TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/01/2023
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili, .....tarihinde sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracı ile Bolu istikametinden Ankara istikametine seyir halinde iken yolun sağ tarafında emniyet şeridinde arıza nedeniyle beklemede bulunan ve sürücülüğünü .....yaptığı .....plaka sayılı aracın sağ ayna ve sol yan kısmına çarpıp arızalı minibüsü çekmek için gelen ve sürücülüğünü .....yaptığı .....plaka sayılı çekicinin de sol arka ve sol yan kısmına çarparak durduğunu, meydana gelen trafik kaza sonrası müvekkillerin murisi .....vefat ettiğini, Ankara Batı .....Ağır Ceza Mahkemesi .....esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, .....plaka sayılı araç sürücüsü .....’in asli kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin kusursuz olduğuna dair adli tıp raporuna istinaden sürücü .....’in mahkumiyetine karar verildiğini, .....plaka sayılı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, müteveffanın ölümü ile birlikte müvekkillerin müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını, maddi zararın ödenmesi için davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuru yazısının .....tarihinde tebliğ edildiğini ancak herhangi bir geri dönüş sağlanmadığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik her bir müvekkili yönünden ayrıca ayrı 100,00 TL olmak üzere toplamda 400,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu .....yönünden .....TL'ye, .....yönünden .....TL'ye, .....yönünden .....TL'ye ve .....yönünden .....TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımının dolduğunu, .....tarihli trafik kazası nedeniyle davacılara .....tarihinde .....TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeyle birlikte davacıların zararının karşılandığının, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur durumunun tespiti gerektiğini, müteveffanın ölümü nedeniyle davacıların destek zararından mahrum kaldığının ispatlaması gerektiğini, hesaplamanın uzman bilirkişilerce yapılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin ancak dava tarihinden ve yasal faiz ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası ile yapılan ödemeye dair belgeler, UYAP sistemi üzerinden Ankara Batı .....Ağır Ceza Mahkemesinin .....Esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasında kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle müteveffa .....hak sahiplerine rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı SGK'dan sorulmuş, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden Ankara Adli Tıp Kurumundan, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişiden kök ve ek bilirkişi raporları alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
.....tarihinde davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, kazaya karışan araçlardan .....plaka sayılı aracın kaza tarihlerini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlum mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma veya ölüm halinde maddi tazminat üst limitinin .....TL olarak belirlendiği, taksirle yaralama ve ölüme sebebiyet verme suçundan .....plaka sayılı araç sürücüsü .....ile .....plaka sayılı araç sürücüsü .....hakkında yapılan yargılama sonucu Ankara Batı .....Ağır Ceza Mahkemesinin .....tarih ve .....K.sayılı ilamı ile, sanık .....kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek mahkukiyetine, sanık .....ise herhangi bir kusuru bulunmadığı kabul edilerek beraatine karar verildiği, karara karşı sanık .....vekili ile sanık .....vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğunu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .....Ceza Dairesince yapılan istinaf incelemesi sonucu .....tarih ve .....E.-.....K. sayılı ilamla, temyiz yasa yolu kapalı ve kesin olmak üzere, sanık .....hükümden sonra vefat etmiş olması nedeniyle esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılarak hakkındaki kamu davasının düşürülmesine, diğer sanık .....yönünden vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarak davacılar ile dava dışı baba .....tarihinde toplamda .....TL ödeme yapıldığı, müteveffa .....vefatı nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hak sahiplerine rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davanın hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri içerisinde açılıp açılmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıların müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buna göre, müteveffanın ölümü ile destek zararının ortaya çıkıp çıkmadığı, davalı sigorta şirketince davadan önce ödenen destekten yoksun kalma tazminatının yeterli olup olmadığı, yetersiz olduğunun kabulü halinde ödenmesi gereken tazminat miktarı ile ödenen tazminat miktarı arasında fahiş fark bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacıların bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talep edip edemeyecekleri, edebileceklerse tazminatın miktarı ve faizin türü ile faiz başlangıç tarihine ilişkin olduğu tespit edildi.
Dava açılmadan önce 2918 sayılı KTK.'nun 97. maddesi gereğince yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından davacılara .....tarihinde ödeme yapıldığı dosya kapsamında sabittir. Davacılar yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle elde ki davayı açmıştır. 2918 sayılı KTK’nun 111. maddesinde, “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu maddede düzenlenen sürenin hukuki niteliği, “hak düşürücü süre” olduğundan, kısmi ödemeyi kabul etmiş olan kişi, iki yıllık hak düşürücü süreyi geçirmişse zararının kalan bölümünü dava edemeyecektir. Bu süre hak düşürücü süre olduğu için, davalı tarafça ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, hakim tarafından re'sen de dikkate alınması gerekmektedir. Somut olayda, davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında düzenlenmiş bir ibraname dosyaya sunulmadığına göre 2 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
2918 sayılı KTK.'nun 109. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Ceza zamanaşımı süresi ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK'nın 85 ve 66. maddelerine göre 15 yıldır. Davaya konu kaza .....tarihinde gerçekleştiği ve davanın .....tarihinde gerçekleştiği gözetildiğinde, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığının kabulü gerekir.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı, soruşturma ve kovuşturma dosyası ile dosya kapsamından, .....tarihinde sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracı ile Bolu istikametinden Ankara istikametine seyir halinde iken yolun sağ tarafında emniyet şeridinde arıza nedeniyle beklemede bulunan ve sürücülüğünü .....yaptığı .....plaka sayılı aracın sağ ayna ve sol yan kısmına çarpıp arızalı minibüsü çekmek için gelen ve sürücülüğünü .....yaptığı .....plaka sayılı çekicinin de sol arka ve sol yan kısmına çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, kaza esnasında .....plaka sayılı arka koltuğunda bulunan .....ile .....yaralandığı, yaralananların kaza sonrası olay yerine gelen ambulansla hastaneye götürüldüğü ve .....tarihinde saat .....civarında vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Kovuşturma aşamasında Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde .....plaka sayılı araç sürücüsü .....asli kusurlu olduğu, diğer araç sürücülerinin ise herhangi bir kusuru bulunmadığı mütalaa edilmiştir.
Yargılama aşamasında mahkememizce Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporunda; .....plaka sayılı araç sürücüsü .....sevk ve idaresindeki kamyon ile gece vakti, otoyol üzerinde seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermeyip, dikkatsiz ve kontrolsüzce seyrederek, seyir yönüne göre yolun sağında bankette dörtlü ışıkları yanık vaziyette arıza nedeniyle park halinde bulunan minibüsün uzağından geçmeye gerekli özeni göstermeden emniyet şeridine girerek mevzu bahis minibüse ve önündeki kurtarıcı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada asli ve %100 kusurlu olduğu, .....plaka sayılı araç sürücüsü .....sevk ve idaresindeki minibüsü ile meskun mahal dışında gece vakti uyarıcı mahiyette dörtlü ışıkları yanık vaziyette emniyet şeridine park ettiği, akabinde gerisinden gelen sürücü .....idaresindeki kamyonun emniyet şeridine girerek aracına çarpması sonucunda meydana gelen olayda alabileceği başkaca önlem olmadığından atfi kabil kusuru bulunmadığı, .....plaka sayılı araç sürücüsü .....sevk ve idaresindeki kurtarıcı aracı ile emniyet şeridinde arıza nedeniyle duran aracın önünde emniyet şeridinde bulunduğu esnada emniyet şeridine giren sürücü .....idaresindeki kamyonun aracına çarpması ile gerçekleşen kazada, kazaya etken kural ihlali olmadığından atfı kabil kusuru bulunmadığı mütalaa edilmiştir. Alınan rapor, kazanın meydana geliş şekli ve kusur yönünden denetime elverişli olduğu anlaşılmakla mahkememizce benimsenmiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü .....%100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Elde ki dosyada, davacılar müteveffanın ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kaldıklarını iddia ederek elde ki davayı açmışlardır.
6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, Ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Destekten yoksun kalanların destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş ve çocukları ile anne ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir.
Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında, destek payları doğru belirlenerek, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış/sağlayacak olduğu yardımın miktarı da doğru şekilde hesaplanmalıdır. Yargıtay .....Hukuk Dairesi'nin kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş ve çocuklar ile anne - babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, anne ve babaya 1’er pay ayrılarak, böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile anne ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Anne ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, anne ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. (Ankara BAM 26. HD.'nin 02.06.2023 tarih ve 2021/121 E.-2023/374 K.sayılı ilamı)
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yüksek öğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir. (Ankara BAM 26. HD.'nin 04.04.2024 tarih ve 2022/743 E.-2024/511 K.sayılı ilamı)
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden, müteveffa .....doğum tarihinin .....olduğu ve .....tarihinde davaya konu trafik kazası nedeniyle vefat ettiği, davacılardan .....müteveffanın eşi, diğer davacıların müteveffanın çocukları olduğu, müteveffanın ölüm anında annesinin sağ olmadığı, dava dışı baba .....ise sağ olduğu, müteveffanın kızı davacı .....doğum tarihinin ....., müteveffanın oğlu davacı .....ve müteveffanın kızı .....ise .....olduğu anlaşılmaktadır.
Kaza sonrası davalı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyası kapsamında .....tarihinde, davacı .....için .....TL, davacı .....için .....TL, davacı .....için .....TL, davacı .....için .....TL ve dava dışı baba .....için .....TL olmak üzere toplamda .....TL ödeme yapıldığı, poliçe limitinin .....TL olduğu, yapılan ödeme mahsup edildiğinde bakiye poliçe limitinin .....TL olduğu anlaşılmaktadır.
Davacılar yapılan ödemenin yetersiz olduğunu iddia ederek eldeki davayı açmıştır.
Mahkememizce, ödeme tarihindeki veriler esas alınarak davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, ödemenin yeterli olmadığının tespiti halinde güncel veriler esas alınarak davacıların destekten yoksun kalma tazminatlarının hesaplanması ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilmiş değerinin tespiti amacıyla aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. Ödeme tarihindeki asgari ücret, TRH-2010 yaşam tablosu, progresif rant tekniği esas alınarak ve %100 kusur oranı göre, erkek çocuk yönünden 18, kız cocukları yönünden ise 22 yaş esas alınarak düzenlenen .....tarihli kök bilirkişi raporunda, davacı .....için .....TL, davacı .....için .....TL, davacı .....için .....TL, davacı .....için .....TL ve dava dışı baba .....için .....TL olmak üzere toplamda .....TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, bu tespit sonrası yapılan ödemenin yetersiz olduğu belirtilerek güncel veriler üzerinden, davacı .....için .....TL, davacı .....için .....TL, davacı .....için .....TL, davacı .....için .....TL ve dava dışı baba .....için .....TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatlarının toplam miktarının poliçe limitinden yüksek olması nedeniyle garameten paylaşım yapılarak hesaplama yapılmış, garameten paylaşım sonucu davacı .....yönünden .....TL, davacı .....yönünden .....TL, davacı .....yönünden .....TL ve .....yönünden .....TL tazminat hesabı yapılmış, daha sonra hesaplanan miktarlardan davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeye yasal faiz işletilmek suretiyle bulunan güncelleştirilmiş değerleri mahsup edildikten sonra, davacıların bakiye destekten yoksun kalma tazminatı alacağı davacı .....yönünden .....TL, davacı .....yönünden .....TL, davacı .....yönünden .....TL ve .....yönünden ise .....TL olarak hesaplanmıştır.
Bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerince itirazda bulunulmuş, davacılar vekili itirazında, davacı cocuklara ilişkin öğrenci belgeleri sunulduğu halde hesaplamada bu hususun dikkate alınmadığı ve ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılıp ödemenin yeterli olup olmadığının tespiti yapılmadan önce yapılan ödemelere yasal faiz işletilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.
Dosya içerisinde yer alan .....tarihli YÖK Öğrenci Belgelerinin İncelenmesinden, davacı ..........Üniversitesi .....Meslek Yüksek Okulu/Eczane Hizmetleri Bölümü 1. sınıf öğrencisi olduğu ve davacı ..........Üniversitesi İlahiyat Fakültesi .....sınıf öğrencisi olduğu anlaşılmaktadır.
Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek yeniden hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor alınmıştır. .....tarihli ek bilirkişi raporunda, yüksek öğrenim yapan davacı çocuklar .....ve .....için 25 yaş üzerinden kök raporda yapılan hesaplama yöntemi uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır.
Gerek kök rapor, gerekse ek raporda, davacılar yönünden güncel veriler üzerinden tazminat hesabı yapıldıktan sonra hesaplanan bu tazminattan önce davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilmiş değeri mahsup edildikten sonra hesaplanan miktarlar üzerinden garameten paylaşım hesabı yapılması gerekirken her iki raporda da garameten paylaşım yapıldıktan sonra yapılan ödemenin güncelleştirilmiş değeri mahsup edilerek hesaplama yapılması nedeniyle mahkememizce tekrar ek rapor alınması yoluna gidilmiştir.
Bilirkişi tarafından dosyaya sunulan .....tarihli ikinci ek raporda, önce davacıların destekten yokusn kalma tazminatı hesaplanmış, hesaplanan bu bedellerden davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin güncelleştirilmiş değeri mahsup edilmiş, yapılan mahsup işlemi sonrası hesaplanan miktarlar üzerinden garameten paylaşım hesabı yapılarak, davacı .....yönünden .....TL, davacı .....yönünden .....TL, davacı .....yönünden .....TL ve .....yönünden .....TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. İkinci ek rapordaki hesaplanın yöntemince yapılmasına ve denetime uygun olması nedeniyle mahkemizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; .....tarihinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazasında, davacılardan .....eşi, diğer davacıların babası olan .....vefat ettiği, müteveffanın hayatta iken eş ve çocuklarına destek olduğunun karine olarak kabul edildiği, kaza sonrası davalı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyası kapsamında davacılara destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin ödeme yapıldığı, eldeki davanın ise davacılar tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğu iddia edilerek bakiye destekten yoksun kalma tazminatı istemi ile açıldığı, davaya konu kazada uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği ve kaza tarihi ile davanın açıldığı tarih gözetildiğinde davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, yapılan ödeme sonrası ibraname düzenlendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 111. maddesinde düzenlenen 2 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanma olanağının bulunmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından da sabit olduğu üzere ödeme tarihindeki verilere hesaplanan tazminat miktarları ile davalı sigorta şirketi tarafından ödenen miktarlar arasında fark bulunduğu ve yapılan ödemenin yetersiz olduğu, ödenen ile ödenmesi gereken tazminat miktarları arasında da fahiş fark bulunduğu, bu nedenle davacıların bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri, bu kapsamda mahkememizce de benimsenen .....tarihli ikinci ek bilirkişi raporuna göre davacı .....TL, davacı ....TL, davacı .....TL ve davacı .....TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği ve davacılar vekili tarafından sunulan bedel arttırım dilekçesi ile bu miktarların talep edildiği anlaşılmakla, bilirkişi raporu ile hesaplanan ve bedel arttırım dilekçesi ile talep edilen miktarlar üzerinden davacıların davasının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olarak; davacılar kabul edilen alacağa kaza tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesini istemiştir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Dava belirsiz alacak davası olup, temerrüdün gerçekleşmesi ile birlikte davalı sigorta şirketinin zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Kaza sonrası davacılar tarafından ödeme yapılmadan önce davalı sigorta şirketine ne zaman başvuru yapıldığına ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunulmamıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyası kapsamında ise .....tarihinde ödeme yapılmıştır. Bu nedenle temerrüdün .....tarihinde gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Davalı sigortalı aracın kullanım amacının ticari olması karşısında davacıların avans faizi talep edebileceği kabul edilmiş ve hüküm altına alınan tazminat miktarlarının tamamına davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
153.797,88 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacı .....verilmesine,
8.507,27 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacı .....verilmesine,
6.281,17 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacı .....verilmesine,
5.545,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacı .....verilmesine,
2-Davacıların adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle başlangıçta harç alınmadığından Harçlar Kanunu gereğince her bir davacı yönünden ayrı ayrı alınması gereken 427,60 TL olmak üzere toplam 1.710,40 TL başvuru harçları ile 11.894,93 TL peşin nispi harcın toplamı olan 13.605,33 TL harcın davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacıların adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle daha sonra haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 115,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 1.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.845,00 TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplamda 4.210,50 TL yargılama giderinin davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 24.607,66 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı .....verilmesine,
5-Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 8.507,27 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı .....verilmesine,
6-Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 6.281,17 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı .....verilmesine,
7-Davacı .....kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 5.545,29 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı .....verilmesine,
8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!