WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

DIYARBAKIR ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :

DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 16/07/2023
KARAR TARİHİ :

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkil şirketin .... İli ... İlçesinde ... Büyükşehir Belediyesi ile yapılan ihale ile ... İlçesinde spor salonu yapım ihalesini aldığını, müvekkil şirketin ihale kapsamında kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek kaydıyla bahse konu spor salonunu inşa ettiğini, ... Spor Salonununun yapım işleri bittikten sonra ... tarihi itibarıyla .. Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığına devrettiğini, müvekkil şirketin bahsedilen taşınmazı inşa ederken inşaat esnasında kendisi için gerekli olan elektrik enerjisini kullanmak için davalı şirkette başvurduğunu ve akabinde de usulüne uygun bir şekilde abonelik sözleşmesini yaptığını, lakin ihale usulü olarak yapılan bir yapının malikinin müvekkil şirkete ait olmadığını, ihaleye uygun olarak yapılan spor salonun .... Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığına devrettiği ortada iken, müvekkil şirkete borcunun olduğundan bahisle fatura çıkarılmasının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin bahse konu yapının ne maliki ne de burada kullanılan elektriğin fiili kullanıcısı durumunda olduğunu, bu durumda müvekkil şirketin sadece abonelik devri yapamamasından ötürü bahse konu borçtan tek başına sorumlu olmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, katılmamakla birlikte müvekkilin borca dair sorumluluğu olsa bile davaya konu fatura miktarının tahakkuk etmesinin de imkansız olduğunu, zira her hal ve şartta müvekkilinin salonun devrini yaptığını, salon yeni yapılmış olduğundan hareketle hali hazırda aktif olarak kullanılmadığını, bu durumda faturanın bu kadar yüksek gelmesinin de olağan dışı olduğunu, müvekkil şirkete davaya konu edilen fatura öncesinde tahakkuk ettirilen ..... fatura numaralı ve .... son ödeme tarihli fatura tutarı ... TL olduğunu, müvekkil şirketin .... TL olarak tahakkuk ettirilen ve yukarıda bahsedilen gerekçelerle hem fatura miktarına hem de borçlu olmadığına dair itiraz ettiğini, müvekkil şirkete davalı kurum tarafından ..... sayı numarası ile cevap verildiğini, “İlgi sayılı yazınıza istinaden, adınıza kayıtlı bulunan .... numaralı aboneliğinize tahakkuk eden faturanıza ilişkin ..... Dağıtım A.Ş. tarafından ... tarihli Denetim/Kontrol formunda yapılan incelemede ..... seri numaralı ... TL tutarındaki faturanızın hatalı tahakkuk edildiği tespit edilmiş olup, ... TL olarak yeniden faturalandırılmıştır.” şeklinde cevaplandığını, davaya konu faturaya itiraz etmelerine rağmen davalı kurum müvekkil şirketin abonelik yaparken güvence bedeli olarak ödemiş olduğu ... TL’lik miktarını müvekkil şirketin izni olmadan el koyduğunu, bu durumun kendisi bile davacı kurumun hukukun temel kurallarına uygun davranmadığının kendine has yeni kurallar oluşturduğunun kanıtı durumunda olduğunu ileri sürerek .... tesisat numaralı, ... tarihli, .... nolu faturadan dolayı fazlası saklı şimdilik 10,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yetkili mahkemenin müvekkili şirket merkezinin bulunduğu Şanlıurfa Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları bulunduğunu, tahakkuk edilen faturanın tüketime dayalı ve mevzuatına uygun olarak düzenlendiğini, cari hesap borç dökümü ile tüketim ekstresi incelendiğinde uyuşmazlık konusu edilen faturanın, sayaç üzerinde biriken ve tahakkuk eden enerji miktarının faturalandırılmış olup, herhangi bir usulsüzlük olmadığının anlaşılacağını, davacının kullanımında olan sayacın yapılan incelemesinde sağlam olduğunun tespit edildiğini, dava konusu faturaların sayaçtan geçirilerek okutulmuş (osos/otomatik sayaç okuma sistemi) verilere istinaden yapıldığını, söz konusu faturaların ilgili olduğu tesisata ilişkin belgelerden de bu durumun anlaşılacağını, nitekim OSOS suretiyle yapılan faturalamaların otomatik olarak yapılmakta, böylece manuel fatura tahakkuk ettirilmesinin, dolayısıyla da hatalı fatura tahakkukunun söz konusu olmadığını, davacının abonelik sözleşmesi akdettiği ... tarihinden bu yana tahakkuk eden hiçbir faturasını ödemediği görülecektir. Bu nedenle davacının güvence bedelinin ödenmemiş fatura borçlarına mahsup edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının davaya konu fatura tahakkuklarına dayanak tesisatın bulunduğu taşınmazı yemek fabrikası işlettiği nazara alındığında söz konusu fatura tutarlarının makul olduğunun anlaşılacağını, faturanın salt tüketim faturası olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, ... tesisat numaralı aboneliğe ilişkin kayıtlar celp edilerek dosya arasına kazandırılmıştır.
Dava, elektrik abonelik sözleşmesi kapsamında tahakkuk ettirilen ... tarihli, .... seri numaralı faturadan dolayı davacı tarafından fiili kullanıcı olunmadığından bahisle menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı taraf, dava dışı Belediye ile imzaladığı yapım işi sözleşmesi kapsamında elektrik ihtiyacını karşılamak için davalı ile elektrik abonelik sözleşmesi imzalandığını, yapım işine konu sözleşmeyi ifa ederek ... tarihinde yapım işine konu alanı dava dışı Belediye'ye devrettiğini, faturaya konu tüketimin gerçekleştiği esnada fiili kullanıcı olmadığından tahakkuk ettirilen faturaya konu borçtan sorumlu olmadığını ileri sürmüş, davalı taraf ise, davacının abone olması nedeniyle tüketime dayalı tahakkuk ettirilen borçtan sorumlu olduğunu savunmuştur.
Davacı vekili, ... tarihli celsede, davaya konu edelin faturanın miktarına ilişkin herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, davaya konu edilen faturanın müvekkilinin fiili kullanıcı olmadığı dönemde düzenlendiğini, faturanın düzenlendiği tarihte müvekkilinin abone olduğunu, fatura düzenlendikten sonra aboneliğin sonlandırılması için başvuru yaptığını beyan etmiştir.
Bu haliyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olup olmadığı, zamanaşımının dolup dolmadığı, tüketimin ve tahakkukun gerçekleştirildiği tarihte abonelik sözleşmesinin tarafı olan davacının fiili kullanıcı olmadığını iddia eden davacının fatura bedelinin ödenmesinden sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
Davacı şirket merkezinin ve abonelik sözleşmesine konu alanın .... İli sınırları içerisinde bulunduğunun anlaşılmasına göre 6100 sayılı HMK.'nun ve TBK.'nun 89. Maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Davaya konu faturanın düzenlendiği tarih ile davanın açıldığı tarih gözetildiğinde davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalı tarafın zamanaşımı defi yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Elektrik abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden abone, tesisatta kullanılan elektrik bakımından elektrik dağıtım şirketine karşı sözleşme gereği sorumludur. Abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz gibi abonelik bedellerinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur.
Davaya konu tüketime dayalı faturanın düzenlendiği tarihte davacının abone olduğu taraflar arasında ihtilafsızdır. Davacı tarafından tahakkuk ettirilen ve faturaya yansıtılan miktara herhangi bir itirazı bulunmadığına göre, davacı fatura bedelinin ödenmesinden sorumludur. Bu nedenle, faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken ... TL harçtan, başlangıçta alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye kalan ... TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen .. TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim