T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/156
KARAR NO : 2024/409
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/03/2019
KARAR TARİHİ : 31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait olan ... tarih ve 30.000,00 TL meblağlı ... numaralı çekin, davacı şirket tarafından keşide edilmiş gibi dava dışı ... Şti. emrine düzenlendiğinden ve ciro yolu ile de davalı şirketin eline geçtiği belirtildiğini, dava konusu çek davacı tarafından keşide edilmediğini, çek üzerindeki imzanın şirket yetkilisi ...'e ait olmadığını, ... Bankası ... Şubesi'ne ait 15.02.2018 tanzim tarihli 30.000,00 TL meblağlı ... numaralı çekten dolayı davacı firmanın ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... E numaralı dosyasında davalıya borçlu olmadığın tespit edilmesini ve dava değerinin %20 si nispetinde tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini, dava masraflarının davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin faktöring şirketine verildiğini, dava konusu çekin ticari ilişkiyi teyit ettiği belirtildiğini, davaya konu çek incelendiğinde, ciro silsilesiyle takip alacaklısı davalı faktöring şirketine geçtiği ve son hamilin davalı firma olduğunu, iyiniyet ile hayatın olağan akışı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, hamil davalının haklı hamil olması gerekmediğini, yetkili ve meşru hamil olmasının yeterli olması gerektiği belirtildiğini, davacı şirketin yalnızca imza itirazında bulunması, ileri sürülen şahsi defii olduğundan ciroderlere karşı iyiniyet kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davalı firmaya karşı bu defiinin ileri sürülemeyeceğini, belirtilen nedenlerle davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesini, Mahkeme aksi kanaate ise iyiniyetli hamil olan davalı şirket aleyhine tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi savunmuştur.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
1-... 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan adli tıp raporu ve
-... Bankası A.Ş ... Şubesi'ne ait, keşidecisi ...A.Ş, lehtarı ... LTD ŞTİ olan, 31/04/2018 tarihli, 35.000,00 TL bedelli bir adet çek aslı,
-... 15. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletname aslı,
-... 1. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletname aslı,
-... 6. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı Alacağın Temliki Sözleşme aslı,
-... 6. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletname (D.Ş) aslı,
-... 6. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı imza beyannamesi aslı,
-... 1. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı Araç Satış Sözleşmesi aslı,
-...'e ait Mahkeme huzurunda alınan imza örnekleri,
-... 4. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirküleri aslı.
2-... 1. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ve dosyasının güncel dosya hesabı,
3-... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası,
4-... 1. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında bulunan ... Bankası ... Şubesi'ne ait, 15/02/2018 keşide tarihli, 30.000 TL bedelli, ... seri nolu çek aslı,
5-...Ticaret Sicili Müdürlüğünden gelen ... Şirketinin bilgi formu ve kuruluşundan itibaren değişikliklerine ilişkin evrak suretleri ve gazeteleri
6-... Bankası A.Ş.'den gelen ...'e ait imzaların bulunduğu belgeler,
7-... 21. İcra Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası,
8-... 1. Asliye Ticaret Mahkemesince alınan şirket yetkilisine ait imza örnekleri,
9Bilirkişi raporu,
10-Adli Tıp raporu,
11-Tüm dosya kapsamı.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER:
Davacının davası çeke dayanan icra takibine karşı imza itirazına dayanan menfi tespit davasıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/(19)11-925 Esas 2021/734 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere "Davalı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2013, s. 346).
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Ayrıca, adi senette borçlu olarak gözüken kimse, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığının ve dolayısıyla, senet borçlusu konumunda bulunmadığının tespiti amacıyla, cebri icra tehdidi ile karşı karşıya ise, icra takibinin yapılmasından önce; süresi içinde ödeme emrine karşı imzaya itirazda bulunmayı ihmal etmiş ve takip kesinleşmişse, takibe başlanılmasından sonraki evrede sahtelik davası açabilir, böyle bir sahtelik davası hukukî niteliği itibariyle 2004 sayılı İİK 72’de düzenlenmiş olan menfi tespit davasıdır (Tanrıver, S.: Medenî Usul Hukuku, C.1, Ankara 2016, s. 844-845)
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat, davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372)."
Davaya dayanak takip dosyasının incelenmesinde, davalı tarafından davacı aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasında dava konusu ... Bankası ... şubesine ait 15.02.20018 keşide tarihli ve 30.000 TL bedelli çeke dayanan icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında alacaklı olan davalının alacağını dava dışı ... A.Ş.'ye temlik ettiği ve davacı tarafından dava dışı temlik alana takip konusu borcun banka havalesi yolu ile ödendiği anlaşılmıştır.
Davacı şirketi temsile yetkili kişileri gösterir kayıtlar dosya arasına alınmış, davacı tarafın bildirdiği kurum kuruluş ve şirketlerden davacı şirket yetkilisi Meltem Kaya'nın imzasını içerir belge asılları celp edilmiştir.
Dava konusu çekin davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, eş deyişle imzası inkar edilen çekin davacı şirket tarafından benimsenip benimsenmediği hususunun tespiti için ... Ticaret Mahkemesi aracılığı ile mali müşavir bilirkişisinden rapor alınmıştır.
Dosyaya sunulan 01.08.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, dava konusu çekin davacının dava dışı şirketler ile yapmış olduğu ticari ilişki nedeniyle ödeme vasıtası olarak keşide edilen çekler arasında bulunmadığı bildirilmiştir.
Dava konusu çek aslında bulunan imzanın davacı şirket temsilcisine ait olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmıştır.
Dosyaya ibraz edilen 21.12.2023 tarihli raporda özetle, dava konusu çekteki keşideci imzası ile davacı şirket yetkilisi...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin raporuna, dosya içeriği ve somut olaya uygun, taraf ve Mahkeme denetimine elverişli, gerekçeli olması sebebiyle Mahkememizce itibar edilmiştir.
Yapılan yargıma, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu icra takibine dayanak ç.ekteki imzanın davacı şirket temsilcisinin el ürünü olduğunun davalı alacaklı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davacının istirdat davasına dönüşen işbu mendi tespit davasının kabulüne kara vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
1-Davacının ... 1. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak ... Bankası ... şubesine ait ... seri numaralı 30.000,00 TL bedelli 15.02.2017 keşide tarihli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davacı tarafından davalıya ödenen toplam 18.240,00 TL’nin 2.850,00 TL’sine 30.06.2022, 1.710,00 TL’sine 29.07.2022, 1.710,00 TL’sine 06.10.2022, 1.710,00 TL’sine 30.11.2022,1.710,00 TL’sine 31.01.2023, 1.710,00 TL’sine 30.03.2023, 1.710,00 TL’sine 29.05.2023,1.710,00 TL’sine 26.07.2023, 1.710,00 TL’sine 18.09.2023 ve 1.710,00 TL’sine 27.11.2023 tarihlerinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 2.117,61 TL nispi karar harcının, 529,41 TL peşin harç ve 51,00 TL ıslah harcı toplamı 580,41 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 1.537,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 2.088,00 TL yargılama gideri ile 529,41 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı ve 51,00 TL ıslah harcı toplamı 2.712,81 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan 3.3345,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 31/05/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 529,41 TL
Karar Harcı : 2.117,61 TL
Islah Harcı : 51,00 TL
Noksan Harç : 1.537,20 TL
Davacı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 2.138,00 TL
Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 3.345,00 TL
Yargılama gideri detayları
Bilirkişi Ücreti :1.500,00 TL
ATK Fatura
Ücreti : 3.345,00 TL
Posta Giderleri : 588,00 TL
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!