DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/576 E. , 2025/305 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/576
Karar No : 2025/305
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 15/03/2023 tarih ve E:2019/7541, K:2023/1232 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ücret kesim cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ... sayılı Disiplin Amiri Kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... karar numaralı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 12/04/2018 tarihli Genel Kurul kararıyla yürürlüğe konulan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 15/03/2023 tarih ve E:2019/7541, K:2023/1232 sayılı kararıyla;
6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan 27. maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak, 12/04/2018 tarihli PTT Genel Kurul kararı ile dava konusu Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin kabul edildiği ve Resmi Gazete'de yayımlanmaksızın, davalı kurumun kendi internet sayfasında ilan edilerek uygulanmaya başlandığının anlaşıldığı,
Anılan Yönetmeliğin iptali istemiyle Danıştay İkinci Dairesinde açılan davada, anılan Dairenin 27/06/2019 tarih ve E:2019/344 sayılı kararı ile, 3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 1. maddesinin birinci fıkrası (b) bendi uyarınca Resmi Gazete'de yayımlanmadan yürürlüğe konulmuş olması nedeniyle, dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle yürütmesinin durdurulması isteminin kabulüne karar verildiği,
Danıştay İkinci Dairesince verilen yürütmenin durdurulması kararının uygulanmasını teminen ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Sözleşmeli personel istihdamı" başlıklı Ek 27. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in hazırlandığı,19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği,
Daha sonra, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 12/04/2018 tarihli Yönetmelik'in yürürlükten kaldırıldığı,
Bakılan uyuşmazlıkta, PTT Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yürürlükten kaldırılan 12/04/2018 tarihli Yönetmelik hükümlerine dayalı olarak, davacının, ücret kesimi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin, anılan Yönetmelik yürürlükten kaldırılmadan önce tesis edildiği, dava konusu işlemin iptali ile birlikte dayanak alınan ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik maddesinin de iptalinin istenildiği,
Dava konusu olan ve iptali istenilen Yönetmelik, gerek yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak yürütmesi durdurulmuş, gerekse de, davalı idarece alınan bir kararla yürürlükten kaldırılmış ise de, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte verilmiş bir iptal kararı ya da yürürlükten kaldırılmasına ilişkin idarece alınmış bir karar bulunmadığı dikkate alındığında, 3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrası (b) bendi uyarınca Resmi Gazete'de yayımlanmadan yürürlüğe konulmuş olması nedeniyle, dava konusu Yönetmeliğin 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde hukuka uyarlık bulunmadığı,
Bu durumda, hukuka uygun bulunmayan 12/04/2018 tarihli Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine dayanılarak tesis edilen, davacının "ücret kesimi" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin PTT Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
gerekçeleriyle, dava konusu düzenleyici işlem ile bireysel işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idari soruşturma neticesinde disiplin cezasını gerektirir fiilleri tespit edilen davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Disiplin Kurulu tarafından Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... tarih ve ... karar sayısı ile tesis edilen ücret kesim cezası ile cezalandırılmasına dair işleme karşı yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile dava konusu işlemin dayanağı, 12/04/2018 tarihli Genel Kurul Kararı ile yürürlüğe konulan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında, "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." hükmüne, 38. maddesinin birinci fıkrasında ise, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmüne ve aynı maddenin üçüncü fıkrasında da "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." kuralına yer verilmiştir.
15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 28. bölümünde Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin teşkilat yapısına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, bu kapsamda, "Kuruluş" başlıklı 385. maddesinde; "(1) Bu Bölüm ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur.
(2) PTT’nin sermayesinin tamamı Hazineye aittir." hükmüne,
"Sözleşmeli personel" başlıklı 391. maddesinde de; "(1) PTT personeli, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 26 ncı ve ek 27 nci maddelerine göre istihdam edilir.
(2) Sözleşmeli personelin unvan ve sayıları Genel Kurul kararıyla belirlenir." düzenlemesine yer verilerek, Şirketin yapısı ve personel rejimiyle ilgili temel çerçeve çizilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Sözleşmeli personel istihdamı" başlıklı ek 27. maddesinin birinci fıkrasında; "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür." kuralı, son fıkrasında da; "Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.
23/05/2013 tarih ve 28655 Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun "Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi" başlıklı ikinci kısmında yer alan ve "Kuruluş" başlığını taşıyan 21. maddesinin yedinci fıkrasında işlem tarihinde; "Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair ilgili mevzuat hükümleri PTT ve iştirakleri tarafından istihdam edilecek personel hakkında uygulanmaz." düzenlemesi bulunmakta olup anılan kural Anayasa Mahkemesi'nin 27/12/2023 tarih ve E:2018/96, K:2023/22 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onikinci Dairesinin temyize istemine konu edilen kararı ile, dava konusu Yönetmeliğin iptali istemiyle Danıştay İkinci Dairesinde açılan başka bir davada, anılan Dairenin 27/06/2019 tarih ve E:2019/344 sayılı kararı ile, 3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 1. maddesinin birinci fıkrası (b) bendi uyarınca Resmi Gazete'de yayımlanmadan yürürlüğe konulmuş olması nedeniyle, dava konusu Yönetmelik hükümlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle yürütmesinin durdurulması isteminin kabulüne karar verildiği, davalı idarece yargı kararının uygulanmasını teminen Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in hazırlandığı, 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği; daha sonra, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile de dava konusu 12/04/2018 tarihli Yönetmelik'in yürürlükten kaldırıldığı belirtilerek, dava konusu olan ve iptali istenilen Yönetmeliğin, gerek yargı kararıyla hukuka aykırı bulunarak yürütmesinin durdurulmuş, gerekse de, davalı idarece alınan bir kararla yürürlükten kaldırılmış ise de, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte verilmiş bir iptal kararı ya da yürürlükten kaldırılmasına ilişkin idarece alınmış bir karar bulunmadığı dikkate alındığında, 3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrası (b) bendi uyarınca Resmi Gazete'de yayımlanmadan yürürlüğe konulmuş olması nedeniyle, dava konusu Yönetmeliğin 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde hukuka uyarlık bulunmadığı, hukuka uygun bulunmayan Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen dava konusu bireysel işlemde de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu düzenleyici işlem ile bireysel işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmakla birlikte, davalı idarece, yürütmenin durdurulması yolunda verilen yargı kararının gerekçesi dikkate alınarak, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in, 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak şekil eksikliğinin giderildiği ve bireysel işlemin dayanağı olan Yönetmeliğin 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin de aynen korunduğu görülmektedir.
Olayda, dava konusu bireysel işlemin dayanağını teşkil eden Yönetmeliğin, Danıştay İkinci Dairesince verilen yürütmenin durdurulması kararının gerekçesine uygun olarak Resmi Gazete'de yayımlanarak şekil eksikliğinin giderildiği dikkate alındığında, bu Yönetmelik hükmü uyarınca tesis edilen dava konusu işlemin dayanaksız kaldığından bahsedilemeyeceği açıktır.
Bununla birlikte, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması için, şekil eksikliği giderilerek bireysel işleme dayanak oluşturan 19/11/2019 tarih ve 30953 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik'in 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin hukuka uygun olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
İlgili mevzuat kısmında metnine yer verilen Anayasa’nın 128. maddesinin 2. fıkrası memurlar ve diğer kamu görevlileri, özlük hakları bakımından yasal güvenceye kavuşturmuştur. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin statü haklarını doğrudan etkileyen disiplin işlemlerinin "diğer özlük işleri" kavramı kapsamına girdiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Kanuni düzenleme ilkesi, düzenlenen alanda temel ilkelerin kanunla konulmasını ve çerçevenin kanunla çizilmesini ifade etmektedir. Bu niteliği taşıyan bir yasal düzenleme ile uzmanlık ve teknik konulara ilişkin ayrıntıların belirlenmesi konusunda yürütme organına yetki verilmesi, kanuni düzenleme ilkesine aykırılık oluşturmaz.
Anayasa’nın 38. maddesinde yer alan "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca, hangi eylemlerin yasaklandığı ve bu yasak eylemlere verilecek cezaların hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kanunda gösterilmesi, kuralın açık, anlaşılır ve sınırlarının belli olması gerekmektedir. Kişilerin yasak eylemleri önceden bilmeleri gerektiği düşüncesine dayanan bu ilkeyle temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması amaçlanmaktadır.
"Suçta ve cezada kanunilik" ilkesi uyarınca suç ve cezalara ilişkin düzenlemelerin yalnızca kanun metninde yer alması yeterli değildir. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, söz konusu düzenlemelerin içerik bakımından da belirli amacı gerçekleştirmeye elverişli olması gerekir. Bu açıdan kanundaki düzenlemelerin, bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkân verecek düzeyde kaleme alınmış olmalıdır. Bu nedenle, belirli bir kesinlik içinde kanunda hangi fiile hangi hukuksal yaptırımın bağlandığının bireyler tarafından bilinmesi ve eylemlerin sonuçlarının öngörülebilmesi gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, disipline ait yaptırımların sadece kanunla düzenleneceği, kanun dışında tüzük, yönetmelik ve diğer alt düzenleyici işlemlerle disiplin cezasını gerektiren fiil ve hareketlerin ve bunlara uygulanacak cezaların belirlenmesinin ve buna göre disiplin cezası verilmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmış olup, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin disiplin cezalarına ilişkin hükümlerinin Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen “suçta ve cezada kanunilik” ilkesine ve Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan “kanuni düzenleme” ilkesine aykırılık oluşturduğu açıktır.
Bu durumda, hukuka uygun bulunmayan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine dayanılarak tesis edildiği kabul edilen bireysel işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle, dava konusu düzenleyici işlem ile bireysel işlemin iptaline ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 15/03/2023 tarih ve E:2019/7541, K:2023/1232 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davalı idareye iadesine,
4. Kesin olarak,
12/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'na, davalı idare bünyesinde görev yapan idari hizmet sözleşmeli personel ile ilgili olarak uygulanacak disiplin cezalarının çeşitleri ve uygulanacak halleri düzenleyen ve 09/07/2024 tarih ve 32597 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7519 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesi ile eklenen Ek 1. maddenin birinci fıkrasının yürürlüğe girmesiyle, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamış bulunmaktadır.
Bu durumda, düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, davalı idarece düzenleyici işlem yönünden Daire kararına yapılan temyiz isteminin kabulüyle, bu kısım yönünden kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle, kararın bu kısmına katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- Anayasa’nın 128. maddesinin 2. fıkrasında, "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." hükmüne, 38. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz." hükmüne ve aynı maddenin 3. fıkrasında da "Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." kuralına yer verilmiştir.
15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK)'nin 28. bölümünde Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinin teşkilat yapısına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş, bu kapsamda, "Kuruluş" başlıklı 385. maddesinde; "(1) Bu Bölüm ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve özel hukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur.
(2) PTT’nin sermayesinin tamamı Hazineye aittir." hükmüne,
"Sözleşmeli personel" başlıklı 391. maddesinde de; "(1) PTT personeli, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 26 ncı ve ek 27 nci maddelerine göre istihdam edilir.
(2) Sözleşmeli personelin unvan ve sayıları Genel Kurul kararıyla belirlenir." düzenlemesine yer verilerek, Şirketin yapısı ve personel rejimiyle ilgili temel çerçeve çizilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanaklarından birini teşkil eden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "Sözleşmeli personel istihdamı" başlıklı ek 27. maddesinin 1. fıkrasında; "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür." kuralı, son fıkrasında da; "Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.
23/05/2013 tarih ve 28655 Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun "Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT)" başlıklı ikinci kısmında yer alan ve "Kuruluş" başlığını taşıyan 21. maddesinin 7. fıkrasında ise; "Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alınmasına dair ilgili mevzuat hükümleri PTT ve iştirakleri tarafından istihdam edilecek personel hakkında uygulanmaz." düzenlemesi bulunmaktadır.
Yukarıda sayılan mevzuat hükümlerine dayanılarak hazırlanan dava konusu "Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde Çalıştırılacak İdari Hizmet Sözleşmeli Personel Hakkında Yönetmelik"in, "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının; Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinde görev yapan idari hizmet sözleşmeli personelin hak, yükümlülük ve sorumlulukları ile işe alma, atama, görevlendirilme ile eğitim, terfi, görevde yükselme, pozisyon değişikliği, disiplin, izin, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi, sona erdirilmesine ilişkin hususlar ve diğer özlük haklarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu öngörülmüş; "İstihdam" başlıklı 8. maddesinde, PTT personelinin, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 27. maddesine göre idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edileceği kabul edilmiş; "Disiplin" başlıklı 77. maddesinde, personel hakkında Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre disiplin cezası uygulanacağı belirtilmiş, 78. maddesinde de disiplin cezası çeşitleri sayılmıştır.
Bu kapsamda, söz konusu Yönetmeliğin 81. maddesinde, "ücret kesimi" cezasını gerektiren fiil ve haller sayılmıştır.
Uyuşmazlıkta, PTT A.Ş. personeline uygulanacak disiplin hükümlerinin kanunilik unsuru yönünden incelenmesine geçilmeden önce, Şirket personelinin hukuki durumunun ortaya konulması gerekmektedir.
Zira, Anayasa’nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçun ve cezanın kanuniliği ilkesinin, yerleşik içtihatlar doğrultusunda disiplin suç ve cezaları yönünden de geçerli olduğu kabul edilmekle birlikte, anılan ilkenin geçerli olabilmesi için öncelikle kamu hukuku anlamında bir disiplin suç ve cezasının varlığı gereklidir. Disiplin cezaları kamu görevlileri hakkında, idare tarafından, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlama amacıyla, kamu gücü kullanılarak ve idari usullere göre uygulanan idari yaptırımlardır. Bu itibarla disiplin suçu ve cezasından bahsedilebilmesinin ön koşulu, ilgilisinin kamu görevlisi olmasıdır. Başka bir deyişle, disiplin suçu, ancak kamu görevlisi tarafından işlenebilir ve disiplin cezası da yalnızca kamu görevlisi hakkında uygulanabilir. Bu nedenle, öncelikle PTT A.Ş. personelinin kamu görevlisi olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 391. maddesinin 1. fıkrasında PTT A.Ş. personelinin, 375 sayılı KHK'nın ek 26 ve 27. maddelerine göre istihdam edileceği belirtilmiş, 375 sayılı KHK'nın ek 27. maddesinde de 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetlerin, 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütüleceği hükme bağlanarak, farklı bir istihdam politikası benimsenmiştir.
Davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce, Genel Müdürlük statüsünde, kamu hizmeti yürütmüş ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listenin “B – Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümünde yer almış olmakla birlikte, 6475 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi ile artık 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli listenin “B – Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)” bölümünde yer alan “Türkiye Cumhuriyeti Posta İşletmesi Genel Müdürlüğü (P.İ.)” ibaresi listeden çıkarılmıştır.
Anılan KHK'nın kapsamı dışında bırakılan Şirket, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 385. maddesinde de belirtildiği üzere, kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere, 13/01/2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir.
6475 sayılı Kanun'un 22. maddesi de gözetildiğinde, kanun koyucunun söz konusu Kanun ile PTT'nin, yurt içinde ve yurt dışında her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, pul basımı ve satımı, denetlemeye ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na tabi olmaksızın, anılan Kanun kapsamında belirtilen faaliyet konuları ile ilgili olarak bankalarla yapacağı sözleşmeler doğrultusunda, bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmeti sunma, adres bilgi kayıt sistemi ve elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, elektronik ortam dâhil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler, 20/6/1984 tarihli ve 3028 sayılı Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesinin Tasdikinin Uygun Olduğu Hakkında Kanunla uygun bulunan Sözleşme uyarınca yetkili birimler tarafından onay şerhi (apostille) verilmiş belgelerin, kişisel verilerin korunması kaydıyla, elektronik ortamda ilgililere ulaştırılması için aracılık işlemleri ile esas sözleşmesinde belirlenen diğer faaliyetleri yürüteceğini öngördüğü anlaşılmaktadır.
Tüm bu açıklamalar ışığında, 6475 sayılı Kanun ve daha sonra yürürlüğe giren 4 sayılı CBK'nın getirdiği düzenlemeler ve yeni teşkilat yapısı dikkate alındığında, PTT A.Ş.'nin yaptığı faaliyetin kamusal niteliğinin ağır basması nedeniyle, idari hizmet sözleşmeli olarak görev yapan personelinin de klasik anlamda diğer kamu görevlisi kavramına dahil olduğunu söylemek mümkün değildir. Zira PTT, yaptığı hizmetlere karşılık ticari esaslara göre ücret almakta ve kârlılık esasına göre çalışmaktadır. Başka bir deyişle, kendisine Devletçe yüklenen ve diğer özel şirketlerin yapmaktan kaçındıkları bir külfet söz konusu değildir. Personeli de memur ve diğer kamu görevlilerine uygulanan mevzuattan farklı olarak istihdam edilen idari hizmet sözleşmeli personeldir.
Dolayısıyla, özel hukuk hükümlerine bağlı tutulan ve kamu iktisadi teşebbüsleri hakkındaki hukuki rejime tabi olmadığı açıkça hükme bağlanan Şirket'in yürüttüğü hizmetin kamusal niteliğinin ağır basmasının, personelinin de Anayasa'nın 128. maddesi kapsamında memur ya da diğer kamu görevlisi olarak değerlendirilmesine olanak tanıdığı söylenemez.
Belirtilen nedenlerle, memur ya da diğer kamu görevlisi olarak değerlendirilemeyecek olan Şirket personeline uygulanan yaptırımlar ile bu yaptırımlara konu eylemlerin disiplin cezası veya disiplin suçu olarak nitelendirilebilmesi de mümkün olamayacağından, disiplin suçu veya cezası niteliğinde olmayan ve bu sebeple hakkında Anayasa’nın 38. maddesinde öngörülen kanunilik ilkesinin uygulanmadığı eylem ve yaptırımların kanunla düzenlenmesinin anayasal bir zorunluluk olduğundan bahsedilemeyecektir.
Bu bağlamda ticari bir şirket olan ve genel idare içinde yer almayan PTT A.Ş.'nin memur ya da diğer kamu görevlisi olarak nitelendirilemeyen personelinin disiplin esaslarının, yönetmelikle düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Kaldı ki, yasal mevzuatında açıkça özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirket olduğu belirtilen davalı tarafın, hakkında farklı bir istihdam türü ve rejimi öngörülen personeli ile arasındaki ilişkisinin özel hukuk ilişkisi olmayıp kamu hukuku ilişkisi olduğunu ileri sürerek, kanunun amacını aşar şekilde personelini Devlet memuru veya klasik anlamda "diğer kamu görevlisi" olarak tanımlamak ve bu bağlamda disiplin esaslarının kanunla düzenlenmesi gerektiğini belirtmek, idareyi yargı kararıyla kanuni düzeyde mevzuat değişikliği ile işlem tesisine zorlamak anlamına geleceği gibi, bu durum, hukukilik denetiminin sınırlarının aşılmasına ve irdelemenin Anayasa ve yasalarımızda açıkça yasaklanmış bulunan yerindelik denetimi alanına taşınmasına yol açabilecektir.
Öte yandan, Şirket personelinin tabi olduğu hukuki rejimi düzenleyen 375 sayılı KHK'nın ek 27. maddesinin son fıkrasında, "Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, davalı Şirket bünyesinde istihdam edilecek sözleşmeli personele ilişkin olarak sözleşme feshi ile anılan personelin istihdamına dair diğer hususların yönetmelik ile düzenleneceği açıkça belirtilmiştir.
Diğer taraftan, 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu'na, davalı idare bünyesinde görev yapan idari hizmet sözleşmeli personel ile ilgili olarak, uygulanacak disiplin cezalarının çeşitleri ile uygulanacak hallleri düzenleyen ve 09/07/2024 tarih ve 32597 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7519 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesi ile eklenen ek 1. maddenin birinci fıkrasının yürürlüğe girmesiyle de dava konusu düzenleme kanuni dayanak kazanmış bulunmaktadır.
Bu kapsamda, davalı Şirket personelinin disiplin esaslarının ve bu çerçevede ücret kesimi cezasının davaya konu Yönetmelik ile düzenlenmesinde ve bu düzenlemeye dayanılarak davacı hakkında bireysel işlem tesis edilmesinde hukuka aykırılık; salt aksi bir gerekçeyle verilen temyize konu Daire kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile düzenleyici işlem ve düzenleyici işleme dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemin iptali yolunda verilen Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde verilen karara katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!