WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DIYARBAKIR ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLLERİ :

DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/01/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ...tarihinde ...kayıt numaralı ihale sözleşmesi akdedilmiş olduğunu , sözleşme süresince işten çıkarılan personellerin tam yasal hak ve alacaklarından sorumlu olduklarını, bu konuda müvekkiline teşmil edilecek yasal ve parasal hiçbir sorumluluğun olmadığını, yüklenicinin bu uygulamadan doğacak tüm yasal ve parasal sorumluluğu kabul ettiğini, müvekkili idare bünyesinde çalışan ve iş akdi sona eren işçilere ait işçilik alacakları ve tazminat ödemeleri müvekkili idare tarafından yapılmış olup yapılan ödemelerin yüklenici davalıdan rücuen tazminini talep etmek için müvekkili idarenin icra takibi başlattığını ve davalılar tarafından itiraz edilen bu icra takibine ilişkin itirazın iptalini ve davalıya kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete belediye başkanlığı tarafından yapılan bildirim doğrultusunda 11 çalışanın ...tarihi itibariyle ilişkilerin kesilmesi istendiğini, müvekkili şirket ile DİSKİ arasındaki sözleşme gereğince şirket çalışanın görevine son verildiğini, müvekkili şirketin davacı işçiyi başka bir kurumda yada işte istihdam etme durumu ve imkanı olmadığından müvekkil şirket ile ilişkisi kesildiğini, zira yapılan işten çıkarma işleminin 667 sayılı KHK kapsamında terör örgütlerine ve ya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatı tespit edildiği gerekçesiyle asıl işveren tarafından alınan bir kararın gereği yapıldığını, aslı işveren olan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Diski Genel Müdürlüğü tarafından alınan karar ile ilgili müvekkili şirketin inisiyatif alma durumu hukuksal açıdan ve fiili açıdan mümkün olmadığını, aynı zamanda tüm çalışma esasları yine asıl işveren tarafından düzenlenmesi gerektiğini, davacının çalışma yerinin diğer davalı DİSKİ'ye ait olduğu tüm dosya kapsamında açık olduğunu, bu nedenle müvekkil firmanın davacıyı fazla çalıştırma yada başkaca şekilde çalıştırma durumu söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin mesai açısından , çalışma saatleri, işten çıkarma vb. Husular açısından inisiyatif alması mümkün olmadığını, 6552 sayılı yasa gereği de çalıştırılacak olan işçilerin tüm sorumlulukları, ücret ödemeleri, yıllık izinleri ve diğer özlük hakları DİSKİ tarafından yapılmakta olduğunu, ayrıca müvekkili şirket ile DİSKİ arasındaki sözleşmede de bu açıkça öngörülmüş olduğunu, tüm işleyiş resmi prosedürler uygulanarak DİSKİ kontrolünde olduğunu, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, zamanaşımının dolup dolmadığı, davacı üst işveren tarafından dava dışı işçi tarafından İş Mahkemesinde açılan dava sonucu hüküm altına alınan yıllık izin ücreti alacağı ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile işlemiş faizlerinin tahsili amacıyla davacı aleyhine başlatılan icra takibi sonucu ödenen bedelleri dava dışı işçinin son alt işvereni olan davalıdan rücuen tahsilini talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı, takipte talep edilen işlemiş faizin yerinde olup olmadığı ve takibe konu edilen alacağın likit olup olmadığına ilişkindir.
Uyuşmazlığın hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücu talebine ilişkin olduğundan 6098 sayılı TBK.'nun 147.maddesi gereğince zamanaşımı süresi 10 yıldır. Davacı tarafın rücu hakkı dava dışı işçiye yapılan ödeme ile birlikte doğduğundan zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi dava dışı işçiye yapılan ödeme tarihidir. Ödeme tarihi ile davaya konu icra takibinin başlatıldığı tarih gözetildiğinde, icra takibinin zamanaşımı süresi içerisinde başlatıldığının kabulü gerekir.
Açılan dava, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, davalıdan rücuen tahsiline ilişkin olduğu için uyuşmazlık, Yargıtay (Kapatlan) 23. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesince benimsenen genel ilkelere göre çözümlenmelidir. Buna göre;
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
Taraflar arasındaki sözleşmede aksi düzenlenmemiş ise işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler ise kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
Aynı şekilde ihbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 30/12/2022 tarihli ve 2020/2081 E., 2022/2570 K.).
Diyarbakır İcra Dairesinin ...Esas sayılı İcra Dosyası; Alacaklı DİSKİ, borçlu ...Ticaret Limited Şirketi olan, ...TL alacak, ...TL faizi ile toplamda alacağın ...TL olduğu, ödeme icra emrinin ...tarihinde ...Limited Şirketine tebliğ olunduğu, borçlu tarafından ...tarihinde borca itiraz edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca somut olay incelendiğinde;
Dosya içerisinde yer alan hizmet alım sözleşmesinin 8. maddesinde, ihale dökümanının sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı, sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde ihale dokümanında yer alan hükümlerin esas alınacağı, aynı sözleşmenin 8.2 maddesinde ise, ihale dökümanları arasında öncelik sıralamasının belirtildiği, buna göre öncelikli sırasıyla birinci sırada Hizmet İşleri Genel Şartnamesine, ikinci sırada İdari Şartnameye ve aüçüncü sırada hizmet alım sözleşmesine yer verildiği, Hizmet İşleri Genel Şartnamesine göre, yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmede işçi hak ve alacakları nedeniyle açıkça yüklenicinin sorumlu olacağı belirtilmiştir.
Dava dışı işçi tarafından İş Mahkemesinde açılan davada yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alındığı ve bu karara istinaden başlatılan ilamlı icra takibi sonucu davacı üst işveren tarafından ödeme yapıldığı ve davalının dava dışı işçinin son alt işvereni olduğu anlaşılmaktadır. Gerek yukarıda anılan Yargıtay uygulaması, gerekse Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde yer alan düzenleme dikkate alındığında dava dışı işçiye ödenen bedellerin tamamı davalı son alt işverenin sorumluluğunda olduğu ve davacının ödediği bedeli davalıya rücu edebileceği kabul edilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ödeme, eldeki dosyanın taraflarının İş Mahkemesinde davalı ve icra takip dosyasında borçlu olarak gösterildiği mahkeme kararına dayalı olarak yapıldığından, taraflarında tacir olması nedeniyle davacının takip dosyasına ödeme yaptığı tarihten itibaren avans faizi talep edebileceği kabul edilmiştir. Davacı tarafından dava dışı işçi tarafından başlatılan icra takibi sonucu takip dosyasına ...tarihinde ...TL ödeme yapılmış ve ...tarihinde rücusu için icra takibi başlatılmıştır. Mahkememizce ödemenin yapıldığı ...tarihinden davaya konu icra takibinin başlatıldığı ...tarihine kadar resen işlemiş faiz hesabı yapıldığında bulunan miktar ...TL'dir. Davalı tarafından icra takibinde ...TL işlemiş faiz talep edildiği anlaşılmakla davacı tarafından takip talebinde talep edilen faiz miktarı da yerindedir. Bu nedenle icra takibinde talep edilen asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.İcra inkar tazminatının ise likit olmadığı kanaat edilmekle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
a)Diyarbakır İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına,
2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat isteminin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 427,60 TL peşin harç olmak üzere toplamda 855,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından tebligat ve posta masrafı olarak sarf edilen 130,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 2.960,80 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.1200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim