TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 06/07/2023
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, .....tarihinde saat ..... civarlarında davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen .....plaka sayılı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre .....plaka sayılı aracın kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında oluşan hasarın davalı sigorta şirketi tarafından sağlandığını ancak meydana gelen değer kaybının davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödenmediğini ileri sürerek fazlası saklı şimdilik .....TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu .....TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait aracın kasko sigorta poliçesini düzenleyen .....Sigorta A.Ş.'ye toplamda .....TL hasar ödemesi yapıldığını, bunun haricinde davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınması gerektiğini, hasar bedeli ve değer kaybının trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan kriterlere göre hesaplanması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği gibi ticari faizde talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası, yapılan ödemelere dair belgeler, davacıya ve sigortalıya ait aracın trafik tescil bilgileri ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celbedilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden mahallinde keşif yapılarak trafik bilirkişisinden, kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığının tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasında kaynaklı davacının aracında oluşan hasara bağlı meydana geldiği ileri sürülen değer kaybının kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede kaza başına maddi tazminat üst limitinin .....TL olarak belirlendiği, kaza sonrası davacının aracında oluşan hasar bedelinin tespitine ilişkin davacıya ait aracın kasko sigorta poliçesini düzenleyen .....Sigorta A.Ş.'ye hitaben düzenlenen eksper raporunda hasar onarım bedelinin .....TL olarak belirlendiği, davacı tarafından değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıya ait araçta oluşan hasar nedeniyle değer kaybı meydana gelip gelmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının değer kaybı talep edip edemeyeceğine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza tespit tutanağı incelendiğinde; davacının sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile .....Caddesini takiben .....Caddesi istikametine seyir halindeyken .....önüne geldiği esnada, sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile .....kavşak istikametinden gelip .....Caddesini kullanarak tekrar .....istikametine doğru "U" dönüşü yaptığı esnada aracının sağ ön yan kısımları ile davacıya ait aracın sol ön yan kısımlarına çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Kaza tespit tutanağında, kazanın meydana gelmesinde .....plaka sayılı araç sürücüsü .....2918 Sayılı K.T.K.'nun 57/1-A maddesinde düzenlenen (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, dikkatli olmamak geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile Kantar kavşak istikametinden, Karacağa Bulvarına müteakiben .....Caddesi istikametine seyir etmekte iken .....Caddesine katılım yapıp DİSKİ önündeki kavşakta tekrar .....Bulvarı istikametine “U” dönüşü yapmak için manevra yaptığında yolu yeterince kontrol etmeden kavşağı geçtiği sırada kazanın meydana geldiği, kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek (dönüş yapan sürücüler doğru geçmekte olan araçlara) zorundadırlar ,kuralına riayet etmediği ,anayoldan gelen araca ilk geçiş hakkı vermediği, kavşağa yaklaştığında hızını azaltmadığı, kazayı önleme ve öngörebilme adına gerekli durumuna göre hareket etmediği, seri fren tertibatına başvurmadığı, etkin dikkatli olarak araç kullanmadığı, dikkatsiz, tedbirsiz ve nizamlara aykırı olarak araç kullandığı, özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediği, anlaşıldığından meydana gelen kazada etken ve %100 kusurlu olduğu, davacıya atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü .....%100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin .....tarihli ve .....E., ..... K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında .....TL değer kaybı meydana geldiği mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı dosya kapsamından sabittir. Davalı sigorta şirketi, sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalının %100 kusurlu olmasına göre, bilirkişi raporu ile tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur. Bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davadan önce davacının tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı taraflar arasında ihtilafsız olmakla birlikte davacı tarafça hangi tarihte başvuru yapıldığı ispatlanamamıştır. Bu nedenle, davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetilerek, dava dilekçesinde gösterilen ve tahkikat sonucu arttırılan ve nihai olarak kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, .....TL değer kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.263,73 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye kalan 1.083,83 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ve 179,90 TL peşin harharcın toplamı olan 359,80 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 768,25 TL tebligat ve posta masrafı ve 2.300,00 TL TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 3.068,25TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
7-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!