DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1240 E. , 2024/350 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1240
Karar No : 2024/350
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı - …
(… Başkanlığı)
VEKİLLERİ : Av. … - Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 16/11/2022 tarih ve E:2022/617, K:2022/1433 sayılı bozma kararı üzerine verilen Danıştay Dördüncü Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2023/1766, K:2023/4400 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 15/03/2019 tarih ve 30715 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 306 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin "27/03/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikâle sözleşmesi kapsamında ödenen ek tazminatlar üzerinden kesilen gelir vergisinin iadesi" başlıklı beşinci bölümünde yer alan "İade uygulaması ve düzeltme taleplerine ilişkin yapılacak işlemler" başlıklı 12. maddesinin (5) numaralı fıkrasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki kararının, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca bozulması üzerine Danıştay Dördüncü Dairesince verilen 21/06/2023 tarih ve E:2023/1766, K:2023/4400 sayılı karar:
306 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin ilgili maddelerinin dayanağını oluşturan ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na 7162 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen Geçici 89. maddede, 27/03/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisinin, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edileceği, bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmeyeceği, hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan iade talepleriyle ilgili olarak bu madde hükmünün uygulanmayacağı, bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu belirtilmiştir.
306 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin 12. maddesinin (5) numaralı fıkrasında yer alan düzenleme ise şu şekildedir:
“Düzeltme talepleri üzerine red ve iade işlemlerinin yapılabilmesi için bu iade işlemlerine ilişkin dava açılmaması şarttır. Vergi dairesince iade işlemi yapıldıktan sonra her ne sebeple olursa olsun bu iade işleminden dolayı dava açılması halinde, yapılmış olan iade haksız iade kapsamında değerlendirilecek ve iade edilen tutarlar ceza ve faiz uygulanmak suretiyle geri alınacaktır.”
Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na 7162 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen geçici 89. maddede belirtilen dava açmama veya açılan davalardan vazgeçme şartının, tevkifat işlemlerine karşı açılmış ya da açılacak davalara ilişkin olduğu, Kanun uyarınca yapılacak red ve iade işlemlerinin tevkifat işleminden ayrı bir idari işlem niteliğinde olduğu, Kanun'da red ve iade işlemlerine karşı dava açılamayacağı veya açılmış davalardan vazgeçilmesi gerektiği yönünde bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, dava konusu tebliğ hükmü ile red ve iade işlemlerine karşı da dava açılmaması gerektiği, dava açılması halinde yapılmış olan iadenin haksız iade kapsamına alınarak iade edilen tutarların ceza ve faiz uygulanarak geri alınacağı öngörülmüştür.
Bu durumda, tevkifat işlemine karşı açılan veya açılacak davalar hakkında hükümler bulunan Kanun'da yer almayan bir kısıtlama yoluna gidilerek red ve iade işlemlerine karşı dava açılmamasının şart koşulmasını öngören Tebliğ hükmünde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle dava konusu Tebliğ hükmünü iptal etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tebliğ'in iptali istenen hükmünde yer alan düzenlemenin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 89. maddesinde yer alan düzenlemenin lafzına, ruhuna ve amacına uygun olduğu, anılan maddeden faydalanmak üzere başvuran ve iadesini alan bir mükellefin bu kere faiz talebiyle dava açabileceğinin kabulü halinde getirilen düzenlemeyle amaçlanan faiz ve diğer giderlerden tasarruf sağlamanın aksine bir durumun ortaya çıkacağı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Dava Dairelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1-Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- Danıştay Dördüncü Dairesince verilen 21/06/2023 tarih ve E:2023/1766, K:2023/4400 sayılı kararın ONANMASINA,
27/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!