DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1099 E. , 2023/1445 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1099
Karar No : 2023/1445
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı Adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2015 ve 2016 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 32 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya için gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan para cezası kararı ile aynı maddenin (4) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan kararların kesinleştiğinden bahisle, kararlara konu amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Ödeme emrine konu ceza kararlarının iptali istemiyle açılan davalarda, Mahkemelerinin … tarih ve E:…/…-…, K:…/…-… sayılı kararları ile para cezası kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda iptaline hükmedilen cezaların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu ödeme emrini iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emrinin içeriği … tarih, … ve … sayılı ceza kararlarının 12/05/2021 tarihinde davacı şirkete Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı internet vergi dairesi portalı üzerinden tebliğ edildiği ve tebliğ tarihinden itibaren bu kararlara karşı süresinde itiraz edilmediğinden bahisle davacı şirketin itirazlarının Bölge Müdürlüğünce usulden reddi üzerine söz konusu Bölge Müdürlüğü işlemlerinin iptali istemiyle açılan dava dosyalarında; ... Vergi Mahkemesi'nin … tarih, E:…, K:… ve E:…, K:… sayılı iptal kararlarının, Vergi Dava Dairesinin 02/11/2022 tarih, E:2022/1219, K:2022/2121 ve E:2022/1223, K:2022/2122 sayılı kararları ile kaldırılması suretiyle davaların reddine karar verilmiştir.
Usulüne uygun şekilde tebliğ edilen para cezası kararlarının dava konusu edilmeksizin kesinleşmesi üzerine düzenlenen davaya konu ödeme emrinin, ödeme emrine karşı dava açma nedenleri yönünden incelenmesi gerekmektedir.
Dava konusu edilmeksizin kesinleşmiş idari işlemlerin gerektirdiği hukuksal durum yaratılmak üzere kurulan yeni idari işlemlere karşı açılan davalarda, sadece, bu yeni işlemin hukuka uygunluğu incelenebileceğinden, bu davalarda kesinleşmiş hukuksal durumların yeniden incelenmesine olanak bulunmamaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde, ödeme emrine karşı dava açma nedenleri, borcun bulunmadığı, kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı yönündeki iddiaları kapsamak üzere sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla, dava konusu edilmeksizin kesinleşen para cezasının tahsilini sağlamak üzere kamu alacağının tahsilatı safhasında düzenlenmiş ve niteliği itibariyla bir idari işlem olan ödeme emrine karşı açılan davada, vergilendirme aşamasında açılmış davalarda incelenebilecek olan hukuka aykırılık iddialarının incelenmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, usulüne uygun şekilde tebliğ edilen para cezası kararlarının dava konusu edilmeksizin kesinleşmesi üzerine düzenlenen davaya konu ödeme emrine karşı ileri sürülen hukuka aykırılık iddiaları, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde belirtilen hususlar kapsamında bulunmadığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle davalı idarenin istinaf istemini kabul ederek vergi mahkemesi kararını kaldırmış ve davanın reddine karar vermiştir.
Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 30/03/2023 tarih ve E:2022/4280, K:2023/1821 sayılı kararı:
Kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülebilecek dava sebepleri 6183 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılmıştır. Yapılacak yargılamada kesinleşmiş hukuki durumların yeniden ele alınarak incelenmesine imkan bulunmamaktadır. Söz konusu dava açma sebepleri arasında yer alan "böyle bir borcun bulunmadığı" yolundaki iddianın da ancak vergilemeye ilişkin işlemlerin "borcun doğmadığı ya da varlık kazanmadığı" şeklinde beliren hukuka aykırılığının açık ve tartışmasız olması ve bu durumun kuşkuya yer bırakmayacak açıklıkta somut olarak ispatlanmış olması halinde hukuki etkililiğinden söz edilebilir.
Gözetim uygulamasında, Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Gözetim uygulaması başlatılması durumunda, herhangi bir korunma tedbirinden söz edilemez. Yani bu aşamada, o malın ithalatında herhangi bir kısıtlama, vergi oranında artış, eşik kıymet belirlenmesi veya ek mali yükümlülük uygulaması söz konusu olmamaktadır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar söz konusu beyannameler muhteviyatı eşyalar için gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle para cezası kararı alınmış ise de Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendine göre para cezası kararı alınabilmesi için, eşyanın ithalinin, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olmasına rağmen bunlar olmadan gerçekleştirilmiş olması ya da belge varmış gibi beyan edilmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla para cezası kararının dayanağını, ithale konu eşyanın anılan maddede aranılan belgelere tabi değilmiş ya da sunulmuş gibi beyan edilmesi oluşturduğundan, öncelikle, gözetim belgesinin sözü edilen maddede sayılan belgelerden olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İlgili belgelerin tanımı herhangi bir mevzuatta açıklanmasa da, gözetim belgesi, bir malın ithalatında, yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi amacıyla Ticaret Bakanlığınca düzenlenen bir belgedir. Gözetim belgesinin ibrazı zorunluluğu ise, o malın, belli bir değerin altında kıymetle ithal edilmek istenilmesi durumuna münhasır olmaktadır. Bu bağlamda, ithali serbest olan eşyanın ithalat seyrinin izlenmesi ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla getirilen ancak 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde sayılanlar dışında kalan gözetim belgesinin ibraz edilmemesi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca eşyanın kaim değerinin mülkiyetinin kamuya geçirilmesini gerektiren nedenler olarak kabul edilemez.
Bu durumda, gözetim belgesi, 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen ve eşyanın ithalini, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine bağlayan belgelerden olmadığından, bu hususun ödeme emrine karşı açılan davada "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi suretiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçeyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme emrine konu ceza kararının elektronik imzasız olarak gönderildiği, bu haliyle hukuk aleminde sonuç doğuran geçerli bir belge olmadığı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na göre yapılacak tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre yapılmasının zorunlu bulunduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla yapılan elektronik tebligatın usulsüz olduğu, gözetim belgesinin 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin (1) numaralı fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı, bu durumun borcum yoktur iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin ve duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı 2015 ve 2016 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 32 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ithalat gerçekleştirmiştir.
İthal edilen eşyalar için gözetim uygulamasına tabi olduğu halde, gözetim belgesi ibraz edilmemiştir. Bu nedenle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan para cezası kararı ile aynı maddenin (4) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca karar alınmış ve kararlar kesinleşmiştir. Kesinleşen kararlara konu amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, Türk mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinin uyuşmazlığa konu beyannamelerin verildiği tarihte yürürlükte bulunan şeklinde; ithali lisansa, şarta, izne, kısıntıya ve belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olduğu halde, uygunluk ve yeterlik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği belirtilmiştir. Aynı maddenin (4) numaralı fıkrasının anılan tarihte yürürlükte bulunan halinde ise, (1) numaralı fıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyalara el konularak mülkiyetinin kamuya geçirileceği hükme bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinin 7061 sayılı Kanun'la değişik halinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, onbeş gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı kuralına yer verilmiştir. Kanun'un 58. maddesinin 7061 sayılı Kanun'la değişik halinde ise kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde dava açabileceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Gözetim belgesi, 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen ve eşyanın ithalini, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine bağlayan belgelerden değildir.
İthali serbest olan eşyanın ithalat seyrinin izlenmesi ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla getirilen ancak 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde sayılanlar dışında kalan gözetim belgesinin ibraz edilmemesinin, 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca para cezası kararı alınmasını ve aynı Kanunun 235. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca işlem yapılmasını gerektiren bir neden olarak kabul edilemesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu nedenle anılan hususun ödeme emrine karşı açılan davada "borcum yoktur" iddiası kapsamında değerlendirilmesi suretiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçeyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden, yatırılan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
13/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!