T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/14 Esas
KARAR NO : 2024/60
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/01/2017
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.06.2015 tarihinde sürücüsü ve plakası belirlenemeyen aracın yaya konumunda olan müvekkile çarpması sonucu müvekkil ... yaralandığı, davalının kaza tarihinde kişi başına olan teminat çerçevesinde sorumluluğu bulunmakta olup müvekkilinde oluşan zararı karşılamakla yükümlü olduğu, ... Hesabı'na başvuru yapılmış olmasına tağmen müvekkile herhangi bit ödeme yapılmadığı, 13/03/1960 doğumlu müvekkili ... geçirdiği kaza nedeniyle yaralandığı ve malul olduğu, bu kaza sonrasında müvekkili ...'nde,... Hastanesi'nde ve ... Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğü, iş göremezlik durumu ve bakıcı giderine ilişkin herhangi bir ödeme almadığı, Bakıcı Giderlerinden Kaynaklanan maddi tazminatın tedavi gideri teminatından karşılanmak üzere hüküm altına alınmasını talep ettikleri, müvekkiline kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere kusur izafe edilemeyeceği, Sağlık Kurulu Raporu da kesinleşmiş olduğundan; Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda hesaplama yapılmasını ve müvekkilinin Bakıcı Gideri ve Maluliyet Zararı tazminatının hesaplanmasını talep ettikleri, kusur durumunda ihtilaf bulunmaması nedeniyle delillerin toplanmasına müteakip dosyanın tazminat bilirkişisine gönderilmesini, tüm bedeni zararların poliçe teminatı içerisinde bulunması ayrıca sorumluluğun belirlenmesi KTK 85. Madde ile değerlendirilmesini, kazaya karışan araçların sigorta poliçeleri nedeniyle zararın tamamından müteselsil sorumlu olduklarını, mahkemece TTK 1427/2 uyarınca avans ödemesine karar verilmesini, trafik kazasında müvekkilinin uğradığı bedensel zatar nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı Yaşa'nın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile bitlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen 04,06.2015 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın müvekkili şirkete 27.04.2015-27.04.2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, söz konusu poliçede teminat limitimiz kişi başı 290.000TL olduğu, trafik sigortacısı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişllerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceği, davacı tarafından müvekkili şirkete hasar başvurusunda bulunulduğu ve ve tazminat talebinin ... sayılı hasar dosyası kapsamında incelendiği, ceza dosyasından alınmış olan soruşturma evrakları incelendiğinde olayın kasten gerçekleştiği ve trafik kazası olmadığının tespit edildiği, kasten yaralama eylemi şeklinde gerçekleşen işbu kaza poliçe teminatı dışında olduğundan davacının talebinin reddedildiği, müvekkili şirketin de trafik poliçesi kapsamında sorumluluğu bulunmadığı, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için müvekkili şirketin sorumluluğu bulunduğu düşünülse dahi, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Ve 85, maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapıldığı, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluk da olmayacağı, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiği, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, tedavisi tamamen tamamlanan ve kalıcı şekilde malul kalan davacının, bakıma muhtaç olup olmadığı hususu maluliyet raporu dışında ayrıca alınacak bir bilirkişi raporu ile tespit edilmesi gerektiği, davacının bakıma muhtaç olup olmadığının hekim bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiği, davacı vekili tarafından avans faizi talep edildiği, kazaya karışan sigortalı aracın, ticari araç olmaması sebebi ile, hükmedilecek faizin yasal faiz olması gerektiği, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak dikkate alınması gerektiği iddia edilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı TBK m.54'de düzenlenen bedensel zararların tazmini davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 04/06/2015 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeni ile malul olan davacının davalıdan geçici/sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talep hakkı olup olmadığı hususundan kaynaklandığı anlaşılmıştır.
... Cumhuriyet Başsavcılığının ...Soruşturma numaralı dosyasında,İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün ... ve .... tarihli raporları ile, Müşteki ...'ın sol femur intertrokanterik kırığına neden olan yaralanmasının ise basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı ve saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte bulunduğu, toplanan delillerin, atılı suçların şüpheli tarafından işlendiği hususunda kamu davası açılmasına yeterli şüphe oluşturacak nitelikte bulunduğu, şüphelinin mahkemenizde açık yargılamasının yapılarak, eylemine uyan yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi iddia ve talep olunur şeklinde iddianame düzenlendiği görülmüştür.
... 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı ilamı ile, Sanık hakkında müşteki Kemal hakkıya karşı Kasten Yaralama suçundan açılan kamu davasından dolayı ; Sanığın eylemine uyan TCK 86/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önemi sanığın kastının derecesi suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın cezasının T.C.K'nun 86/3-e maddesi uyarınca ½ oranında artırılarak 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına Sanığın cezasının T.C.K'nun 87/3 maddesi uyarınca kırığın hayati fonksiyonlara etki derecesi nazara alınarak taktiren 1/3 oranında artırılarak 1 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın geçmişi nazara alınarak cezasından T.C.K'nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile yargılama sürecindeki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu bir kanaate varılmadığından, sanık hakkında C.M.K 231. maddenin uygulanmasına takdiren yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 01/02/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
... plakalı araca ilişkin davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMSS poliçe limitleri 27/04/2015- 27/04/2016 tarihlerini kapsayacak şekilde sakatlık ve tedavi giderleri yönünden 290.000 TL olduğu davaya konu kazanın 04/06/2015 tarihinde sorumluluk sigortası kapsamında gerçekleştiği ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Maluliyet tazminatı miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirilmesi gerekmektedir.
Kusur tespitine ilişkin mahkememizce yapılan değerlendirmede, ... 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasının incelenmesi sonucu; dava konusu eylemin kasten yaralamadan kaynaklandığı, kasten yaralamada kusur yönünden ayrı bir kusur raporu alınmasına gerek olmadığı anlaşıldığından ... plakalı aracın dava dışı sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacıya ait kaza nedeniyle tedavi gördüğü ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ... Hastanesinden ilgili kayıt ve belgelerin dosya arasına alındığı, davacının 19/08/2019 tarihinde Adli Tıp Kurulu 2. İhtisas Dairesinde muayenesinin yapıldığı görülmüştür.
... Eğitim ve Araştırma Hastanesi,...Hastanesinden alınan tedavi evraklarının incelenmesi ve yapılan muayene sonucu Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 21/10/2019 tarihili raporda; ...'ın 04/06/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebi ile 30.03.2013 Tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engellilik oranının %2 (iki) olduğu, iş görmezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği şeklinde mütalaa bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 14/05/2020 tarihili raporda; ...'ın 04/06/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebi ile 11/10/2008 Tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine yer olmadığına, iş görmezlik süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği şeklinde mütalaa bildirilmiş olduğu görülmüştür.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra verilen Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 101/03/2021 tarihli, 2020/7120 E. 2021/2627 K. Sayılı ilamında, ''Kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.'' demektedir. Bu nedenle mahkememizce kaza tarihi olan 04/06/2015 tarihi itibari ile 21/10/2019 tarihili ATK raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirme dikkate alınarak aktüer hesaplaması bu rapora göre yapılmıştır.
... Sosyal Güvenlik İlçe Müdürlüğünün 10.01.2020 tarihli müzekkere cevabında davacıya 427,20 tl geçici iş görmezlik ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.
Aktüerya Bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 14/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacının SGK ödemesi sonrasında nihai ve gerçek, geçici iş görmezlik maddi zararının 1.752,64 TL olduğu, davacının nihai ve gerçek sürekli iş görmezlik maddi zararının 23.061,38 TLolduğu, bakıcı gideri yönünden oluşan zararın ise, 1.210,87 TL olduğunun hesaplandığı görülmüştür.
Davacı vekili tarafından alınan raporlar sonrasında 12/08/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesi sunulmuş, 1.752,64 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 23.061,38 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ve 1.210,87 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere davacı vekilinin dava değerini 26.024,89 TL'ye çıkarmış olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve alınmış olan bilirkişi raporları doğrultusunda 04/06/2015 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan 55 UC 999 plakalı aracın yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeni ile malul olan davacının geçici iş görmezlik süresinin 3 ay olduğu, tüm vücut engellilik oranının %2 (iki) olduğu, iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin tespit edildiği, ... 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas,... Karar sayılı 01/02/2019 tarihinde kesinleşen ceza dosyası kapsamında, dava konusu eylemin kasten yaralamadan kaynaklandığı, kasten yaralamada kusur yönünden ayrı bir kusur raporu alınmasına gerek olmadığı anlaşıldığından ... plakalı aracın dava dışı sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının meydana gelen kazada kusursuz olduğu; SGK tarafından kaza nedeniyle davacıya 427,20 tl geçici iş görmezlik ödemesi yapıldığı, yapılan ödemenin geçici iş görmezlik tazminatından tenzili ile birlikte, davacının geçici iş görmezlik maddi zararının 1.752,64 TL olduğu, sürekli iş görmezlik maddi zararının 23.061,38 TL olduğu, bakıcı gideri yönünden oluşan zararın ise, 1.210,87 TL olduğunun hesaplandığı, hesaplanan ve ıslah edilen tutarın sigorta teminat limitinin altında kaldığı, Türkiye Noterler Birliğinden gelen 02/02/2023 tarihli yazı cevabından da anlaşıldığı üzere kazaya sebebiyet veren sigortalı aracın ticari araç olmadığı, hususi araç olduğu bu nedenle belirlenen tutara yasal faiz hükmedilmesi gerekeceği, davalı sigorta şirketine yapılan bir ihtarat olmadığı görülmekle temerrüt tarihinin dava tarihi olacağı anlaşıldığından sübut bulan davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 23.061,38 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 1.752,64 TL geçici iş görmezlik tazminatı ve 1.210,87 TL bakıcı gideri olmak üzere toplamda 26.024,89 TL tazminatın 18/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.777,76 TL nispi karar harcından, 31,40 TL peşin harç ve 88,89 TL tamamlama harcının mahsubu ile noksan kalan 1.657,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 1.179,80 TL yargılama gideri 1.374,00 TL ATK rapor ücreti ile 31,40 TL peşin harç, 31,40 TL başvuru harcı ve 88,89TL tamamlama harcı toplamı 2.705,49 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/02/2024
Katip
E-İMZA
Hakim
E-İMZA
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!