DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/74 E. , 2025/1076 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/74
Karar No : 2025/1076
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartı ve çalışma izninin yenilenmesi amacıyla yapılan başvurunun, özel güvenlik görevlisi olma şartlarını kaybettiğinden bahisle reddine ve mevcut kimlik kartı ile çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin ... Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun ... tarih ve .../... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Davacı hakkında dolandırıcılık suçundan yapılan yargılamada ... Asliye Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:...... K:... sayılı kararıyla davacının 7 ay 15 gün hapis cezası ve 40,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 23/12/2016 tarihinde kesinleştiği, bu kapsamda, 5188 sayılı Kanun'un 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 69. maddesiyle değişik 10. maddesinin (d) bendi uyarınca, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmama durumunun özel güvenlik görevlisi olabilme şartları arasında sayıldığı ve yine aynı Kanun'un 11. maddesinin 4. fıkrasında, özel güvenlik görevlisi olabilme şartlarından herhangi birini sonradan kaybettiği tespit edilenlerin kimliğinin iptal edileceğine dair emredici bir düzenlemenin mevcut olduğu, dolayısıyla davacının, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte Kanun'da aranan şartı kaybettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İşlemin gerekçesinin kasten işlenen bir suçtan dolayı davacının bir yıldan fazla hapis cezası almış olması olmadığı, 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinde sayılan suçlardan olan dolandırıcılık suçu nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğu,
Bununla birlikte; davacı hakkında dolandırıcılık suçu nedeniyle verilmiş olan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla sonuçlandığı için 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında özel güvenlik görevlisi olunmaya engel sayılan ceza hakkında daha sonra mahkeme hükmüyle verilen düşme kararının da dava konusu işleme etkilerinin değerlendirilmesi gerektiği,
5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 231. maddesinin 5. fıkrasındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık hakkında hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı hükmüne rağmen, 5188 sayılı Kanunun 10. maddesinin (d) bendinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse bile ibaresine yer verilerek aslında özel güvenlik görevlisi olacak kişiler için görevin hassasiyeti göz önüne alınarak daha sıkı bir ön alım şartının getirildiği,
Dolayısıyla, 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinde yapılan düzenlemeler çerçevesinde getirilen sınırlamanın, özel güvenlik görevlilerinin yerine getirdiği görevin niteliği ve sahip olduğu yetkiler gözetilerek özel güvenlik görevlilerine karşı bireylerin ve toplumun güven duygusu içinde yaklaşmalarının sağlanarak, kamu güvenliğinin ve düzeninin korunması biçimindeki meşru amaca yönelik olduğunun anlaşıldığı, Anayasa'nın 5. maddesine göre de, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak devletin temel amaç ve görevlerinden olduğu, kişinin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamanın ön koşulu kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin tesisi olduğu, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin sağlanmadığı bir ortamda hak ve özgürlüklerden gereği gibi yararlanılmasının mümkün olamayacağı, bu kapsamda devletin hak ve özgürlükleri koruma ödevinin yanında kamu düzenini ve kamu güvenliğini sağlama görevinin de bulunduğu,
Nitekim; 5188 sayılı Kanun'un 10.maddesinin (d) beninde yer alan "...hükmün açıklanmasının geri bırakılmış olmasına karar verilmiş olsa bile..." ibaresinin Anayasanın 2, 5, 36, 38 ve 49. maddelerine aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru üzerine verilen 04/11/2021 tarih ve E:2021/30, K:2021/82 sayılı kararda da özel güvenlik görevlilerinin yaptığı işin niteliği ve yasanın amacı değerlendirilerek "...hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmedildiği,
Anayasa Mahkemesi kararıyla da ortaya konulduğu üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan 1 yıl veya daha fazla hapis cezası alan kişinin özel güvenlik görevlisi olamayacağı tartışmasız olmakla birlikte; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen kişinin beş yıllık denetim süresi içinde herhangi bir suç işlememesi üzerine hakkında düşme kararı verilmesi halinde durumunun ne olacağına ilişkin 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinde açık bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle Dairelerince 10. maddenin genel düzenleniş şekli ve amacının değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı,
Şöyle ki; düşme kararının da 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun, hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlıklı 231. maddesinin 10. fıkrasında düzenlendiği, yani aslında düşme kararının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bir sonucu olduğu ve dolayısıyla 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinde belirtilen "hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile" kasten işlenen bir suçtan dolayı 1 yıl veya daha fazla hapis cezası alan kişilerle ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra verilen düşme kararının da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı gibi değerlendirilmesi gerektiği,
Daha açık bir ifade ile; yasa koyucunun, 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesini düzenlerken hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını özel güvenlik görevlisi olmaya engel gören iradesinin aslında düşme kararını da engel olarak görmek istediğinin anlaşıldığı,
Dairelerinin 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kişi açısından bir hukuki sonuç doğurmadığı yönündeki düzenlemenin de farkında olduğu ve fakat gerek Anayasa Mahkemesi kararı gerek 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının özel güvenlik görevlisi olmaya açıkça engel sayılmış olması karşısında; kanun koyucunun özel güvenlik görevlisi alımlarında cezadan ziyade işlenen fiili esas aldığı ve amacının o fiiller sebebiyle yargılanmış olan kişilerin özel güvenlik görevlisi olmamasını sağlamak olduğu kanaatine varıldığından; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının bir sonucu olan düşme kararının da özel güvenlik görevlisi olma açısından tıpkı hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,
Bir an için düşme kararı ile kişi hakkındaki hükmün tamamen ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verildiği ve kişinin adli sicil kaydında da hiç yer almayacak bir cezanın özel güvenlik görevlisi olmasına engel olmasının çalışma hakkının ihlaline neden olacağı düşünülecek olsa da; Anayasa Mahkemesinin kararında da belirtildiği üzere, bazı meslekler açısından getirilen şartların daha ağır belirlenmesinin çalışma hakkına ihlal teşkil etmeyeceği, ayrıca icra edilecek vazifenin hassasiyeti uyarınca daha istisnai bir düzenleme yapmayı amaçladığı düşünülen kanun koyucunun özel güvenlik görevlisi olacak kişinin suç ve ceza ile olan bağında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dahi müsaade etmeyerek kamu güvenliğinin en olağanüstü şekilde sağlanmasını ve bu görevi ifa edecek kişilerin de bu kapsamda seçilmesini amaçladığı kanaatine varıldığı,
Dava konusu olayda tartışılması gereken bir diğer hususun ise; davacının silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartı ve çalışma izninin yenilenmesine yönelik talebinin reddine yönelik işlemde, davacı tarafından gerçekleştirildiği mahkeme kararıyla sabit ve 23/12/2016 tarihinde kesinleşmiş olan dolandırıcılık suçu dolayısıyla almış olduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve bu kararın düşmesine yönelik verilen kararın, 5188 sayılı Kanun'un 10/1-d maddesinin 02/01/2017 tarih ve 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 69. maddesi ile getirilen değişiklik dolayısıyla uygulama alanı bulup bulamayacağı hususu olduğu, başka bir anlatımla, aleyhe olan bir düzenlemenin geriye uygulanma sorunu olup olmayacağının irdelenmesi gerektiği
Kanun metninde aktarılan değişiklikten önceki ve sonraki süreçte işlenen suçlarla ilgili olarak haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş kişiler yönünden hangi uygulamanın yapılacağı hususunun, Emniyet Genel Müdürlüğünce hazırlanan 22/09/2021 tarih ve 2021/10 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Genelgesinde düzenlendiği, 680 sayılı KHK'nın yayım tarihinden önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olan, madde metninde sayılı suçlardan birini işlemiş olanların özel güvenlik görevlisi olmalarında 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında bir engel olmadığı, Kanun maddesinde yapılan değişiklik tarihinden sonra işlenen suçlar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının özel güvenlik görevlisi olarak çalışmak için engel oluşturduğu, ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunanlar hakkında davanın düşmesi kararı verilmesi halinde, bu kişilerin özel güvenlik görevlisi alanında çalışabileceği düzenlenerek uygulamada ortaya çıkabilecek aksaklıklara açıklama getirildiği,
Ancak; 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinde, 02/10/2017 tarihinde yapılan değişiklikte böyle bir ayrıma gidilmediği, nitekim özel güvenlik görevlileri belirli aralıklarla idarece yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirmeye tabi tutulduğu ve özel güvenlik görevlisi olma koşulunu sağlayıp sağlayamadığı veya kaybedip kaybetmediğinin incelendiği, dolayısıyla özel güvenlik görevlileri beş yıllık bir süre için çalışma izni ve belgesi aldıklarından her yenileme talep değerlendirmesinde ilk kez başvuru yapıyormuş gibi değerlendirileceklerinden; önceki dönemlerdeki mevzuat hükmüne dayanılarak özel güvenlik görevlisi olan ilgilinin beş yılın sonunda yenileme talebinin değerlendirilmesi sırasında önceki dönemde verilen hakların kazanılmış hak olarak kabul edilmesinin söz konusu olamayacağı, kaldı ki, 5188 sayılı Kanun'da söz konusu suç ve cezalarla ilgili belirli bir tarihten önce işlenen ya da işlenmeyen şeklinde bir düzenlemenin de bulunmadığı, hukuka uygunluk denetimi yapmakla görevli olan yargı mercilerinin Kanun'da bulunmayan bir düzenlemeyi esas almasının hukuka uygun olmayacağı, İçişleri Bakanlığı Emniyet Müdürlüğünce hazırlanan 22/09/2021 tarih ve 2021/10 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Genelgesi ile Kanun'un bu hükmünün bertaraf edilmeyeceği sonucuna varıldığı,
Her ne kadar Genelge'yi hazırlayan idare tarafından ilgili birimlere kanunun bu şekilde uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de, Anayasa, kanun, kanun hükmünde kararname ya da Resmi Gazete'de yayılanmış bir yönetmelik ya da tebliğ niteliğinde olmayan bir genelgenin kanunu aşan düzenlemeler getirmesi sebebiyle yargı organları tarafından esas alınmasının hem normlar hiyerarşisine hem de hukuk devleti ilkesine aykırılık teşkil edeceği, Dairelerince bu Genelge'nin dava konusu olay açısından değerlendirme dışı bırakıldığı,
Sonuç itibarıyla; davacı hakkında tesis edilen işlemin yukarıda açıklanan gerekçelerle hukuka uygun olduğu, istinafa konu ilk derece mahkemesi kararında ise hüküm itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2023/1977, K:2023/2738 sayılı kararıyla;
Davacının durumu, özel güvenlik görevlisi çalışma izninin yenilenmesi amacıyla başvurduğu (ilk defa belge düzenlenmesi istemli bir başvurunun olmadığı) da göz önünde bulundurularak incelendiğinde; 2016 yılında işlediği suç sebebiyle yargılanan ve suçu işlediği sabit görülmekle birlikte mahkumiyet hükümlerinin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen davacının, ceza yargılamalarına konu suç tarihinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yayımlandığı 02/01/2017 tarihinden önce olduğu, ceza yargılamaları sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin verilen karar sebebiyle herhangi bir suçtan mahkum olduğundan söz edilemeyeceği, kaldı ki mevcut ceza davalarının da denetim süresinin Kanun'da belirtilen şekilde tamamlanması sebebiyle düşmesine karar verildiği anlaşıldığından, davacının 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde belirlenen koşulları taşımadığından bahisle, özel güvenlik görevlisi kimlik kartının ve çalışma izninin süresinin uzatılmayarak iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 02/01/2017 tarihinden önce olması nedeniyle özel güvenlik görevlisi olmaya engel şartlar arasında yer alan 5188 sayılı Kanun'un 10/1-(d) maddesinin hakkında uygulanamayacağı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hakkında herhangi bir hukuki sonuç doğurmadığından, alınan karara dayanılarak dava konusu işlemin tesis edilmesinin masumiyet karinesinin ihlali sonucunu doğurduğu, dava konusu işlemle kanunların geriye yürümezliği ilkesinin, çalışma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
2011 yılından itibaren özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı, 2016 yılında silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartını yenilendiğinden mevcut kimlik kartının geçerlilik süresinin dolması sebebiyle silahsız özel güvenlik görevlisi kimlik kartının yenilenmesi istemiyle 02/06/2021 tarihinde davalı idareye başvuruda bulunmuş, anılan başvuru sonucunda; davacının ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dolandırıcılık suçundan 7 ay 15 gün hapis ve 2 gün karşılığı (40 TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin tespiti üzerine, ... Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun ... tarih ve ...sayılı kararıyla 5188 sayılı Kanun'un 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 10. maddesinin (d) bendi uyarınca davacının özel güvenlik görevlisi olma şartlarını kaybettiğinden bahisle silahsız özel güvenlik görevlisi çalışma izni ve kimlik kartı yenileme talebinin reddine ve mevcut kimlik kartı ile çalışma izninin iptaline karar verilmiş, bunun üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un "Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya fuhuş suçlarından mahkûm olmamak" şartı yer almakta iken, 02/01/2017 tarih ve 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin, (7072 sayılı Kanun'un 67. maddesiyle aynen kabul edilen) 69. maddesiyle anılan maddenin 1. fıkrasının (d) bendinde, "26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile; 1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak. 2) Affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Çalışma izni" başlıklı 11. maddesinin, 680 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (680 sayılı KHK) 70. maddesi ile değişik 1. fıkrasında, "Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler (...) hakkında valilikçe güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılır. Soruşturma sonucu olumlu olanlara, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla bitirmiş olmak şartıyla, valilikçe çalışma izni verilir. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir ay içinde tamamlanır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her kimlik verilmesi veya ihtiyaç duyulması halinde yenilenir. (...)" hükmü yer almaktadır.
22/09/2021 tarih ve 2021/10 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Genelgesi'nin "Çalışma İzni" başlıklı 8. Bölümünün "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilenler" başlıklı 8.1. maddesinin (a) fıkrasında, 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımlandığı 02/01/2017 tarihinden sonra 5188 sayılı Kanun'un 10 maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde belirtilen suçlardan, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olanların, suçun işlendiği tarihe bakılmaksızın kurucu, yönetici, temsilci, uzman eğitici ve özel güvenlik görevlisi olamayacakları, ancak bu tarihten önce kurucu, yönetici, temsilci, uzman eğitici ve özel güvenlik görevlisi olanlardan bu suçları 02/01/2017 tarihinden önce işlemesi nedeniyle haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilenlere bu hükmün uygulanmayacağı; (b) fıkrasında ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunanlar hakkında davanın düşmesi kararı verilmesi halinde, bu kişilerin özel güvenlik görevlisi alanında çalışabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartların düzenlendiği 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, maddede sayılan suçları işlediği yapılan ceza yargılaması sonucu sabit görülerek haklarında mahkumiyet hükmü kurulanların, anılan mahkumiyet hükmü yönünden ceza mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa bile özel güvenlik görevlisi olarak çalışmasına engel teşkil edeceği kuralına yer verilmiştir. Anılan kuralın, 02/01/2017 tarih ve 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmeden önceki halinde, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" durumunun kanun metninde yer almaması sebebiyle, 02/01/2017 tarihinden önce özel güvenlik görevlisi olan kişiler hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar bulunması, söz konusu kişilerin özel güvenlik görevlisi olarak çalışmasına engel teşkil etmemektedir.
Kanun metninde aktarılan değişiklikten önceki ve sonraki süreçte işlenen suçlarla ilgili olarak haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş kişiler yönünden hangi uygulamanın yapılacağı hususu, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünce hazırlanan 22/09/2021 tarih ve 2021/10 sayılı Özel Güvenlik Hizmetleri Genelgesinde düzenlenmiş olup, 680 sayılı KHK'nın yayım tarihinden önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olan, madde metninde sayılı suçlardan birini işlemiş olanların özel güvenlik görevlisi olmalarında 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında bir engel olmadığı, Kanun maddesinde yapılan değişiklik tarihinden sonra işlenen suçlar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının özel güvenlik görevlisi olarak çalışmak için engel oluşturduğu, ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunanlar hakkında davanın düşmesi kararı verilmesi halinde, bu kişilerin özel güvenlik görevlisi alanında çalışabileceği düzenlenerek uygulamada ortaya çıkabilecek aksaklıklara açıklama getirilmiştir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosyada yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının 19/03/2016 tarihlerinde işlediği "dolandırıcılık" suçuna ilişkin olarak yapılan ceza yargılaması sonucunda verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dolandırıcılık suçundan 7 ay 15 gün hapis ve 2 gün karşılığı (40 TL) adli para cezası ile cezalandırılmasına ve neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmekle birlikte, ceza yargılamalarına konu suç tarihinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaya engel teşkil eden düzenlemenin ihdas edildiği 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yayımlandığı 02/01/2017 tarihinden önce olduğu, dolayısıyla kanunların geriye yürümezliği ilkesi uyarınca söz konusu şartın Kanun'da arandığı tarihten önceki tarihte olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, davacının özel güvenlik olarak çalışmasına engel teşkil etmeyeceği açık olup, buna göre, davacının 5188 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde belirlenen koşulları taşımadığından bahisle, özel güvenlik görevlisi kimlik kartının ve çalışma izni süresinin uzatılmayarak iptal edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, temyize konu Bölge Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ...TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararın usul ve hukuka aykırı bulunmadığı, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!