DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/72 E. , 2024/149 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/72
Karar No : 2024/149
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2022/9631, K:2023/9705 sayılı dilekçe ret kararının vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 22/12/2021 tarih ve E:2016/58109, K:2021/4695 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, bu kararlar nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü manevi zararlara karşılık 100.000,00-TL manevi tazminatın meslekten çıkarılma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2022/9631, K:2023/9705 sayılı kararıyla;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. ve 142. maddeleri ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5., 14. ve 15. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak,
Dosyanın incelenmesinden, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 22/12/2021 tarih ve E:2016/58109, K:2021/4695 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, haksız olarak meslekten çıkarılması, bu karar gerekçe gösterilerek gözaltına alınması ve sonrasında tutuklanması, terörist ve vatan haini olarak lanse edilerek onur ve itibarının zedelenmesi, 21 ay süreyle tutuklu kalması ve bu sürede cezaevinde yaşadığı elem ve ıstırap sebebiyle uğradığını ileri sürdüğü 100.000,00-TL manevi tazminatın meslekten çıkarılma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle davacı tarafından tek dilekçe ile dava açıldığının anlaşıldığı,
Her ne kadar, dava dilekçesinde yargı mensubu olan davacının bu süreçte uğradığını ileri sürdüğü manevi zararların bir bütün olarak istenildiği belirtilmiş ise de, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın Danıştay Beşinci Dairesinin 22/12/2021 tarih ve E:2016/58109, K:2021/4695 sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine, bu kararlar nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü manevi zararların tazmini istemine ilişkin davanın Danıştayın görev alanına girdiği, haksız tutuklama ve cezaevinde kalması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü manevi zararların tazminine ilişkin davanın ise Danıştayın görev alanına girmediği sonucuna varıldığı,
Bu durumda, dava konusu edilen tazminat istemi sebeplerinin farklı yargı alanlarına ilişkin olduğu dikkate alındığında, yukarıdaki açıklama ışığında iptal kararına konu işlemden dolayı ayrı, tutuklanma ve cezaevinde kalmadan dolayı kaynaklanan manevi zararlar için ayrı dava açılması gerekirken, tek dilekçe ile dava açılmasında 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükmüne uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,
dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, vekili aracılığıyla davanın takip edilmesi ve savunma sunulmuş olması nedeniyle lehlerine 1136 sayılı Kanun'un 164. maddesinde sözü edilen hukuki yardımın karşılığı olarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hukuka aykırı şekilde hükmedilmediği, davacının dava dilekçesini yenilememesi halinde yargılama giderlerinden sorumlu olacağı belirtildiği halde idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğu, bu nedenle kararın vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık yada sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun'un 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 4. fıkrasında ise, ilk inceleme üzerine Danıştay veya mahkemelerce verilen; bu maddenin 1/a bendinde belirtilen idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddine ilişkin kararlarla, 1/c bendinde yazılı gerçek hasma tebliğ ve 1/d bendindeki dilekçe ret kararları dışında, ilgisine göre istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 4. fıkrasında, ilk inceleme üzerine verilecek kararların hangilerine karşı temyiz yoluna başvurulabileceğinin açıkça hükme bağlandığı, aynı maddenin 1/d bendi uyarınca verilen dilekçe ret kararlarının ise temyiz yolu bulunan kararlardan olmadığı görülmektedir.
Bu durumda, anılan Kanun'un 14. maddesi uyarınca yapılan ilk inceleme üzerine verilen dilekçe ret kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. 31/01/2024 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!