TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/04/2023
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, .....tarihinde saat .....sıralarında Diyarbakır İli Silvan İlçesi .....Sokakta marka, renk ve plakası belirlenemeyen aracın müvekkili davacıya çarpması çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, .....tarihli Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurul Raporunda müvekkilinin trafik kazasına bağlı %5 oranında sürekli vücut fonksiyon kaybına uğradığının tespit edildiğini, müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren araç tespit edilemediğinden zararın davalı Güvence Hesabı tarafından karşılanması gerektiğini,.....tarihli dilekçe ile limit dahilinde sürekli iş göremezlik tazminatnın ödenmesi için başvuru yapıldığını, davalı Güvence Hesabı tarafından, ifade dışında kamera kaydı, tanık beyanı vs deliller bulunmadığı gerekçesiyle değerlendirme yapılamayacağının belirtildiğini, Güvence Hesabı tarafından istenen belgeler dosyada mevcut olmasına ve yasal süre geçmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığını ileri sürerek fazlası saklı 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden talep sonucunu .....TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımının dolduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, kazanın anlatılan şekilde gerçekleştiğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, kusur ve maluliyet durumunun tespiti yönünden adli tıptan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezliğin teminat dışı olduğunu, temerrüdn gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, başvuru belgeleri ile hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları, kaza nedeniyle ilgili kolluk tarafından düzenlenen belgeler ve UYAP sistemi üzerinden Silvan Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti yönünden trafik bilirkişisi eşliğinde mahallinde keşif yapılmış keşif esnasında tanıklar dinlenmiş, trafik bilirkişisinden bilirkişi raporu alınmış, maluliyet durumunun tespiti yönünden Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından .....ve .....tarihli bilirkişi raporları alınmış, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişiden rapor alınarak sonuca gidilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı plakası tespit edilemeyen ve kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen araç sürücüsünün kusuruna dayalı Güvence Hesabına yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, davaya konu kaza sebebiyet verdiği iddia edilen aracın plakısının tespit edilip edilemediği, plakısının tespit edilmesi halinde kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunup bulunmadığı, plakasının tespit edilememesi halinde kazanın plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelip gelmediği, kaza nedeniyle davacı da geçici ve sürekli iş göremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi ile tazminatın miktarı ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Davaya konu meydana geldiği iddia edilen trafik kazasının yaralanmalı trafik kazası olmasına ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile 5237 sayılı TCK.'nun 66.maddesine göre 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kazanın meydana geldiği iddia edilen tarih ile davanın açıldığı tarih gözetildiğinde, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımı defi yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Öncelikle, davaya konu kazanın davacı tarafça iddia edildiği şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği ve kusur durumunun tespiti gerekir.
Silvan Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu soruşturma dosyasında yer alan belge ve beyanların incelenmesinden;
Silvan Devlet Hastanesi tarafından davacı hakkında düzenlenen .....tarihli genel adli muayene raporuna göre, davacının araç dışı trafik kazası nedeniyle kaydının oluşturulduğu, sağ dizde yaralanma olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğine yönelik kati hekim raporu düzenlendiği ve davacının aynı gün taburcu edildiği,
Davacının abisi olan .....ile Silvan Devlet Hastanesi acil Tıp Uzmanı Dr. .....ve .....sicil numaralı polis memuru tarafından imzalanan .....tarih ve saat .....'de düzenlenen "Tutanak" başlıklı belgede, .....tarihinde saat .....sıralarında İlçe haber merkezi tarafından İlçe Devlet Hastanesinde adli vaka olduğunun anons edilmesi üzerine bahse konu yere gidildiği, .....isimli şahısla yapılan görüşmede, kardeşi .....ikametleri olan .....saat .....civarlarında oyun oynarken aynı sokakta yer alan ve plakası belli olmayan bir kamyonetin U dönüşü yapmak isterken geri geri manevra yaptığı esnada kardeşine çarptığını, daha sonra Devlet Hastanesine geldiklerini beyan ettiğinin kayıt altına alındığı,
Kaza nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenmediği ve kolluk tarafından kaza anını gören kamera kaydına ve tanık bulunmadığına yönelik tutanak düzenlendiği ve soruşturma dosyasında verilen .....tarihinde, olay yeri ve çevresinde yapılan araştırmalar neticesinde olayı gören herhangi bir şahsın bulunmadığını, ayrıca olay yerini gören kamera olmadığı, olayla ilgili olarak yapılan tüm araştırmalara rağmen olayın şüphelilerine ulaşılamadığından daimi arama kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce kazanın gerçekleştiği mahalde keşif yapılmıştır.
Keşif esnasında dinlenen davacı asil, kaza tarihinde kuzenleri .....ve .....ile birlikte komşularının evinin önündeki yolda voleybol oynadıklarını, daha sonra geri geri gelen bir aracın kendisine çarptığını ve çarpmanın etkisiyle yere düştüğünü, yere düştükten sonra aracın geri geri gelmeye devam ettiğini, aracın tekerinin sağ diz kapağının arka kısmını sıkıştırdığını, çığlık sesi üzerine durduğunu ve biraz ileri gittiğini, şoförün önce araçtan inerek kendisine baktığını ve daha sonra tekrar aracına binerek kaza yerinden uzaklaştığını, sonrasında annesinin yanına geldiğini ve abisi .....kendisini tedavi amaçlı Silvan Devlet Hastanesi'ne götürdüğünü, kaza esnasında kendisine çarpan aracın plakasını görmediğini beyan etmiştir.
Keşif mahallinde tanık olarak dinlenen .....ve ....., özetle; davacının amcasının kızı olduğunu, kaza tarihinde komşunun evinin önünde davacı ve .....ile voleybol oynadıklarını, daha sonra geri geri gelen aracın davacının sırt kısmına çarptığını, çarpmanın etkisi ile davacının yere düştüğünü, aracın geri geri gelmeye devam ettiğini, aracın arka tekerinin davacının sağ bacağını teker arasına sıkıştırdığını, çığlık sesi atılması üzerine şoförün durarak araçtan indiğini ve daha sonra hızlı bir şekilde aracına binerek kaza yerinden uzaklaştığını, çarpan aracın plakasını bilmediklerini beyan etmişlerdir.
Kaza sonrası davacı hakkında düzenlenen genel adli muayene raporu ve soruşturma dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, keşif esnasında yapılan gözlem ve keşif esnasında dinlenen davacı asil ile tanık beyanlarından; davacı .....tarihinde saat .....civarlarında ikametlerinin önünde bulunan, ikamet edilen ev ile yol arasında banket bulunmayan ve trafik akışının az olduğu yolda oyun oynadığı esnada plakası tespit edilemeyen aracın geri geri manevra yaptığı esnada davacıya arka kısmından çarptığı ve çarpmanın etkisiyle davacının yere düştüğü, aracın geri manevrasına devam etmesi sonucu davacının sağ bacağının teker arasına sıkıştığı, bu esnada araç şoförünün çığlık sesleri üzerine durduğu, araç soförünün araçtan indiği ve sonrasında aracına tekrar binerek kaza mahallinden uzaklaştığı anlaşılmaktadır.
Trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; palakası ve sürücüsü tespit edillemeyen araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde geri geri gelmek için manevra yaptığı sırada aracının etrafını ve arkasını kontrol etmediği, yolda bulunan yaya ve araç trafiğine gerekli özeni göstermediği, yayaya çarpmadan önce yayayı göremeyecek kadar dalgın olduğu, kazayı önleme ve öngörebilme adına gerekli olan duruma göre hareket etmediği, kaza anında fren yapmadığı, dikkatsiz, tedbirsiz ve nizamlara aykırı olarak araç kullandığı ve kazanın meydana gelmesinde % 80 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya .....ise, yaşının küçük olması (9 yaşında) nedeniyle yanında ebeveynleri olmadan yolun içinde oyun oynarken, yoldaki araç trafiğini dikkate almadığı, yaşı itibarıyle trafikte doğruyu ve yanlışı anlayabilecek yeteneğe sahip olmadığı, bakım ve gözetime muhtaç olduğu, taşıt yolunda kendi haline bırakılarak bilinçsizce gerçekleştirdiği eylemden dolayı çocuğun bakım ve gözetiminden sorumlu ebeveynlerinin sonucu itibarıyle %20 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporu mahkememizce denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiş ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. Maddesine göre; Güvence Hesabı,
a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
b)Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,
c)Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,
ç)Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada,
Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Sigortacılık Kanununun 14. Maddesine dayanılarak çıkarılan Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar Güvence Hesabından talep edilebilir.
Dosya kapsamından, kazaya sebebiyet veren aracın plakası ve sürücüsü tespit edilemediğinden davalı Güvence Hesabı plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında meydana gelen zararları karşılamakla yükümlüdür.
Davacı .....doğum tarihli olup, kazanın gerçekleştiği .....tarihi itibarıyle 18 yaşından küçüktür. Kural olarak davacı hakkında 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (ÇÖZGER) doğrultusunda değerlendirme yapılarak maluliyet raporunun düzenlenmesi gereklidir. Ne var ki, ilgili yönetmelikte düzenlenen cetvelde mağduriyetin karşılığında oran belirtilmediğinden ve özel gereksinim gerektiren hastalıklar için bir kılavuz içerdiğinden dolayı 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 14/1.maddesinde, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ve ilgili mülga mevzuat hükümlerine çocuk bakımından yapılan atıfların bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılmış olacağının düzenlenmiştir. Öte yandan 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin 18. maddesi uyarınca ilgili yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldığından elde ki davada Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirme yapılarak davacının davaya konu kaza nedeniyle sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının tespiti gerekir.
Yargılama aşamasında davacının maluliyet durumunun tespitine yönelik Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen .....tarihli bilirkişi raporunda, .....tarihli trafik kazasına bağlı davacının toplam vücut özür oranmın %1 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 3 haftaya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir. Ne var ki, raporun düzenlenmesine esas alınan, Çocuklar için Özel Gereksinim Hakkında Yönetmeliğin atıf yaptığı 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldığından, mahkememizce bu sefer ilgili yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı belirtilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirme yapılarak bilirkişi raporu düzenlenmesi istenilmiştir. Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen .....tarihli bilirkişi raporunda da, ilk raporda belirtilen oran ve süreye ilişkin mütalaa verilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak, davacının %1 sürekli iş göremezlik oranı bulunduğu gözetilerek, %80 kusur oranı ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının sürekli iş göremezlik aktif ve pasif dönem olmak üzere .....TL olarak hesaplanmıştır.
Maluliyet ve tazminat hesabına yönelik alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran ve miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce benimsenmiştir.
Davalı Güvence Hesabı, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün %80 kusuruna isabet eden zararı karşılamakla yükümlüdür. Bilirkişi raporunda davacı yönünden %80 kusura isabet eden sürekli iş göremezlik tazminatı .....TL olarak hesaplanmış ise de, taleple bağlı kalınarak davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin .....TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davacının kaza tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle geçici iş göremezliği oluşmayacağından geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı tarafından dava açılmadan önce Güvence Hesabına yapılan başvuru üzerine Güvence Hesabı tarafından .....tarihli yazı ile ödeme yapılmayacağı belirtildiğinden davalının temerrüt tarihi .....tarihi kabul edilmiştir. Davanın belirsiz alacak davası olduğu gözetildiğinde, temerrütle birlikte davalının zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğduğundan tazminatın tamamı yönünden temerrüdü gerçekleşmiştir. Bu nedenle kabul edilen sürekli iş göremezlik tazminatına temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE,
a-.....TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalının temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.516,59 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harç ile sonradan tamamlama harcı olarak yatırılan 1.900,00 TL harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 5.436,69 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ve 179,90 TL peşin harç ile sonradan tamamlama harcı olarak yatırılan 1.900,00 TL'nın toplamı olan 2.259,80 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 367,75 TL tebligat ve posta masrafı ile 1.700,00 TL keşif araç ücreti ve 3.400,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 5.467,75 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 5.462,78 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranı dikkate alınarak, 3.117,16 TL'lik kısmının davalıdan tahsili hazineye irad kaydına, bakiye kalan 2,84 TL'lik kısmın ise davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!