T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/04/2023
KARAR TARİHİ : 10/06/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ........tarihinde ......... plaka sayılı halk otobüsü ile....... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu halk otobüsünde yolcu olan davacının yaralandığını, olay ile ilgili Diyarbakır Cumhuriyer Başsavcılığı'nın....... soruşturma numaralı dosyasının açıldığını, ........Hastanesi ATK raporu ile davacının sürekli sakatlığının bulunduğunun tespit edildiğini iddia ederek 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 10.000,00 TL daimi sakatlık tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvuran tarafından yapılmış geçerli bir başvuru söz konusu olmadığını ve sigortanın temerrüde düşmediğini,....... plakalı aracın davalı şirketçe sigortalandığını, sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusursuz olduğunu, davacının ekonomik ve sosyal durumunun ispat edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan sorumlu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi giderinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, geçici iş göremezlik ile bakıcı giderinin tedavi giderleri arasında yer aldığını, kabul anlamı taşımamakla birlikte kazaya konu olayda kusur raporu ile maluliyet raporunun ATK tarafından tespit edilmesinin gerektiğini, dava konusu trafik kazası ile ilgili açılmış bulunan ceza dosyasında uzlaşma bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği, şartların mevcut olması halinde müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiği, kaza tarihinden itibaren ticari faizin talep edilmesinin hukuka uygun olmadığı ve nihayetinde davanın reddi gerektiği iddia edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, başvuruya dair evraklar ile davacının tedavisine ilişkin evraklar celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı ve hizmet dökümü SGK'dan sorulmuş, davacının maluliyet durumunun olup olmadığına ilişkin .......... Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından, kusura ilişkin rapor alınması için Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığından, sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminat hesaplamasına yönelik ise aktüer bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlenen aracın sürücüsünün kusuruna dayalı meydana gelen çift taraflı trafik kazası nedeniyle....... plaka sayılı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralanmasına bağlı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
...... plaka sayılı aracın ....... tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma ve ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limitinin ....... TL olarak belirlendiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, yine dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı olarak SGK tarafından peşin sermaye değerli rücuya tabi her hangi bir ödeme yapılmadığı ve davacının çalışmasına ilişkin kaydınnı bulunmadığı, SED araştırması neticesinde davacının ev hanımı olduğu dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının yaralanmasına bağlı geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının maddi tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecekse tazminatın miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza nedeniyle kusur durumu yönünden rapor alınması amacıyla alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından ........tarihli bilirkişi raporunda; "Sürücü ......... sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı ...... Bulvarını takiben seyri sırasında olay mahalli kavşağa geldiğinde, kavşaktan solundaki Mahabbad bulvarı yönüne sola dönüş yaptığı sırada aracının sağ yan ön kısımlarına , aynı yönden seyreden sürücü ........'in idaresindeki otobüs ile çarpması sonucu meydana gelen olayın oluşu üzerine etken hatalı tutum ve davranışı görülmediğinden kusuru yoktur. Davalı taraf sürücüsü ....... idaresindeki halk otobüsü ile seyri sırasında olay mahalli kavşaktan sola dönüşe geçtiğinde aynı yönde seyreden sürücü ........ sevk ve idaresindeki otomobilin sol yan ön kısımlarına sevk ve idare hatasıyla çarptığı, sola dönüş kurallarına riayet etmediği anlaşılmakla asli kusurludur. Halk otobüsünde yolculuk yapmakta olan davacı yolcu.......'nın oluş şartlarında kusuru yoktur. hususlar değerlendirildiğinde, olayda; Sürücü ......'ın kusursuz olduğu,....... plakalı otobüs sürücüsü ........'in %100 oranında kusurlu olduğu kanaati" bildirilmiştir. İlgili rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılarak davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün meydana gelen dava konusu kazada %100 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Kaza nedeniyle davacının geçici ve sürekli maluliyet durumunun bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla ........... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından ...... tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak düzenlenen...... tarihli ATK raporunda; "kişinin engel oranının %3 ve sürekli olduğu........ tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme - içme, vb.) ihtiyaç süresinin 2 hafta olduğu,....... tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği" bildirilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminat hesaplamasına yönelik bilirkişi raporunda özetle; "Dava dilekçesinde bulunan talepler doğrultusunda, geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin tespit ve hesaplamalar yapılmıştır. İş göremezlik tazminatı; geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak ayrılmıştır. Davacının ev hanımı olması nedeni ile geçici işgöremezlik tazminatına hak kazanıp kazanmadığı mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Dava dilekçesinde ve dosya içerisinde davacının geliri ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmamakla birlikte, davacının müşteki ifade tutanağında ev hanımı olduğunu belirtmiş olması karşısında tazminata esas gelir asgari ücret olarak kabul edilip hesaplama yapılmıştır. Hesaplama yapılırken, Ankara ATK Trafik ihtisas Dairesi Başkanlığı'nın ....... tarihli raporunda yer alan tespitler dikkate alınmış ve davalı sigorta şirketince sigorta ettirilmiş araç sürücü .......'in %100 kusurlu olduğu kabul edilerek zarar hesabında sorumluluk tutarı belirlenmiştir. Yine hesaplanan iş gücü kaybı zararı hesabında, mahkemenizce davacı için aldıran,.......... tarih, ........ sayılı Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tip Kurul Raporu ile belirlenen %3 sürekli engel oranı, 4 aylık geçici iş göremezlik süresi dikkate alınmıştır. 2918 sayılı Kanun'un 90. Maddesi uyarınca genel hükümlere göre hesaplama yapılmıştır. Son dönem verilen Yargıtay içtihatlarında, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağının belirtilmiş olması nedeni ile yapılan hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosundan yararlanılmış ve progresif rant yöntemi kullanılmıştır. Hesaplanan iş göremezlik tazminat tutarlarının, davalı sigorta şirketince kişi başı olarak belirlenen sakatlanma ve ölüm teminat limitini aşmadığı görülmüştür. Rapor tanzim edilirken hukuki tespit ve değerlendirmeyi mahkemenizin takdirine bırakmak kaydı ile, davacının iddiaları ile davalıların itirazları da gözetilerek yapılanı hesaplamada son dönem istikrar kazanmış Yargıtay içtihatlarından faydalanılarak, davacının dava dilekçesindeki talepleri hesaplanarak Geçici iş göremezlik tazminatı için talep edebileceği toplam maddi tazminat miktarının ....... TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatı için talep edebileceği toplam maddi tazminat miktarının ...... TL olduğu" şeklinde mütalaada bulunulmuştur.
Maluliyet ve tazminat hesabı yönünden alınan bilirkişi raporlarında belirtilen miktar ve oranların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce de benimsenmiştir.
Davalı sigorta şirketi sigortalısının veya eyleminden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında ve poliçede yazılı teminat miktarı kadar tazminat ödemekle yükümlü olup, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olmasına göre, davacı yönünden tespit edilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı giderlerinin tamamının ödenmesinden sorumlu olup, bu yöne ilişkin bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda davacı vekili tarafından süresi içerisinde sunulan ve harcı tamamlanan bedel arttırım dilekçesi ile talep edilen tazminat kalemleri üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Ayrıca 2918 sayılı KTK.'nun 99/1. maddeleri ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan posta gönderisine ilişkin evrakta sigorta şirketine başvuruya ilişkin posta gönderisinin ....... tarihihdde gönderildiği gözetilerek başvuruyu takip eden 8. İş gününün ........ tarihine isabet ettiği ve bu tarih itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılmakla yasal faize karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
G.D:Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1- DAVANIN KABULÜ İLE; .......TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile...... TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam....... TL tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan........ tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.208,85 TL harçtan, başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.158,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.870,95 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından 1.158,00 TL ıslah harcı ve 179,90 TL başvuru harcı ile 179,90 TL peşin harç olmak üzere yatırılan 1.517,80 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 203,00 TL tebligat ve posta masrafı ve 2.200,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.345,00 TL Adli Tıp Kurumu Rapor ücreti olarak sarf edilen toplamda 4.748,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 44.180,18 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı......... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irad kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!