TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/06/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, sağlık şikayetleri üzerine .....tarihinde .....Hastanesinin Beyin Cerrahi Servisine bağlı Op. Dr. .....’a muayene olduğunu, gerekli incelemeler sonucunda 2 adet Bel Fıtığının olduğunun söylenildiğini, (Kesin Tanı: M51.1). Rahatsızlığına ilişkin şikayetlerin giderilmesi için ameliyat edilmesi gerektiğinin söylenmesi üzerine hastaneye yatışının yapılarak ameliyat olduğunu, .....tarihinde iyileştiğinin kendisine söylenerek taburcu edildiğini, müvekkili, ilk ameliyatının üzerinden yaklaşık on gün geçtikten sonra ağrılarının her geçen gün artarak devam ettiğini, ağrılarının dayanılmaz hale gelmesi üzerine .....tarihinde tekrardan hastaneye gittiğini ve kendisine, ameliyat edilen bölgede kanın toplandığı söylenildiğini, buna istinaden tekrardan ameliyat olmak zorunda kaldığını ve .....tarihinde iyileştiğinin söylenerek taburcu edildiğini, kendisine Bel Fıtığının alınmadığına ve halen devam ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi verilmediğini, ikinci ameliyatın hemen sonrasında ağrılarının tekrar artması (sağ ayağında sürekli bir biçimde çok ciddi uyuşma, yaklaşık 300-400 metrelik bir mesafeyi dahi yürüyemez duruma gelme, sürekli ağrı hissetme, gece uyumama) nedeniyle bu kez .....tarihinde .....Hospital Hastanesine giderek şikayetlerini ve daha öncesinde davalılar tarafından uygulanan tıbbi işlemleri belirtmesi üzerine, MR çekildiğini ve MR (Manyetik Rezonans Görüntüleme) sonucundan halen 1 adet Bel Fıtığının bulunduğunu öğrendiğini, müvekkili, iki kez ameliyat olmasına rağmen hala Bel Fıtığından birinin alınmadığını ve kendisine de bu hususta herhangi bir bilgi verilmediğini, bel Fıtığının gerçekten olup olmadığını teyit etmek düşüncesiyle .....tarihinde Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesine giderek .....tarihinde Kontraslı (İlaçlı)MR çekildiğini ve .....tarihinde onaylanan rapor sonucunda gerçekten de 1 adet Bel Fıtığının halen mevcut olduğunu ve Bel Fıtığına ilişkin tüm şikayetlerinin devam edeceğini öğrendiğini, tam teşekküllü D.Ü Hastanesinde çekilen, .....günü onaylanan MR sonuç raporunda da Bel Fıtığın halen mevcut olduğu görülmesine rağmen ödeme yapılmayacağı bildirilmesi üzerine .....tarihli anlaşmama şeklinde Arabuluculuk Son Tutanağı tutulduğunu, müvekkili, Hollanda'da yaşayarak geçimini sağladığını, kendisine iki fıtığının olduğu bildirilmesine rağmen bir fıtığının alınması ve bunun da gereği gibi alınmaması nedeniyle tedavi süresi uzamış ve müvekkili bu nedenle alması gereken ücreti alamadığını ve bir süre sonra da alması gereken ücretin cüzi bir kısmını almak zorunda kalmıştır. Müvekkilin meydana gelen bu maddi zararının tespiti, Adli Tıp ve Hesap Bilirkişi raporlarıyla tespit edilebileceğinden dolayı, yukarıda Açıklanan nedenlerle; davalı tarafından Meslek Sigortası ile teminat alınan .....Hatalı ve Eksik Hizmeti nedeniyle müvekkile vermiş olduğu zararlar için, fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak üzere şimdilik; geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle ve bu süre içinde mahrum kaldığı maaş ve ücretler için 5.000,00 TL maddi tazminata, 30.000,00 TL manevi tazminata, ödenmesine karar verilen tazminatlara, ikinci ameliyatın yapıldığı .....tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, tüm yargılama gideri ile vekalet ücretinin, davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, Müvekkil Şirket tarafından hekim .....için .....- .....tarihli Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi mevcut olup gerek rizikonun gerçekleştiği tarih gerek rizikonun ihbar tarihinde poliçe teminatı kapsamında olmadığını, tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.1 düzenlemesi gereğince , mağdur tarafından öne sürülen tazminat talebinin resmi olarak hekime ulaştırıldığı tarihte veva hekime ulasan resmi bir talep bulunmuyorsa dava tarihinde hekimin Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin bulunduğu sigorta şirketi gerçeklesen zarardan sorumlu olacağını, sigortalının davacının taleplerinden haberdar olduğu arabuluculuk başvuru tarihi olan .....tarihi itibariyle, hekimin müvekkil şirket nezdinde geçerli bir poliçesi bulunmadığından müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil şirket nezdinde geçerli bir poliçe olmaması nedeniyle taraflarınca husumet yöneltilmesi hukuka aykırı olduğunu, taraflarına yapılan ihbarın uygun olmadığını, işbu dosya kapsamında davalı hekim .....dava konusu olay benzeri riskler bakımından müvekkil şirket tarafından tanzim edilen .....- .....vadeli .....poliçe nolu Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile güvence altına alındığını, ancak, davalının müvekkil şirketçe söz konusu poliçe teminatı altına alınmış olması, teminatın tamamen ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmediğini, gerek sigorta poliçesinin genel ve özel şartları, gerekse sigortalının (mevcut olduğu takdirde) kusuru ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, davacının talepleri poliçe teminatını aştığını, Poliçede belirtilen teminat yalnızca asıl alacağı teminat altına alınmadığını, bu teminatın içinde fer'iler yani faiz, vekalet ücretleri, yargılama giderleri, harçlar gibi tüm unsurlar poliçe teminatının içinde olduğunu bu haliyle, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, bu poliçe teminatının da asıl alacak ve fer'ileri için olduğunu, tüm talepler zamanaşımına uğradığını zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesini, dava konusu olayda, sigortalı hekimin kusurlu olduğu iddialarının kabulü mümkün olmadığını zira, hekimin sorumluluğunun doğabilmesi için, gerçekleştirilen teşhis ve tedavi yöntemlerinde tıbbi standartın uygulanmamış olması gerektiğini, tıbbi standartın uygulandığı yerde, müdahale, tıp biliminin gereklerine de uygun ise hekimin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, hastanın tedavisinde herhangi bir eksiklik ve ihmal söz konusu olmadığını, hastanın tedavisi ile ilgili gerekli tüm işlemler eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davaya konu edilen kazadan dolayı açılmış olan, ceza soruşturma ve kovuşturma dosyasının celbini, ayrıca ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasını vekaleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/son maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 316. maddesi uyarınca eldeki somut dava basit yargılama usulüne tabidir.
6100 sayılı HMK’nın 150/5. maddesinde: “ İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. " düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olaya gelince; Mahkememizce .....tarihli oturumda dosyanın işlemden kaldırıldığı, dosyanın başvuruya bırakıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal sürenin .....tarihinde dolduğu, süresi içinde yenilenmediği anlaşılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 150/5 hükmü gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Davacının yatırması gereken 427,60 TL harçtan başlangıçta yatırılan 179,90 TLnin mahsubu ile bakiye kalan 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Dosyada mevcut gider avansının bakiye kalan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.680,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!