DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1785 E. , 2023/1369 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1785
Karar No : 2023/1369
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına,... Uluslararası Taşımacılık Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve .. sayılı ödeme emrinin 2015 yılına ait beyannameye istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisi, 2013 yılı ve 2014 yılının Aralık dönemine ait özel usulsüzlük cezaları, "9047" kodlu damga vergisi ve "4310" kodlu 6736 sayılı Kanun kapsamında kurumlar vergisi yönünden matrah artırımından doğan vergi borçlarına ilişkin kısımlarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Dava konusu ödeme emrinin 2015 yılına ait beyannameye istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisi ve "9047" kodlu damga vergisine ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:
Söz konusu vergi borçlarının 6736 sayılı Kanun kapsamında asıl borçlu şirket tarafından yapılandırıldığı, ancak ihlal edilmesi nedeniyle yapılandırmanın iptal edilmesini takiben asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmeksizin kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği görülmektedir.
Bu durumda, anılan vergi borçları yapılandırma işlemiyle birlikte nitelik değiştirip yeni bir borç haline gelmiştir.
Dolayısıyla, yapılandırma üzerine ödenmeyen vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenip usulüne uygun şekilde tebliğ edildikten sonra davacının sorumluluğuna gidilmesi gerekirken, anılan usule uyulmaksızın düzenlenen dava konusu ödeme emrinin belirtilen kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Dava konusu ödeme emrinin 2015 yılına ait beyannameye istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisi ve "9047" kodlu damga vergisi dışındaki vergi borçlarına ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme:
Söz konusu vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla yapılması gereken takip muamelelerinin usulüne uygun şekilde yapıldığı, mal varlığı araştırması sonucunda da şirketin bu vergi borçlarını karşılayacak tutarda haczi kabil herhangi bir mal varlığı bulunmadığının somut bir şekilde tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borçlarının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin belirtilen kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi, bu gerekçeyle dava konusu ödeme emrinin 2015 yılına ait beyannameye istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisi ve "9047" kodlu damga vergisine ilişkin kısmını iptal etmiş; dava konusu ödeme emrinin diğer kısmı yönünden davayı reddetmiştir.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesinin 06/06/2022 tarih ve E:2019/5325, K:2022/2757 sayılı kararı:
6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'un 10. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, bu Kanun'a göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği düzenlenmiştir.
6736 sayılı Kanun'un yukarıda sözü edilen düzenlemesi uyarınca kamu alacağının yapılandırılması durumunda vergi borcunun vadesi değişmekte ise de yapılandırılan borcun ödenmemesi halinde Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği açık olup asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesi gerekmemektedir.
Bu durumda, davacının söz konusu borçlardan kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere, yazılı gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin 2015 yılına ait beyannameye istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisi ve "9047" kodlu damga vergisine ilişkin kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf isteminin reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
Yargısal yetki alanının yeniden belirlenmesi nedeniyle dosyanın gönderildiği ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yapılandırmanın ihlali halinde takip ve tahsil işlemlerinin kaldığı yerden devam edeceği, bu doğrultuda asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun şekilde tamamlanan takip işlemleri sonucunda şirketten tahsil edilemeyen amme alacakları için ilgili dönemde kanuni temsilci olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Üçüncü Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına,
22/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
X - KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!