WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/676 E.  ,  2023/1452 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/676
Karar No : 2023/1452

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Makina İmalat İnşaat Otomotiv Elektrik Elektronik Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle alınan takdir komisyonu kararına istinaden 2009 yılının Ekim dönemi için re'sen tarh edilen katma vergisi ve verginin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası ile 2009 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle alınan takdir komisyonu kararlarına istinaden re'sen tarh edilen 2009 yılının Temmuz, Ağustos ve Ekim dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
i. Davacı adına... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle alınan takdir komisyonu kararına istinaden 2009 yılının Ekim dönemi için re'sen tarh edilen katma vergisi ile verginin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası yönünden yapılan değerlendirme:
Tekstil ve dokuma makineleri imalatı faaliyeti ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettiren davacının hesap ve işlemleri gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenleme fiili yönünden incelemeye alınmıştır. Bu kapsamda Yüksekova Mal Müdürlüğü mükellefi ... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 02/10/2009 ilâ 08/10/2009 tarihleri arasında davacıdan şeker kırma, işleme ve paketleme makinesi satın aldığı ve fatura tutarının 1.902.160,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, bu şirketin 2008 ve 2009 yılı ihracat işlemlerinin, hayali ihracat işlemlerinden oluşması nedeniyle yapılan ihracat işlemlerinin ve nakden veya mahsup yoluyla yararlanılan katma değer vergisi iade teşviğinin reddedilmesi, ilgili yıllarda katma değer ve kurumlar vergisi beyannamelerinin sıfırlanması ve anılan şirketin katma değer vergisi iade taleplerinin yerine getirilmemesi gerektiği önerilmiştir.
Anılan vergi tekniği raporundaki tespitlerden hareketle davacının ... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle bu gelirin belirlenmesi amacıyla davacı 26/11/2014 tarihinde takdir komisyonuna sevk edilmiştir. Takdire done olmak üzere düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlenmiştir. Bu rapor doğrultusunda takdir komisyonunca belirlenen 38.043,00 TL fark matrah üzerinden dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda şu tespitlere yer verilmiştir:
i. ... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2008 ve 2009 yılı işlemlerinin hayali ihracat mahsulü olduğu, beyanlarının ve KDV iade taleplerinin reddedildiği belirtilmiştir.
ii. ... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin alım yaptığı ... Otomotiv ve Yedek Parçaları Petrol İnşaat Taahhüt İş Makinaları Döküm İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile ... Grup Metal İnşaat Elektrik Nakliye Hafriyat Ticaret Limited Şirketi hakkında vergi tekniği raporu düzenlenmiştir.
iii. Davacı, ... Otomotiv ve Yedek Parçaları Petrol İnşaat Taahhüt İş Makinaları Döküm İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi ile ... Grup Metal İnşaat Elektrik Nakliye Hafriyat Ticaret Limited Şirketinin beyannameleri mali müşavir ... tarafından verilmiştir. Bu kişi hakkında çok sayıda sorumluluk raporu düzenlenmiştir.
iv. Davacı şirketin temsilcisi tarafından ... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, anılan şirketin tanınmadığı ve işlemlerini muhasebecinin yürüttüğü beyan edilmiştir.
v. ... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine düzenlenen faturaların seri numaraları davacının bastırdığı faturalar arasında yer almamaktadır.
vi. Yukardaki tespitlerden hareketle anılan şirkete düzenlenen faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmıştır.
vii. Davacı şirket tarafından 2009 ilâ 2012 yıllarında düzenlenen tüm belgelerin gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı ve bu yıllar içinde komisyon karşılığında gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan belgeler düzenlediğine dair kesin ve yeterli tespit bulunmamaktadır. Ancak davacının satış yaptığını beyan ettiği ve hakkında hayali ihracat kapsamında vergi tekniği raporu bulunan ... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine düzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan belge olarak değerlendirilmesi gerektiği tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Davacı hakkındaki incelemenin eksik ve varsayıma dayalı olduğu açıktır. Zira ... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkındaki olumsuz bir takım tespit ve raporlardan yola çıkılarak davacının 2009 ilâ 2012 arası dönemde komisyon karşılığı gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenlediğinin tespit edilemediği yönünde bağlayıcı bir ifade ile çelişki arz edecek ve raporu kusurlandıracak şekilde davacının komisyon karşılığında gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenlediği kanaatine ulaşılması, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu prensibi ile bağdaşmamaktadır.
Raporda, değerlendirme gerekçesinde yer alan mali müşavir hakkındaki tespitlerle anılan faturaların davacının faturaları arasında olmaması gibi hususlar ve davacı şirket (yetkilileri) arasındaki illiyet bağının somut olarak ortaya konulmadığı hususları birlikte dikkate alındığında davacının gerçek bir faaliyeti olmaksızın münhasıran gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan fatura ticareti organizasyonuna aracılık ederek komisyon geliri elde ettiği hususunun hukuken geçerli, somut ve kesin verilerle ortaya konulamadığı görülmektedir.
Çelişkiler içeren ve varsayıma dayalı kanaat barındıran vergi tekniği raporu dayanak alınmak suretiyle re'sen tarh edilen dava konusu cezalı vergide hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
ii. Davacı adına, 2009 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle alınan takdir komisyonu kararlarına istinaden re'sen tarh edilen 2009 yılının Temmuz, Ağustos ve Ekim dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden yapılan değerlendirme:
Olayda, davacı hakkında gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan fatura kullanımı yönünden yapılan inceleme kapsamında defter belge isteme yazısı şirket temsilcisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Ancak 2009 yılı defter ve belgeleri inceleme tarihine kadar olan sürede haklı bir neden olmaksızın ibraz edilmemiştir.
Davacı tarafından mücbir sebebin varlığına ilişkin bir ispat, delil ve belge sunma yoluna gidilmemiş ve şirket yetkilisi tarafından defter belgelerin muhasebecide mevcut olduğu ve kendisi ile görüşemediklerinden ibrazının sağlanamadığı beyan edilmiştir. Davacı tarafından yüklenilip yüklenilmediği ve indirime hak kazanılıp kazanılmadığı hususu tespit ve tevsik edilemeyen katma değer vergilerinin indirimlerinin reddi suretiyle yeniden düzenlenen beyan tablosuna istinaden resen tarh edilen 2009 yılının Temmuz, Ağustos ve Ekim dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Karar sonucu:
Mahkeme bu gerekçeyle ... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle 2009 yılının Ekim dönemi için re'sen tarh edilen katma vergisi ile verginin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın kabulüne karar verip anılan cezalı tarhiyatı kaldırmış; defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle re'sen tarh edilen 2009 yılının Temmuz, Ağustos ve Ekim dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden davanın reddine karar vermiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 18/02/2021 tarih ve E:2016/19204, K:2021/1111 sayılı kararı:
Davacı adına, ... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle alınan takdir komisyonu kararına istinaden 2009 yılının Ekim dönemi için re'sen tarh edilen katma vergisi ile verginin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının matrahı yönünden bağlı olduğu ve davacı adına 2009 yılı için re'sen tarh edilen kurumlar vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davada verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı, Danıştay Dördüncü Dairesinin 18/02/2021 tarih ve E:2016/18171, K:2021/1110 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Bu durumda, anılan bozma kararı üzerine oluşan hukuki durum dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle bozulan kısım yönünden ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi tekniği raporundaki tespitler uyarınca alınan takdir komisyonu kararlarına istinaden tarh edilen vergi ve kesilen cezanın hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: ... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, ... isimli şahsın da taraflarınca tanınmadığı, şirketin muhasebe işlemleri için ... ile anlaşıldığı ve bu kişiye vekalet verildiği, bu kişinin tanıdığı matbaada şirketin faturalarının basıldığı ve bu faturaların şirkete teslim edildiği, ... tarafından şirkete ait olmayan faturalar bastırılmak suretiyle ... Hayvancılık Ürünleri Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine fatura düzenlendiğinin düşünüldüğü, anılan şirkete o tutarda fatura düzenlemesinin mümkün olmadığı davalı vergi dairesinin iddialarını cevaplandırmak ve defter ve belgelerin anılan şahıs tarafından tarafına teslim edilmemesini sağlamak üzere ... 'ya taraflarınca ulaşılmaya çalışıldığı ancak kendisinin cezaevinde olduğunun öğrenilmesi nedeniyle ulaşılamadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Davacı şirkete ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanları ile dava dosyası birlikte incelendiğinde şirketin kuruluşuna dair 2009 yılına ilişkin esas sözleşme ile on yıllığına kanuni temsilci olarak atanan ...'ın 2014 yılında alınan genel kurul kararı ile temsil yetkisinin sona erdirilmesinin ardından dava konusu vergi ve cezaya ilişkin ihbarnamelerin anılan eski kanuni temsilcinin ikametgah adresinde 2016 yılında eşine tebliğ edilmesi üzerine bu kişi tarafından kendi ve şirket adına 2016 yılında verilen vekaletname ile vekil tayin edilen avukat tarafından şirket adına bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. ... tarafından kendi ve şirket adına verilen ve Yenimahalle 3. Noterliği tarafından düzenlenen ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile Av. ... vekil tayin edilmiştir. Bu vekaletnamenin dayanağının da şirkete ait 2009 yılına ilişkin imza sirküleri olduğu görülmektedir.
Dava konusu edilen vergi ve cezayı içeren şirket adına düzenlenen ihbarnamenin eski kanuni temsilciye tebliğ edilmiş olmasının eski kanuni temsilcinin hukukunu etkiler bir yönü bulunmamaktadır. Bir başka ifadeyle, ortada ...'ın kendi adına düzenlenmiş bir ihbarname mevcut olmadığı için dava konusu vergiler ve cezaların ...'ın meşru, güncel ve doğrudan bir menfaatini etkilemediği açıktır.
Öte yandan, ...'ın, ... Makina İmalat İnşaat Otomotiv Elektrik Elektronik Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ... tarih ve ... sayılı genel kurul kararı ile müdürlük görevinin sona erdirildiği ve bunun 21/10/2014 tarihinde tescil edilip 24/10/2014 tarih ve 8680 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 53 ve 54. sayfasında yayımlandığı görüldüğünden, dava dilekçesinin reddedilerek asıl borçlu şirketin dava açmasının sağlanması bu aşamada anılan şirketin hak ve menfaatine olumlu ya da olumsuz katkı sağlamayacağı gibi, ihbarnamenin şirketle ilgisi olmayan bir kişiye tebliğ edilmesinin de şirkete usulüne uygun olarak yapılmış tebligat olarak kabulü mümkün değildir.
Bu nedenlerle ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
... Makina İmalat İnşaat Otomotiv Elektrik Elektronik Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tarh edilen vergi ve kesilen cezaya ilişkin ihbarnameler kanuni temsilcisi olduğu belirtilen ...'ın ikametgah adresinde anılan şahsın eşine 2016 yılında tebliğ edilmiştir.
Bunun üzerine ... tarafından, ... Makina İmalat İnşaat Otomotiv Elektrik Elektronik Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve kendi adına Yenimahalle 3. Noterliği tarafından düzenlenen ... tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile Av. ... vekil tayin edilmiştir. Bu vekaletnamenin dayanağının da şirkete ait 2009 yılına ilişkin imza sirküleri olduğu görülmektedir. Vekil tayin edilen avukat tarafından şirket adına 2016 yılında bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
24/10/2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanından, ...'ın, anılan şirketteki hisselerini 01/10/2014 tarihli hisse devir sözleşmesiyle devrettiği, ayrıca şirket müdürlüğü görevinin de sona erdirildiği ve şirket müdürlüğüne ...'nin seçildiği hususunun 21/10/2014 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendinde, dava dilekçelerinin ehliyet yönünden inceleneceği; (6) numaralı fıkrasında, maddede sayılan hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir. Kanun'un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) işaretli bendinde ise 14. maddenin (3) numaralı fıkrasının (c) işaretli bendinde yazılı hususta kanuna aykırılık görülürse davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) işaretli bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanacağı halleri düzenleyen 31. maddesinde, 2577 sayılı Kanun'da hüküm bulunmaması durumunda hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanacağı belirtilen haller arasında "ehliyet" de sayılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taraf ehliyeti" başlıklı 50. maddesinde, medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanın, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu; "Dava ehliyeti" başlıklı 51. maddesinde dava ehliyetinin, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un "Dava takip yetkisi" başlıklı 53. maddesinde ise dava takip yetkisi, talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisi olarak tanımlanmış ve bu yetkinin, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre tayin edileceği düzenlenmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun tüzel kişilerle ilgili ikinci kısmının "Hak Ehliyeti" başlıklı 48. maddesinde, tüzel kişilerin, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehil oldukları belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 49. maddesinde, tüzel kişilerin, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazanacağı açıklanmıştır. Anılan Kanun'un 50. maddesinde ise, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların, hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacağı, organların, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumlu oldukları belirtilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesinde de tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının yeterli olacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari yargılama hukukunda objektif ehliyet, bir davada davacı ve davalı olabilme ve davayı takip ehliyeti olarak ifade edilmekte ve İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesindeki atıf nedeniyle bu hususta 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda taraf ehliyeti, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'ndaki medeni haklardan yararlanma ehliyeti olan hak ehliyetine, dava ehliyeti ise medeni hakları kullanma ehliyetine yani fiil ehliyetine karşılık gelmektedir. Medeni yargılama usulünde hem taraf ehliyeti hem de dava ehliyeti dava şartıdır ve yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. İdari yargıda da tarafların bizzat davacı ya da davalı olabilmesi öncelikle taraf ehliyeti ve dava ehliyetine sahip olmasına bağlıdır.
Ticaret şirketleri kendisini oluşturan şahıslardan ayrı ve bağımsız bir tüzel kişiliği haiz olup mevzuatın öngördüğü şekilde kurulmalarıyla hak ehliyetine ve mevzuatın öngördüğü organlara sahip olmalarıyla birlikte fiil ehliyetine sahip olurlar.
Gerçek kişiler gibi doğal bir iradeye sahip olmayan tüzel kişiler, hak edinip borç altına girebilmek için iradelerini sahip olduğu organları aracılığıyla açıklarlar. Ancak tüzel kişinin iradesinin hukuk düzeninde varlık kazanabilmesi bu iradeyi yansıtan organların temsile yetkili olmasını gerektirmektedir.
İdari yargılama hukukunda ehliyet, kişinin medeni hakları kullanabilme yeteneği yanında, idari dava açmakta menfaati olmasını, yani iptali istenilen idari işlemle, meşru, güncel ve doğrudan bir menfaatinin ihlal edilmiş bulunmasını da ifade etmektedir.
"Maddi olay" başlığı altında da belirtildiği üzere şirket adına tarh edilen vergi ve kesilen cezaya ilişkin düzenlenen ihbarnamelerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca yetkili kanuni temsilciye tebliğ edilmesi gerekirken, kanuni temsilcilik görevi sona ermiş olan ...'ın ikametgah adresinde eşine tebliğ edildiği görülmektedir.
Bu durumda, ...'ın ikametgah adresinde yapılan tebligat ile kişisel menfaatinin ihlal edildiğinden söz edilemeyecektir. Öte yandan, anılan şahsın söz konusu tebligatın yapıldığı ve davanın açıldığı tarihler itibarıyla ayrıca yargılama süreci boyunca şirketi temsile yetkili olmadığı hususunda da herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
213 sayılı Kanun'un 94. maddesindeki kurala aykırı olarak şirketi temsile yetkili olmayan eski temsilcinin eşine tebliğ edilmesi nedeniyle usule uygun şekilde tebliğ edilmediği anlaşılan ihbarnameler içeriği vergi ve cezanın hem anılan şirket hem de tebligat yapılan eski kanuni temsilci yönünden hukuki sonuç doğurmayacağı da tabiidir.
Belirtilen nedenlerle, şirketi temsile yetkili olmayan kişi tarafından şirket adına açılan davanın ehliyet yönünden reddedilmesi gerekirken dava konusu vergiler ve cezaların hukuka uygunluğu incelenerek verilen ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

X - KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, (2) numaralı fıkrasının (a) işaretli bendinde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarının dilekçelerde gösterileceği, 14. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (g) işaretli bendinde, dilekçelerin 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönünden inceleneceği, 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) işaretli bendinde ise Kanun'un 14. maddesinin (3/g) bendinde yazılı halde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuz gün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Değinilen düzenlemelerde, dava açma ehliyetini haiz tüzel kişilerin yetkisiz temsilcileri tarafından avukata verilen vekaletname üzerine tüzel kişi adına anılan avukat tarafından imzalanmış dava dilekçeleri hakkında ne şekilde karar verileceği gösterilmemiş ise de "avukat olmayan vekil" ifadesinin, tüzel kişilerin temsilcilerini de kapsadığı açıktır.
Kararın, "Maddi olay" başlığında da belirtildiği üzere dava açma ehliyeti olan şirket adına, temsil yetkisi sona eren şahıs tarafından verilen vekaletnameye istinaden açılan dava dilekçesinin, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) işaretli bendi uyarınca, davacı şirketi temsile yetkili kişilerce veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu vergiler ve cezaların hukuka uygunluğu incelenerek verilen ısrar kararının bu nedenle bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.