WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/541 E.  ,  2024/43 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/541
Karar No : 2024/43

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Ahşap Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2008 yılına ait kurumlar vergisi, aynı yılın Temmuz-Eylül dönemine ait geçici vergi beyannamelerinin yasal süresi içinde verilmemesi nedeniyle takdir komisyonu kararlarına istinaden re'sen tarh edilen 2008 yılına ait kurumlar vergisi, aynı yılın Temmuz-Eylül dönemi için geçici vergi ile vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Vergi beyannamelerinin yasal süresi geçtiği halde verilmemesi halinde takdir komisyonu tarafından ilgili vergi matrahının gerçeğe en yakın miktarıyla saptanması gerekmektedir. Yükümlü tarafından beyan edilmeyen teslim ve hizmet bedelinin gerçeğe en yakın miktarıyla belirlenmesi, karşıt inceleme yapılmasını veya matrahı belirleyen ve inceleme yetkisini de haiz olan takdir komisyonlarınca hasılatın yeterli veriden yararlanılarak saptanmasını ve takdirin dayanaklarının Vergi Usul Kanunu'nun 31. maddesinin üçüncü fıkrasının (8) numaralı bendinde öngörüldüğü şekilde kararda gösterilmesini ifade eder.
Olayda, davalı idare ve takdir komisyonunca, mükellef dosyasının tetkiki, işin türü, faaliyet süresi, daha önce verdiği beyan durumu, ilgili dönemde gerçekleştirebileceği teslim ve hizmet bedelleri ile elde edebileceği gelir miktarı ve emsal mükelleflerin durumu hususlarında herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadan Vergi Usul Kanunu'nun 31. maddesinin üçüncü fıkrasının (8) numaralı bendine aykırı şekilde matrahın dayanağı ve izahına somut şekilde yer verilmeden, davacının ilgili dönem katma değer vergisi matrahının yüzde beşi alınmak suretiyle takdir olunan kurumlar vergisi ve kurumlar geçici vergisi matrahı dikkate alınarak yapılan cezalı tarhiyatların hukuki dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır
Mahkeme bu gerekçeyle dava konusu vergi ve cezaları kaldırmıştır.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 16/02/2021 tarih ve E:2016/13247, K:2021/1041 sayılı kararı:
213 sayılı Kanun'un 267. maddesinde, emsal bedel, gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değer olarak tanımlanmış, emsal bedelin sıra ile maddede belirtilen esaslara göre tayin olunacağı belirtilmiş, maddenin ikinci sırasında maliyet bedeli esası tanımlanarak emsal bedeli belli edilecek malın, maliyet bedelinin bilinmesi veya çıkarılmasının mümkün olduğu durumda mükellefin, bu maliyet bedeline toptan satışlar için %5, perakende satışlar için %10 ilave etmek suretiyle emsal bedelini bizzat belli edeceği hükmüne yer verilmiştir.
Mobilya imalatı ve ahşap işleri ile iştigal eden davacının 2008 yılına ilişkin kurumlar vergisi ve geçici vergi beyannamesini vermediğinden bahisle takdire sevk işlemi yapılmış, takdir komisyonunca davacının 2008 yılında vermiş olduğu katma değer vergisi beyannamelerindeki matrahlar dikkate alınarak 2008 yılı katma değer vergisi beyanlarında yer alan matrah toplamının yüzde beşlik kısmı ilgili dönem kurumlar vergisi ve geçici vergi matrahı olarak kabul edilmek suretiyle vergi ziyaı cezalı tarhiyatlar yapılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının ilgili dönem beyannamelerini kanuni süresi içinde vermediği taraflar arasında ihtilafsız olup matrahın belirlenmesinde toptan satışlar için uygulanan yüzde beşlik oranın uygulanması davacının lehine olduğundan davacının ilgili döneme ilişkin katma değer vergisi beyannamelerinde kendisinin beyan etmiş olduğu satış hasılatının yüzde beşi ilgili dönem kurumlar vergisi ve geçici vergi matrahı olarak kabul edilmek suretiyle tarh edilen vergi ve kesilen cezalarda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Ayrıca Mahkemece yeniden verilecek kararda geçici vergi aslı bakımından da bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacı, 2008 takvim yılına ait kurumlar vergisi ile aynı yılın Temmuz-Eylül dönemine ait geçici vergi beyannamelerini kanuni süresi geçtiği halde vermediğinden bahisle takdire sevk edilmiştir.
Takdir komisyonunca, davacının 2008 takvim yılında verdiği katma değer vergisi beyannameleri done kabul edilerek katma değer vergisi beyanlarındaki matrah toplamının %5'lik kısmı kurumlar vergisi matrahı olarak tespit edilmiş ve bunun üzerinden dava konusu cezalı tarhiyatlar yapılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, anılan hususların gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olacağı belirtilmiştir. Kanun'un 30. maddesinde re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış, aynı maddenin 2. fıkrasının (1) numaralı bendinde, vergi beyannamesinin kanuni süresi geçtiği halde verilmemesi hali re'sen tarh nedeni olarak kabul edilmiştir.
Aynı Kanun'un 74. maddesinin (a) işaretli fıkrasının (1) numaralı bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak, (2) numaralı bendinde ise vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek Kanun'un 72. maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun görevleri olarak belirlenmiştir. Kanun'un 75. maddesinde de 72. maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonlarının 74. maddedeki görevleri dolayısıyla Vergi Usul Kanunu'nda yazılı inceleme yetkisini haiz oldukları düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İlgili dönem kurumlar vergisi ve geçici vergi beyannamelerinin kanuni süresi içerisinde verilmediği hususunun taraflar arasında ihtilafsız olduğu uyuşmazlıkta, takdir komisyonunca, davacının 2008 yılında vermiş olduğu katma değer vergisi beyannameleri done kabul edilmek ve katma değer vergisi beyanlarındaki matrah toplamına %5 kar marjı uygulanmak suretiyle matrah takdiri yoluna gidilmiştir.
Takdir komisyonunca matrah takdir edilirken davacının kendi beyanlarının dikkate alınması karşısında, Mahkeme tarafından, matrahın hukuka uygunluğu değerlendirilirken davacının daha önce verdiği beyan durumu, ilgili dönemde gerçekleştirebileceği teslim ve hizmet bedelleri hususlarında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı ve takdirin dayanağı gösterilmeden tamamen genel ifadelerle matrah takdir edildiği gerekçesine dayanılamayacağı açıktır.
Öte yandan, uyuşmazlıkta, gerçek bedeli olmayan veya bilinmeyen veyahut doğru olarak tespit edilemeyen bir malın, değerleme gününde satılması halinde emsaline nazaran haiz olacağı değeri ifade eden emsal bedel uygulaması kapsamında bir bedel takdiri de söz konusu değildir.
Bu durumda Vergi Mahkemesince, davacı tarafından aynı yılın önceki dönemlerinde verilen geçici vergi beyannamelerindeki kâr marjının ortalaması ile faaliyet gösterilen sektör de dikkate alınmak suretiyle takdir komisyonunca matrah takdir edilirken %5 oranında kâr marjının esas alınmasının hukuka uygun olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.

XX - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.