WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/585 E.  ,  2024/345 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/585
Karar No : 2024/345

TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı -…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVACI) …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının aleyhe olan hüküm fıkralarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, işvereni ile 27/03/2018 tarihinden önce yapılan ikale sözleşmesiyle iş akdinin sona erdirilmesi üzerine "ek ödeme/ek menfaat" adı altında ödenen tutardan kesinti yoluyla ödenen gelir (stopaj) vergisinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Dava konusu kesintinin ait olduğu ek ödeme/ek menfaat, iş akdinin ikale sözleşmesi uyarınca sona erdirilmesi nedeniyle yasal bir zorunluluk olmaksızın, davacının işsiz kalması sebebiyle yardım amaçlı yapılan bir ödemedir. İşverene bağlı bir hizmet karşılığı olarak yapılmayan bu ödemenin, ücret sayılan ödemelerin ortak özelliğini taşıdığından bahsedilemez.
Bu itibarla, anılan ödemeden Gelir Vergisi Kanunu'nun 61. maddesi ve 94. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi uyarınca vergi kesintisi yapılmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Diğer taraftan, hukuka aykırı olarak tahsil edildiği tespit edilen verginin tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerekmektedir.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle ek ödeme/ek menfaat adı altında ödenen tutar üzerinden kesilen gelir vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar vermiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen …Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin ek menfaat ödemesine ilişkin kısmı yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin incelenmesi:
Vergi mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen nedenlerin de bu hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin ek ödemeye ilişkin kısmı yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin incelenmesi:
Vergi mahkemesince verilen ara kararı ile davacıya ek ödeme adı altında yapılan ödemenin mahiyetinin ne olduğu davacının işverenine sorulmuştur. İşverence verilen cevapta bahsi geçen ödemenin rekabet etmeme yükümlülüğü karşılığında ödendiği belirtilmiştir.
Rekabet etmeme tazminatının davacıya işsiz kalması karşılığında ödenen bir tazminat niteliğinde olmadığı ve ücret sayılan ödemelerin ortak özelliklerini taşıdığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin, anılan tazminat üzerinden kesilen gelir (stopaj) vergisinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Karar sonucu:
Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle istinaf istemini kısmen kabul ederek Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin ek ödemeye ilişkin kısmı yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasını kaldırmış ve bu yönden davanın reddine karar vermiştir.
Daire, davalının diğer istinaf istemlerini ise reddetmiştir.
Tarafların temyiz istemlerini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 20/04/2022 tarih ve E:2019/9148, K:2022/2719 sayılı kararı:
Davacının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Davacı tarafından ileri sürülen iddialar, Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin ek ödemeye ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Çalışanlara ücret, ödenek, tazminat veya başka adlar altında yapılan ödemelerin ücret olduğu, yapılan ödemelerin olay tarihi itibarıyla ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nda tanımlanan tazminatlardan biri veya mahkeme kararına dayalı işe iade edilmeme tazminatı olması halinde gelir vergisinden müstesna tutulabileceği açık olduğundan bu haliyle davacıya "ek menfaat ödemesi" adı altında yapılan ödemenin ücret niteliği taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, davacıya iş akdinin sona erdirilmesi üzerine yapılan ve ücret niteliği taşıyan ödemenin gelir vergisine tabi olduğu, dolayısıyla dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, Vergi Dava Dairesi kararının, davalının istinaf isteminin kısmen reddi yolundaki hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmemiştir.

Karar sonucu:
Daire bu gerekçeyle davalının temyiz istemini kabul ederek Vergi Dava Dairesi kararının, davalının istinaf isteminin kısmen reddi yolundaki hüküm fıkrasını bozmuş, davacının temyiz istemini reddetmiştir.
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulan hüküm fıkrası yönünden ilk kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, iş akdinin ikale sözleşmesi uyarınca sona erdirilmesi neticesinde ek menfaat adı altında yapılan ödemenin, ek ödeme adı altında yapılan ödemeden bir farkının bulunmadığı, bu ödemenin Mahkemece ek ödeme ile ilgili olarak yapılan hukuki değerlendirmeden farklı bir değerlendirmeye tabi tutulmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı belirtilerek ısrar kararının bu yönden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı tarafından, ısrar kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Taraflarca cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının, Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin ek ödemeye ilişkin kısmı yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve bu yönden davanın reddine dair hüküm fıkrası Danıştay Dördüncü Dairesince onanarak kesinleşmiştir.
Anılan kararın, davalının istinaf isteminin kısmen reddine dair hüküm fıkrasının Danıştay Dördüncü Dairesince bozulması üzerine Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesince bozulan kısım yönünden ısrar kararı verilmiştir.
İlgililerin, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da hukuki yararının olması, diğer bir ifadeyle kanun yoluna başvuranın kararın bozulmasında korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunması gerekmektedir.
Bu durumda, sonucu itibarıyla davanın kabulü yolunda olması nedeniyle aleyhine bir hüküm ihtiva etmeyen temyiz istemine konu ısrar kararının bozulmasında korunması gereken hukuki menfaati bulunmadığı anlaşılan davacının temyiz isteminin esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, ısrar kararının hukuka uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan hukuksal nedenler ve gerekçeyle davacının temyiz isteminin incelenmeksizin; davalının temyiz isteminin ise esastan reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
I. Davalının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
II. Davacının temyiz istemi yönünden yapılan inceleme:
Bölge İdare Mahkemesi kararının, Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin ek ödemeye ilişkin kısmı yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve bu yönden davanın reddine dair hüküm fıkrası Danıştay Dördüncü Dairesince onanarak kesinleşmiştir.
Anılan kararın, davalının istinaf isteminin kısmen reddine dair hüküm fıkrasının Danıştay Dördüncü Dairesince bozulması üzerine Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesince bozulan kısım yönünden ısrar kararı verilmiştir.
İlgililerin, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da hukuki yararının olması, diğer bir ifadeyle kanun yoluna başvuranın kararın bozulmasında korunmaya değer hukuki menfaatinin bulunması gerekmektedir.
Bu durumda, sonucu itibarıyla davanın kabulü yolunda olması nedeniyle aleyhine bir hüküm ihtiva etmeyen temyiz istemine konu ısrar kararının bozulmasında korunması gereken hukuki menfaati bulunmadığı anlaşılan davacının temyiz isteminin esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2-… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3-Davacının temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
4- Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri ve Kanun'a ek (3) sayılı tarife uyarınca maktu harç alınmasına,
5-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
27/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

X - KARŞI OY:
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 18/01/2019 tarihinde 7162 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen geçici 89. maddesi uyarınca kanun koyucu karşılıklı sonlandırma sözleşmeleri veya ikale sözleşmeleri kapsamında yapılan tazminat ödemelerinden kaynaklanan gelir vergisi uyuşmazlıklarını nihayete erdirmek istemiş, bu bağlamda ilgililerin madde hükmünden yararlanabilmesini, anılan tazminatın ilgiliye 27/03/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenmesi, elde edilen tazminatlardan gelir vergisi kesintisi yapılan ilgililerce düzeltme zamanaşımı içerisinde tarha yetkili vergi dairesine başvurulması, dava açılmaması veya açılan davalardan vazgeçilmesi şartlarının gerçekleşmesine bağlamıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda davacı adına 27/03/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma veya ikale sözleşmesi uyarınca elde ettiği tazminattan kesinti yapılmıştır.Davacı tarafından 193 sayılı Kanun’un geçici 89. maddesi yürürlüğe girmeden önce söz konusu kesinti üzerine tahsil edilen gelir vergisinin faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.193 sayılı Kanun’un geçici 89. maddesi yürürlüğe girdikten sonra bu madde hükmünden yararlanmak için davacı tarafından idareye başvuruda bulunulmamış ve davadan vazgeçilmemiştir.
Geçici 89. madde gerekçesi ile birlikte yorumlandığında, kanun koyucunun bu tür uyuşmazlıkları, Kanun’un yürürlük tarihinden önce verilen ve müstakar hale geldiğini belirttiği yargı kararlarını da dikkate alarak sona erdirmek istediği anlaşılmaktadır.
Ayrıca kanun koyucunun geçici 89. maddede “ 27/03/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar” ifadesini kullanması, tazminatın türünün maddede sayılanlarla sınırlı olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.
Bu durumda geçici 89. maddenin gerekçesi ve ruhundan hareketle 27/03/2018 tarihinden önce yapılan ikale sözleşmesi uyarınca elde edilen tazminatlardan kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle geçici 89. madde hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten önce dava açan ve geçici 89. madde yürürlüğe girdikten sonra değinilen maddeden yararlanmak için idareye başvuruda bulunmamış olan davacıya işveren tarafından ödenen tazminattan tevkif edilen gelir vergisinde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin bu nedenle reddi gerektiği oyu ile karara gerekçe yönünden katılmıyorum.

XX - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe ile bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.