TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/04/2023
KARAR TARİHİ : 26/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı ile davacı müvekkili arasında, .....ve .....plakalı araçların bakım ve onarımından kaynaklı düzenlenmiş bulunan faturalar ile meydana gelen borcun davalı tarafından müvekkiline hiçbir suretle ödenmediğini, bu sebeple Antalya Genel İcra Dairesi'nin .....E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı, müvekkilinin başlattığı iş bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve bu itiraz takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalının haksız olarak yapmış olduğu kötü niyetli itirazı dolayısıyla, sürecin uzadığını ve müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellenerek müvekkilinin zarara uğratıldığını, yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, itirazın iptalinin akabinde takibin devamını, haksız ve kötü niyetli olarak zaman kazanmak için yapıldığı aşikar olan itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket .....Ltd. Bir çok alanda faaliyetinin yanı sıra araç kiralama sektöründe faal olduğunu, müvekkili şirket tarafından .....Tic. Ltd. Şti'ye (Gökalp V.D. .....) .....araç kiralandığını ve bu araçlar Antalya İl Sağlık Müdürlüğü'nün uhdesinde kullanıldığını, davacı tarafça başlatılan ilamsız takibe müteakiben ilgili şirket ile görüşme sağlandığını ve davaya konu faturalarda bulunan araçlara ilişkin bakım ve ödemelerle ilgili bilgi istendiğini, ilgili firma bir çok aracın bakımının davacı nezdinde gerçekleştiğini tüm ödemelerin yapıldığını ve çok fazla araç olduğundan dolayı bu ödemelerin büyük bölümünün elden yapıldığı ve aralarındaki cari hesapta davacının alacağının bulunmadığını, icra takibinin haksız ve hukuka aykırı şekilde başlatıldığının tespiti ile davacı tarafın itirazın iptaline ilişkin taleplerinin reddini; davacı tarafın icra takibini başlatmakta kötü niyetli olduğunun tespiti ile alacaklı/davacı için talep tutarının yüzde 20 si oranında "kötü niyet tazminatına" hükmedilmesini; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
GEREKÇE;
Davanın, taraflar arasında araç onarım bakım gereğince düzenlenen faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davası olduğu; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Antalya İcra Müdürlüğünün .....E. Sayılı dosyasındaki takibe dayanak faturaların ödenip ödenmediği, davacının alacak talep edip edemeyeceği ve buradan varılacak sonuca göre ilgili takipteki itirazın iptali ve icra inkar ile kötü niyet tazminat koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Antalya İcra Müdürlüğünün .....E. Sayılı icra dosyası incelendiğinde işbu dosya davacısının alacaklı olarak işbu dava davalısına karşı .....ve .....TL asıl alacak ile .....TL ve .....TL faiz alacağı olmak üzere toplam .....TL üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalı/borçluya .....tarihinde tebliğ edildiği, .....tarihinde davalı/ borçlu tarafından borca borcun ödendiğinden bahisle itiraz edildiği, itiraz evrakının davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği, dolayısı ile de 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlamayacağı, kaldı ki davanın ..... tarihinde açıldığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür.
Taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı tarafta bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin varolduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olduğu taktirde mahkemece bu belgenin ibrazı için HMK 220/2 maddesi gereği kesin süre verilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen süre içerisinde ibraz etmez ve aynı süre içerisinde gerekçesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez yada belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanına itibar edilebilir. (HMK 220/3)
Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği taktirde HMK 220/3 madde gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilebilir. Aksinin kabulü durumunda karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır ki, bu hususta HMK'daki açık düzenlemelere aykırı olacaktır.
Taraflara ticari defterlerini sunmaları için .....tarihli celsede 2 haftalık kesin süre verilmiş, bu husus taraf vekillerine tefhim edilmiş, davalı vekili verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini mahkememize sunmamıştır. Davacı vekili ticari defterlerini bildirdirmiş, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda mahkememize ibraz edilen .....tarihli bilirkişi raporunda özetle icra takibine konu edilen .....tarihli .....ve .....TL lik faturaların ticari defterlerinde kayıt edilmiş olduğu, bu faturalara ilişkin bir ödeme kaydının bulunmadığı belirtilmiştir. Dava satış sözleşmesinden kaynaklanmakla, satılan ürün ya da hizmetin teslim edildiğinin ispat yükü davacı satıcıda, bedelin ödendiğinin ispat yükü ise davalı alıcıdadır. Davalı cevap dilekçesi ile borca itiraz dilekçesinde borcun ödendiğini savunmuş fakat mahkememize ödemeye ilişkin bir evrak sunmamıştır. Alınan bilirkişi raporunda faturaların davacı ticari defterinde kayıt olması ve davalı yanca ödemenin ispat edilememesi neticesinde işbu faturalara dayanarak davacının icra takibi başlatmasında haklı olduğuna kanaat getirilmiştir. İcra takibinde her ne kadar faiz yönünden de takip başlatılmış ise de faturanın ödenmesine ilişkin bir ihtarneme gönderilmediği, dosyada bu yönlü bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla davacının faiz talep etmesi haklı görülmeyerek davanın asıl alacak talebi yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.
İcra inkar tazminat talebi açısından ise davacının faturaları defterlerine kaydettiği, faturanın belirlenebilir bir alacak olduğu kanaat edilmekle asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile , davalının Antalya İcra Dairesinin .....Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takibinin .....ve .....TL olmak üzere toplam .....asıl alacak yönünden aynı şartlar altında devamına, fazlaya istemin reddine,
2-İtirazın iptaline karar verilen .....-TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan .....TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.041,97 TL harçtan, başlangıçta yatırılan peşin harç 718,96 TL nin mahsubu ile bakiye 3.323,01TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 718,96TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafından başlangıçta yatırılan bilirkişi ücreti 1.400,00TL , dosya masrafı 7,5TL tebligat ve Posta masraflar 672,00TL olmak üzere toplam 2.079,50TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alındığında 2.067,10TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 17.900,00 TL'nin davalıdan tahsili davacıya verilmesine,
7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden reddedilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 357,46TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider/delil avansının artan kısmın, karar kesinleştikten sonra HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca re'sen yatırana iadesine,
9-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.101,39TL sinin davalıdan alınarak; kalan 18,60TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!