WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/586 E.  ,  2024/38 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/586
Karar No : 2024/38

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Deri Tekstil ve Kimyasalları Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hakkında gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmaksızın fatura düzenlediği yolunda vergi tekniği raporu bulunan ...'dan mal veya hizmet aldığını Ba formuyla bildiren davacı adına, değinilen faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin reddi gerektiği yolunda düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak takdir komisyonu kararı uyarınca re'sen tarh edilen 2010 yılının Mart dönemine ait katma değer vergisi ile verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca, takdir komisyonlarının görevi, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak ile vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmektir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nda öngörülen indirim mekanizması ise vergilendirme tekniği açısından matrah takdirinden farklı bir müessese olup mükelleflerin gerek sahte fatura kullanmaları gerekse defter ve belgelerini ibraz etmemeleri gibi durumlarda matrah takdirini gerektiren bir husus bulunmamaktadır. Bu tür fiillerin, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29 ve 34. maddelerinde düzenlenen indirim mekanizması içinde değerlendirilmesi suretiyle katma değer vergisi indirimleri yönünden yapılacak vergi incelemesi ile bir sonuca bağlanması gerekmektedir. Bu gibi hallerde, mükelleflerin matrah takdiri için takdir komisyonlarına sevk edilmesi ve kendisine matrah, servet ve kıymet takdiri görevi verilmiş olan ve katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonlarınca takdir edilen matrah üzerinden cezalı tarhiyat yapılması mümkün değildir.
Bu nedenle davacının sahte fatura kullandığından bahisle takdir komisyonuna sevk edilmesi üzerine katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmayan takdir komisyonunca alınan karara istinaden davacı adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle cezalı tarhiyatı kaldırmıştır.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/01/2019 tarih ve E:2018/7509, K:2019/50 sayılı kararı:
Matrah takdiri için takdir komisyonuna sevkin yapıldığı sırada re'sen takdir nedeninin var olması yeterli olup takdir komisyonları bütün vergi türleri için matrah takdirine yetkilidir. Vergi türleri bakımından matrahın nasıl belirleneceği, kendi özel kanunlarında düzenlenen "istisna", "muafiyet", "kanunen kabul edilmeyen gider", "oran", "indirim mekanizması" gibi çeşitli vergisel kurumlar ile belirlenmiştir. Takdir komisyonları, matrahı belirlenecek verginin özel kanununda sayılan bu düzenlemeleri esas alarak matrah takdir edecektir. Vergi Usul Kanunu'nun 74. maddesinde de belirtildiği üzere takdir komisyonlarının takdir sebebinin bulunup bulunmadığını inceleme yetkisi bulunmamaktadır. Bu şartların yerine getirilmesi durumunda ise takdir komisyonları her türlü inceleme yetkisini haiz olup kendileri inceleme yapabilecekleri gibi takdir komisyonlarının inceleme yetkisini haiz diğer şahıs ya da kurumlar tarafından yapılmış incelemeleri dikkate alarak matrah takdir etmelerinde de yasal bir engel bulunmamaktadır.
Olayda, takdir komisyonunun, katma değer vergisi indirimlerini kabul etmeyerek matrah belirleme ve sahte faturalardan kaynaklı maliyetin tenzili yetkisi bulunduğundan, işin esası hakkında bir karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
Bozma kararına uyduğunu belirten ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi incelemesine imkân tanımak amacıyla davacının takdir komisyonuna sevk edilmesi zamanaşımı süresini durdurmayacağından, zamanaşımı süresinin dolduğu tarihten sonra tebliğ edilen ihbarname içeriği vergi ve cezada hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 01/07/2020 tarih ve E:2019/9210, K:2020/2532 sayılı kararı:
Tarh zamanaşımı süresi dolmadan önce yapılan takdire sevk işlemi, Vergi Usul Kanunu'nun 114. maddesi uyarınca işlemeye devam eden tarh zamanaşımı süresini durduracağından, sahte fatura kullanılıp kullanılmadığı, takdir komisyonunca takdir edilen matrahın hukuka uygun olup olmadığı ve benzeri hususlar yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
Bu nedenle, takdire sevk işleminin zamanaşımını durdurmayacağı ve dava konusu vergi ve cezanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
Bozma kararına uyduğunu belirten ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Olayda, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının ... tarihli yazısı uyarınca ... adlı mükellefçe düzenlenen ve gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan faturaları kullandığından bahisle davacının 2010 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesine başlanılmıştır. Akabinde davacı, adı geçen mükelleften fatura alınan dönemler için takdir komisyonuna sevk edilmiştir. Vergi incelemesi kapsamında, davacı şirketin iş yeri adresine ve davacı şirket yetkilisinin MERNİS adresine defter ve belge isteme yazıları gönderilmiştir. Ancak, davacıya ve yetkilisine ulaşılamaması nedeniyle tebligat yapılamadığından ilgili yıla ait defter ve belgeler temin edilememiş ve inceleme tarh dosyası ve GİB-İNTRA sistem sorgulamaları üzerinden tamamlanarak takdir komisyonu kararına done alınan vergi tekniği raporu düzenlenmiştir. Vergi tekniği raporunda, davacının Ba formuyla bildirdiği faturaları defterlerine kaydettiği ve haksız katma değer vergisi indiriminde kullandığı kabul edilerek kullanılan sahte faturaların aylık dökümlerinin yapıldığı görülmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının sahte olduğu ileri sürülen faturaları defterlerine kaydedip kaydetmediği yönünde yapılan araştırmadan, davacıya ve yetkilisine ulaşılamadığından ilgili yıla ait defter ve belgelerin temin edilememesi nedeniyle sonuç alınamamıştır. Bununla birlikte, bu durum, söz konusu faturaların davacının defterlerine kaydedildiğinin kabulünü gerektirir bir sebep değildir. Şayet defter ve belge isteme yazısına ilişkin tebligat usulüne uygunsa, bu durum, yasal defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde istenilmesine rağmen incelemeye ibraz edilmemiş olduğunu gösteren ve bu nedenle ilgili yıla ilişkin tüm katma değer vergisi indirimlerinin reddini gerektirir başka bir re'sen tarh nedeni teşkil etmektedir. Ancak, dava konusu cezalı tarhiyatın, Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin ikinci fıkrasının (3) numaralı bendinde düzenlenen "bu Kanun'a göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olması veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi" re'sen tarh sebebine dayanmadığı açıktır.
Gerek davalı idarece gerekse takdir komisyonunca, re'sen tarh nedeninin mevcudiyeti (sahte faturaların defterlere kaydedilmek suretiyle katma değer vergisi indiriminde kullanıldığı) ve dava konusu dönemde tarhı gereken ödenecek fark katma değer vergisi bulunduğu (sahte olduğu ileri sürülen faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimleri reddedilmek ve varsa dava konusu döneme ait diğer indirilecek katma değer vergisi tutarları ile önceki dönemden devreden indirilecek katma değer vergisi tutarları da dikkate alınmak suretiyle beyan tablosu yeniden düzenlendiğinde dava konusu dönemde ödenecek fark katma değer vergisi çıktığı) hususu ortaya konulamamıştır.
Açıklanan nedenlerle, varsayıma ve eksik incelemeye dayalı olarak gerçekleştirildiği sonucuna varılan cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk görülmemiştir.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 29/11/2021 tarih ve E:2021/2807, K:2021/7481 sayılı kararı:
Davacı, 2010 yılına ait katma değer vergisi matrahının re'sen takdiri için 16/11/2015 tarihinde takdire sevk edilmiştir. Davacı hakkında düzenlenen ...tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda, davacının ihtilaflı dönemlerde fatura aldığı ... hakkında sahte belge düzenlediği yolunda vergi tekniği raporu bulunduğundan bahisle indirimi kabul edilmeyecek katma değer vergisi tutarları tespit edilmiş, davacının ilgili dönem katma değer vergisi beyannamesine göre ödenecek vergi çıkan dönemler için re'sen tarhiyat önerilmiştir. Bunun üzerine takdir komisyonunca söz konusu vergi tekniği raporu dikkate alınarak 28/12/2016 tarihinde dönem matrahı belirlenmiştir.
Bu durumda, dava konusu cezalı tarhiyata dayanak olarak alınan davacının ilgili dönemde faturalarını kullandığı ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu incelenerek faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususu değerlendirilmek suretiyle işin esasına ilişkin bir karar verilmesi gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Dava konusu cezalı tarhiyat, Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin ikinci fıkrasının (3) numaralı bendinde düzenlenen "bu Kanun'a göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş olması veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi" re'sen tarh sebebine dayanmayıp, aynı fıkranın (6) numaralı bendinde düzenlenen "tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması" re'sen takdir sebebine dayanmaktadır.
Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin ikinci fıkrasının (6) numaralı bendinde belirtilen re'sen tarh nedenine dayanılarak gerçekleştirilecek vergilendirmede, gerek re'sen tarh nedeninin gerekse beyan tablosunun yeniden düzenlenmesi sonucu re'sen tarh edilecek katma değer vergisinin bulunup bulunmadığının ve varsa tutarının tespiti, mükellefin defter, kayıt ve beyanları üzerinde yapılacak araştırma, inceleme ve tespiti zorunlu kılmaktadır. Bir mükellef adına, kullandığı alış/gider belgelerinin indirim koşullarını taşımadığından bahisle re'sen katma değer vergisi tarhiyatı gerçekleştirilebilmesi için bu belgelerin kayıtlara intikal ettirilerek katma değer vergisi indiriminde kullanıldığının tespiti zorunlu olduğu gibi belgelerde yer alan katma değer vergisi tutarı belgenin kayıt ve beyan edildiği tespit edilen dönemde indirimlerden reddedilmek ve o döneme ait diğer indirilecek katma değer vergisi tutarları ile önceki dönemden devreden indirilecek katma değer vergisi tutarları da dikkate alınmak suretiyle beyan tablosu yeniden düzenlendikten sonra ödenecek fark katma değer vergisi tutarının bulunması da zorunludur.
Dava konusu uyuşmazlıkta, ne takdir komisyonunca ne takdir komisyonu kararına done teşkil eden vergi tekniği raporunu düzenleyen vergi müfettişince ne de davalı idarece, Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin ikinci fıkrasının (6) numaralı bendinde belirtilen re'sen tarh nedeninin mevcudiyetine ve beyan tablosunun bu tarh nedeni uyarınca yeniden düzenlenmesi sonucu dava konusu dönemde re'sen tarh edilen tutarda ödenecek fark katma değer vergisi çıktığına ilişkin yeterli inceleme ve araştırma yapılmıştır. Vergi incelemesinde, davacıya ve yetkilisine ulaşılamadığından ilgili yıl defter ve belgelerinin vergi müfettişince temin edilemediği görülmektedir. Bununla birlikte, bu durum, söz konusu faturaların davacının defterlerine kaydedildiğinin kabulünü gerektirir bir sebep değildir. Şayet defter ve belge isteme yazısına ilişkin tebligat usulüne uygunsa, bu durum, yasal defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde istenilmesine rağmen incelemeye ibraz edilmemiş olduğunu gösteren ve bu nedenle ilgili yıla ilişkin tüm katma değer vergisi indirimlerinin reddini gerektirir başka bir re'sen tarh nedeni teşkil etmektedir.
Öte yandan, raporda dava konusu dönemde kullanıldığı tespit edilen fatura tutarının %18'i oranında hesaplanan 105.213,60 TL katma değer vergisinin dava konusu döneme ilişkin olarak re'sen tarh edildiği görülmüştür. Ancak, davacının beyan tablosu incelendiğinde, dava konusu 2010 yılının Mart döneminde beyan edilen toplam "bu döneme ait indirilecek katma değer vergisi" tutarının dahi 62.289,43 TL olduğu (bu dönemde reddedilebilecek haksız katma değer vergisi indirimlerinin azami tutarının 62.289,43 TL olduğu), dava konusu dönemde, önceki dönemlerden devreden indirilecek katma değer vergisi tutarlarıyla bile re'sen tarh edilen tutarda indirimler toplamına ulaşılamadığı dikkate alındığında, bu hususun da dava konusu cezalı tarhiyatın eksik incelemeye dayandığı kabulünü desteklediği anlaşılmaktadır.
Bir vergisel uyuşmazlıkta, re'sen tarh nedeninin ve re'sen tarhı gereken vergi farkı tutarının idarenin yerine geçerek ve idarenin yetkileri kullanılarak idari yargı yerince araştırılması ve belirlenmesinin yargılama usulü kurallarına da aykırılık teşkil edeceği açıktır.
Ayrıca, benzer bir ihtilafta aynı doğrultuda verilen karar, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca eylemli ısrar kararı olarak değerlendirilip 24/11/2021 tarih ve E:2020/449, K:2021/1698 sayılı kararla onanmıştır.
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle bir önceki kararında ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
24/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.