WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/295 E.  ,  2023/1455 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/295
Karar No : 2023/1455

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektronik Tekstil Gıda ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan bir kısım faturayı kayıtlarına intikal ettirerek indirim konusu yaptığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2009 yılının Nisan ilâ Ekim dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergileri ve vergilerin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ile anılan yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararı:
Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, 2009 yılında mal ve hizmet alımında bulunduğu Hocapaşa Vergi Dairesi mükellefi ... Haberleşme ve Elektronik Ürünleri İthalat İhracat Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve Yenibosna Vergi Dairesi mükellefi ... Telekomünikasyon Gıda Pazarlama Ticaret Limited Şirketi hakkında vergi tekniği raporları düzenlendiği belirtilerek bu mükelleflerden yapılan mal ve hizmet alımlarına isabet eden katma değer vergisi indirimlerinin davacının beyanlarından çıkarılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Söz konusu rapora istinaden anılan mükellefler tarafından düzenlenen faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin reddi ile davacının ilgili dönem beyannamelerinin yeniden düzenlenmesi suretiyle dava konusu cezalı tarhiyatlar yapılmış ve ayrıca 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca dava konusu özel usulsüzlük cezası kesilmiştir.
10/04/2015 ve 02/06/2015 tarihlerinde verilen ara kararları ile davalı idareden dava konusu vergi inceleme raporunda incelemenin dayanağı olarak gösterilen ... tarih ve ... sayılı inceleme yazısı ve varsa eklerinin gönderilmesi istenmiştir.
Ancak, 02/06/2015 tarihinde verilen ara kararında "ara karar gereklerinin yerine getirilmemesi durumunda mevcut dosya içeriğine göre karar verileceği" de belirtilmiş olmasına rağmen söz konusu yazı dosyaya sunulamamıştır.
Bu durumda dava konusu işlemlerin dayanağı konumundaki vergi inceleme raporunun, inceleme görevi verilmeden düzenlenen, inceleme usul ve esaslarına ilişkin mevzuata aykırı bir rapor olduğu sonucuna varıldığından, bu rapora istinaden re'sen tarh edilen vergi ve kesilen cezalarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, vergi inceleme raporunda bahsi geçen mükelleflerin düzenlediği faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin reddine gerekçe olarak bu mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları gösterilmiştir.
10/04/2015 tarihinde verilen ara kararı ile davalı idareden söz konusu vergi tekniği raporlarının gönderilmesi istenmiş, ancak süresi içinde ara kararının gerekleri yerine getirilmemiştir.
02/06/2015 tarihinde verilen ara kararı ile de davalı idareden anılan raporların gönderilmesi tekrar istenmiş, bu ara kararında davalı idareye kesin süre verilerek bu süre içinde ara kararının gereklerinin yerine getirilmemesinin sonuçlarına yer verilmiş, buna rağmen ara kararının gerekleri yerine getirilmemiştir.
Dolayısıyla, dava konusu cezalı tarhiyatlarda ve kesilen özel usulsüzlük cezasında bu sebeple de hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi, bu gerekçeyle dava konusu vergi ve cezaları kaldırmıştır.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/03/2021 tarih ve E:2016/13975, K:2021/1830 sayılı kararı:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde düzenlenen re'sen araştırma ilkesinin, idarenin kendi yetkisini kullanarak yapmış olduğu inceleme ve araştırmaya dayalı idari işlemden kaynaklanan idari uyuşmazlığın çözümü için gerekli bilgi ve belgelerin davaya bakan yargı yerine sağlanması, başka bir anlatımla dava konusu edilen idari işlemin hukuka uygunluğunu denetleme amacını güttüğü açıktır.
Marmara Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının 2009 yılı hesap ve işlemleri sahte fatura kullanımı nedeniyle incelemeye alınmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "İncelemede Uyulacak Esaslar" başlıklı 140. maddesi ile bu maddeye dayanılarak çıkarılan ve 31/10/2011 tarih ve 28101 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılan inceleme sonrasında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden davacının ... Haberleşme ve Elektronik Ürünleri İthalat İhracat Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... Telekomünikasyon Gıda Pazarlama Ticaret Limited Şirketinden temin ederek kayıtlarına intikal ettirdiği bir kısım faturanın gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığından bahisle söz konusu faturalara konu katma değer vergisi indirimleri kabul edilmeyerek dava konusu cezalı tarhiyatlar yapılmış ve özel usulsüzlük cezası kesilmiştir.
Vergi Mahkemesince davanın kabulüne karar verilirken "incelemenin dayanağı yazının dosyaya sunulmadığı, bu durumda dava konusu işlemlerin dayanağı konumundaki vergi inceleme raporunun, inceleme görevi verilmeden düzenlenen, inceleme usul ve esaslarına ilişkin mevzuata aykırı bir rapor olduğu, dolayısıyla bu rapora istinaden re'sen tarh edilen vergi ve kesilen cezalarda hukuka uygunluk bulunmadığı, davacıya fatura düzenleyen mükellefler hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporlarının da dosyaya sunulmadığı" gerekçesine dayanılmıştır.
Marmara Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davacının ilgili yıl hesap ve işlemlerinin sahte fatura kullanımı nedeniyle incelemeye alındığı göz önünde bulundurulduğunda, incelemenin belli mükelleflerden yapılan alımlarla sınırlı olmadığı, dolayısıyla davacıya düzenlenen ve gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılan tüm faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin beyanlardan çıkartılmasının davacı hakkında yapılacak incelemenin doğal neticesi olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle, Vergi Mahkemesinin "incelemenin dayanağı yazı dosyaya ibraz edilmediğinden dava konusu işlemlerin dayanağı konumundaki vergi inceleme raporunun inceleme görevi verilmeden düzenlenen, inceleme usul ve esaslarına ilişkin olan mevzuata aykırı bir rapor olduğu" yolundaki gerekçesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, Vergi Mahkemesince davacıya fatura düzenleyen mükellefler hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporlarının dosyaya sunulmadığı gerekçesine de dayanılmış ise de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde düzenlenen re'sen araştırma ilkesi kapsamında, temyiz incelemesi yapan Danıştay tarafından, bahsi geçen mükelleflerin düzenlediği faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanıp dayanmadığı hakkında bir karar verilip verilmediği hususunun değerlendirilmesi gerekmiştir.
Danıştay Dördüncü Dairesinin 21/01/2021 tarih ve E:2016/14675, K:2021/389 sayılı kararında, davacıya fatura düzenleyen ... Haberleşme ve Elektronik Ürünleri İthalat İhracat Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında tanzim edilen ve davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda da atıf yapılan ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'ndaki tespitler değerlendirilerek bu mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Danıştay Dördüncü Dairesinin 07/05/2019 tarih ve E:2016/6362, K:2019/3482 sayılı kararı ile de davacıya fatura düzenleyen ... Telekomünikasyon Gıda Pazarlama Ticaret Limited Şirketi hakkında tanzim edilen ve davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda da atıf yapılan ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'ndaki tespitler değerlendirilerek bu mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılan ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararı onanmıştır.
Bu durumda, zikredilen kararlarda yer verilen tespit ve değerlendirmelere göre, anılan mükellefler tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dolayısıyla, Vergi Mahkemesinin "10/04/2015 tarihinde verilen ara kararı ile davalı idareden söz konusu vergi tekniği raporlarının gönderilmesinin istenildiği, ancak süresi içinde ara kararının gereklerinin yerine getirilmediği, 02/06/2015 tarihinde verilen ara kararı ile de davalı idareden anılan raporların gönderilmesinin tekrar istenildiği, bu ara kararında davalı idareye kesin süre verilerek kesin süre içinde ara kararının gereklerinin yerine getirilmemesinin sonuçlarına yer verildiği, buna rağmen ara kararının gereklerinin yerine getirilmediği, dolayısıyla dava konusu cezalı tarhiyatlarda bu sebeple de hukuka uygunluk bulunmadığı" yolundaki gerekçesinde de hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Daire, bu gerekçeyle Vergi Mahkemesi kararını bozmuştur.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde şu düzenlemelere yer verilmiştir:
"1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler. Bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburidir. Haklı sebeplerin bulunması halinde bu süre, bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabilir.
2. Taraflardan biri ara kararının icaplarını yerine getirmediği takdirde, bu durumun verilecek karar üzerindeki etkisi mahkemece önceden takdir edilir ve ara kararında bu husus ayrıca belirtilir."
İdari yargılama usulünde re'sen araştırma ilkesinin dayanağı olan bu madde uyarınca davaya ilişkin bilgi ve belgelerin toplanması konusunda yetki ve görev Mahkemeye aittir. Bu nedenle Mahkeme, tarafların sunduğu bilgi ve belgelerle bağlı olmadığı gibi eksik olan veya lüzum görülen bilgi ve belgeleri anılan Kanun hükmü uyarınca gerek taraflardan gerekse dava dışı kurum ve kişilerden isteyebilme yetkisini haizdir.
İdarenin yargısal denetimi Anayasa'dan kaynaklanmaktadır. Kamu gücü kullanan idarenin tesis ettiği işlemlerin bireyler üzerinde sonuç doğurması ve hakkında idari işlem tesis edilen kişilerin kamu gücü kullanan idare ile eşit konumda olmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının da uzantısı olan tarafların eşitliği ilkesi uyarınca taraflar arasındaki bu farkın mümkün olduğunca azaltılması ve her iki taraf yönünden davaya ilişkin bilgi ve belgelerin toplanması idari yargıda re'sen araştırma ilkesinin kabul edilmesinin gerekçeleri arasında yer almaktadır. Bu ilke ile taraflar arasındaki eşitsizlik giderilerek maddi gerçeğe ulaşılması hedeflenmektedir.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin (5) numaralı fıkrasında, davalara ilişkin işlem dosyalarının aslı veya onaylı örneğinin idarenin savunması ile birlikte Danıştay veya ilgili mahkeme başkanlığına gönderileceği düzenlemesine yer verilmiş olup anılan hükmün lafzından davalı idare tarafından davacının işlem dosyasının gönderilmesinin bir zorunluluk olduğu anlaşılmaktadır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, davacıya fatura düzenleyen mükellefler hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporlarının dava dosyasına ibraz edilmemesi nedeniyle bu mükellefler hakkında herhangi bir değerlendirme yapılamamıştır.
Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/03/2021 tarih ve E:2016/13975, K:2021/1830 sayılı kararında ise davalı idarece ara kararı ile belirlenen sürede dosyaya ibraz edilmeyen söz konusu vergi tekniği raporlarındaki tespitlerin değerlendirildiği Dairelerince daha önce verilen kararlara atıf yapılarak anılan mükellefler tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmıştır.
Ancak, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının gerekçesi, anılan mükellefler tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına ilişkin olup olmadığının tespitine dayanmamaktadır.
Anılan kanun hükümleri ve re'sen araştırma ilkesine ilişkin açıklamalara göre söz konusu ilke, resmî olarak taraflardan veya dava dışı kişilerden istenilen bilgi ve belgelerin temin edilmesi anlamını içermektedir.
Re'sen araştırma ilkesi kapsamında, kayıtlarına intikal ettirdikleri faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı ileri sürülen mükellefler tarafından açılan davalarda Mahkemelerin söz konusu faturaları düzenleyen mükellefler hakkında tanzim edilen raporlardaki tespitleri takdir yetkisi kapsamında inceleyip gerekçelendirmesi diğer mahkemeleri bağlayıcı bir nitelik taşımamaktadır. Aynı rapordaki tespitlerin mahkemelerin tespitleri değerlendirme konusundaki takdir yetkisi uyarınca farklı şekilde yorumlanabilmesi mümkündür.
Re'sen araştırma ilkesi uyarınca idari yargıda tarafların bilgi ve belgeye ulaşma imkanı arasındaki farkın ortadan kaldırılması, işlemin maddi dayanağına ilişkin olan ancak davacının normal şartlarda temin edemeyeceği bilgi ve belgelerin mahkeme tarafından temin edilmesi, bu bilgi ve belgelere göre davacıya iddiada bulunabilme imkanı verilmesinin adil yargılanma hakkının bir gereği olması hususları ile Anayasa'da öngörülen kuvvetler ayrılığı ve hukukun üstünlüğü ilkeleri doğrultusunda, mahkeme kararına uymakla yükümlü olan idarenin istenilen bilgi ve belgeleri herhangi bir mazeret sunmaksızın dosyaya ibraz etmemesinin sorumluluğu davacıya yüklenemez.
Aksi görüşün, adil yargılanma hakkının bir gereği olan silahların eşitliği ilkesine aykırılık taşıyacağı ve idarenin keyfi uygulamalarına da sebep olabileceği göz önünde bulundurulduğunda, ara kararı ile kesin süre verilerek bu süre içinde ara kararının gereklerinin yerine getirilmemesinin sonuçları bildirilmesine rağmen re'sen araştırma ilkesi gereğince istenen bilgi ve belgelerin davalı idarece dosyaya ibraz edilmemesi nedeniyle dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeye ek olarak bu gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Düzenledikleri faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasında dayanmadığı vergi tekniği raporlarıyla tespit edilen mükelleflerden temin ettiği faturaları yasal defterlerine kaydederek ilgili dönem beyannamelerinde indirim konusu yaptığı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla tespit edilen davacı adına yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, anılan mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının temyiz süresi içinde dosyaya ibraz edildiği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Vergi Mahkemesince de re'sen araştırma ilkesi kapsamında uyuşmazlığın çözümü için incelenmesi gerekli görülerek ara kararlarıyla istenen alt firmalar hakkındaki vergi tekniği raporlarının, davalı idarece temyize ek beyan dilekçesi ekinde temyiz süresi içinde dava dosyasına ibraz edildiği, dolayısıyla anılan raporların mevcut dosya içeriğinin kapsamında dahil olarak dava konusu işlemler için yapılacak hukuka uygunluk denetimine hazır hale geldiği görüldüğünden, söz konusu raporlar incelenerek yeniden bir karar verilmek üzere ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

X - KARŞI OY :
İdarenin yargı denetimine tabi olması, hukuk devleti olmanın bir gereğidir. Bu denetimin etkin bir biçimde gerçekleştirilebilmesi sadece tarafların menfaatlerini değil, kamunun menfaatini de ilgilendirmektedir. Zira, idari yargılama hukuku bir kamu hukuku dalıdır ve idari yargının vergi uyuşmazlığından doğan idari davalarda gerçekleştirdiği hukuka uygunluk denetimi, objektif yönü itibarıyla davanın taraflarının hak ve menfaatlerini aşan bir durum ortaya koymaktadır.
İdari yargıda temel amaç maddi gerçeğe ulaşmaktır. Bunun doğal bir sonucu olarak, vergi hakimi tarafların ileri sürdükleri delillerle bağlı değildir ve re'sen araştırma yapma yetkisi ve hatta görevi ile donatılmıştır. Amacının maddi gerçeğe ulaşmak olduğu bir yargılamada hakimin re'sen araştırma yetkisi ile donatılması kaçınılmazdır.
Bir uyuşmazlıkla ilgili olarak henüz daha yargılama yapılmadan var olan maddi gerçek, yargılama sonunda bir mahkeme kararı şeklinde ortaya çıkan adli sonuçla örtüştüğü ölçüde adalet gerçekleşmiş olacaktır. Kural olarak, adli sonucun maddi gerçeği yansıttığı kabul edilir veya en azından öyle olması gerekir.
Dolayısıyla, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin ortaya çıkarılmasının amaçlandığı idari yargılamada, özellikle sonradan sunulan belgelerle ilgili olarak, eğer bu belge, davalı idarenin tesis ettiği işleme kendi araştırmaları sonucu saptayıp dayanak aldığı maddi ve hukuki sebeplerin gerçeğe ve hukuka uygunluğuna ilişkinse, bir başka deyişle yargı yerinin re'sen araştırması ve ara kararıyla ilgili taraf, kişi, kurum ve kuruluşlardan istemesi gereken, maddi gerçeğe ulaşmasını sağlayan önemli bir delil niteliğini taşıyorsa, davanın hangi aşamasında olursa olsun dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir. Aksi durum, idari yargı yerlerine re'sen araştırma yetkisi verilmesini anlamsız hale getireceği gibi, gerçeğin saptanmasını güçleştirecek ve yargılamanın temel amacına ulaşmasını da engelleyecektir.
Olayda davacı adına, gerçek emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan bir kısım faturayı kayıtlarına intikal ettirerek indirim konusu yaptığından bahisle dava konusu vergiler re'sen tarh edilmiş ve cezalar kesilmiştir. Bu bakımdan uyuşmazlığın esasını, davacı adına düzenlenen faturaların gerçek bir mal satışı ve hizmet ifasını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmaktadır. Bu tespitin yapılabilmesi ve söz konusu faturaların hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi için de bu faturaları düzenleyen mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tanzim edilen vergi tekniği raporlarıyla tespit edilen hususların irdelenmesi gerektiği açıktır.
Nitekim Vergi Mahkemesince de, ibraz edilmemesi halinde o aşamada mevcut olan dosya içeriğine göre karar verileceği yolunda yaptırıma bağlanarak ara kararlarıyla istenen ve davacıya fatura düzenleyen mükellefler hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporlarının, davalı idarece temyize ek beyan dilekçesi ekinde temyiz süresi içinde dava dosyasına sunulduğu görülmektedir. Dolayısıyla anılan raporlar, mevcut dosya içeriğinin kapsamına dahil olmuş ve dava konusu işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı hususunda yapılacak yargısal denetimde yargı merciinin incelemesine hazır hale gelmiştir.
Bu durumda, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin ortaya konularak adaletin tesis edilmesini sağlayacak bir hükümle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması bakımından, söz konusu vergi tekniği raporları incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere, ısrar kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.