T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/04/2023
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ........günü saat 12.30 sıralarında ........ ili ........ Mah. ........ Sokakta sürücü işçi .......... sevk ve idaresindeki ....... plakalı ........ kargo şirketinde.......... adına kayıtlı beyaz renkli ...... marka araç ile park yerinden çıkarken müvekkili çocuk, ......'ya çarparak kafasından ağır yaralanmasına neden olduğunu, Müvekkili çocuğun ciddi yaralanarak ağır bedensel zarara uğradığını, davalı sigorta şirketine ...... tarihinde (gerekli tüm belgelerle birlikte) başvuruda bulunulduğunu, başvuruya karşın çok düşük miktarda ödeme teklif edildiğini, trafik kazasında çocuğun bedensel zarara uğraması nedeniyle, toplanacak delillere göre (6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca) yargılamanın son aşamasında sorumluluğun derecesi ve zararın kapsamı kesin belli olduktan sonra maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere),araç sahibi, sürücü ve işletenler yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesini, ayrıca toplamda 300.000 TL (200.000 çocuk, 50.000 TL baba, 50.000 TL anne için manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme araç sahibi, sürücü ve işletenlere ödetilmesine karar verilmesini, çoccuk adına velayeten kendi adlarına asaleten davacı anne ve babaya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizin yetkisiz olup yetkili mahkeme müvekkili şirketin genel merkez yerleşim yeri sebebiyle İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep ederek, karşı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğini bu nedenle muaccel bir alacağın olmadığını, bu yüzden de bir an için, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının alacağına faiz yürütüleceği düşünülse bile faizin de ancak aleyhlerine yapılan başvuru tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini, haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddini, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına ceza dosyanın celbini,ilgili dosya eksikliği tamamlandıktan sonra dosyanın kül halinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne sevkini, aleyhe karar verilmesi halinde güncel mevzuata uygun (muayeneli) maluliyet raporu alınması için İstanbul Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun tespiti açısından satış belgelerinin talep edilmesini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ....... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddia ettiği zararın gerçekleştiği ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarih ........ ve davanın açılma tarihi ise ...... olduğunu, dolayısıyla kanunda öngörülen zamanaşımı gerçekleştiğini, söz konusu trafik kazasından dolayı davalı müvekkili.......'a husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kazadan dolayı herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin doğru olmadığını, dava dilekçesinde, araç sürücüsü....'un asli kusurlu olduğu iddia edilmişse de kazada yaralanan çocuğun, kaza tarihinde henüz 2 yaşında olduğu göz önünde bulundurulduğunda, çocuğun anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüklerinin bulunduğunu, davacı anne ve babanın bakım ve gözetim yükümlülüklerine uygun davranmadıklarından dolayı söz konusu kazanın meydana geldiğinin açık olduğunu, araç sürücüsü ......'un kusurunun bulunmadığını, mahkememiz tarafından yargılama aşamasında aldırılacak kusuru raporu ile de ortaya çıkacağını, araç sürücüsü ......'un soruşturma ve kovuşturma aşamalarında vermiş olduğu samimi ve istikrarlı beyanlar göz önünde bulundurulduğunda, meydana gelen kazada araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, kazanın davacılar olan çocuğunun anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüklerine uymamalarından dolayı meydana geldiğini, davacılar, kaza tarihinde henüz iki yaşında olan çocuklarına karşı, gerekli bakım gözetim yükümlülüklerini yerine getirmiş olsalardı işbu davaya konu trafik kazası yaşanmayacağını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte; dava dilekçesinde tedavi giderleri vs. maddi tazminat talep edilmiş olsa da davacının talep etmiş olduğu, uğradığını iddia etmiş oldukları zararları somut delillerle ispatlamak zorunda olduklarını, dava dilekçesi ile talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu, bilindiği gibi manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olmaması gerektiğini, öncelikle zaman aşımı ve husumet itirazımızın kabulüne; haksız ve mesnetsiz olan bu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı Aras Kargo vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava zamanaşımına uğramış olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunulduğunu olayın üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçtiğini, davanın esasına ilişkin olarak şartları oluşmayan davanın reddini, zira, davaya konu kaza nedeni ile müvekkili şirketin herhangi bir kast ya da kusurunun bulunmadığını, araç sürücüsü Kenan Karabulut şirketin çalışanı(işçisi) olmadığını, kazaya karışan araç malikinin müvekkili şirket olmadığını, müvekkili şirketin kusuru olmadığı gibi davacılara karşı bedensel zararın tazmin sorumluluğunun bulunmadığını, davalı sıfatıyla gösterilen ....... KARGO ...... ŞUBESİ’nin tüzel kişiliği olmadığı gibi ticaret sicil kaydı da bulunmadığını,...... Kargo .......... Şubesi olarak gösterilen şube davalı...... adına işletilen......Kargo Acenteliği olduğunu, kazaya karışan ......... plakalı araç maliki davalı ........ olduğunu, ayrıca araç işleteninin ......... Şube Acentesi olan ..........Acenteliği olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin araç işleten sıfatı bulunmadığını, söz konuş araç ........tarafından işletilen ...... Şube İşletmeciliği olduğunu, müvekkili şirkete husumet yönetilemeyeceğini husumet itirazında bulunduklarını, şartları oluşmayan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE;
1-........ plakalı araca ait Trafik Sigorta Poliçesi; davalı sigorta şirketi nezdinde aracın.......tarihleri arasında ZMMS kapsamında sözleşmesinin bulunduğu, şahıs başına sakatlanma ve ölüm oranının kişi başına ......TL olduğu, davacının davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine ....... tarihinde hasar dosyasının açılmış olduğu, yapılan bir ödemenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
2-Kolluk'tan SED araştırması için yazılan müzekkere cevabı;....... tarihinde gelen yazı cevabı incelendiğinde ......'ın emekli olduğu, lisans mezunu olduğu, evli ve 3 çocuğunun olduğu, üzerine kayıtlı 10 araç kaydının bulunduğu, gelirinin ve menkul cinsi mal varlığının tespit edilmediği anlaşılmıştır.
3-Diyarbakır SGK'dan gelen yazı cevabında; ......... ve ...... hakkında yapılan tetkikte kişilerin kaza tarihinde herhangi bir Tescil (sigortalılık) kaydı olmaması sebebi ile davacı ......... ve........ya herhangi bir geçici iş göremezlik ödeneği ödenmediği anlaşılmıştır.
4-Diyarbakır CBS tarafından aldırılan ........ tarihli bilirkişi kusur raporu; Kazanın meydana geldiği......... Sokak yerleşik alan içinde, zeminin parke taşı, düz yol, eğimsiz, gün durumunun gündüz olduğu, kaza ile ilgili Trafik Kazası Tespit Tutanağının olmadığı,...... Polis Merkezi Amirliği'nde vermiş olduğu ...... tarihli ifadesinde “... ......... plaka sayılı beyaz renkli .......marka aracı park yerinden çıkarmak için geriye doğru hareket ettirdim, daha sonra sol öne doğru aracı hareket ettirdim, ön tarafta vatandaşın birisi bana dur işareti yaptı, bende durdum sonra aracın kapısını açtım ve sol ön tarafta adını olay sebebi ile öğrendiğim ......... isimli Çocuğun yerde yatar vaziyette olduğunu gördüğü, .........Polis Merkezi Amirliği'nde vermiş olduğu.......tarihli ifadesinde “... oğlum ........''ya ikametimizin önünde bir aracın çarptığını öğrendim, kaza sırasında ben Pazar da alışveriş yapıyordum, kazanın nasıl olduğunu görmedim, oğlum hemen hastaneye kaldırılmış... ” şeklinde beyanda bulunduğu, tüm bu veriler birlikte Nazara alınarak kaza yerinin konumu ve mahal şartları dikkate alınarak yukarıdaki hususlar Muvacehesinde trafik kazası değerlendirildiğinde; Şüpheli .......'un 2918 sayılı karayolları trafik kanununda yer alan 67/a ve bu kanununa bağlı yönetmeliğin 137.md açıklanan yükümlülükleri ihlal ettiği Trafik Kazasının meydana gelişinde sebep-sonuç ve illiyet bağı çerçevesinde “ASLI KUSURLU” olduğu, Mağdur .........; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda yer alan 68/c ve bu kanuna bağlı Yönetmeliğin 138/d “Mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan Yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri, oynamaları veya bu yerleri saygısızca kullanmaları Yasaktır” kanun maddelerinde açıklanan yükümlülükleri ihlal ettiği Trafik Kazasının meydana gelişinde sebep-sonuç ve illiyet bağı çerçevesinde “TALİ KUSURLU” olduğu, Ayrıca “....... ayı doğumlu......... nın ihlal ettiği kural kazanın oluşumunda ....... olarak nitelendirilebilecek Şekilde olup, ........motor becerileri, trafikteki tehlike algısı ve bu kapsamda ebeveynlerinin Sorumluluğu göz önünde bulundurulması gerektiği yönünde kanaat hasıl olduğu” görüşüne varıldığı anlaşılmıştır.
5-Mahkememizce ..........Adli Tıp Kurumunu Anabilimdalı Başkanlığından aldırılan .......... tarihli maluliyet raporu; ...........doğumlu, ......... T.C. numaralı .........tarihinde maruz trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle mevcut tıbbi belgeler kapsamında, ......... gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” için düzenlenen cetvelde mağduriyetin karşılığında oran belirtilmediği, özel gereksinim gerektiren hastalıklar için bir kılavuz içerdiğinden dolayı ... gün ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik”in 14/1. maddesinde yer alan “30.03.2013 gün ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıflar bu yönetmelik hükümlerine göre yapılmış olur” hükmünce çocuktaki yaralanmalar; 30.03.2013 gün ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirildiği, Kişinin özür oranının yüzde 10 ve sürekli olduğu, ....... tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme, içme, vb.) ihtiyaç süresinin 2 ay olduğu, ...... tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, her ne kadar heyete göz doktoru, ortopedi uzmanı, dahiliye doktoru da eklenmesi istenilmişse de ......'nın 2018 doğumlu ve olayın 2020 yılında olması ve herhangi bir ekstremitede kırık tarif edilmemesi, duyma kgfbı tariflediği ve yüzünde iz bulunduğu için Dahiliye ve Ortapedi uzmanları çıkarılıp yerine Fizik Tedavi y, Rehabilitasyon, KBB ve Dermatoloji uzmanları eklendiği ve rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.
6-Mahkememizce İstanbul Adli Tıp Kurumundan aldırılan ...... tarihli kusur raporu;........ günü saat 12.40 sıralarında davalı sürücü ........ idaresindeki....... plakalı kamyonet ile........ Sokak üzerinde park halinden manevrayla harekete geçtiği sırada manevra alanında bulunan....... doğumlu yaya .........'ya çarpması sonucu dava konusu kazının meydana geldiği, mevcut verilerle göre davalı sürücü ........ idaresindeki kamyonet ile olay mahalli yol bölümünden manevrayla seyrine başlamadan önce manevra alanını kontrol altında bulundurarak seyrine kontrollü devam etmesi gerekirken bu hususa riayet etmeyerek kaplama içerisindeki yaşı küçük yayaya rağmen manevraya geçmesi sonucu gerçekleşen olayda asli kusurlu olduğu, 2018 doğumlu yaya......'nın bakım ve gözetiminden sorumlu kişi/kişilerin, olay mahallinde müdrik yaşta olmayan yayanın can güvenliğini temin etmek üzere bakım ve gözetim sorumluluklarını yerine getirmedikleri, bu haliyle yayanın can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde taşıt trafiğine açık olan mahalde kaplama içerisinde bulunması sonucu gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile tali kusurlu olduğu, belirtilen hususlar çerçevesinde gerçekleşen olayda; davalı sürücü .........un %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, ........ doğumlu yaya ......'nın bakım ve gözetiminden sorumlu kişi/kişilerin %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
7-Mahkememizce tedavi giderlerine ilişkin bilirkişiden alınan 13/12/2023 tarihli rapor;18.11.2020 tarihinde kafa kemik kırığı ve beyin kanamasına neden olan trafik kazası geçiren ....... hakkında düzenlenmiş belgeler incelendiği, kişi engel oranı hakkında yapılan değerlendirmede, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 23.06.2016 tarihli 2016/8233,2016/7686 sayılı Karar’ında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/4-1227, K.2013/436 sayılı hükmünde; bu tür bir istemin ispatı için mutlaka bir belgenin sunulması ge-rekmemektedir. Yaralanmanın türüne göre ne kadar yol gideri yapıldığı belirlenmeli, şayet belirlenemiyorsa Borçlar Kanunu 42. maddesi gözetilerek takdiren yol giderine karar verilmesi gerektiğine, tedavi giderlerinin kalem kalem belirlenmesi gerektiğine vurgu yapıldığı, kişinin hastaneden çıktıktan sonra evine özel araçla dönmesi, hastane ve ev arasında fizik te-davi ve kontrol için defalarca özel araçla gidiş-dönüş yapması gerektiği, 2020 yılı için bu ulaşım masrafı 600 TL uygun bulunduğu, ayrıca pansuman ve temizlik ürünleri için 300 TL harcama ön görüldüğü, kemik kırıklarından sonra artan protein ihtiyacı için özel diyet gereksinimi için 600 TL özel diyet masrafı ön görüldüğü, sonuç olarak kişinin trafik kazasına bağlı yaralanmasının ağırlık ölçüsü dikkate alındığında, SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin (ulaşım, özel diyet ve pansuman gideri) tarafımca hesaplandığında 1500 TL kabul edilmesi uygun bulunduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
8-Mahkememizce aktüerya bilirkişisinden alınan ........... tarihli rapor;.......... tarihinde meydana gelen kaza sonucu malul kalan davacı .........'nın maddi zararının hesabı için sayın mahkemece bilirkişi olarak tayin edilmem sebebiyle tarafıma teslim edilen dava dosyası ve diğer belgeler tetkik edilerek incelendiğinde, ........ tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu malul kalan davacı .........'nın maddi zararının hesaplaması yapıldığı, kazanın meydana geldiği tarih itibariyle kişi başına sakatlanma/ölüm halinde trafik sigortası teminatı 410.000,00 TL olduğu, davalı şirketinin sorumluluğunun ise söz konusu limitle sınırlı sorumlu olduğu, hesaplanan tazminatın poliçe teminat limiti üzerinde olduğu, Kaza sonucu % 10 oranında malul kalan davacının bilinen ve bilinmeyen dönem Sürekli İş Gücü Kaybı tazminatına ilişkin maddi zararının yukarıda hesaplandığı, davacının geçici iş göremezlik dönemi ile bilinen dönem içerisinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle 12 aylık geçici iş göremezlik tazminatı ile bilinen dönem tazminatının hesaplanamadığı, keza uzmanlık alanımız dışında olması nedeniyle tedavi giderlerine ilişkin hesaplamanın yapılamadığı, davalı araç sürücüsünün kazadaki kusurunun % 70 oranında olduğu, kusura tekabül eden tazminatın Geçici İşgöremezlik(12 ay) 0,00TL, Sürekli İş Göremezlik(Bilinen Dönem) %0,00TL, Sürekli İş Göremezlik(Bilinmeyen Dönem) ..........TL, Bakıcı Gideri ........TL, Toplam Tazminat ......TL, Kusura Tekabül Eden(%70) 802.182,83TL, Poliçe Limiti(Davalı Sigorta Şirketi Sor. Miktarı) 410.000,00TL olduğu şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.
9- Davalı ...... Kargo vekilinin ....... tarihli delil dilekçesi ile sunmuş olduğu acentelik sözleşmesi; sözleşmenin ......... Kargo ile ......... arasında ........ tarihinde 1 yıllık süre için akdedildiği anlaşılmıştır.
10- ...... tarihli davacı vekilinin sunduğu belirli hale getirme dilekçesi ve açıklama incelendiğinde; Dava dilekçesi sürekli iş göremezlik tazminatı için talep edilen 750TL yi ......... TL artırarak .......... TL olarak sigorta şirketinin 410.000TL teminat limiti ile sorumlu olması kaydı ile davalılardan tahsilini, 240TL olarak talep edilen tedavi giderini ise 1.260,00TL artırarak 1.500TL olarak artırmış olduğu ve haksız fiil tarihinden itibaren avans faiz yürütülmesini talep etmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde bulunan tüm delil ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;
Dava, trafik kazası nedeniyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ("TBK") m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine göre ZMMS sigortacısı aleyhine açılmış haksız fiil hukuksal nedenine dayalı sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri kalemlerinden oluşan maddi tazminat ile manevi tazminata ilişkin tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık noktasının ......... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların kusur durumunun tespiti, davacıda kaza nedeni ile maluliyetinin oluşup oluşmadığının tespiti ile sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri talebi ile manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Haksız fiilden doğan borçlar TBK m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları (i) hukuka aykırı fiil, (ii) zarar, (iii) kusur ve (iv) illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır.
ZMSS, 2918 sayılı KTK'nun 91 vd. maddelerince düzenlenen moturlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. Bu tanımdan da anlışalacağı üzere ZMSS, karayolunda motorlu araç işletenin, işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel (cismani) ve eşya zararlarından doluya onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle bir pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliğini taşımaktadır.
Dosya içerisinde bulunan ceza dosyası evrakları, Diyarbakır....... tarafından aldırılan kusur raporu ile mahkememizce ATK'dan alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında; kazanın ........ günü davalı sürücü ..........idaresindeki ......... plakalı kamyonet ile...... Sokak üzerinde park halinden manevrayla harekete geçtiği sırada manevra alanında bulunan u yaya .......A'ya çarpması sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana gelmiş olduğu; meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalı sürücü ....... idaresindeki kamyonet ile olay mahalli yol bölümünden manevrayla seyrine başlamadan önce manevra alanını kontrol altında bulundurarak seyrine kontrollü devam etmesi gerekirken bu hususa riayet etmeyerek kaplama içerisindeki yaşı küçük yayaya rağmen manevraya geçmesi sonucu gerçekleşen olayda (%70 oranında) asli kusurlu olduğu; yaya .......'nın bakım ve gözetiminden sorumlu kişi/kişilerin, olay mahallinde müdrik yaşta olmayan yayanın can güvenliğini temin etmek üzere bakım ve gözetim sorumluluklarını yerine getirmedikleri, bu haliyle yayanın can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde taşıt trafiğine açık olan mahalde kaplama içerisinde bulunması sonucu gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile (%30 oranında) tali kusurlu olduğuna kanaat getirilmiş, mahkememizce .......tarihinde alınan kusur raporu dosya içerisinde bulunan ceza soruşturma dosyası kusur raporu ile aynı doğrultuda olmakla ve olayın aksini ispat eder bir delil dosyaya ibraz edilmemekle, olayın oluşuna göre usulüne uygun olarak hazırlanan kusur raporu hükme esas alınmıştır. Davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen ...... tarihli tıbbi mütalaa raporunda her ne kadar kusur yüzdeleri eşit oranda verilmiş ise de olayın oluş itibari ile aynı olduğu, kusur takdirinin hakime ait olduğu, bu nedenle bir çelişkiden bahsedilemeyeceği kanaat edilmekle bu rapor hükme esas alınmamıştır.
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde Dicle ATK tarafından tanzim edilmiş ....... tarihli maluliyet raporunu sunmuş olduğu, fakat sunulan raporun 3 adet adli tıp uzmanı tarafından hazırlandığı, dosya incelemesinde davacı küçüğün yaralanmasına bağlı olarak uzman doktorlarında heyete eklenmesi suretiyle yeniden rapor tanzim edilmesi yoluna gidilmiş, Dicle ATK'dan gerekli uzman doktorlar heyete eklenmesi sureti ile hazırlanan raporda davacının sürekli iş göremezlik oranının %10 ve sürekli olduğu, bakıcıya muhtaç süresinin kazadan itibaren 2 ay olduğu şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. alınan rapora karşı itirazlar mahkememizce değerlendirilmiş, alınan raporun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu, maluliyet doğrultusunda alanında uzman doktorların bulunduğu ve rapor düzenlemeye yetkili hastaneden alındığı anlaşılmakla itiraz yerinde görülmeyerek rapor hükme esas alınmıştır.
Davacı vekilinin tedavi giderlerine ilişkin talebi olduğu anlaşılmakla dosya hakkında tedavi masraflarına ilişkin hesaplamanın yapılması için tedavi, hastane gideri ve ilaç gideri hususunda hesaplama yapmak üzere dosyanın sosyal güvenlik sağlık uygulama tebliği alanında uzman bilirkişiye dosya tevdi edilmiş olup alınan rapora göre tüm tedavi ve malzemelerin SGK tarafından karşılandığı ancak tedavi devamında evde pansumana ihtiyaç duyabileceği belirtilmekle 600TL ulaşım, 600TLözel diyet gereksinimi ve 300TL pansuman gideri olmak üzere toplam 1.500TL olarak hesaplanılmış olduğu anlaşılmış; alınan rapor dosya kapsamı ile uyumlu olmakla hükme esas alınmıştır.
Mahkeme tarafından dosyada davacının 2018 doğumlu olduğu anlaşılmakla davacının asgari ücret tarifesi üzerinden tazminat hesabı yapılması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere TRH 2010 Tablosu'na göre davacının yaşı nazara alınarak muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve güncel asgari ücret tarifesi üzerinden; %1,8 teknik faiz uygulanmadan, progresif rant formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının hangi tarihlerden başlayıp hangi tarihte bittiği, davacı açık ve denetime elverişli bir şekilde belirtilerek sürekli iş göremezlik tazminat hesaplamasının yapılması için dosya aktüer bilirkişisine tevdii edilmiş ve alınan rapora göre de davacının geçici iş göremezlik tazminatı ise 1.139.708,78 TL olarak hesap edilmiş alınan raporun karar tarihine en yakın asgari ücret tarifesine göre hesap edildiği anlaşılmakla alınan raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaat edilmekle hükme esas alınmıştır.
Davalı Aras Kargo vekilinin husumet itirazı incelendiğinde; 2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işletenin" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre olmamak kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının bulunmaması durumlarında, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan ekonomik yönden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir( Aynı doğrultuda karar için bakınız Yargıtay 17.H.D.,2013/9862E.- 2014/10260 K.).
Somut olayda, kazaya karışan........ aracın kaza tarihindeki maliki ......... ile davalı ......... Kargo A.Ş. Arasında "Acente Sözleşmesi" imzalanmıştır. Bu halde aracın fiili hakimiyet sahibinin ve ekonomik yönden yararlananın davalı...... Kargo A.Ş.’nin acentesi olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısı ile de davalı .......Kargo vekilinin husumet itirazı yerinde görülmemiştir(Aynı yönde karar için bakınız: Yargıtay 17. HD.'nin 2019/700E., 2019/1178 K.sayılı kararı ile Erzurum BAM 3. HD.'nin 2022/1093 E., 2024/456 K. Sayılı kararı).
Davacının dava dilekçesinde davalı olarak göstermiş olduğu ....... kargo ......... Şubesi açısından açılan dava bakımından ise davalı olarak gösterilen taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme, taraf sıfatına haiz olmayan kişi yönünden, dava konusu hakkın esası (mevcut olup olmadığı) hakkında inceleme yapıp karar veremeyecek olup, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddine karar vermesi gerekir. Husumet çerçevesinde "sıfat"a ilişkin bu sorunun hâkim tarafından kendiliğinden "resen" nazara alınması gerekir. Şubenin tüzel kişiliği ve dolayısı ile taraf sıfatı bulunmamaktadır. Tüzel kişiliği olmayan Aras argo bağlar şubesi açısından davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir (Aynı yönde karar için bakınız Yargıtay 19. HD.'nin 2010/1899 E., 2010/10437 K. Sayılı kararı ve Yargıtay 9. HD.'nin 2009/24907 E., 2011/39004 K. Sayılı kararı).
Bütün dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve miktar arttırım dilekçesine göre; ............0 tarihinde davalı ..........t'un sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan aracın asli kusuru (%70 oranında) ile trafik kazası yaptığı, davacı asilin (%30 oranda) tali kusurunun bulunduğu ve kaza nedeni ile yaralandığı, yaralanmaya bağlı olarak davacının sürekli iş göremezliğinin % 10 ve sürekli olduğu, aktüer raporuna göre sürekli iş göremezlik tazminatının 1.139.708,78-TL, olarak hesaplandığı, tedavi giderlerinin ise alınan bilirkişi raporunda 1.500TL hesap edildiği sabit olmakla; 2918 sayılı yasanın 91.md göre davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle teminat limitinin ölüm ve sakatlanma teminat limitinin kişi başına 410.000TL olduğu ve belirlenen bu teminat miktarı itibari ile sorumlu olduğu ve davacının davasını belirlediği tutardan davalı sigorta şirketinin teminat miktarı ile sorumlu olduğu, davalı işletenler ile sürücünün ise kusuru oranında zararın tamamından sorumlu oldukları ve kusur nispetinde sorumluluğun sürekli iş göremezlik tazminatı için 797.796,14 TL'ye, tedavi giderine ilişkin zararın ise 1.050,00TL ye tekabül ettiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca 2918 sayılı KTK.'nun 99/1. maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı vekili usulüne uygun başvuruyu takip eden 8. İş gününün......... tarihine isabet ettiği ve bu tarih itibari ile temerrüde düştüğü; davalı işletenler ile sürücünün ise Yargıtay içtihatları nazarında haksız fiil tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılmakla ve bu tarihin 18/11/2020 olması nedeni ile bu tarihler itibari ile faize hükmedilmiştir. Kazaya karışan aracın Noterler birliği entegrasyondan alınan evraka göre aracın ticari kullanım amacına özgülendiği anlaşılmakla avans faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Manevi tazminat bakımından yapılan incelemede ise; 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. ..........günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, kazanın oluş şekli, kusur durumu, kaza nedeniyle davacılarda; davacı çocukta meydana gelen yaralanmanın ağırlığı, iyileşme süresi ve maluliyet durumu nedeniyle yaşadığı acı, elem, üzüntü, ıstırap, keder nedeniyle lehine manevi tazminata hükmedilme şartları gerçekleşmiştir. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, paranın satın alma gücü, somut olayın özellikleri ile hak ve nasafet kuralları gereği davacı çocuk yönünden 20.000TL, davacı anne ve baba için ise 10.000'et TL manevi tazminata hükmedilmesine ve kabul edilen edilen tazminata yukarıda açıklanan gerekçeler ile haksız fiil tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili tarafından tahsili talep edilen 1.900TL lik ATK faturasının yargılama giderinden sayılması gerektiği için bu husus yargılama gideri hesabında dikkate alınmıştır. Ayrıca davacı vekilince......... numaralı arabuluculuk dosyası ile davalı sigorta şirketi dışındaki davalılar için arabuluculuğa başvurmuş ise de bu hususun ihtiyari arabuluculuğa tabi olması dikkate alınarak arabulucu ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
A) Davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kısmen kabulü ile .......TL'nin davalı Nippon sigorta şirketinin teminat limiti .........TL sinden sorumlu olması kaydı ile davalılar .........., ............ ........ Kargo .........Yurtdışı Taşımacılık Anonim Şirketi ve ....... sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata davalılar.........., .......... ile.......... Kargo ........Yurtdışı taşımacılık anonim şirketi yönünden ......... tarihinden itibaren, davalı ......... sigorta şirketi yönünden ise .........tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
B) Davacının adli tıp faturasına ilişkin talebin yargılama gideri hesabında dikkate alınacağından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
C) Davacının tedavi giderine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile ..........TL'nin davalılar ......... Kargo Yurt içi Yurtdışı Taşımacılık Anonim Şirketi ve ....... sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata davalılar ....., ........ile........ Kargo Yurt içi Yurtdışı Taşımacılık Anonim Şirketi yönünden ......... tarihinden itibaren, davalı........ sigorta şirketi yönünden ise ....... tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,,
D) Davalı ............ Kargo ........ şubesi açısından açılan maddi tazminata ilişkin davanın husumetten reddine,
2- Davacının manevi tazminat talebi açısından talebinin kısmen kabulü ile;
A) Davac...........açısından 20.000TL manevi tazminata ......... tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile davalılar.........., ............ ile .......... Kargo Yurt içi Yurtdışı taşımacılık anonim şirketi müştereken ve müteselsilen alınarak davacı .........'a velayeten ....... ile ......'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
B) Davacı ....... açısından 10.000TL manevi tazminata........ tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile davalılar .........., ......... ile..........Kargo Yurt içi Yurtdışı Taşımacılık Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı........'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
C) Davacı........ açısından 10.000TL manevi tazminata .......... tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile davalılar.........., ........... ile ......... Kargo Yurt içi Yurtdışı Taşımacılık Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..........ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
D) Davalı ........ Kargo ..................şubesi açısından açılan manevi tazminat davasının husumetten reddine,
3- Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat yönünden alınması gereken ........TL'den.........TL peşin harç ve ..........TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye.........-TL harcın (20.440,47-TL'sinden davalı sigorta şirketi sorumlu olması kaydı ile) davalılar .....,...... Kargo Yurt içi Yurtdışı taşımacılık anonim şirketi ile ....... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat yönünden alınması gereken ......... TL harcın davalılar ........., ......... ile ........... Yurt içi Yurtdışı taşımacılık anonim şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
5- Davacı tarafından karşılandığı anlaşılan, .........TL ATK faturası, 2.200,00 TL Bilirkişi ücreti, .........TL ATK ücreti, 2.101,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 8.651,00 TL yargılama giderinin (4.436,41 TL'sinden davalı sigorta şirketi sorumlu olması kaydı ile) davalılar ........, ..........,.......... Kargo Yurt içi Yurtdışı taşımacılık anonim şirketi ile .......... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Maddi Tazminat Yönünden; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 117.838,46 TL vekalet ücretinin, davalı sigorta şirketinin 60.429,98 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydı ile davalılar......., ..... Kargo Yurt içi Yurtdışı taşımacılık anonim şirketi ile........ A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Maddi Tazminat Yönünden; davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 4.836,69 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalılar ........., ........Kargo Yurt içi Yurtdışı taşımacılık anonim şirketi ile ...... A.Ş.'e verilmesine,
8-Manevi Tazminat Yönünden;
A) Davacı.......... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ........,......... ile .......... Kargo Yurt içi Yurtdışı taşımacılık anonim şirketi müştereken ve müteselsilen alınarak davacı .........'a velayeten......... ile .........'a verilmesine,
B) Davacı ......... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar..........,..........ile......... Kargo Yurt içi Yurtdışı taşımacılık anonim şirketi müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'a verilmesine,
C) Davacı .......... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar.........., .......... ile ......... Kargo Yurt içi Yurtdışı taşımacılık anonim şirketi müştereken ve müteselsilen alınarak davacı .........a verilmesine,
9- Manevi tazminat yönünden;
A) Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 20.000 TL vekalet ücretinin, davacı ........'dan alınarak davalılar .........ile......... Kargo Yurt içi Yurtdışı taşımacılık anonim şirketi'ne verilmesine,
B) Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 10.000 TL vekalet ücretinin, davacı ..........dan alınarak davalılar ............ ile ......... Kargo Yurt içi Yurtdışı taşımacılık anonim şirketi'ne verilmesine,
C) Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 10.000 TL vekalet ücretinin, davacı .......'dan alınarak davalılar ........... ile ......... Kargo Yurt içi Yurtdışı taşımacılık anonim şirketi'ne verilmesine,
8- .......numaralı arabuluculuk dosyası için; 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen 3.2800 TL arabulucu ücretinin davacılardan alınarak hazineye irad kaydedilmesine,
9- ......... numaralı arabuluculuk dosyası için; 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalı .........Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye irad kaydedilmesine,
10- Taraflarca yatırılan gider/delil avansının artan kısmın, karar kesinleştikten sonra HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekili, daval......... vekili ve davalı..........Kargo A.Ş vekilinin yüzüne karşı , davalı Sigorta şirketi vekilinin ve davalı Kenan Karabulut'un yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!