WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/918 E.  ,  2024/162 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/918
Karar No : 2024/162

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR):
1- …
2- …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … plakalı özel halk otobüsünün işletilmesi nedeniyle davacılardan oluşan ... adi ortaklığı adına tesis edilen mükellefiyetle ilgili olarak, davacı ... tarafından, özel halk otobüsü işletmeciliği faaliyeti nedeniyle tesis edilen mükellefiyetinin faaliyetten men edildiği 02/04/2007 tarihinden itibaren terkini talebiyle 27/05/2014 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve 2007 yılından itibaren tahakkuk eden vergi ve cezaların kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Mükellefiyetin 02/04/2007 tarihinden itibaren terkini talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemi yönünden yapılan inceleme:
Davacının 1/2 oranında hissesine sahip olduğu … plakalı toplu taşıma aracı ile ilgili olarak Ankara Büyükşehir Belediyesi ile yapılan sözleşmenin süresi sona ermiştir. Aracın çalınması üzerine 09/04/2010 tarihinde iş bırakma bildiriminde bulunulmuştur. 20/04/2010 tarihli yoklamayla davacı ortaklığın ticari faaliyetinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı idarenin 24/05/2011 tarihli işlemiyle aracın çalındığına ilişkin belgenin ibraz edilmesi halinde mükellefiyetin terk ettirileceği davacıya bildirilmiştir. 27/05/2014 tarihinde mükellefiyetin 2007 tarihinden itibaren sona erdirilmesi ve bu tarihten itibaren tahakkuk eden tüm borçların kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine işbu dava açılmıştır.
Verilen ara kararı neticesinde ibraz edilen belgelerden, EGO Genel Müdürlüğü ile imzalanan sözleşmenin süresinin 02/04/2007 tarihinde dolması nedeniyle davacının … plakalı araç ile yaptığı toplu taşıma faaliyetinin anılan tarih itibarıyla sona erdiği anlaşılmıştır. Davacının bu tarihten sonra söz konusu hatta faaliyetine devam ettiğine ilişkin herhangi bir iddia ve tespit bulunmamaktadır. Adi ortaklık adına tesis edilen mükellefiyet sözleşmenin sona ermesi ile birlikte kendiliğinden sona ermiştir. Bu noktada, davacının mevcut durumu davalı idareye bildirmemesinde sorumluluğunun bulunduğu kabul edilse dahi söz konusu ticari faaliyetin virtüel bir kamu hizmeti olması nedeniyle mevcut idareden bağımsız olarak faaliyet gösterilmesi hukuken mümkün değildir. Kaldı ki idareden izinsiz olarak fiilen faaliyetin devam ettiği somut olarak ortaya konulmamıştır. Diğer taraftan faaliyet gösterilen aracın çalındığının belgelendirilmesi ancak motorlu taşıtlar vergisi yönünden hüküm ve sonuç doğurabilecektir. Bu haliyle kamu idarelerince resmi olarak sona erdirilen faaliyet nedeniyle mükellefiyetin devam etmesi hukuken mümkün değildir.
Bu nedenle, 02/04/2007 tarihinden itibaren mükellefiyetin terkin edilmemesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemi yönünden yapılan inceleme:
Davacının mükellefiyetinin 02/04/2007 tarihi itibarıyla terkin ettirilmesine karar verildiğinden, 2009 yılının Mart, Nisan ve Aralık, 2010 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ait özel usulsüzlük cezalarında hukuka uygunluk görülmemiştir.
2007 tarihinden itibaren tahakkuk eden vergi borçlarının kaldırılması istemi yönünden yapılan inceleme:
6111 sayılı Kanun'un 2. maddesinin (7) numaralı fıkrasında, bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamalarının şart olduğu düzenlenmiştir.
Vergi borçları davacının 6111 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında yaptığı başvuru üzerine yapılandırıldığından bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerekmektedir.
Karar sonucu:
Mahkeme bu gerekçeyle mükellefiyetin 02/04/2007 tarihinden itibaren terkini talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemi iptal etmiş, özel usulsüzlük cezalarını kaldırmış, 2007 tarihinden itibaren tahakkuk eden vergi borçlarının kaldırılması istemi yönünden davayı incelenmeksizin reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 06/04/2021 tarih ve E:2016/10936, K:2021/2089 sayılı kararı:
Davacılar ... plakalı toplu taşıma aracı ile adi ortaklık şeklinde özel halk otobüsü işletmeciliği faaliyetine 29/12/2003 tarihinde başlamıştır. EGO Genel Müdürlüğü ile imzalanan sözleşme 02/04/2007 tarihi itibarıyla sona ermiştir. 09/04/2010 tarihli dilekçe ile işi bırakma bildiriminde bulunulmuştur. 20/04/2010 tarihinde davacı nezdinde yapılan yoklamada, aracın Fatih'te bulunan otoparka çekildiği ve daha sonrasında aracın kaybolduğu ve bugüne kadar bulunamadığı beyan ile tespit edilmiştir. Davalı idarece, vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin durdurulması ve sona erdirilebilmesi için aracın noter satış sözleşmesi ile satılması, şayet araç çalındı ise çalındığına dair trafik şube veya bürolardan alınacak belgenin işi bırakma bildirimine ilişkin dilekçeye eklenmesi halinde mükellefiyetin terkini işleminin yapılacağı davacıya bildirilmiştir. Daha sonra davacı tarafından 27/05/2014 tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
Davacı, aracın Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 2007 yılında servisten men edilmesi üzerine Fatih Mahallesinde bir otoparka çekildiğini, aracın kayıp olduğunu ve hala nerede olduğunun bilinmediğini, bu nedenle ticari faaliyetinin bulunmadığını beyan etmiştir. Ancak davalı idare tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü ile yapılan yazışmada, aracın hala davacı üzerine kayıtlı olduğu, tescilde bir değişikliğin olmadığı, aracın çalıntı olduğuna dair bir bilginin bulunmadığı tespitlerine yer verilmiştir. Bu durumda, aracın çalındığı ve ticari falaliyetin olmadığı iddiasının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği açık olup EGO Genel Müdürlüğü ile imzalanan sözleşmenin 02/04/2007 tarihi itibarıyla sona ermesinin tek başına davacının ticari faaliyetinin olmadığına karine teşkil etmeyeceği izahtan varestedir.
Bu itibarla, mükellefiyetinin 02/04/2007 tarihinden itibaren terkini talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen mahkeme kararında ise hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, mahkemece yeniden verilecek kararda özel usulsüzlük cezaları hakkında değerlendirme yapılacağı tabiidir.
Daire bu gerekçeyle kararın mükellefiyetin 02/04/2007 tarihinden itibaren terkini talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile özel usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkralarını bozmuş; davacıların karar düzeltme istemini ise reddetmiştir.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, bozulan hüküm fıkrası yönünden ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: EGO Genel Müdürlüğü ile imzalanan sözleşmenin süresinin sona erdiği 02/04/2007 tarihinden itibaren ticari faaliyette bulunulmadığı, kamu idaresince resmi olarak sona erdirilen ticari faaliyet sebebiyle vergi mükellefiyetinin devam ettirilmesinin hukuken mümkün olmadığı, kaldı ki davalı idarece ticari faaliyetin devam ettirildiğine dair herhangi bir tespit yapılmadığı, aracın trafik kaydının terkin edilmemesinin aracın ticari faaliyette kullanıldığı anlamına gelmeyeceği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay Dördüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.