WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

GAZIANTEP BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/7
KARAR NO : 2024/488

DAVA : Ödünç Sözleşmesinden Kaynaklı İstirdat
DAVA TARİHİ : 05/01/2022
KARAR TARİHİ : 05/07/2024

Tarafları yukarıda belirtilen davanın tahkikat aşamasında davadan feragat edilmesi üzerine dosya re'sen ele alınıp incelendi:

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları:
''...
DAVA KONUSU : Mülkiyeti müvekkil -----ait olan ve davalıya muhtelif malzeme üretimi için teslim edilmiş olan toplam 102 adet kalıbın tarafımıza iadesi talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR :
1.) Müvekkilimiz ---- saygın sanayi kuruluşlarından ----- markası ile tanınmaktadır) bünyesinde ---- üretimi ile iştigal etmekte olan bir sanayi kuruluşudur.
Müvekkil şirket ekte ibraz ettiğimiz belgelerle sabit olduğu üzere, her türlü imalat masrafı müvekkil tarafından karşılanmış toplam 102 adet kalıbı, davalı şirkete bu kalıplar kullanılmak suretiyle müvekkil şirket için muhtelif malzeme üretimi yapılabilmesi amacıyla ödünç olarak teslim etmiştir.
(EK 1: Taraflarca İmzalanarak Mutabık Kalınmış 31.12.2015 Tarihi İtibariyle Davalı Şirket Uhdesinde Bulunan Mamul Ve Ekipmanları Gösteren Liste Ve Eki 55 Sayfa Evrak.)
Dava konusu 102 adet kalıbın müvekkil şirkete ait olduğu hususunda herhangi bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. Bu husus aşağıda bir kısmı alıntılanan ve dilekçemiz ekinde tamamı sunulan taraflar arası yazışma ve ihtarname metinleri ile de tevsik edilmektedir.
2.) Müvekkil şirket tarafından davaya konu kalıplar kullanılarak davalıya sipariş açılarak yaptırılan muhtelif malzemenin üretimi yaklaşık iki yıl önce durdurulmuştur. Bu durdurma kararını akabinde müvekkil şirket, davalıdan uhdesinde bulunan kalıpların kendisine iadesini talep etmiştir.
Davalı şirket müvekkilin bu talebine 15.01.2019 tarihinde;
“En son yapılan kalıplarınız 8 seneliktir ve bu kalıplara her sene bizim tarafımızdan bakım yapılmıştır, bu kalıpların bakımı için hiçbir taahhüdümüz olmamıştır. Her mamulde kalıptan çıkan ürünlerin kabul görmesi için biz çalışmamızı yapmışızdır. Sizlerin kalıpları talep etmeniz bizim bu konuda ücret talep etmemizi gerektirmektedir. Kalıp başına yıllık 2.750-TL bakım ve depolama ücreti talep etmekteyiz. Firmamıza yapılan imalatlardan bize bilgi vermeden ürünleri başka firmaya yaptırıyorsunuz bu sebeple elimizde mamul ve hammadde bulunmaktadır. 01.15.2019 tarihi itibariyle firmanıza hiçbir üretim yapılmayacaktır ve eski kalite kontrol müdürünüz ----- satın alma şefinizi yönlendirmesiyle firmamıza bu kötülük yapılmıştır. Kalıpları firmamızdan alabilmeniz için ücretlerin ödenmesi 15 gün içinde bu yazımıza olumlu veya olumsuz cevap verilmesini aksi takdirde hiçbir sevkiyat yapılmayacaktır.”şeklinde faks ile cevap vermiştir.
(EK 2: Davalı ------ Tarafından 15.01.2019 Tarihinde Gönderilen Faks Metni.)
Görüldüğü üzere davalı şirket bu faks mesajıyla, davaya konu kalıpların mülkiyetinin müvekkile ait olduğunu kabul etmekte, ancak müvekkil şirketin üretimi sona erdirmesi nedeniyle firmalarına kötülük yapıldığını ve bu nedenle de ücret talep ettiklerini! beyan ederek kalıpların iadesini reddetmektedir.Taraflar arasında kalıpların bakımı, muhafazası ve sair konularda yapılmış herhangi bir anlaşma mevcut değildir. Davalı şirketin kalıpların uhdesinde bulunduğu yaklaşık 10 yılı aşkın dönemde bu şekilde bakım / muhafaza ücreti talebi söz konusu bile olmamıştır.
Dava konusu kalıpların davalı şirkete ariyeten teslim edildiği ve bu çerçevede müvekkil şirket tarafından iadesi talep edilene kadar üretimde kullanıldığı tartışmasızdır.
3.) Sayın Başkanlığın malumu olduğu üzere, Türk Borçlar Kanunu 379 vd. maddeleri ile ödünç sözleşmesi düzenlenmiş olup, Yüksek Yargıtay ----- Hukuk Dairesi’nin ------. Sayılı 02.12.2014 tarihli kararında da belirtildiği üzere;
“…Davacının çekişmeli bağımsız bölümü edindiği tarihten itibaren ihtarname gönderene kadar uzunca bir süre davalının kullanımına ses çıkarmadığı düşünüldüğünde, bu kullanıma muvafakat gösterdiğinin ve muvafakatını ihtarname ile sona erdirdiğinin kabulünde zorunluluk vardır. Bir başka ifadeyle taraflar arasında Borçlar Kanunu'nun 299. (Türk Borçlar Kanunu'nun 379.) maddesi ve devamı hükümleri gereğince şifahi olarak âriyet bağıtı kurulduğu ve aynı Yasanın 304. (Türk Borçlar Kanunu'nun 384.) maddesi hükmüne göre de ihtarname gönderilmekle akde son verildiği (akdin feshedildiği) kabul edilmelidir…” Ayrıca Türk Borçlar Kanunu’nun Kullanım Ödüncü Başlıklı 379. Maddesi de aşağıdaki düzenlemeyi içermektedir.
“Kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.”Yine TBK Madde 381 ;
“Ödünç alan, ödünç konusunun olağan bakım ve koruma giderlerini karşılamakla yükümlüdür.”şeklinde bir hüküm içermektedir.
4.) Davalı şirketin 15.01.2019 tarihli maddi ve hukuki mesnetten yoksun cevabının akabinde müvekkil şirket bir kez daha 16.01.2019 tarihinde davalı şirketten kalıpların iadesini talep etmiştir.
(EK 3: Müvekkil Şirket Tarafından Davalıya Gönderilen ---- Sayılı 16.01.2019 Tarihli Evrak.)Dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz bu cevapta, müvekkil şirketin tedarikçilerinden satın aldığı parçalar için alternatif üreticilerle çalışmasının bir şirket prensibi olduğu beyan ederek kalıpların 2019 yılı ocak ayı içinde iadesi talep etmiştir.
5.) Davalı şirketin gönderilen bu son yazıya rağmen kalıpları teslim etmemesi üzerine müvekkil şirket, bu kez -----Noterliğinden ----- yevmiye numaralı bir ihtarname davalı şirkete göndermiştir.
(EK 4: Müvekkil Şirket Tarafından Gönderilen ---- Noterliği’nin ---- -Yevmiye Numaralı İhtarnamesi.)
Ekteki metinden görüleceği üzere bu ihtarnamede;
“ Her türlü masraf ve ücreti şirketimizce karşılanarak imal edilmiş ve kalıp üretiminde kullanılmak üzere tarafınıza muhtelif yıllarda sevk irsaliyeleri ile gönderilmiş bulunan aşağıda listesi yapılmış kalıpları halen uhdenizde tutmaktasınız.Bu husus şirketimizce imzalanmış 2016 / 2017 ; 2018 yıllarına ait mutabakat yazılarıyla da sabittir.Aşağıda listesi yapılan kalıpları, işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde her türlü teslim masrafı tarafımıza ait olmak üzere teslim etmenizi talep ederiz.”
hususları davalıya ihtaren bildirilmiştir.
6.) Davalı taraf müvekkil şirketin göndermiş olduğu ihtarnameye cevaben kalıplar üzerinde hapis haklarını kullandığı şeklinde cevap vermiştir.
(EK 5: Davalı Tarafından Gönderilen -----Noterliği’nin ---- Yevmiye Numaralı 14.02.2019 Tarihli İhtarnamesi.)Taraflar arasındaki ilişki ödünç sözleşmesi niteliğinde olup, davalının müvekkile ait kalıplar üzerinde hapis hakkı kullanabilmesine imkan sağlayan herhangi bir sözleşmesel ilişki mevcut olmadığından davalının hapis hakkına konu olabilecek herhangi bir alacağı mevcut değildir.Kaldı ki kanunda alacaklının hapis hakkının söz konusu olduğu haller tahdidi şekilde sayılmış olup, davalı tarafın iddiası bu haller kapsamına girmemektedir.Davalı tarafın hukuka ve ticari teamüle aykırı şekilde, davacı müvekkil şirketin başka tedarikçilerden üretime başlaması üzerine müvekkile ait kalıpların iadesini yapmadığı sabittir.
7.) Davalı şirket, hukuk dışı eylem ve taleplerine devam etmiş ve müvekkil şirkete 06.01.2021 tarihinde bir yazı göndererek “…firmalarında bulunan müvekkil şirkete ait kalıpların bakım ve onarım giderlerinin 15 gün içerisinde ödenmemesi halinde kanuni yollara başvurulacağı…” belirtmiştir.
(EK 6: Davalı Tarafça Müvekkil Şirkete Gönderilen 06.01.2021 Tarihli Yazı.)
Yukarıda detaylı olarak açıkladığımız üzere, davalı şirketin, müvekkil şirketten kalıpların bakım ve onarımı ile ilgili herhangi bir alacağı bulunmadığı izahtan varestir.Bu nedenle müvekkil şirket davalının bu son talebine ----Noterliği’nin ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 18.01.2021 tarihinde cevap vermiştir.(EK 7: ------ Noterliği ----- Yevmiye Numaralı 18.01.2021 Tarihli İhtarnamesi.)
Söz konusu ihtarda kısaca davalı tarafa “uhdelerinde haksız ve mesnetsiz şekilde tutmaya devam ettiğiniz kalıplar için tarafınıza bakım veya stok ücreti ödenmesini gerektiren bir sözleşme veya taahhütname bulunmadığı; bu maddi gerçeğe rağmen, hukuki mesnedi bulunmayan taleplerde bulunmaya devam ettikleri; bu taleplerin kabul edilmediği ve kalıpların 15 işgünü içinde iade edilmemesi durumunda yasal yollara müracaat edileceği” ihtaren bildirilmiştir.
8.) Dilekçemiz ekinde ibraz ettiğimiz belgelerle ispat ettiğimiz üzere, davalı taraf dava konusu 102 adet kalıbın mülkiyetinin müvekkil şirkete ait olduğunu kabul ve ikrar etmektedir.Bu duruma rağmen davalı tarafın söz konusu menkulleri uhdesinde tutmaya devam etmesi, müvekkil şirket açısından telafisi son derece güç zararlar yaratmaktadır.Bu bağlamda Sayın Başkanlıktan HMK madde 389 ve 390 gereğince dava kesinleşinceye kadar söz konusu ariyet malzemelerinin tedbiren yediemin sıfatıyla müvekkilimize teslimine TENSİP ZAPTI İLE BİRLİKTE İHTİYATEN karar verilmesini, talep ederiz.........................

NETİCE VE TALEP:
Yukarıda detaylı olarak açıkladığımız nedenlerden dolayı Sayın Başkanlıktan;
-Öncelikle davacı müvekkile ait olduğu hususu taraflar arasında tartışmasız olan dava konusu 102 adet kalıbın davalı uhdesinde bulunmasının ileride telafisi imkansız zararlara yol açması dikkate alınarak, HMK madde 389 ve 390 gereğince dava kesinleşinceye kadar söz konusu ariyet malzemelerinin tedbiren yediemin sıfatıyla müvekkilimize teslimi için TENSİP ZAPTI İLE BİRLİKTE İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNİ,
-Yapılacak yargılama neticesinde davamızın KABULÜNE ve zilyetliği davalı tarafa ödünç olarak bırakılan 102 adet kalıbın müvekkil şirkete İADESİNE,
...''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak davaya konu malzemelerin tedbiren yediemin sıfatıyla davacıya teslimine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve yapılacak yargılama sonunda davaya konu söz konu 102 adet kalıbın davacıya iadesine karar verilmesi talep ve dava edilmiş olup, dilekçede ileri sürülen tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve ön inceleme duruşması tamamlanarak tahkikata geçilmek suretiyle rapor ve ek rapor temin edilmiş olup, tahkikat aşamasında davacı vekili tarafından UYAP üzerinden gönderilen 01/07/2024 tarihli dilekçe ile davalı taraf ile sulh olunması nedeniyle davadan feragat ettiklerini, sulh nedeniyle feragata bağlı maktu karar ve ilam harcının davalıya yükletilmesi gerektiği, davalı taraftan herhangi bir yargılama gideri ve avukatlık ücreti taleplerinin olmadığını bildirmiş ve davalı vekili de UYAP üzerinden gönderdiği 02/07/2024 tarihli dilekçe ile feragati kabul ettiklerini, Mahkemece belirlenecek maktu karar ve ilam harcının davalı tarafça ödeneceğini, karşı taraftan yargılama gideri ve avukatlık ücreti taleplerinin olmadığını belirtmiş olup, taraf vekillerinin vekaletnamelerinde özel yetkilerinin bulunduğu belirlenmiştir.
Sonuçta davayı her aşamada sonu erdiren taraf işlemi feragat nedeniyle resen ele alınan dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda yukarıdaki tespitlere bağlı olarak davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
Vazgeçme aşamasına göre belirlenen 286 TL maktu karar harcının peşin harçlar toplamından mahsubu ile artan 34.553 TL harcın kararın kesinleşmesine bağlı olarak ve istek halinde davacı tarafa iadesine
Taraf vekillerinin bu konudaki beyanlarına göre maktu karar harcı 286 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Yukarıdaki ---nolu hüküm fıkrası dışında kalan harç ve giderler yönünden ise bu konudaki taraf vekillerinin beyanlarına göre yapılan giderin yapan üzerinde bırakılmasına,
Taraf vekillerinin bu konudaki beyanlarına göre avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
İlişkin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.