıklı hareket ederek davacı nezdinde haksız rekabet oluşturduğundan bahisle talep olunan zarara neden olduklarına dair somut tespitin dosyada mübrez belgeler arasında yer almadığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizin iş bu esasında davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. HD 2013/7526 Esas 2014/14130 Karar sayılı ilamında tanık dahil tüm deliller değerlendirilerek bozma öncesi alınan bilirkişi raporuna istinaden davalıların hüsniniyet kurallarına aykırı eylemleri nedeniyle brokerlik hizmetinin sonlanıp sonlandırılmadığı; davalılarca hüsniniyet kurallarına aykırı olarak davacıya ait sigorta dosyasının davalılar tarafından kullanılıp kullanılmadığı ve yapılan ödemenin de dikkate alınarak bozma kararı verildiği; mahkememizin 2015/629 Esas sayılı dosyasına kaydedilen iş bu davada bozma ilamı uyarınca tanık deliline dair davacı vekilinin 14/12/2015 tarihli duruşmada alınan beyanında "tanıkların isim ve adreslerini bildiremediğini; kredi ilişkilerinin tanıklık yapmaları halinde zarar göreceklerinden bahisle" tanık listesini bildiremediği anlaşılmıştır. Mahkememizin iş bu esas sayılı dosyası kapsamında yeniden bilirkişi raporu aldırılmadan ilk bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporuna istinaden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin iş bu esasında davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. HD 2017/3089 Esas 2019/677 Karar sayılı ilamında davadışı ... şirketinin ticari defterleri incelenerek davacıya yapılan 20.000 dolar ödemenin nedeni ve kayıtlarda nasıl muhasebeleştiği incelenerek, dava dışı şirkete ait 15.08.2008- 15.08.2009 tarihlerini kapsayan yeni dönem için somut poliçeleri getirilerek gerekirse yerine inceleme yapılarak davacı iş mahsulü olan sigorta programının davalılarca kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi, programın ne kadar sürede hazırlanabileceğinin Sigorta... sorulması ve bu hususta bir uzmanın da aralarında bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verildiği ve mahkememizin 2019/309 esas sayılı dosyasına kaydedildiği davalı ... Sigorta tarafından ...'na ait bir kısım poliçe örneklerinin sunulduğu; ...'ne yazılan müzekkere cevabında "Birliğimiz 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 24'üncü maddesi çerçevesinde faaliyet gösteren, sigorlacılık mesleğinin geliştirilmesi, şirketler arasında dayanışma sağlanması ve haksız rekabetin önlenmesi amacıyla kurulan, herhangi bir şekilde kar amacı gütmeyen, tüzel kişiliği haiz kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Buna dayalı olarak, ilgili kanun ve yönetmelik kapsamında uzman hakem belirleme görev ve yetkimizin bulunmadığı"ndan bahisle bilirkişi görevlendirilmesi yapılamadığından bozma ilamındaki iş bu husus yerine getirilememiştir.
Davadışı ... firmasına ait ticari defterlerin incelenmesi için bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verildiği; ... 1. İcra ve İflas Müdürlüğü nezdinde ...Esas sayılı dosyada işlem gören davadışı şirketin ticari defterlerini müdürlüğe sunmadıkları için inceleme yapılamadığı; şirketin adresi olan "..." adresine bilirkişilerce geçildiğinde ilgili şirketin yerinde başkaca bir şirket olan...Tic. A.Ş olduğu anlaşılmakla davadışı şirketin ticari defterleri üzerinde de inceleme yapılamamıştır. Bu nedenle davacıya ödenen 20.000 dolar ödemenin nedeni ve kayıtlarda nasıl muhasebeleştiği incelenememiştir.
Son bozma ilamı sonrasında alınan 22/11/2021 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacı tarafından davadışı ... için tüm çabanın gösterildiği; geçici sigorta himayesini sağlayarak sözleşme için temel dökumanları oluşturduğu; davadışı ... firmasının davacı ile değil davalı ... ... Şubesi ile tüm bu süreçler geçtikten sonra poliçe ilişkisini kurması davacının kendisi ile kurulacağı yetkisi ile hareket ederek hazırladığı sözleşme öncesi kuverden kaynaklanan ücrete hak kazanacağı anlaşılmıştır. Davacı brokerın 22/08/2008 tarihine kadar yaptığı poliçe yenileme işlemleri kapsamında süreç dışına itilerek davalı ... Sigorta ve davalı ... tarafından iş bu evraklara dayalı olarak sözleşme tesis edildiğinden her iki davalının müştereken ve müteselsilen davacıya karşı sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.
...'ne yazılan müzekkere cevabı da "Sigorta brokerleri. 2007 tarihli Sigortacılık Kanunu gereği sigorta ettirenlerin temsilcisi olarak tanımlanmaktadır. Aracılık yaptığı sigorta sözleşmelerinde her iki taraftan da komisyon talep etme hakkına sahip olmakla birlikte uygulamada/teamülde sadece sigorta şirketlerinden komisyon almaktadır. Bu komisyon oranı yapılan işe ve sözleşmelere göre değişebilmektedir. Sigorta brokerleri sadece bazı işlerde sigorta ettirene danışmanlık yapıyorsa ve aralarındaki sözleşmede bunu da ücrete bağlamış iseler bu halde temsil ettikleri sigorta ettirenlerden de ücret alabilmektedir. Ancak bu alınan ücret, komisyon olmayıp danışmanlık ücretidir." dikkate alındığında davacının aracılık yaptığı sigorta sözleşmelerinde her iki taraftan da komisyon talep etme hakkına sahip olduğu da anlaşılmıştır.
Mahkememizin 28/06/2012 tarihli bilirkişi raporunda da davacının 2006 yılı için davacı sigortacıdan 80.935,42 TL komisyon elde ettiği; 2007 yılı için 84.594,64 TL komisyon elde ettiği, davaya konu 2008 yılı için ise poliçe yenileme için davadışı ... firması tarafından yazılı olarak yetkileri kaldırılan davacının brokerlık yetkileri öncesinde yapılan ve primleri tahsil olunan poliçeler nedeniyle komisyon gelirinin 2.920,47 TL'de kaldığı anlaşılmıştır. 05/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda da taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede davalı ... Sigorta'nın defterlerinde 31/12/2008 tarihi itibariyle 71.405,90 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacının davalı ... defterlerinde 31/12/2007 tarihi itibariyle 60.972,12 TL alacaklı olduğu bu bakiyenin 01/01/2008 tarihinde davacı nezdindeki davalı ... Sigorta hesabına virman edildiği tespit edilmiştir. Davacı ve davalılar arasında haksız rekabetten kaynaklı eksik ödenen primleri nedeniyle davalı defterlerinde de alacaklı olduğu anlaşılmıştır. İş bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davacının 2008 yılına ait primler ve davalı ticari defterlerinde alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya mübrez brokerlik yetki belgesi, ihtarnameler, poliçeler, müzekkere cevapları, tarafların e-mail yazışmaları ve alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında davacının dava dilekçesinde yer alan dava dışı ... 2004 yılından beri verdiği sigorta brokerliği hizmeti çerçevesinde daha önceki yıllarda olduğu üzere 2008-2009 yılı sigorta programının yenilenmesi sürecinde 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar 4 aylık yoğun bir çalışma ile sigorta programı oluşturulup, sigorta poliçelerinin yenilenmesi için davalı ... Sigorta ve... A.Ş. ve ... firması ile görüşülmesinden sonraki aşamada davalı şirketlerin yetkililerinin dava dışı ... Firması yetkilisini “kredi kullanamama” tehdidi ile hüsnüniyet kaidelerine aykırı şekilde etkileyerek davacı ile ... arasındaki sözleşmenin sonlandırılmasına neden olunduğu iddiası ispatlanamamıştır. Davadışı ... şirketinin kredi kullanamama tehdidi davacı ile arasındaki sözleşmeyi sonlandırdığında dair dosyaya yansıyan delil bulunmadığından davalıların davacı ile dava dışı ... Şirketi arasındaki sözleşmenin kredi kullandırmama tehdidi ile sonlandırılmasına neden olduklarından bahisle davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının 4 yıllık birikim ve sonrasında 2008 yılı Mayıs ayından Ağustos ayına kadar yoğun bir çalışma ile oluşturulan sigorta dosyasının davacıdan izin alınmadan haksız surette davalı ... A.Ş. tarafından diğer davalı ... Şubesi’ne verilip söz konusu dosyanın ... Firmasına ait poliçelerin hazırlanmasında kullanılmasına ilişkin yapılan değerlendirmede ise davacının 2004 yılından itibaren davadışı ... şirketine sürdürdüğü iş bu poliçe hazırlama işlemleri kapsamında 2008 yılına ait tüm temel belgeleri oluşturduğu, davacının 19/08/2008 tarihinde davadışı ... Firmasına ait poliçelerin hazırlanmasında davalı ... Sigorta ile revize e-maillerin bulunduğu, 22/08/2018 tarihinde dava dışı ... firması tarafından davacının brokerlık yetkilerinin elinden alındığı ve davalı ...'nın kendisine ait olmayan kuver dönemi hazırlık tasarımını kullanılması nedeniyle davalıların davacıya ait olduğunu bildiği ve sözleşmesi öncesi son aşamasına gelen belgeleri kullanarak iyiniyet kurallarına aykırı hareket ederek haksız rekabet teşkil eden eylemleri gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalıların davacıdan izin almadan dava dışı ...Firmasına ait Ağustos 2008 poliçelerinin hazırlanmasında davacının hazırladığı bilgi ve belgelerin kullanılması nedeniyle davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin menine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Sigorta tarafından her ne kadar davacıya 200.000 dolar ödeme yapıldığından bahisle bu ödemenin davadışı ... firmasına ait defterler tespit edilip incelenemediğinde nasıl muhasebeleştiği konusunda bozma ilamında iş bu husus yerine getirilememiş ise de bozma sonrası alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında davacının davalılar tarafından sözleşme dışı bırakılması nedeniyle hazırladığı sözleşme öncesi kuverden kaynaklanan ücrete hak kazanacağı anlaşılmıştır.
TTK m.58/d( eski56/d) ve TBK m.50 (eski 42) maddelerine göre, olayların olağan akışı dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir tazminata hükmetmek gerektiği ve TBK m.50/2 uyarınca "uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler" şeklinde olduğu, bilirkişi raporlarında zarar tam olarak tespit edilemediğinden davacı vekilinin dava dilekçesinde yer alan 50.000 TL maddi tazminat miktarının hakkaniyete uygun (eski yerleşik deyimle "kadri maruf") olduğu vicdani kanaatine varılarak yukarıda izah edilen haksız rekabete dayalı eylemler nedeniyle takdiren 10.000 TL manevi tazminatın davalı ...Ş yönünden (davacı tarafından davalıya yöneltilen ihtar ve tebliği bulunmadığından) dava tarihinden; davalı ...A.Ş yönünden (davacının davalı ... Sigorta'ya 20/11/2008 tarihinde iş bu davaya konu komisyon alacağını talep eden ihtarname üzerinde davalı tarafından yapılan ödeme tarihi olması nedeniyle) 20/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kısmen kabulüne,
A-1-Davalıların davacı ile dava dışı ... Şirketi arasındaki sözleşmenin kredi kullandırmama tehdidi ile sonlandırılmasına neden olduklarından bahisle davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ilişkin talebin reddine,
B-1-Davalıların davacıdan izin almadan dava dışı ... Firmasına ait Ağustos 2008 poliçelerinin hazırlanmasında davacının hazırladığı bilgi ve belgelerin kullanılması nedeniyle davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin menine,
2- 50.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalı ...Ş yönünden dava tarihinden; davalı ...A.Ş yönünden 20/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Hüküm özetinin masrafı davalılardan alınmak üzere, Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.098,60 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 810,00 TL harcın mahsubu ile noksan 3.288,60 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 11.242,70 TL yargılama gideri ile 810,00 TL peşin harç 15,60 TL başvurma harcı toplamı 12.068,30 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine temyiz dilekçesi sunulmak ve temyiz başvurma ve karar harcı ile temyiz gider avansı yatırılmak suretiyle, Yargıtay incelenmesi için tarafların temyiz kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/03/2024

KATİP ...
¸e-imzalıdır

HAKİM ...
¸e-imzalıdır

Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 810,00TL
Karar Harcı : 4.098,60 TL
Noksan Harç : 3.288,60 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 11.410,00 TL
Davalı ...Ş. Gider Avansı
Yatırılan Avans : 100,00 TL