WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

DIYARBAKIR ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :

DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/03/2023
KARAR TARİHİ : 26/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirket, tapuda ... Mahallesi ... Sokak adresinde, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada .. parseldeki taşınmaz üzerinde inşaat ettiği 48 adeti 4+1 ve 16 adeti 2+1 dairelerden oluşan 64 dairelik iki blokluk ... Sitesini inşa ederek müşterilerine sattığını, davalı şirket, PVC sektöründe üretici ve satıcı olarak tanınmış bir şirket olduğunu, ... Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesinde üretim yapmakta ve ürettiği ürünleri Türkiye genelinde bayileri aracılığıyla tüketicilere sattığını, 2019 yılında inşa etmeye başladığı 2021 yılında inşasını tamamladığı dairelerin imalatında kullanılmak üzere davalı şirketin üreticisi ve satıcısı olduğu PVC Kapı Pencere Sistemlerini, karşı davalı şirketin o dönem bayisi olan ...Petrol Ürünleri Otomotiv Organizasyon Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden temin ettiğini ve dairelerde kullandığını, inşaatı tamamlanan dairleri 2021 yılı Nisan ayından itibaren müşterilerine devir ve teslim ettiğini, müşterilirinin 60'a yakın dairede PVC Kapı Pencere Sistemlerinde kararmalar meydana geldiğini, beyaz olması ve beyaz kalması gereken PVC'ler simsiyah olduğunu, gelen şikayetler üzerine davalı şirketin bölge müdürü...ile temas geçerek, ... tarihinde ayıplı ürünlerin fotoğrafları seri numaraları gönderilerek davalı şirketin harekete geçmesi istendiğini fakat davalı şirketçe bugüne kadar hiçbir girişimde bulunulmadığını, müvekkil şirkete satılan malların ayıplı olduğunun tespiti ile satıcının ağır kusurlu olması nedeniyle davaya konu ayıplı malların ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi ve ayıpsız ürünlerle değişim nedeniyle yapılması gereken ürün, işçilik ve inşaat masraflarının tespiti ile bu masraflara karşılık, tespit anında artırılmak üzere şimdilik 200.000-TL'sinin şimdilik 200.000-TL'sinin ihtar tarihi olan... tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde uygulanacak temerrüt faiz oranı ile birlikte müvekkile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın esasına girilmeksizin taraf sıfatı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davanın, ... SİGORTA A.Ş. ‘ ne ihbar edilmesini, davacının dava açma hak ve yetkisi bulunmadığını, Davacı şirketin, kanıtlamış olduğu ve dosyaya belgesini sunduğu bir zararın olmadığını, yapmış olduğu daireleri satmış ve alıcılar kullanıma başlandığı dava dilekçesinde beyan edildiğini, daire alıcılarından taraflarına gelen bir ayıp ihbarınında olmadığını, davacı ile müvekkili firma ile herhangi bir sözleşmesel ilişkisi bulunmadığını, müvekkili firma tarafından üretici bayilere satılan pvc profiller teknik düzenlemelere tamamen uygun olup TSE ve Avrupa standartlarına uygunluk sertifikasyonları mevcut olduğunu, aynı bölgede diğer firmalara ait pvc profillerde de benzer şikayetler, mücbir sebepler nedeni olduğunu, davanın reddini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davacı, ... Mahallesi ... Sokak adresinde, Diyarbakır İli, ... İlçesi, ... Ada ...parseldeki taşınmaz üzerinde inşaa ettiği 48 adet 4+1 ve16 adet 2+1 dairelerden oluşan 64 dairelik iki blokluk ... Sitesini taşınmazların alıcılara satıldığı, ilgili taşınmazlarda davalı firmaya ait pvc kapı ve pencere sistemlerinin kullanıldığı, 2021 Nisan tarihinde ilgili kapı ve pencere sistemlerine ilişkin kararmanın ortaya çıktığını ve ürünlerin ayıplı olduğunu iddia etmiş olup ürünlerin tamamının ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve işçilik ve inşaat masraflarının tespiti ile bu masraflara karşılık tazminat ödenmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde ve değişik iş dosyasında belirtmiş olduğu taşınmaz bilgisine göre tapu kayıtları getirtilmiş fakat davacı vekili taşınmaz bilgisinin ada numarasında maddi hata yaptığını belirterek yeniden tapu kayıtlarının celbini talep etmiştir. Davacı vekilinin taşınmaz bilgisi belirtirken göstermiş olduğu ada bilgisi maddi hata kapsamında değerlendirilmekle yeniden tapu kayıtları celbedilerek dava şartları incelemesine geçilmiştir.
Sıfat, dava konusu kılınan sübjektif hakla davanın tarafları arasındaki ilişkiyi ifade eder ve dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilmiş kişilerin maddi hukuk bakımından gerçekten hak sahibi veya yükümlü konumunda bulunup bulunmadığına ilişkin bir kavramdır (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, C. I, Ankara 2016, s. 512). Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat, dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada, taraflardan birinin, davacı ya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def’î de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C. I, Ankara 2020, s. 331 vd.; Yargıtay HGK, 24/06/2021, E. 2017/1-1270, K. 2021/846 , §§16-17)
Dava dilekçesince davacı veya davalı olarak gösterilenler şeklî taraf kavramına göre o davanın tarafı olsalar da, bu her zaman davanın taraflarının taraf sıfatına sahip oldukları anlamına gelmez. Çünkü davacı olarak taraf sıfatına sahip olabilmek için dava konusu hakkın sahibi olmak gerekir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özekes, Muhammet: Medenî Usûl Hukuku Ders Kitabı, 6. Bası, İstanbul 2018, s. 148) Bu nedenle, Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Görüldüğü üzere, taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir (Yargıtay HGK, 17/12/2019 tarihli ve 2015/10-3541 E., 2019/1383 K. sayılı kararı).
Somut olay bu bilgiler ışığında
Davacı PVC Kapı ve Pencere ve Isıcam Sistemleri ile ilgili ayıp meydana geldiğini, bu malzemelerin davalı nezdinde üretildiğini ve satıldığını belirterek davasını davalıya yönelttiği; davalı şirketin ise Egepen Deceuninck, Pimapen ve Winsa Markaları ile Türkiye’nin hemen hemen her bölgesinde Bayilik Sistemi doğrultusunda Üretici Bayilere “PVC PROFİL” satışı gerçekleştirdiğini, dava konusu pvc profiller yarı mamül niteliğinde olduğunu, üretici Bayiler kendi nam ve hesaplarına bu ürünleri kullanarak doğrama imalatı yapmakta olup üretilen bu doğramaları kendileri ve/veya tali bayileri aracılığı ile perakende işlerde (nihai müşteri) ya da müteahhitler aracılığı ile toplu işlerde, yani proje pazarında sattığını belirtmiştir.
Dava konusu pencere ve kapı sistemleri için ... tarihinde davacı ile ...Petrol Ürünleri Otomotiv Organizasyon Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında İş Sözleşmesi imzalandığı, imzalanan sözleşme konusunun hizmet; PVC Kapı ve Pencere ve Isıcam Sistemleri İmalat ve Montaj hizmeti olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu uyuşmazlığın ... tarihli İş Sözleşmesinden kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. Düzenlenen sözleşmenin de, düzenlendiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı madderlerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Kaldı ki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na (6098 sayılı Kanun) göre, ayıptan alıcıya karşı sadece satıcı sorumludur. Üretici firmanın ayıba karşı tekeffülden alıcıya karşı sorumluluğu bulunmamaktadır. Açıklanan yasal düzenlemede satıcının ayıptan sorumluluğu düzenlenmiş olup üreticinin sorumluluğuna yer verilmediğinden üretici firma olan davalının sorumluluğuna gidilemeyecektir. Davacının talep yöneltebileceği diğer sorumluluk sahibi kişi ise belirli şartların bulunması halinde garanti veren firma olabilecektir. Ancak somut uyuşmazlıkta davalı taraf satıcı olmadığı gibi garanti veren firma olması sebebiyle de bir talepte bulunmamaktadır(Benzer mahiyette Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 08/02/2019 tarih ve 2016/15295 Esas- 2018/494 Karar sayılı ilamı ). Bu durumda, açıklanan gerekçelerle davalı yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Nedenleri yukarıda açıklandığı sebeplerle;
1-Davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine,
2-Alınması gereken 269,85 TL peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, peşin yatan ... harçtan peşin alınan harç mahsup edildiğinde kalan ... TL harcın kesinleşmeden sonra davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim