DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/274 E. , 2023/1280 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/274
Karar No : 2023/1280
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2006 yılının Aralık dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Uyuşmazlıkta davacı, 2006 yılının Aralık dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesinin verilmemesi nedeniyle takdir komisyonuna sevk edilmiştir. Anılan komisyonca belirlenen matrah üzerinden tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine yönelik olarak düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesi, davacının bilinen adresinde tebliğ edilememesi üzerine ilânen tebliğ edilmiştir. Bu şekilde kesinleştiği belirtilen amme alacağının vadesinde ödenmemesi üzerine dava konusu ödeme emri düzenlenmiştir.
İlân yoluyla tebliğ, mükellefin adresinin bilinmemesi durumunda başvurulacak bir tebliğ yöntemi olduğundan, mükellefin adreste bulunamadığı hususu usulüne uygun bir şekilde saptanmadıkça bu yolla yapılacak tebliğ hüküm ifade etmeyecektir.
Olayda, davacı adına yapılan cezalı tarhiyata ilişkin ihbarname memur eliyle tebliğ edilmeye çalışılmış ve davacının bilinen adresinde bulunamadığı hususu 04/07/2012 ve 05/07/2012 tarihli adres tespit tutanakları ile tespit edilmiştir. Ancak, söz konusu tutanaklarda, tutanakların dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağına ait ihbarnamenin tebliğine yönelik olarak düzenlendiğine dair bir ibareye yer verilmemiştir.
Bu durumda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. ve 103. maddesinde öngörülen koşullar oluşmadığı halde ilânen yapılan tebligatın hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, usulüne uygun surette kesinleştirilmeyen amme alacağının tahsiline yönelik olarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle dava konusu ödeme emrini iptal etmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 31/03/2021 tarih ve E:2017/3010, K:2021/1682 sayılı kararı:
Katma değer vergisi beyannamesinin verilmemesi nedeniyle sevk edildiği takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden 2006 yılının Aralık dönemi için davacı adına re'sen tarh edilen katma değer vergisine ilişkin ... tarih ve ... sayılı vergi/ceza ihbarnamesinin, davacının eski MERNİS adresi olan "…" adresinde tebliğe çalışılması üzerine tebliğ edilemediğine ilişkin husus, muhtar kaşesi ve imzası ile tespit edilerek 05/07/2012 tarihinde tutanak altına alınmış ve akabinde ilânen tebliğ yoluna gidilmiştir.
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamenin, davacının bilinen adresinde tebliğ imkânsızlığının 05/07/2012 tarihli adres tespit tutanağı ile ortaya konulduğu olayda ilânen tebliğ koşullarının gerçekleştiği sonucuna varıldığından, temyiz istemine konu kararın ilânen tebliğin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 104. maddesine uygun olarak yapılıp yapılmadığı değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
Daire, bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ilk kararında ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek aksi yöndeki gerekçeyle verilen ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağına ilişkin ihbarname, "…" ve "…" adreslerinde tebliğe çalışılmış, ancak davacının anılan adreslerde tanınmadığı şerhi düşülerek memur ve mahalle muhtarının imzasıyla 04/07/2012 ve 05/07/2012 tarihli adres tespit tutanakları düzenlenmiştir. Akabinde ilanen tebliğ edilmiştir.
İhbarnameye konu vergi ve cezanın dayanağı 19/06/2012 tarihli takdir komisyonu kararında ise davacının adresi "…" olarak belirtilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 01/01/2018 tarihinde yürürlüğe giren 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki hali şöyledir:
"Bu kanuna göre bilinen adresler şunlardır:
1. Mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler;
2. Adres değişikliğinde bildirilen adresler;
3. İşi bırakmada bildirilen adresler;
4. Vergi beyannamelerinde bildirilen adresler;
5. Yoklama fişinde tesbit edilen adresler;
6. (Değişik: 23/6/1982 - 2686/18 md.) Vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler;
7. Yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tesbit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartiyle);
8. Bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tesbit edilen adresleri.
Mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibariyle tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tesbit edilmiş olanı nazara alınır."
Kanun'un 103. maddesinin 7061 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değiştirilmeden önceki halinde ise muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olması nedeniyle gönderilmiş olan mektubun geri gelmesi, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması, yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması hallerinde tebliğin ilan yoluyla yapılacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlığın çözümü, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaya ilişkin ihbarnamenin, takdir komisyonu kararında belirtilen ve davalının ıttılaına girmiş olan adrese tebliğe çalışılmasının gerekip gerekmediğine bağlıdır.
213 sayılı Kanun'a göre tebliğin ilan yoluyla yapılabilmesi ancak muhatabın adresinin hiç bilinmediği, bilinen adresinin yanlış olduğu, muhatabın bilinen adresten sürekli olarak ayrıldığı, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmadığının ilanen tebliğ tarihinden önce usulüne uygun olarak tespit edilmiş olması durumunda mümkündür.
Mükellefler bilinen adreslerini değiştirmeleri halinde bu durumu vergi dairesine bildirmekle yükümlü olup vergi dairesi de vergilendirmeye ilişkin vesikaları bu adreste tebliğ etmelidir. Davalı idarece mükellefin bilinen adreslerinin değiştiğinin tespit edilmiş olması durumunda ise tebligatların yapılmasında tespit edilen adresin nazara alınması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaya ilişkin ihbarnamenin ilanen tebliğ tarihinden önceki bir tarihte takdir komisyonu kararında belirtilen ve davalının ıttılaına girmiş olan adrese tebligata çıkarıldığına yönelik herhangi bir belge dosyaya sunulmamıştır.
Bu durumda, davalı idarece bilinen adres olarak nazara alınması gereken takdir komisyonu kararında belirtilen adrese dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağına ilişkin ihbarnamenin tebligata çıkarıldığı ve davacının bu adreste (usulüne uygun bir biçimde yapılmış bir tespitle) bulunamadığı hususu ortaya konulamadığından, anılan ihbarnamenin davacının bilinen önceki adreslerinde bulunamadığı hususuna dayalı olarak ilanen tebliğ edilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dolayısıyla, ilanen tebliğ şartlarının oluştuğu ortaya konulmadan usulüne uygun olarak tebliğ edilerek kesinleşmiş bir kamu alacağının varlığından söz etmek mümkün olmadığından, dava konusu ödeme emrinin iptali yönünde verilen Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararına yönelik temyiz isteminin REDDİNE,
2-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!