WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

DANIŞTAY IDARE DAVA DAIRELERI KURULU

A- A A+

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/2424 E.  ,  2025/73 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2024/2424
Karar No : 2025/73

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR):
1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...

2- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. ...

II- (DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL): ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 08/07/2019 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile bu planda değişiklik yapılarak taşınmazın imar planı sınırı dışına çıkarılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Alanya Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilerek, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile bu planda değişiklik yapılarak taşınmazın imar planı sınırı dışına çıkarılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Alanya Belediye Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının dava konusu planların yapılma sürecinde planlara herhangi bir itirazının olmadığı, davacı tarafından her ne kadar ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın tarımsal vasfının korunması ve imar çalışmaları dışında bırakılması istemiyle 09/04/2020 tarihli dilekçeyle davalı Alanya Belediyesine başvurduğu anlaşılmakta ise de; anılan başvurunun dava konusu planların askı süresi içerisinde yapılacak itiraz mahiyetinde olduğu, nitekim başvurusunda da bahsi geçen taşınmazın plan dışı bırakılması talebinde bulunduğu, anılan başvuru üzerine tesis edilen Alanya Belediye Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin davacıya tebliğ edildiği 08/05/2020 tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük dava açma süresi içerisinde açılması gerekirken, dava açma süresi geçirilerek 21/09/2020 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle inceleme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının idareye müracaatının 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan bir müracaat olarak değerlendirilebilmesi için, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 31. maddesi çerçevesinde davacının bir müellife plan dosyası hazırlatarak, bu dosyada parselin imar planı sınırları dışına çıkarılması konusunun işlenmesi, hazırlanan değişiklik teklifinin karar mercine sunulması şeklinde bir yöntemi izlemesinin gerektiği, ancak davacının böyle bir yöntem izlemediğinin görüldüğü, davacının parsele ilişkin olarak 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 4. fıkrası kapsamında değerlendirilebilecek bir birel işlem de tesis ettirmediği, bu nedenle davacının idareye müracaatlarının 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değil, 11. maddesi kapsamında yapılmış müracaatlar olduğu; dolayısıyla plana itiraz niteliğinde müracaatlar olduğunun görüldüğü, plana itirazların ise ilan tarihleri içerisinde yapılması gerektiği, ilan süresi ve ilan süresini izleyen günden itibaren başlayan dava süresi içerisinde yapılmayan itirazların, planlara yönelik dava açma süresini ihya etmeyeceği, 24/06/2020 tarihli yazının 21/07/2020 tarihinde davacıya tebliğ edilip, davanın 17/09/2020 tarihinde açılmış olmasının imar planları bakımından işlemiş ve tamamlanmış olan dava açma sürelerini yeniden ihya etmeyeceği açıklaması eklenerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 20/11/2023 tarih ve E:2022/1219, K:2023/8442 sayılı kararıyla;
İlgililerin idari davaya konu olabilecek bir işlemin tesis edilmesi istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında her zaman idareye başvuruda bulunabileceği, imar planı değişikliği talebi ile yapılan başvuru sonrası idarece tesis edilecek işlem üzerine 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen 60 günlük süre içerisinde imar planına karşı dava açılmasının mümkün olduğu,
Öncelikle, davacı tarafından en son 17/06/2020 tarihli dilekçe ile parselinin halihazırda tarımsal amaçlı (muz serası olarak) kullanılmakta olduğu belirtilerek endemik tarım yapılabilen bu taşınmazın yapılacak imar çalışmaları dışında bırakılması şeklindeki 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılması talebiyle Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan başvurunun içerik itibarıyla 2577 sayılı Kanun'un 10.maddesi kapsamında yapılan plan değişikliği talebi niteliğinde olduğu, anılan başvuruların reddi üzerine ret işlemi ile birlikte ya da tek başına düzenleyici işlem niteliğinde olan imar planlarına karşı dava açılabileceği,
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 31. maddesinde, plan paftası, plan notları, plan raporu bulunmayan ve plan teklifi niteliğini haiz olmayan, müellif tarafından yapılmayan ve imzalanmayan planların idarelerin karar merciilerine sunulmayacağı düzenlenmiş ise de, bu düzenlemenin Kanun'da yer almayan idarenin iç işleyişine yönelik bir düzenleme olduğu, ilgili idare meclislerinin plan değişikliği talepleri hakkında karar verme yetkisini ortadan kaldırmadığı,
Aksi bir yorumda, aynı tüzel kişiliğin organları arasında bulunması gereken iletişim ve organizasyona yönelik iç işleyişe ilişkin kurallardan kaynaklanan külfetin, bu tüzel kişilikten, hizmet alanlara yüklenmesinin, yasa ile kendilerine bahşedilen başvuru haklarının sürüncemede kalması sonucunu doğuracağı, ayrıca belirtilen şartların yerine getirilmesinin, imar plan değişikliği talebinde bulunanlardan beklenmesi durumunda bu tekliflerin sadece bu nedenle ilgili idare mercilerine sunulmamasının bireyler üzerine aşırı bir külfet yükleneceği,
Bu itibarla, Anayasal kural karşısında normlar hiyerarşisi gereğince, Kanun'da yer almayan, ancak Yönetmelik'le plan değişikliği tekliflerinin ilgili karar merciine sunulmaması yetkisi veren bu kuralın, Kanun'da yer alan ilgili idare meclisinin karar alma yetkisini kaldırdığı sonucuna ulaşılmasına hukuken olanak bulunmadığı, yargısal incelemenin, doğrudan Kanun'un tanımladığı kurallara uygunluğu yönünden gerçekleştirilmesi, imar planı değişikliği tekliflerinin ilgili idare mercilerince değerlendirilip, karara bağlanması gerektiği,
Bu durumda davacı tarafından 1/1000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli imar planlarında taşınmazının tarımsal vasfının korunması ve imar planı dışında bırakılması talebiyle yapılan plan değişikliği başvurusunun Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığının ... tarih ve ... yazısı ile reddi ve 21/07/2020 tarihinde davacıya tebliği üzerine anılan red cevabı ile yürürlükteki 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planların iptali istemiyle 17/09/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunmadığından, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı reddine dair İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmediği,
gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Davacının idareye başvurularının özetle, parselin bulunduğu alandaki imar planlarının kaldırılması, parselin olduğu yerde imar planının olmaması, imar planı kaldırılmıyorsa parselin imar planı sınırları dışına alınmasına yönelik olduğu, davacının parselin imar planındaki kullanım kararının değiştirilmesini ihtiva eden bir talebinin de olmadığı dikkate alındığında, davacının başvurularının, tipik bir 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılan başvurular olduğu, bozma kararında, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'ne yönelik yapılan değerlendirmenin işin esasıyla ilgili bir husus olduğu, olayda ise süresinde açılmış bir davanın bulunmadığı, kaldı ki Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin yürürlüğe girdiği 14/06/2014 tarihinden itibaren her türlü imar planı yapılması talebinin doğrudan belediye meclisi gündemine alınmasının öngörülmediği, mevzuat koyucunun bazı kurallar koyarak, bu kuralları taşıyan imar planı taleplerinin meclis gündemine alınmasını, bu kuralları taşımayan imar planı taleplerinin ise meclis gündemine alınmamasını hüküm altına aldığı,
Netice itibarıyla davacının başvurularının 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında olduğu, ilan/itiraz süresi geçtikten sonra yapılan başvurunun, dava açma süresini ihya etmeyeceği, davanın süresinde açılmadığı ve bu nedenle işin esasına yönelik bir değerlendirme yapılamayacağı sonucuna varıldığı gerekçesi eklenerek, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı reddine dair ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mutlak tarım arazisi niteliğinde olan ve üzerinde tarımsal amaçlı kapalı devre sulama sistemi kurulan taşınmazının dava konusu imar planlarıyla özel sanayi sitesi olarak yapılaşmaya açıldığı, taşınmazının mutlak tarım arazisi niteliğinin korunarak mevcut imar planlarının değiştirilmesini istediği, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı idareler tarafından; savunma verilmemiştir.
Davalılar yanında müdahil tarafından; ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 20/11/2023 tarih ve E:2022/1219, K:2023/8442 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Uyuşmazlık konusu Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin bulunduğu alanda 2015 yılında 1/5000 ölçekli nazım imar planını onaylanmış, ardından 08/07/2019 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı 22/07/2019-20/08/2019 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, ... tarih ve ... sayılı Alanya Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı 14/10/2015-13/11/2015 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, bu planlara davacı tarafından askı süreleri içerisinde itiraz edilmemiştir.
Davacı tarafından, 09/04/2020 tarihinde Alanya Belediye Başkanlığına başvurulmuş ve taşınmazının tarımsal amaçla kullanıldığı belirtilerek, imar planı (1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı) sınırları dışına çıkarılması suretiyle plan değişikliği yapılması istenilmiş, davacının bu talebinin 27/04/2020 tarihli işlemle "evvela talebin karar mercine (meclise) sunulabilmesi için bir müellife plan teklif dosyasının hazırlatılarak bu dosya ile müracaat edilmesi, plan teklif dosyası hazırlatılmadan yapılan müracaatın karar mercine sunulmayacağı; ayrıca Büyükşehir Belediyesi tarafından nazım imar planında değişiklik yapılmadan uygulama imar planının değiştirilemeyeceği" gerekçesiyle reddedilmesi üzerine davacı tarafından 17/06/2020 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediyesine başvurularak, taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planı sınırları dışına çıkarılması suretiyle plan değişikliği yapılması istenilmiş, davacının bu talebi söz konusu taşınmazı kapsayan alanın 08/07/2019 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında park, yol ve küçük sanayi alanı olarak planlandığı bunun dışında bir planlama çalışmasının bulunmadığı belirtilerek 24/06/2020 tarihli işlemle reddedilmiş, bu işlemin davacıya 21/07/2020 tarihinde tebliği üzerine 17/09/2020 tarihinde temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtilmiş, aynı Kanun'un dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.
2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.
3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden inceleneceği; aynı maddenin altıncı fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; 15. maddesinde ise süre aşımı bulunduğu tespit edilen davaların reddedileceği kurala bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ise; "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır... Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmünü içermektedir.
14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılan ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan mülga Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 20. maddesinde ise onaylanmış planların; onay tarihinden itibaren ilgili idarece herkesin görebileceği şekilde ilan yerlerinde asılmak ve nerede nasıl görülebileceği mahalli haberleşme araçları ile duyurulmak suretiyle 30 gün süre ile ilan edileceği, 30 günlük ilan süresi içinde planlara itirazın, ilgili idare nezdinde yapılacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İmar planları; 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen “ilanı gereken düzenleyici işlemlerden” olup, aynı madde gereğince dava açma süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesi, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 33. maddesi ile işlem tarihinde yürürlükte bulunan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 20. maddesi gereği, imar planları otuz gün süreyle askıda ilan edilerek duyurulmakta ve bu süre içerisinde imar planlarına yapılan itiraz başvuruları hakkında bir karar verilmek üzere, askı süresinin bitiminden sonra ilgili karar merciine gönderilmektedir.
Bu nedenle, imar planlarına karşı askı süresi içerisinde yapılan itirazların, askı süresi dolduktan sonra, bu itirazlara yönelik idari işlem tesis edilmesi için yetkili mercilere gönderilmesi hususu ile 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi birlikte ele alındığında, dava açma süresinin başlangıcında, askıda yapılan itiraz tarihi yerine, itirazlar hakkında değerlendirme yapılacak sürecin başladığı askıdan inmeyi takip eden tarihin esas alınması gerekmektedir.
Sonuç olarak, 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile üst makamlara başvurmayı düzenleyen 11. maddesi hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içerisinde 3194 sayılı Kanun'un 8/b maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan ilan-askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün (2577 sayılı Kanun'da 7331 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik ile bu süre 30 güne indirilmiştir.) içerisinde bu başvuruya cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, zımni reddin oluştuğu bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içerisinde veya ilan-askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde, bu cevabın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde idari dava açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca, imar planının ilan-askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, bu süreler geçirildikten sonra yapılacak başvuruların ise, dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; dava uyuşmazlık konusu taşınmazın plan sınırı dışına çıkarılması suretiyle değişiklik yapılması istenilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 14/10/2015-13/11/2015 tarihleri arasında, 1/5000 ölçekli nazım imar planının 22/07/2019-20/08/2019 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından askı süresi içinde anılan planlara itiraz edilmediği ve askı sürelerinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde dava açılmadığı, 09/04/2020 tarihinde yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği talebinin dava konusu 27/04/2020 tarihli işlemle, 17/06/2020 tarihinde yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği talebinin dava konusu 24/06/2020 tarihli işlemle reddedildiği, bu işlemin davacıya 21/07/2020 tarihinde tebliği üzerine 17/09/2020 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İmar planlarına askı süresi içinde itiraz etmeyen davacının, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde dava açması gerekirken, taşınmazının plan sınırı dışına çıkarılması yönünde 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarında değişiklik yapılması talebiyle yapılan ve yeni bir dava açma süresi başlatmasına hukuken olanak bulunmayan 09/04/2020 ve 17/06/2020 tarihli başvurularının reddi üzerine, 17/09/2020 tarihinde açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Bu itibarla, temyize konu ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/01/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY
X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 20/11/2023 tarih ve E:2022/1219, K:2023/8442 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.