DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1450 E. , 2024/338 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1450
Karar No : 2024/338
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı - …
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : … Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2011 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerini mücbir sebep olmaksızın incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden anılan yılın tüm dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergileri ile vergilerin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Davacı şirketin "… Mah. … Sok. Kat:… Daire No:… Kadıköy/İstanbul" adresine gönderilen ve şirket çalışanı ...'a tebliğ edilen … tarih ve … sayılı yazıyla 2011 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerinin incelemeye ibrazı istenmiştir. Defter ve belgelerin mazeretsiz olarak on beş günlük yasal süre içinde incelemeye ibraz edilmemesi üzerine dava konusu cezalı tarhiyatlar yapılmıştır.
02/03/2018 tarihli ara kararı ile davalıdan, defter-belge isteme yazısını tebliğ alan şahsın davacı şirket çalışanı olup olmadığına dair Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile davacı şirketin kuruluşundan bu yana merkez ve şube adreslerine ilişkin bilgiler istenmiştir.
Ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerde ... isimli şahsın şirket çalışanı olmadığı, şirketin 11/09/2014 tarihi itibarıyla Kadıköy Vergi Dairesine nakil olduğu ve "… Mah. … Cad. Kat:… No:… Pangaltı Şişli/İstanbul" adresinde faaliyette olduğu belirtilmiştir.
Bu bilgiler çerçevesinde defter belge isteme yazısının yanlış adrese tebliğe çıkarıldığı anlaşıldığından ve yazıyı tebliğ alan şahsın şirket çalışanı olduğu hususunda tereddüt hasıl olduğundan, anılan yazının tebliğinin usule uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bunun üzerine verilen ara kararları ile davacının defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Ancak, bilirkişiye ödenmek üzere ücret avansı istenmesine dair ara kararının gereği davacı tarafından yerine getirilmemiştir.
Bu durumda, davacı tarafından, ilgili dönemlere ait beyannamelerde indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin fatura ve benzeri vesikalarda gösterildiği ve bu belgelerin usulüne uygun olarak tutulmuş kanuni defterlere kaydedildiği ispatlanamadığından, dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık görülmemiştir.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Davacının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Uyuşmazlıkta, dava konusu cezalı tarhiyatlara ilişkin ihbarnameler ile dayanağı vergi inceleme raporu, şirket yetkilisi olduğu belirtilen ...'ın ikametgah adresinde kardeşi ...'a 14/12/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Dava dilekçesinde ve istinaf yoluna başvuru dilekçesinde defter-belge isteme yazısı başta olmak üzere idarece yapılan tebligatların usulsüz olduğu iddiasında bulunularak dava konusu vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerden 07/01/2017 tarihinde haberdar olunduğu belirtilmiştir.
Davacı şirket ile ilgili ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinden, ...'ın şirketi temsil yetkisinin sona erdiğine dair … tarih ve … sayılı ortaklar kurulu kararının, 17/09/2014 tarih ve 8655 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu vergi ve cezaların usulsüz tebliğ nedeniyle ıttıla tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, davanın reddi yolundaki Vergi Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf istemini kabul ederek Vergi Mahkemesi kararını kaldırmış ve davanın kabulüne karar vermiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 13/02/2023 tarih ve E:2020/1682, K:2023/712 sayılı kararı:
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/02/2019 tarih ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararıyla davacılar tarafından, mücbir sebep olmaksızın inceleme elemanına ibraz edilmeyen yasal defterler ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin ileri sürülmesi halinde bu defter ve belgeler davacıdan istenip defterlerdeki kayıtlar incelenip bu kayıt ve belgeler hakkında davanın diğer tarafı olan vergi dairesinin görüşü ve saptamaları da esas alınarak yapılacak hukuki değerlendirmeye göre karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, oluşan içtihat aykırılığının bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacının ilk derece mahkemesince yapılan yargılama aşamasında ibraz edebileceğini belirttiği defter ve belgeler istenmek suretiyle Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun anılan kararında belirtilen inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlıkta, geçerli bir mazeret olmaksızın yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği hususunun sabit olduğu, dolayısıyla dava konusu vergi ve cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Israr hükmünün, yasal defter ve belgelerin mücbir sebep olmadan incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatta defter ve belgelerin mahkemeye ibraz edilebileceğinin belirtilmesi durumunda cezalı tarhiyatın hukuka uygunluğu hususunda başkaca bir inceleme yapılmaksızın Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/02/2019 tarih ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararında belirtilen inceleme yapılarak karar verilmesinin gerekip gerekmediğine ilişkin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin ısrar hükmü yönünden reddi ile diğer yönlerden temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Danıştay Üçüncü Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
27/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!