WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

DANIŞTAY VERGI DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/100 E.  ,  2023/1456 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/100
Karar No : 2023/1456

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ... tarafından gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmaksızın düzenlenen faturaları kayıtlarına intikal ettirdiğinden bahisle ve 2010 yılının Aralık döneminden devreden katma değer vergisinin azaltılması suretiyle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden tarh edilen 2011 yılının Ocak ilâ Nisan, Haziran, Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergileri, vergilerin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ve aynı yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
... tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri yönünden yapılan inceleme:
... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda aşağıdaki tespitlere yer verilmiştir:
i. Mükellef, 22/03/2007 tarihinde toptan kağıt satışı yapmak üzere faaliyete başlamıştır. 01/08/2007 tarihine kadar Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğüne bağlı iken bu tarihten sonra adres değişikliği nedeniyle Yenimahalle Vergi Dairesi Müdürlüğüne, 17/06/2010 tarihinden sonra ise adres değişikliği nedeniyle Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet göstermiştir.
ii. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Ankara Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının yirmi üç adet iş emri ile mükellef hakkında sahte belge düzenleme ve kullanma konularında incelenme yapılması istenilmiştir.
iii. 05/04/2012 tarihli defter ve belgelerin ibrazına ilişkin yazı mükellefin bilinen ev ve iş yeri adresine gönderilmesine rağmen mükellef değinilen adreslerde tanınmadığından tebliğ edilememiştir. Mükellefin halen beyanname vermeye devam ettiği görüldüğünden muhasebecisi ...'ya bırakılan not üzerine mükellef 02/11/2012 tarihinde vergi dairesi müdürlüğüne gelerek defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmiş ve soruları cevaplamıştır. Yevmiye defterindeki son kayıt tarihinin 31/08/2010 olduğu görülmüştür.
iv. - 29/01/2007 tarihinde yapılan yoklamada, iş yerinde bir masa, üç sandalye, bir sehpa olduğu, toptan kağıt alımı-satımı yapılacağı, mükellef adına kayıtlı demirbaş olmadığı, işçi çalıştırmadığı tespit edilmiştir.
- 21/08/2007 tarihinde yapılan yoklamada, mükellefin işyerini boşaltarak ayrılmış olduğu komşuları tarafından beyan edilmiştir. Yeni adreste 13/08/2007 tarihinde yapılan yoklamada, kağıt alım-satımı faaliyetinin devam ettiği, on sekiz palet kağıt bulunduğu, iş yerinin büro olarak kullanıldığı ancak masa, sandalye, telefon bulunmadığı tespit edilmiştir.
- 14/09/2007 tarihinde yapılan yoklamada, faaliyetin devam ettiği, işçisinin olmadığı, başka şube ve deposu olmadığı, aylık kirasının 800,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
- 25/05/2009 tarihinde yapılan yoklamada, faaliyetin devam ettiği, toptan kağıt satışı yaptığı, iş yerinde çeşitli matbaa kağıtlarının olduğu, işçisi olmadığı, şube ve deposunun olmadığı, aylık kirasının 800,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
- 10/10/2009 tarihinde yapılan yoklamada, iş yerine defalarca gidildiği ancak sürekli kapalı olduğu, iş yeri önünde ... Kağıtçılık yazılı tabela bulunduğu tespit edilmiş; görüşme mektuplarına cevap verilmediği belirtilmiştir. 27/10/2009 tarihinde yapılan yoklamada da iş yerinin sürekli kapalı olduğu tespit edilmiştir.
- 26/10/2009 tarihinde mükellefin ikametgah adresine gidilmiş, bu adreste başka bir kişinin ikamet ettiği ve mükellefin muhtarlık kayıtlarında da adı olmadığı tespit edilmiştir.
- 28/04/2010 ve 15/05/2010 tarihlerinde yapılan yoklamalarda iş yerinin kapalı olduğu tespit edilmiştir.
- 14/07/2010 tarihinde mükellefin yeni adresinde yapılan yoklamada, 17/06/2010 tarihinde bu adreste toptan matbaa kağıtları ve promosyon işi ile faaliyet göstermeye başladığı, iş yerinin büro olarak kullanıldığı, emtialar için ileride depo tutulacağının belirtildiği, bir sigortalı işçi çalıştığı, aylık kirasının 150,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
- 08/03/2011 tarihinde defalarca iş yerine gidilmesi sonucunda iş yerinin uzun zamandan beri kapalı olduğu tespit edilmiştir.
- 09/08/2012 tarihinde yapılan yoklamada iş yerinin 30/09/2011 tarihinden beri kapalı olduğu; 27/01/2012 ve 02/01/2012 tarihli yoklamalarda da iş yerinin sekiz ilâ on aydır boş ve kapalı olduğu tespit edilmiştir.
- 17/03/2012 tarihinde mükellefin ikametgah adresinde yapılan yoklamada, adreste başka bir kişinin yaşadığı tespit edilmiştir. Mükellef, ifadesinde kirası uygun olan başka bir yere taşındığını, şu an herhangi bir iş yerinin olmadığını beyan etmiştir.
v. Mükellefin 2008 ila 2013 defterlerinin tasdikli olduğu, 2007 ilâ 2009 yıllarında toplam 200 cilt sevk irsaliyesi ve fatura bastırdığı tespit edilmiştir.
vi. Ba-Bs bildirimlerinin incelenmesinden mükellefin 2008 yılında alışlarının %15'inin sahte faturaya dayandığı, 2009 yılında alışlarının yaklaşık %87'lik kısmının sahte faturaya dayandığı, 2010 yılında alışlarının %95'lik kısmının sahte faturaya dayandığı, 2011 yılında alışlarının %99'unun sahte faturaya dayandığı tespit edilmiştir.
vii. Mükellef tarafından çok yüksek tutarlarda katma değer vergisi matrahları beyan edilmesine rağmen ödenmesi gereken katma değer vergisi hiç çıkmamakta veya düşük tutarlarda çıkmaktadır.
viii. 2008 ilâ 2011 yıllarına ilişkin gelir vergisi beyannameleri verilmiştir. Muhtasar beyanlarına göre genellikle bir işçisi bulunduğu görülmüştür. İfadesinde bu kişinin kendisi olduğu beyan edilmiştir.
ix. Mükellef, adına tahakkuk eden vergileri ödememiştir. Toplam 186.574,95 TL vergi borcu bulunmaktadır.
x. Mükellefin katma değer vergisi beyanları ile Bs bildirimleri arasında az bir farkılık bulunmaktadır.
xi. Mükellef ifadesinde, 2011-2012 yılında faaliyeti olmadığını, 2011 yılında iş yerinin kapalı olduğunu, 2012 yılında ise hiç iş yeri olmadığını beyan etmiş; 2008-2009 yılına ait bilanço dökümü kendisine sorulduğunda bunun gerçek durumunu yansıtmadığını, muhasebe yanlışlığı olduğunu kabul etmiş, yoklamalarda belirtilen demirbaşı dışında herhangi bir demirbaşı, aracı ve saire olmadığını beyan etmiştir.
xii. Mükellefin 2007, 2008 ve 2009 yılları için 6111 sayılı Kanun kapsamında matrah arttırımında bulunduğu tespit edilmiştir.
xiii. Mükellefin tahsilatlarını yaparken ödeme yapan şirket temsilcisi ile birlikte bankaya gittiği ve biri tarafından yatırılan paranın diğeri tarafından tekrar çekildiği tespit edilmiştir.
xiv. Mükellefin trilyonlarla ifade edilebilecek iş hacmini gerçekleştirecek iş yeri, organizasyon ve formasyona sahip olmadığı, bilanço hesabına göre son beş yılda ortalama kasasında 748.302,16 TL göründüğü, ancak mükellefin böyle bir parasının olmadığını beyan ettiği belirtilmiştir.
xv. Mükellefin senetsiz ticari alacağının 7.030.329,08 TL, senetsiz ticari borcunun 7.995.645,79 TL olarak göründüğü ancak mükellefin alacak ve borcunun 30.000,00 TL - 40.000,00 TL olduğunu beyan ettiği belirtilmiştir.
xvi. Şahıs işletmesi olmasına rağmen bilançoda diğer ortaklara borç yekünü bulunduğu tespit edilmiş, bilançoda 283.485,92 TL ticari mal, 345.761,90 TL değerinde alınan sipariş avansı göründüğü ancak mükellefin böyle bir malı ve siparişi olmadığını, bilançoda taşıt görünmesine rağmen gerçekte aracı olmadığını beyan ettiği belirtilmiştir.
xvii. Mükellefin 01/01/2009 tarihinden sonra düzenlediği faturaların katma değer vergisi hariç 30.000,00 TL'nin altında kalan satışlara ilişkin kısmının gerçek, bu tutarın üzerindeki satışlarının ise sahte olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Olayda, 2011 yılında ... tarafından davacı adına düzenlenen faturaların katma değer vergisi dahil bedelleri 30.000,00 TL'nin altındadır. Yukarıda yer verilen raporda vergi müfettişi tarafından ... 'nın 30.000,00 TL'nin altında olan satışları gerçek kabul edildiğinden ... tarafından davacıya düzenlenen faturalara ilişkin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden yapılan inceleme:
Uyuşmazlıkta, ... tarafından davacı adına düzenlenen faturaların gerçek bir ticari ilişki sonucu düzenlendiği sonucuna varıldığından dava konusu özel usulsüzlük cezasında da hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Karar sonucu:
Mahkeme bu gerekçeyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 27/05/2021 tarih ve E:2016/17444, K:2021/2831 sayılı kararı:
... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporu'nda, mükellefin Bs bildirimleri toplamının 2009 yılında 12.957.264,00 TL, 2010 yılında 9.121.004,00 TL, 2011 yılında 3.685.477,00 TL olduğu; diğer mükelleflerin Ba bildirimleri toplamının ise 2009 yılında 12.685.949,00 TL, 2010 yılında 8.876.611,00 TL, 2011 yılında 3.671.708,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Olayda, her ne kadar Vergi Mahkemesince, davacının fatura aldığı mükellef hakkında tanzim edilen raporda mükellefin 30.000,00 TL'nin altındaki satışlarının gerçek kabul edildiği, davacı adına düzenlenen faturaların da katma değer vergisi dahil 30.000,00 TL'nin altında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu rapor uyarınca mükellefin, firma ya da şahıs bazında yıllık fatura toplamı katma değer vergisi hariç 30.000,00 TL'nin altında kalan satışlarının gerçek olduğu, bu tutarın üzerindeki satışlarının ise sahte fatura olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacının 2011 yılının Ocak, Şubat ve Mart dönemlerinde anılan şahıstan aldığı faturalar toplamının katma değer vergisi hariç 60.254,36 TL tutarında olduğu görülmüş olup anılan gerekçe ile verilen Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Yukarıda yer verilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, söz konusu mükellefin yüksek tutarlı katma değer vergisi matrahları beyan etmesine rağmen, anılan hasılatları yapabilecek ticari organizasyonunun olmadığı, sürekli adres değiştirdiği, mal ve hizmet alımı yaptığını bildirdiği mükelleflerin çoğu hakkında sahte fatura düzenledikleri yönünde tanzim edilmiş raporlar veya olumsuz tespitler bulunduğu, elde edilen yüksek cirolara rağmen tahakkuk eden düşük tutarlı vergi borçlarını ödemediği ve mükellef tarafından çelişkili ifadelerde bulunulduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda uyuşmazlık konusu dönemde davacıya düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, Mahkemece yeniden verilecek kararda, 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden de Kanun'da öngörülen şartların olayda gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden yeniden değerlendirme yapılacağı tabiidir.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur.
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden tarh edilen katma değer vergileri ile kesilen cezaların hukuka uygun olduğu belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dördüncü Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.