T.C. ANKARA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : Esas
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/09/2021
KARAR TARİHİ : 05/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan ''Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)'' davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili aleyhine davalı şahıs tarafından Ankara ... İcra Müdürlüğünün...Esas numarasına kayıtlı takip dosyası üzerinden 5.532,98 TL değerinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin taraflarına tebliğ edilmediğini, müvekkili hakkında başlatılan icra takibini tesadüfen e-devlet üzerinden öğrendiğini, itiraz süresinin geçirildiği için söz konusu takibe itiraz edilemediğini, takibe esas senedin hukuken geçersiz olduğu gibi davalı tarafından başlatılan söz konusu icra takibine konu alacaklarının kesinlikle hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, bononun dayısı Yakup...tarafından davalı lehine tanzim edildiğini, kendisinin de kefil olarak sözleşmeye imza attığını ancak bonodaki üç bin TL ibaresinin on üç bin TL olarak değiştirildiğini belirterek, öncelikle İİK'nın 72/2 maddesi doğrultusunda icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilerek, teminatsız yahut uygun görülecek teminat mukabili olarak tedbiren Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2021/7217 Esas sayılı icra takibinin durdurulmasına ve vezneye girebilecek paranın alacaklıya ödenmemesi ile haklı davanın kabulüne, fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla tahrif edilmiş senet yönünden borçlu olunmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, takibe konu alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davaya karşı yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit davasına ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili aleyhine Ankara ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak kambiyo senedinin 05/08/2020 düzenleme tarihli, 01/02/2021 ödeme tarihli, 13.000,00 TL bedelli, dava dışı . tarafından düzenlenmiş, davacı ... tarafından kefil olarak imzalanmış bononun gösterildiği, davacının takibe dayanak bonodaki yazıyla ''üç bin'' bölümünün ''on üç bin'' rakamla ''3.000,00'' TL bölümünün ''13.000,00'' TL olarak değiştirildiğini, ayrıca lehtar kısmının sonradan doldurulduğunu ileri sürerek bahsi geçen bono nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Ancak davalı dava dilekçesine karşı yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca ''Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır'. Davalının yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi vermeyerek davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamının inkar ettiği kabul edildiğinden, Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun Ankara .... İcra Müdürlüğnün ...Esas sayılı dosyasında takibe dayanak yapılan 13.000,00 TL tutarlı bononun gerçekte 3.000,00 TL bedelli olarak düzenlenip düzenlenmediği, senet üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı, davacının senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilip verilmeyeceği noktasında olduğu tespit edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler nedeniyle ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayetçi olmuş ve...numaralı dosya kapsamında soruşturma yürütülmüştür. Soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bahsi geçen soruşturma dosyasında senet üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi raporu sonucu senet üzerindeki kefil imzasının davacıya ait olduğu, senet üzerinde silinti, kazıntı ve değiştirme izine rastlanmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce de senet üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişiden senette mevcut olan 13.000,00 rakamı ile yazı kısmındaki onüçbin kısımları irdelenerek rakam olan yere 1 eklenmek, yazı olan yere on eklenmek sureti ile tahrifat yapılıp yapılmadığı, anılan 1 ve on yazılarının davacının eli ürünü olup olmadığı yönlerinde rapor düzenlemesi istenmiştir. Bilirkişi raporu uyarınca senet üzerinde ''1'' rakamının ve ''on'' rakamının eklenmesi suretiyle değişiklik yapıldığı kanaatine varılmıştır. Her iki rapor arasında çelişki hasıl olduğundan dosya bu kez ... Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'na gönderilmiş ve çelişkinin giderilmesi istenilmiştir.... raporu uyarınca ''1'' rakamının ilave olup olmadığının tespit edilemeyeceği, miktarın yazıyla belirtildiği bölümde tahrifat yapıldığını gösterir bulguya rastlanmadığı tespit edilmiştir.
Eldeki dosyada davacı senet altındaki imzayı inkar etmemiş, senet üzerinde değişiklik yapıldığını iddia etmiştir. Ayrıca dava dilekçesinin ekinde senedin öncesine ait olduğunu iddia ettiği bir kısım fotoğraf sunmuştur. Ancak Mahkememizce alınan bilirkişi raporu neticesinde davacının iddiasının aksine ''1'' rakamının ilave olup olmadığının tespit edilemediği, yine miktarın yazıyla belirtildiği bölümde ''on'' yazılmak suretiyle tahrifat yapıldığını gösterir bulguya rastlanmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle senedin 3.000,00 TL olarak tanzim edilmişken, 13.000,00 TL olarak değiştirildiği iddiasının ispatlanamadığı, diğer bir deyişle, senedin sonradan doldurulduğunun ve üzerinde değişiklik yapıldığının kanıtlanamadığı, kaldı ki, imzalanarak açığa senet tanzim etmenin mümkün olduğu, bu senedin aradaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının açılacak bir dava yolu ile ancak yazılı delil ve belgelerle ispatlanabileceği değerlendirilmekle, bu durum karşısında, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi gereğince davacı iddiasını ispatla yükümlü olduğundan ve davanın yukarıda açıklanan yazılı delillerle ispat edilemediği açık olduğundan, Mahkememizce davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1- Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 222,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 205,59 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 13.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. 05/07/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!