TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVACI :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 23/03/2022
KARAR TARİHİ : 07/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkillerin miras bırakanı ..........plaka sayılı .....model aracı ile .....tarihinde Diyarbakır İli .....İlçesi sınırları içerisinde yer alan .....Mahallesinden .....Mahallesine seyri esnasında davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen .....plaka sayılı araçla çarpışması nedeniyle meydana gelen trafik kazası sonucu vefat ettiğini, kaza nedeniyle Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının .....soruşturma nolu dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre müvekkilinin müteveffa eşi .....kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu, .....plaka sayılı araç sürücüsü .....ise tali kusurlu olduğunun belirlendiğini, müvekkili .....müteveffanın eşi olduğunu ve müteveffanın ölümü ile birlikte desteğinden yoksun kaldığını, meydana gelen kaza sonrasında müteveffa .....ait .....plaka sayılı .....model aracın kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenle aracın pert total işleme tabi tutulması gerektiğini, eldeki dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden .....nolu hasar dosyası açıldığını, yapılan yazışmalar neticesinde herhangi bir mutabakata varılamadığını, davalı şirket tarafından sunulan taleplerin taraflarınca kabul görmediği halde davalı sigorta şirketi tarafından .....tarihinde banka kanalıyla .....TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin destekten yoksun kalma tazminatına mı yoksa kazaya karışan aracın pert total olmasından kaynaklı araç bedeline mi ilişkin olduğunun belirli olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı .....yönünden .....TL destekten yoksun kalma tazminatı ile müteveffa .....ait .....plaka sayılı .....model aracın pert total işleme tabi tutulmak suretiyle piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2. el piyasa rayiç bedelinin 6100 sayılı HMK 107. madde kapsamında belirlenerek şimdilik .....TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, poliçe limitinin bedeni zararlarda azami .....TL, maddi zararlarda ise azami .....TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından müvekkil sigorta şirketine dava konusu kaza nedeniyle yapılan başvuru üzerine .....nolu açılan hasar dosyası kapsamında .....tarihinde eş için .....TL ödeme yapıldığını, davacının talep edebileceği fark tazminatın bulunmadığını, davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için müteveffa .....davacıların desteği olduğunun ispatlanması gerektiğini, davacı yanın araç hasarından kaynaklanan haksız maddi tazminat taleplerini kabul etmediklerini, mahkemece dava konusu kaza nedeniyle araçta meydana gelen maddi zararların tespitine karar verilmesi halinde bu tespit sigorta eksperleri tarafından trafik sigortası genel şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde, destekten yoksun kalma tazminat hesabının, sigorta aktüerleri yönetmeliği uyarınca hazine müsteşarlığınca yetkilendirilen aktüerler listesine kayıtlı, lisanslı aktüerler tarafından ve TRH 2010 ulusal mortalite tablosunda yer alan verilere göre ve % .....iskonto oranı esas alınarak yapılması gerektiğini, avans faizine hükmedilemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, .....plaka sayılı aracın trafik tescil bilgileri ve tramer kayıtları ile muayene kayıtları, Bismil Cumhuriyet Başsavcılığının .....nolu soruşturma dosyası, Sosyal Güvenlik Kurumundan davaya konu kaza nedeniyle müteveffa .....hak sahiplerine rücuya tabi PSD değerli herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, davacılardan .....hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış, kusur durumunun tespitine yönelik mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmış, .....plaka sayılı araçta meydana gelen hasar bedelinin tespitine yönelik bilirkişiden kök ve ek rapor alınmıştır.
Dava, .....tarihinde müteveffa .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen ve dava dışı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazasından kaynaklı, davacı eş .....yönünden destekten yoksun kalma tazminatı ile tüm davacılar yönünden müteveffaya ait olduğu iddia edilen .....plaka sayılı aracın kaza nedeniyle pert total olması nedeniyle hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma ve ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limitinin .....TL, araç başına maddi tazminat üst limitinin ise .....TL olarak belirlendiği, kaza tespit tutanağına göre .....tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, kazaya karışan araçlardan .....plaka sayılı araç sürücüsü .....kaldırıldığı sağlık kuruluşunda tedavi gördüğü esnada vefat ettiği, davacılar tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu davalı sigorta şirketi tarafından davacılardan .....için .....tarihinde .....TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketince sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, davacı .....müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buna göre, müteveffanın ölümü ile destek zararının ortaya çıkıp çıkmadığı, tazminatın miktarı, davadan önce davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, yeterli olmadığının kabulü halinde arasında fahiş fark bulunup bulunmadığı, davacıların müteveffaya ait olduğu iddia edilen aracı araç için pert total işlemi uygulanmasının gerekip gerekmediği, buradan varılacak sonuca göre davacıların araç hasar bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse tazminatın miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyası, soruşturma dosyasında kusur durumunun tespitine yönelik alınan rapor ile mahkememizce yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan, .....tarihinde saat .....sıralarında davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi düzenlenen araç sürücüsü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı otomobil ile .....istikametinden .....istikametine doğru köy yolu üzerinde seyir halindeyken .....Mahallesi kavşağına girdiğinde, sağındaki tali yoldan kavşağa giren müteveffa sürücü .....idaresindeki .....plakalı otomobil ile çarpışması sonucu davaya konu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Soruşturma dosyasında Adli Tıp Kurumundan alınan .....tarihli bilirkişi raporunda; davalı sigortalı araç sürücüsü .....sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun dışı mahaldeki köy yolu üzerindeki seyirle kavşağa yaklaştığında, hızını asgari hadde indirerek geçişini sürdürmediği, sağından yola giren araca karşı tedbirde yetersiz kaldığı anlaşılmakla dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali derecede kusurlu olduğu, müteveffa sürücü .....ise sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun dışı mahaldeki kavşak girişinde kendisine hitaplı levhayı dikkate alarak ana yol üzerinden seyirle gelen araçlara ilk geçiş hakkını vermediği, sol tarafından gelen araçlara ilişkin gerekli kontrolleri yapmadan kavşağa girdiği sırada da solundan gelen aracın istikamet şeridini kapatarak kazaya sebebiyet verdiği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli derecede kusurlu olduğu mütalaa edilmiş, mahkememizce yapılan keşif sonucu trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise, müteveffa sürücünün kazanın meydana gelmesinde %60 oranında, davalı sigortalı araç sürücüsünün ise %40 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporları ve kazanın oluş şekli gözetildiğinde mahkememizce bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranlarına itibar edilerek kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %40 oranında, müteveffa sürücünün ise %60 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince, davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatı ile araç hasar bedeli de sigorta poliçesi kapsamında karşılanması gereken zararlardandır.
1-Davacı .....yönünden talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Dava açılmadan önce davacı tarafından 2918 sayılı KTK.'nun 97. maddesi gereğince yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından davacı ..........tarihinde .....TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiği dosya kapsamında sabittir. Davacı taraf yapılan ödemenin yetersiz olduğundan bahisle elde ki davayı açmıştır. 2918 sayılı KTK’nun 111. maddesinde, “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” düzenlemesi yapılmıştır. Bu maddede düzenlenen sürenin hukuki niteliği, “hak düşürücü süre” olduğundan, kısmi ödemeyi kabul etmiş olan kişi, iki yıllık hak düşürücü süreyi geçirmişse zararının kalan bölümünü dava edemeyecektir. Bu süre hak düşürücü süre olduğu için, davalı tarafça ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, mahkeme tarafından re'sen de dikkate alınması gerekmektedir. Somut olayda, davalı tarafından ödeme .....tarihinde yapılmış ve eldeki dava .....tarihinde yapılmış, elde ki dava ise .....tarihinde 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Davalı sigorta şirketi vekili bilirkişi raporuna karşı sunmuş olduğu beyan dilekçesinde davaya konu edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin sulh olunduğunu beyan etmiş ve davacı vekili tarafından imzalı makbuz, ibraname ve feragatname başlıklı belgeyi dosyaya sunmuştur.
Davalı tarafından dosyaya sunulan makbuz, ibraname ve feragatname başlıklı belge incelendiğinde, belgenin davacı .....tarafından talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı için düzenlendiği, sulh olunan asıl alacak miktarının .....TL, işlemiş faizin .....TL, yargılama giderinin .....TL ilam vekalet ücretinin .....TL ve icra vekalet ücretinin .....TL olarak ve bu bedellerin toplamından SMM stopaj kesintisi .....TL ile KDV tevkifatı .....TL'nın mahsubu sonucu .....TL olarak kararlaştırıldığı ve araç hasarına ilişkin maddi tazminat talebinin anlaşma dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır.
HMK.nın davaya son veren taraf işlemleri başlıklı, beşinci kısım, üçüncü bölümde sulh düzenlenmiş olup 313.maddesinde; "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.
(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.
(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.
(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir."
6100 sayılı HMK'nun 314.maddesinde; ise "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir."
6100 sayılı HMK'nun 315.maddesinde; "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." düzenlemesi yapılmıştır.
Buna göre; sulh, görülmekte olan bir davanın taraflarının, karşılıklı anlaşmaları ile dava konusu uyuşmazlığı sonlandırmalarıdır. Sulh, mahkeme önünde iki şekilde yapılabilir, taraflar, dava konusu uyuşmazlığın dava dışı konularda dahi sulh sözleşmesi yaparak, içeriği ile birlikte, mahkemeye bildirip, bu sulh sözleşmesinin karara aynen geçmesini isteyebilecekleri gibi, mahkemeye sadece sulh olduklarını bildirip, sulhun içeriğini bildirmeksizin, sulh nedeni ile davanın sonlandırılmasını isteyebilirler.
Elde ki davada, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan belge mahkeme dışı sulh niteliğindedir ve sonuç doğurabilmesi için davacı tarafçada içeriğinin kabul edilmesi gerekir. Mahkememizce, .....tarihli celsede, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan makbuz, ibraname ve feragatname başlıklı belge okunmuş ve davacı vekili imzalı beyanında, okunan belgede kararlaştırılan .....TL asıl alacak ve ferilerinin davalı sigorta şirketi tarafından taraflarına ödendiğini beyan etmiş, .....tarihli celsede ise, davacı .....yönünden talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davalı sigorta şirketi ile sulh olduklarını, bu yönden davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan sulh protokolü doğrultusunda değerlendirme yapılmasını talep etmiştir. Bu haliyle, sulh protokolünün içeriği davacı vekili tarafından da kabul edildiğinden davacı .....yönünden talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarak sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve bu talep yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda sulh protokolünün içeriğine göre değerlendirme yapılmıştır.
2-Davacılar tarafından talep edilen araç hasar bedeline ilişkin olarak;
Elde ki davada, davacılar vekili tarafından kazaya karışan .....plaka sayılı aracın müteveffa .....ait olduğu ileri sürülerek aracın pert total işlemine tabi tutularak hasar bedelinin tespiti .....TL'nın tahsili talep edilmiştir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup, davacılar vekili tarafından .....tarihli celsede, müteveffaya ait aracın pert total işlemi tabi tutulması nedeniyle talep edilen .....TL maddi tazminat ilişkin olarak her bir müvekkili yönünden ayrı ayrı .....TL maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
.....plaka sayılı aracın trafik tescil bilgileri incelendiğinde, kaza tarihindeki malikinin davacı .....olduğu, .....tarihinde dava dışı .....noter satış sözleşmesi ile devrinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacılar, araç hasar bedeline ilişkin taleplerini miras hakkına dayalı olarak talep etmişlerdir. Kazaya karışan aracın müteveffaya ait olmaması nedeniyle davacılar ....., ....., .....ve .....aktif husumet ehliyetleri bulunmamaktadır. Bu nedenle bu davacılar yönünden talep edilen araç hasar bedeline yönelik istemlerin aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı .....ise kazaya karışan aracın kaza tarihindeki malikidir. Bu nedenle araç hasarına ilişkin olarak maddi tazminat talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
.....plaka sayılı aracın trafik tescil bilgileri incelendiğinde, aracın .....marka otomobil cinsi .....model araç olduğu, ilk olarak .....tarihinde trafik tescil işleminin yapıldığı, bu tarihten .....tarihine kadar .....plaka numarası ile trafikte işlem gördüğü, davacı .....tarafından .....tarihinde noter satış sözleşmesi ile devir alındığı ve elde ki davaya konu kazanın gerçekleştiği .....tarihinden sonra .....tarihinde noter satış sözleşmesi ile dava dışı .....devrinin gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu araçta kaza nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin tespitine ilişkin olarak, makine mühendisi tarafından dosya üzerinden inceleme yapılarak hazırlanan .....tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu aracın kaza tarihi itibarıyle hasarsız değerinin .....TL olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunda kaza nedeniyle davacıya ait aracın hasar onarım bedeli tespit edilmediği gibi tamirinin ekonomik olup olmayacağı ve buna bağlı perte ayrılmasının uygun olup olmayacağına ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. Esasen bu değerlendirmenin yapılması da araç üzerinde fiziki inceleme gerektirir.
Davacı vekili tarafından dava açılırken aracın pert-total işlemine tabi tutulduğu iddia edilmiş ise de bu yönde dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Öte yandan yine davacı vekilince, kaza sonrası davalı sigorta şirketi tarafından bu yönde hasar dosyası açıldığı belirtilmiş ise de, davalı sigorta şirketinden gelen cevabı yazılardan, davacıya ait araç hakkında herhangi bir ekspertiz raporu düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Davacı vekili .....tarihli celsede, davaya konu edilen araç müvekkillerinde olmadığını, keşif yapılsa dahi bilirkişi incelemesi için hazır etme durumlarının olmadığını beyan etmiştir.
Davaya konu edilen aracın Tüvtürk muayene kayıtları incelendiğinde, ilk kaydın .....tarihli olduğu ve aracın .....km'de olduğu, .....tarihinde .....km'de, .....tarihinde .....km'de, .....tarihinde .....km'de, .....tarihinde .....km'de ve .....tarihinde .....km'de olduğuna dair kayıt bulunduğu anlaşılmaktadır. Aracın ilk tescil tarihi olan .....tahinden .....tarihine kadar plakasının ..... olduğu, dosyaya sunulan fotoğraflardan da aracın renginin sarı olduğu gözetildiğinde aracın ticari taksi olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu hususta ayrıca aracın hasar bedelinin tespitinde önem arzetmektedir. Kaza sonrası davacıya ait araca ilişkin dosyaya sunulan fotoğraflardan davacıya ait aracın hasar gördüğü sabit ise de, zararın tespitine ilişkin olarak, araç üzerinde fiziki inceleme yapılarak hasar bedelinin ve tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Davacı tarafça da araç fiziki incelemeye hazır edilemediğinden zararın miktarı davacı tarafından ispatlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı .....yönünden talep edilen hasar bedeline yönelik istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılardan .....tarafından talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarak, sulh nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Davacılar tarafından talep edilen araç hasar bedeline ilişkin olarak;
A-Davacı .....yönünden davanın REDDİNE,
B-Diğer davacılar ....., ....., .....ve .....yönünden aktif husumet yokluğundan davanın USULDEN REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-Davacılardan .....yönünden talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olarak, sulh nedeniyle taraf vekilleri yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Davacılardan .....tarafından talep edilen araç hasar bedeline ilişkin olarak, davalı kendisini, vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan .....TL vekalet ücretinin davacı .....tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacılar ....., ....., .....ve .....yönünden davanın aktif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olmakla, bu davacılar yönünden red sebebi ortak olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan .....TL vekalet ücretinin davacılar ....., ....., .....ve .....tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,
9-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne, davalı tarafın yokluğunda, karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!