DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/480 E. , 2023/1268 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/480
Karar No : 2023/1268
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2011 ve 2012 yıllarına ait gelir vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, 2011 yılının Ocak, Şubat ve 2012 yılının Eylül dönemlerine ait katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizleri ile 2011 yılının Ocak-Mart ve 2012 yılının Temmuz-Eylül dönemlerine ait vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluşan kamu alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Sakarya Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Davacının 2011 ve 2012 yıllarında danışmanlık, aracılık ve menajerlik hizmeti vermesine rağmen fatura düzenlemediği … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu ile hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu ile somut ve açık bir şekilde tespit edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesi uyarınca, anılan raporlardaki saptamaların maddi delil olarak kabulü gerekmektedir. Raporlardaki veriler dikkate alınarak takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Mahkeme bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Davacının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan vergi ve cezalara ilişkin ihbarnameler davacının "... Sokak İncikent … Blok … Hendek/Sakarya" adresine tebliğe çıkarılmıştır. Bu tebliğe ilişkin 13/01/2017 tarihli alındıya muhatabın yurt dışında olduğunun kardeşi …'in beyanı ile tespit edildiğine dair şerh düşülmüştür. Ancak tebliğ alındısında davacının kardeşinin imzası bulunmadığı gibi komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memurunun da imzasına yer verilmemiştir.
Aynı adreste 18/01/2017 tarihinde tutulan adres tespit tutanağında, davacının yurt dışında olduğuna ilişkin tespite yer verildiği ancak anılan adres tespit tutanağının tebliğ alındısından sonraki tarihte düzenlendiği ve tebliğ edilmeye çalışılan ihbarnameler ile ilişkilendirilmediği anlaşılmıştır.
Olayda, davacının adreste bulunmama hali 213 sayılı Kanun'un 102. maddesine uygun şekilde tespit edilmediğinden, ilanen tebliğ şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen vergi ve cezaların tahakkuk ettirilerek ödenmesi gereken safhaya geldiğinden bahsedilemeyeceğinden davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle mahkeme kararını kaldırıp dava konusu ödeme emrini iptal etmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 24/05/2021 tarih ve E:2019/4364, K:2021/2555 sayılı kararı:
Davacı adına takdir komisyonu kararları uyarınca tarh edilen vergi ve kesilen cezalara ait ihbarnamelerin "… Mahalle … Sokak … G Blok No:… Hendek/Sakarya" adresine tebliğe çıkarılmıştır. Yurt dışında olduğundan bahisle davacıya ulaşılmaması üzerine "mükellef bilinen adresinde ikamet etmediği, yurt dışında olduğu tespit edildi" ibaresinin yer aldığı yoklama memuru ve mahalle muhtarınca imzalanan 18/01/2017 tarihli adres tespit tutanağına istinaden ilanen tebliğ edilen vergi ve cezaların tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davacının bilinen adresinde tebliğ imkansızlığının adres tespit tutanağı ile usulüne uygun olarak saptandığı olayda ilanen tebliğ koşullarının gerçekleştiği sonucuna varıldığından, yazılı gerekçeyle verilen vergi mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun kabulü ve dava konusu ödeme emrinin iptali yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının, ilanen tebliğin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa davanın 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında incelenerek ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
Yargısal yetki alanının yeniden belirlenmesi nedeniyle dosyanın gönderildiği … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, ısrar kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacının bilinen adresi olan "… Mahalle … Sokak İncikent G Blok … Hendek/Sakarya" adresinde 18/01/2017 tarihinde düzenlenen adres tespit tutanağıyla, mükellefin bilinen adresinde ikametgah etmediği, yurt dışında olduğu hususu memur ve muhtar imzası ile tespit edilmiştir. Bunun üzerine dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin ihbarnameler ilanen tebliğ edilmiştir.
Akabinde borcun vadesinde ödenmediğinden bahisle davacı adına dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ evrakının teslimi" başlıklı 102. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şu şekildedir:
"Tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarf posta idaresince muhatabına verilir ve keyfiyet muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunur.
Muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memuru durumu zarf üzerine yazar ve mektup posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderilir.
Muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliği tebliğ alındısına yazılarak altı beyanı yapana imzalatılır. İmzadan imtina ederse, tebliği yapan bu ciheti şerh ve imza eder ve tebliğ edilemiyen evrak çıkaran mercie iade olunur.
Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemiyerek iade olunursa tebliğ ilan yolu ile yapılır.
Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya her hangi bir sebeple imza edemiyecek durumda bulunursa sol elinin baş parmağı bastırılmak suretiyle tebliğ olunur.
Muhatap tebelluğdan imtina ederse tebliğ edilecek evrak önüne bırakılmak suretiyle tebliğ edilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur."
Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğin ilanla yapılacağı haller" başlıklı 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali ise şu şekildedir:
"Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoluyla yapılır.
1.Muhatabın adresi hiç bilinmezse;
2.Muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse;
3.Başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa;
4.Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa."
Kanun'un 104. maddesinde ilanen tebliğin şekil şartları, 106. maddesinde de ilanın neticeleri düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının bilinen adresinde bulunamadığı hususunun 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde öngörülen usule uygun olarak düzenlenen adres tespit tutanağıyla tespit edilmesi karşısında olayda davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin ilanen tebliğine ilişkin şartların gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir.
Bu durumda davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin ilanen tebliğinin 213 sayılı Kanun'un 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi kapsamında incelenebilecek diğer hususlar yönünden inceleme yapılmak suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- Bursa Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
01/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!